Hakemlik ağlıyor
Dün Milliyet gazetesinin başlığı korkunçtu: “Şike çetesi”. İstanbul DGM’de yapıldığı belirtilen soruşturma sonucu ortaya çıkan bulgular Tuncay Özkan imzasıyla yayınlandı. Haberde kullanılan ifadeler, olayın bir iddiadan ziyade kanıtlanmış bir durumda olduğunu yansıtıyordu.
Günlerdir 'bahisçi, tetikçi' tartışmaları sürüp gidiyor; ama hakemliği yönetmekle görevli olanlar maalesef üç maymunu oynuyorlardı. Haberde isimleri geçenlere bir bakın Sadık İlhan, Ali Uluyol, Sabahattin Bitirim, Harun Yiğit hepsi Süper Lig hakemi. Fatih Gökçe ve Fırat Aydınus’u ise hakemliğe başladıklarından tanıyorum. Fatih Gökçe’nin babası Zeynep Abidin Gökçe aynı dönemlerde beraber hakemlik yaptığım, yakından tanıdığım bir arkadaşım. Süleyman Uysal ve il hakem kurulu üyesi olarak adı geçen kişi hep birlikte maça çıktığımız arkadaşlar.
Yemen Ekşioğlu ise Fanatik’te spor yazarlığı yapan, hakemliği bırakmamız için köşesini adeta bir silah gibi kullanan, yıldızımızın bir türlü uyuşmadığı bir isim.
Erdoğan Arıca, Samet Aybaba, Coşkun Demirbakan isimleri de hayretten gözlerimizi fal taşı gibi açıyor. Aydın Torunoğlu da yıllardır federasyonumuzun genel sekreterliğini yönetiyor.
Milliyet’te yayınlanan haberin arkasında yer alan doğruluk veyahut yanlışlıklar muhakkak ortaya çıkarılmalıdır. Bu ithamlar futbolu kaosa sokmuştur. Zaten pamuk ipliği ile ayakta duran, yoğun bakıma girmiş hakemliğimiz ağır yara almıştır. Bunların doğruluğunu bir kenara bırakın, konuşulması bile eski bir hakem olarak bizi yaralıyor. Ancak futbol adına birçok şey biterse ve MHK tükenirse başınıza da bundan başka bir şey gelmez.
Fenerbahçe–Galatasaray derbisi öncesi 'hakem kim olacak?' diye düşünürken, Şükrü Saraçoğlu’na gelecek 55 bin kişinin ve televizyon başındaki milyonların aklından futbolumuz ile hakemlik adına geçecekleri tahmin bile etmek istemiyorum. Onun için maçı yönetecek Ali Aydın arkadaşıma Allah yardım etsin diyorum.
Eğer bu haber doğruysa ki, inanmak istemiyorum, Türk futboluna ve hakemliğine ihanet edenler, yanlışsa böyle bir şüpheyi oluşturanlar en ağır cezayı almalıdır. Ancak yaraya 'neşter vurun' diye yazmaktan kaleminin mürekkebi neredeyse tükenecek olan bu garibin sözüne ehemmiyet vermeyenlere de; doğru hükmü takdir–i İlahinin vereceğini bir kez daha hatırlatmak isterim.
15.02.2002
Yazarımızın E-Postası:
o.pehlivanoglu@zaman.com.tr
|