Cep telefonu olmayan Şahin Çelik’e 2 milyarlık fatura geldi. Çelik, 2 milyarlık faturayı ödeyemeyince Turkcell icra takibi başlattı. Bu durum karşısında ne yapacağını şaşıran Çelik bunalıma girdi.
Şahin Çelik (53) isimli vatandaşa cep telefonu olmadığı halde 2 milyar liralık Turkcell faturası geldi. 120 milyon lira maaşla çalışan Şahin Çelik’ten faturanın tahsili için Turkcell icraya başvurdu. Şahin Çelik, telefonun kendine ait olmadığını daha önceden savcılığa bildirdiği için evindeki eşyalar son anda hacizden kurtuldu.
Şahin Çelik, adına gelen ilk faturadan sonra Turkcell'e giderek ömründe hiç cep telefonu olmadığını, bu yanlışlığın düzeltilmesi gerektiğini söyledi. Çelik ailesi 2 milyarlık faturanın icra yoluyla tahsil edilmek istenmesi karşısında bunalıma girdi. Emniyet geçtiğimiz günlerde kimlik bilgilerini çaldıkları kişiler adına cep telefonu alan şebekeleri ortaya çıkarmıştı. Çelik ailesinin de kimlik bilgilerini çalarak kendi adlarına cep telefonu sahibi olan kişilerin kurbanı olduğu sanılıyor.
Turkcell yetkilileri bu durumu kabul ederek konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: “0533 515 25 62 numaralı hattın çalıntı elektrik faturası ve sahte kimlik ile açıldığı tespit edilmiştir. Hat kapatılmış ve icra takibi durdurulmuştur. Konuyu bilgilerinize sunar, şikayette bulunan kişiye ayrıca bilgi verildiğini bilmenizi isteriz.”
Şahin Çelik’i hiç ilgisi olmadığı halde icralık oluncaya kadar uğraştıran, aileyi bunalıma sokan olaylar şöyle gelişti:
Şahin Çelik’in kimlik bilgilerini ve adresini kullanan şebeke 0 533 515 25 62 numaralı cep telefonu ile 232 milyon lira tutarında bir görüşme yaptı. Bu ilk Turkcell faturası, Çelik’in Ümraniye Doğanevler Mahallesi Kelebek Sokak’taki evine 2001’in Ağustos ayında geldi. Gelen faturadan, ağustos borcunun 120 milyon lirasının yatırılmış olduğu anlaşıldı.
Turkcell faturası karşısında şaşıran Şahin Çelik, Turkcell’in Üsküdar Bağlarbaşı’ndaki şubesine giderek Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ’ye itiraz dilekçesi yazdı. Dilekçede kendinin kullanıcı olmadığını, kendi adına sahte evrakla hat alınmış olabileceğini bildirdi. Turkcell şubesindeki yetkililer kendine bir daha fatura gelmeyeceğini ifade etti. Ancak Turkcell yetkililerinin cep telefonunu kullanıma kapatmadıkları, gelen yeni faturalardan anlaşıldı.
Çelik’in evine bırakılan eylül ayı faturasında 778 milyon 400 bin liralık yeni borç gözüküyordu. Olmayan telefonuna ait borcun üstüne borç bindiğini gören Çelik, bu sefer soluğu Üsküdar Adliyesi’nde aldı. Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazdığı bir dilekçe ile durumu anlatan Şahin, borcu kabul etmediğini beyan ederek suç duyurusunda bulundu. Olayın yargıya intikal etmesine rağmen Turkcell hattı iptal etmedi. Ekim ayının faturası 586 milyon 200 bin liraydı. Kasım ayında gelen son faturada Turkcell’in cep telefon hattını kapattığı anlaşıldı.
Turkcell, faturaların tahsili için Çelik’i icraya verdi. Çelik’e Üsküdar 2. İcra Müdürlüğü’nden 1 Şubat 2002 tarihinde 1 milyar 925 bin 630 bin 932 lira borcu olduğuna dair bir tebligat geldi. Ne yapacağını şaşıran Çelik, İcra Müdürlüğü’ne bir itiraz dilekçesi yazarak böyle bir borcunun bulunmadığını açıkladı. İcra Müdürlüğü ise savcılığın gerekli araştırmayı yapması için icrayı durdurdu.
Gelinen son aşamada ise Şahin Çelik’in anne ve baba adına, doğum tarihi ile imzasına bakılarak yapılan sahtekârlık gün yüzüne çıkarılmaya çalışılıyor. Şahin Çelik, son beş–altı aydır gerek yazışmalar gerekse ulaşım için harcadığı masrafları bir kenara bırakarak ailesinin düştüğü bu duruma üzülüyor. Çelik, yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
“Faturaları görenler ‘Sen Sabancı mısın?’ diye alaya alıyor. Eşim faturalar sebebiyle büyük stres içine girdi. Doktora götürdük, ilaçlarla ayakta duruyor. Bir oğlum askerde. Ailemizde başka cep telefonu kullanan da yok. Bana cep telefonu verseniz nasıl kullanılır bilmem. Eşimizin dostumuzun yüzüne bakamaz olduk. Onurumuzla oynadılar.”
|