Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Johannes Linn, Türkiye’nin yabancı yatırımcı çekebilmek için yatırım mevzuatlarını değiştirmesi gerektiğini vurguladı. Linn, Dünya Bankası’nın Türkiye’ye yatırımlar konusunda yardımcı olacağı sözünü verdi.
Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Johannes Linn, Meksika’nın ABD yatırımlarını çekebilmek için yatırım mevzuatını büyük ölçüde yeniden düzenlediğine işaret ederken, “Türkiye de AB’den yatırım çekebilmek için aynı şeyi yapabilir. Ve bunu bir an önce yapmasını içtenlikle öneririm.” dedi. Linn, Dünya Bankası’nın, lider durumdaki gelişmekte olan bir piyasa ekonomisine sahip Türkiye’ye, daha çok yatırım çekilmesi için yardımcı olacağını da söyledi. Linn, “Çünkü artık konuşmak yerine iş yapma zamanı.” dedi.
Johannes Linn, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Hazine Müsteşarlığı’nın katkılarıyla, TOBB, YASED ve Finans Dünyası tarafından Devlet Konukevi’nde düzenlenen “Türkiye’de Yatırım Ortamının İyileştirilmesi” konulu konferansta konuştu. Linn konuşmasında, Türkiye’nin daha fazla doğrudan yabancı yatırım çekememesi nedeniyle, AB ile Gümrük Birliği’nin avantajlarını tam olarak kullanamadığını, halbuki Türkiye’nin, Avrupa Birliği pazarında bir yer edinmek isteyen küresel şirketler için önemli bir konum oluşturduğunu belirtti. Linn, sözlerine şöyle devam etti: “Ne var ki bu şirketlerin çoğu, aslında Türkiye’ye gelebilecek olan yatırımlarını AB içinde ve çevresinde başka ülkelere yapmıştır. Türkiye için dünyanın başka bir bölgesinden önemli bir örnek de Meksika’dır. Meksika ABD ile yaptığı serbest ticaret anlaşmasını kullanarak, 1990’ların sonuna kadar yılda 10 milyar doların üzerinde, gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 2-3’ü kadar doğrudan yabancı yatırım girişi sağlamıştır.”
Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Johannes Linn, Türkiye’nin uygulamaya koyduğu yapısal reform programının, yatırım ortamında kalıcı iyileşmeleri gerçekleştirmek için kurumsal temel oluşturduğunu vurguladı.
Linn, kamu sektörü reform programı kapsamında, yolsuzlukla mücadele ve etkin yönetimi iyileştirmek için uygulanan sağlam tedbirlerin, yatırımın önündeki gizli engelleri kaldırarak, rekabeti teşvik edeceğine de işaret etti. Linn, Türkiye’nin sıcak para da denilen, kısa vadede portföy yatırımlarına çok ağırlık verdiğini; ancak daha istikrarlı ve avantajlı olan uzun vadeli uluslararası sermayeyi çekemediğini kaydetti.
Hazine Müsteşarı Faik Öztrak da Türkiye’nin bir an önce, “sıcak paraya dayalı” sanal büyümeden vazgeçmesi gerektiğini vurguladı. Yatırımcı Konseyi’nin kurulması çalışmalarına başlandığını anlatan Öztrak, “Türkiye attığı adımları anlatabilirse, bu yıl önemli bir sıçrama tahtası olabilir.” şeklinde konuştu. Öztrak, yeni bir doğrudan yatırım mevzuatı hazırlandığını ve etkili bir tanıtım için çalışmalar yapıldığını bildirdi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise 2001 yılı Ekim ayı itibarıyla Türkiye’nin dış borç stokunun 118 milyar dolar olduğunu vurgularken, “Bunun anlamı şudur, Türkiye yabancı sermaye yatırımı olarak alamadığı 118 milyar doları borç olarak almıştır.” dedi. Hisarcıklıoğlu, yatırımların önündeki engellerin kalkmasını istedi.
Yabancı Sermaye Derneği (YASED) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Yöneyman da yabancı sermaye çekmek için Türkiye’nin gerekli unsurlara sahip olduğunu vurgularken, “Geriye yatırımcıyı davet etmek kalıyor.” dedi. Yöneyman, bürokratik engellerin kalkması yönünde çalışma yapmak üzere 7 ayrı komisyonun kurulduğunu söyledi.
Dünya Bankası’na bağlı Uluslararası Finans Kurumu (IFC) Güney Avrupa ve Orta Asya Bölümü Direktörü Khosrow Zamani ise, Türk şirketler ile yabancı şirketlerin işbirliği ve ortaklığa gitmelerini desteklemek için 400 milyon dolar finansman kaynağına sahip olduklarını; ancak yeterli başvuru bulunmadığını bildirdi.
|