Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

HİLMİ YAVUZ



Başörtülüler ve söylemler

Başörtüsü (‘Türban’ kelimesini doğru bulmuyorum), eğitim sistemimizde kronik bir mesele olmaya devam ediyor. Sıradan bir deyişle, sürekli kanayan bir yara! Gencecik insanların, geleceklerine ilişkin umutlarını yerle bir eden, onları inançlarıyla gelecekleri arasında trajik bir seçme yapmaya zorlayan, acıları ve mutsuzlukları, değiştirilemez bir alınyazısı gibi dayatan bir yara bu! Başörtülü oldukları için üniversitelere alınmayan, öğrenim özgürlüklerine yasaklar konan insanların berhava edilmiş hayatlarından söz ediyoruz burada. Benim de yakından tanık olduğum acılar bunlar; tanık olduğum mutsuzluklar; tanık olduğum berhava edilmiş hayatlar!

Kavramlarla değil, simgelerle düşünüyoruz. Simgelerle düşünmek, bizim entelektüel tarihimizin, ayırdedici özelliği belki de. Bu düşünce, şiir alanında büyük bir edebiyat geleneğini inşa etmiştir ve geleneğin içinde kalındığı müddetçe, Türkiye’de büyük şiir yazılmaya devam edecektir. Ama, şunu unutmamak gerek: Siyaset, edebiyattan farklı bir pratik ve siyasetin simgelerle değil, kavramlarla inşa edilmesi gerek.

Başörtüsü konusundaki yasakçı tavrın, simgelerin hakim olduğu bir düşünme tarzının, siyaset alanına taşınmasının kaçınılmaz sonucu olduğunu düşünüyorum. Ve, bunun getirdiği sığlık, tutarsızlık, dengesizlik! Dengesizlik, evet;– çünkü bir yanda ‘Hak’ ve ‘Özgürlük’ gibi kavramlar, öte yanda ise ‘Başörtüsü’ gibi bir simge! Simgelerle kavramların, elmalarla armutların karşı karşıya getirildiği ve elbette açmazlarla malul bir söylem! Avrupa Medeniyetinin ‘Özgürlük’, ‘İnsan Hakları’, ‘Sivillik’, ‘Farklılık’ gibi birtakım temelkoyucu kavramlarla inşa edildiğinin farkında görünmeyerek, Avrupalılığın ‘şapka’ gibi birtakım simgelerle temsil edilebileceğini zanneden zihniyet, burada da yürürlükte...

Dahası var: Başörtülü kızlarımızın yasal olduğu kadar, ideolojik bir kuşatma altında olduklarını da gözardı etmemek gerekiyor. Devletin yaptırımcı aygıtlarının sınırlarını, üniversiteleri de kapsayacak biçimde genişleten yasakçı, resmi yasal söylem, yarı–resmi ideolojik bir değersizleştirme söylemiyle destekleniyor. Başörtülü öğrencilerimizin özgürlük talepleriyle öne çıkan süjeler (özneler) olarak değil, cinsel objeler (nesneler) olarak öne çıkmalarını hedefleyen bu yarı–resmi söylem, resmi yasal söylemle bütünleşiyor: ‘Siz onların başörtülü olduklarına bakmayın, giydikleri dar kot pantolonlara bakın!’ diyen alaycı; ama alaycı olduğu kadar da aşağılayıcı ve içinde, onların cinsel objeler olarak alımlanmalarına ilişkin cinsel imalar taşıyan, değersizleştirici, bayağı bir söylem...

Bu yarı–resmi ve elbette maço söylemin dolaşıma girmesi, her şeyden önce, başörtüsü konusundaki haklı özgürlük taleplerinin maksatlı bir biçimde bulandırılması; bu meşru talepleri dile getiren üniversiteli genç kızlarımızın ideolojik bir aşağılanmaya maruz bırakılması anlamına gelir. Sorumlu bir gazeteci, birilerine başörtülü genç kızlara ilişkin sorular sorarken, bu söylemlerin oluşturduğu bağlamı göz ardı etmemek durumundadır. Bu, ahlakî bir sorumluluktur ve bu sorumluluğu fütursuzca kaale almamak, esefle söylemeliyim ki, vahim (evet, vahim!) bir malüliyettir.

15.02.2002

Yazarımızın E-Postası: h.yavuz@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (13.02.2002) - Polemik üzerine

> (08.02.2002) - Orhan Pamuk ve ‘Niteliksiz’ Okur

> (06.02.2002) - Mitoloji ve magazin

> (01.02.2002) - Modernleşme ve Romantizm

> (30.01.2002) - Nazım’ı, ‘Çoğul Okuma’lara Açma Zamanı Gelmedi mi?

> (25.01.2002) - Gençlerin Osmanlı’ya bakışı

> (18.01.2002) - Modernleşme ve Bilim

> (16.01.2002) - Nazım’ın şiirinde devrimci olan, içerik değil, biçimdir (2)

> (11.01.2002) - ‘Failatün, failatün...’ (3)

> (09.01.2002) - Nazım’ın şiirinde devrimci olan, içerik değil, biçimdir (1)





Zaman'da Bugün
15 Şubat 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.