Rus petrol gücü...
Rusya, dünya petrol piyasasında ne kadar hırslı olduğunu son günlerde iyice gösteriyor. Hem Rus lider Vladimir Putin hem de Başbakan Mihail Kasyanov geçenlerde verdikleri demeçlerle bunu hem dünyaya ve hem de Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı(OPEC)’e açıkça belli ettiler...
Başbakan Mihail Kasyanov bu ayın başlarında Amerika’ya yaptığı resmi ziyareti değerlendirirken, Başkan Bush ile yaptığı görüşme sırasında Rus petrolünün Amerikan pazarına ihracatını ve böylelikle Rusya’nın Amerika’nın önde gelen petrol ithalatçılarından biri olması konusunu da konuştuklarını söyledi.
Rusya’nın Amerika’ya da petrol ihraç etme niyetini ortaya atan Kasyanov’un söyledikleri belki bugünkü şartlarda hayal olarak değerlendirilebilir; çünkü iki ülke arasındaki mesafe ve dolayısıyla navlun bedelinin çok yüksek olması yakın gelecekte Rusya’nın Amerika’ya petrol ihracatını mümkün kılmayabilir ama ileride belki bu Rusya’nın Amerika’ya tercihli fiyat uygulamasıyla mümkün de olabilir.
Putin’in aynı konuda söylediklerine gelince; The Wall Street gazetesine verdiği demeçte Rus lider Amerika’ya bir çağrı yaparak Amerika’nın Rusya’ya Ortadoğu’dan daha istikrarlı ve güvenilir alternatif bir petrol ülkesi olarak bakmasını isterken Amerika’nın Rus petrolünü almaya başlamasını da ima etti.
Putin aynı gazeteye dünya petrol fiyatları ve piyasası ile ilgili olarak son derece önemli mesajlar da verdi ve bu mesajlarla petrol piyasasını hemen de etkiledi. Bu mesajlara göre, Rusya varil başına 20–25 dolarlık fiyatın optimal fiyat olduğunu düşünüyor, bugünkü fiyatın bu aralıkta belirlenmesini istiyor. Oysa, OPEC fiyatın 22–28 dolar arasında teşekkül etmesini hedeflemişti bir ay kadar önce. Şimdi OPEC fiyatı ile Rusya’nın belirlediği fiyat aralığı arasında önemli bir fark meydana gelmiş oluyor. Gerçi Putin hangi tür ham petrol için 20–25 dolar aralığını telaffuz etmemişse de piyasa bunu o kadar da önemli bulmadı, tavrını bizatihi fiyat üzerinde yoğunlaştırdı. Bu da dünya petrol piyasasında fiyatların önümüzdeki aylarda OPEC’in istediği aralıkta değil daha çok Rusya’nın istediği aralıkta teşekkül edeceğine işaret ediyor. Nitekim, mart teslimi ham petrol bugünlerde OPEC’in taban fiyatı olan 22 dolar değil Rusya’nın taban fiyatı olan 20 dolardan işlem görüyor. Bu gelişme elbette bütün petrol ithalatçısı ülkeler açısından önemli. Amerika gibi zengin ithalatçı ülkelerin düşük petrol fiyatları sayesinde bugün yaşadıkları ekonomik durgunluğu bir ölçüde atlatmaları söz konusu iken fakir ithalatçıların da hem petrole daha az para harcayarak ve hem de zengin ithalatçıların ekonomilerindeki gelişmelerden etkilenerek ekonomik durgunluğu aşma şansları ortaya çıkıyor böylece. Bunlar kazanırken kaybeden de olacak tabii; OPEC ülkeleri mesela...
Esasen Rusya dünya petrol piyasasına damgasını daha da vurmaya devam ederse OPEC’in geleneksel nüfuzu ve ağırlığı yavaş yavaş daha da azalacak. Bugünden görünen bu. Rusya da 11 Eylül sonrası ortaya çıkan yeni siyasi ve ekonomik konjonktürde OPEC’in üzerine daha da giderse dünya petrol piyasası bundan sonra çok başka boyutlar ve özellikler kazanacak. Ben bunu görüyor ve hissediyorum. Zaten Rusya da başta da söylediğim gibi bu konuda çok hırslı. Nitekim, birgün kendisinden özellikle söz edeceğim Rusya’nın parlak, Müslüman Petrol Bakanı İgor Yusufov geçen gün Moskova’daki bir konferansta Rus petrol şirketlerinin milletlerarası piyasadaki konumlarını güçlendirmeye devam etmeleri gerektiğini vurgulayarak bu şirketlerin dünya petrol piyasasına mümkün olan en çok miktarda petrolü satmalarını istedi. Dev Rus petrol şirketleri bu isteği çoktan karşılıyorlar da zaten. Nitekim, bugün hem dünya petrol piyasasında hem de Rus iç piyasasında bir petrol arzı fazlalığı var. İşte bu yüzden de petrol 20 dolardan işlem görüyor.
Yakın zamana kadar hiç kimsenin aklına gelmeyen Rus petrol gücü artık kendisini iyice hissettiriyor. Bunun farkında olmamız, hesaplarımızı yaparken bu gelişmeyi de dikkate almamız gerekiyor. Benden söylemesi...
16.02.2002
Yazarımızın E-Postası:
f.ertan@zaman.com.tr
|