Cumhurbaşkanı Sezer, ekonomik bunalımların ve toplumsal adaletsizliğin temelinde yolsuzlukların olduğunu ve buna karşı topyekün bir seferberlik başlatılması gerektiğini söyledi.
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) tarafından yapılan araştırmaya göre rüşvet ve yolsuzluk en önemli ikinci sorun olarak ortaya çıktı. Türkiye’nin en önemli ilk sorunu olan hayat pahalılığı ile enflasyon ise yolsuzluğun sebep olduğu ekonomik krizin etkilerinden biri olarak görülüyor. İstanbul’da açıklanan araştırma sonuçlarıyla ilgili toplantıda konuşma yapan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, ekonomik bunalımların ve toplumsal adaletsizliğin temelinde yolsuzlukların olduğunu ve buna karşı topyekün bir seferberlik başlatılması gerektiğini söyledi.
Her ülkede şartlara göre bir yolsuzluk yaşandığını, küreselleşen dünyanın en önemli sorunlarından birinin yolsuzluk olduğunu hatırlatan Sezer, ‘Ancak bunun ekonomik dengelerimizi değiştirmesine izin vermemeliyiz.’ dedi.
Cumhurbaşkanı Sezer, konuşmasında, yolsuzluklarla mücadelede başarılı olmak için siyasilerin ve kamu görevlilerinin dokunulmazlıklarının sınırlandırılması gerektiğini dile getirdi.
Kamu kaynaklarının savurganca tüketilmesine duyarsız kalınmasının, toplumsal barışı zedeleyeceği gibi devlete duyulan güveni de temelden etkileyeceğini bildiren Sezer, devletin yurttaşlarına hesap verebilecek saydamlığa ulaşmasının ihtiyaç olduğunu belirtti.
TESEV’in araştırmasına maddi olarak destek veren Dünya Bankası’nın Başkan Yardımcısı Johannes Linn de konuşmasında, yozlaşma ve yolsuzlukların ekonomik gelişmeyi engellediğine dikkati çekti. Yolsuzluklar ile mücadele döneminde Türkiye’ye destek vermeye devam edeceklerini kaydeden Linn, “Problemin kaynağı kamu kuruluşları ve bunların özel sektör ile ilişkileri. Önce kamu sisteminde reform yapılmalı.” dedi. Mevcut hükümeti yolsuzlukla mücadelesindeki kararlılığnıdan dolayı kutlayan Linn, “Ancak hükümet sadece yolsuzlukla mücadele ile yetinmemeli, mali sistemde de reform yapmalıdır. Kamu harcamalarının bu reformlarla şeffaf hale gelmesi yolsuzlukla mücadele için önemli bir adım olacaktır. Enerji ve telekominikasyon alanlarında yapılacak reformlar rekabeti güçlendirecektir. Verimlilik, büyüme ve istihdam artacak ve yolsuzlukların önü kesilecektir.” yorumunu yaptı.
TESEV Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Can Paker ise yapılan araştırma sırasında sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşan bir ‘Yozlaşma Araştırma Danışma Kurulu’nun’ araştırmayı denetlediğini kaydetti. Paker ülkemizin önde gelen sivil kuruluşları temsilcilerinden oluşan kurulun bundan böyle ‘Yozlaşma İzleme Platformu’ adı altında bir sivil toplum kuruluşu olarak faaliyet göstereceğini de ifade etti. Yozlaşma İzleme Kurulu şu isimlerden oluşuyor: İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Hak-İş Yönetim kurulu üyesi Yusuf Engin, TOBB Yönetim Kurulu üyesi Halim Mete, TÜSİAD Yönetim Kurulu üyesi Şerif Kaynar ve Arı Hareketi Genel Koordinatörü Kemal Köprülü.
TESEV’in araştırmasında, kurumların iş dünyasıyla olan ilişkilerinde rüşvet ve yolsuzluğun ortaya çıkmasında iki ana nedene de yer verildi; İlk gerekçeyi ‘firmanın aslında yasalara göre hakkı olan bir hizmetten yararlanmak isterken aşırı bürokrasi, aşırı iş yükü veya görevlilerin işi yokuşa sürmesi sebebiyle işin yapılmaması veya çok geç yapılması durumuyla karşılaştığı belirtilerek, firmanın bu sorunu çözmek amacıyla kuraldışı bir ödeme yaparak veya hediye vererek rüşvet ödeme yoluna gitmek’ oluşturuyor. Yolsuzluk ve rüşvete yol açan ikinci gerekçe ise, ‘firmanın aslında yasalara göre hakkı olmayan bir işini yaptırmak amacıyla kuraldışı bir ödeme yapması ya da hediye vermesi’ olarak gösteriliyor.
Araştırmada, kurumlarda algılanan rüşvet ve yolsuzluğun yaygınlığına ilişkin değerlendirmede, gümrük 7,7 puanla ilk sırayı aldı. Ortalama yaygınlık puanlamasında trafik polisi 7,6 ile ikinci olurken, tapu daireleri 6,7 ile üçüncü geldi. Bu yolsuzluk ve rüşvet tiplerine göre yapılan değerlendirmede ise ikinci tip rüşvet ve yolsuzlukta trafik polisi yüzde 45 ile ilk sırayı, trafik dışı polis yüzde 36 ile ikinci, gümrük yüzde 32 ile üçüncü oldu.
Bu değerlendirmede dikkati çeken unsur ilk yolsuzluk ve rüşvet tipinde sıralama tam tersi olarak gerçekleşirken, devlet hastaneleri ve tapu daireleri yüzde 63, üniversiteler yüzde 51 ve elektrik hizmetleri yüzde 47 oldu.
|