Bölge Haberleri |
|
|
|
| |
Ege Otomotiv’e soruşturma açılıyor |
Otomobil fabrikası vaadiyle halkı 27 yıldır mağdur eden Ege Otomotiv Sanayii AŞ hakkında İzmir Defterdarlığı soruşturma başlatıyor. Gazetemizde yayımlanan haber üzerine harekete geçen İzmir Defterdarlığı yetkilileri, konunun üzerine gideceklerini belirtti. Defterdar Vekili Levent Gençyüret, “Bünyemizde bulunan bir birim sürekli gazete haberlerini inceliyor.
Gazetelerde çıkan haberleri ihbar kabul ediyoruz. EOS için de aynı uygulamayı yapacağız. Şirkette detaylı bir denetim yapacağız.” dedi.
Anonim şirketleri denetim yetkisinin, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve defterdarlıklarda olduğunu belirten Sanayi Ticaret İl Müdürlüğü’nden bir yetkili, anonim şirketlerin genel kurullarında görevlendirdikleri hükümet komiserlerinin noterlik görevini yaptığını belirtti. Sürekli aynı kişinin EOS’un genel kurulunda görevlendirilmesini “şirket hakkında detaylı bilgi sahibi” olmasına bağlayan yetkili, görevlendirilen kişilerin ortaklardan gelen şikayetleri dikkate aldığını kaydetti.
Aynı yetkili, “Biz toplantıda gerekli çoğunluğu ararız. Toplantının ilanlı mı ilansız mı yapıldığına bakarız. İlansız toplantılarda tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması gerekir. İlanlı toplantılarda, şirketin Türkiye Ticaret Sicil gazetesinde ve mahalli gazetede ilanı var mı ona bakarız. Tüm ortaklara taahhütlü mektup gönderilip gönderilmediği gibi kanuni formalitelerin yerine getirilip getirilmediğine bakarız. Şirket hisselerinin yüzde 25’ini elinde bulunduranlar toplantıda hazır ise toplantıyı açarız.” dedi.
İzmir’in Kadifekale semtinde oturan EOS’un mağdurlarından Hasan Hüseyin Çalmaz, EOS’un kendilerini mağdur ettiğini söyledi. Yıllarca Almanya’da edindiği birikimini Ege Otomotiv Sanayii AŞ (EOS) ile Deri ve Konfeksiyon Sanayii İşletmeleri AŞ’ye (Derkosan) kaptırdığını belirten Çalmaz, “Almanya’da 15 yıl çalıştım. Otomobil boyacısıydım. İzinli olarak İzmir’e geldiğim 1977 yılında EOS yetkilileri ile tanıştım. Kuracakları fabrikanın boya bölümünde çalışacağımı söylediler. 300 bin lira ile ortak oldum.” dedi. Derkosan’a da 1974-75 yıllarında 10 bin mark ile ortak olduğunu ifade eden Çalmaz, bütün birikimini bu iki şirkete yatırdığını kaydederek, şunları söyledi: “Derkosan’ın izini kaybettik. Nerede olduğunu bile bilmiyorum. EOS’a da ödediğimiz para pul oldu. 15 yıl Almanya’da çalıştım, bütün birikimlerini bunlara verdim. EOS’a da 12.02.2002 tarihinde kâr payını almak için gittiğimde, benden elimdeki hisseleri 2 milyar 300 milyon lira karşılığında Yapısantaş’a devretmemi istediler. Hiç fikrimi sormadan bana imzalattıkları kağıtta, 2.063 adet hissemi Yapısantaş’a devrettiğim, 18 ay sonra 1900 Euro’yu Yapısantaş’a ödediğim takdirde yeniden ortak olabileceğim yazıyordu. Ancak hisseler hâlâ elimde, teslim etmeyeceğim.”
EOS’un 1979 yılında kurduğu S.S EOS Konut Yapı Kooperatifi’ne de 50 DM ile ortak olduğunu belirten Çalmaz, “Bu kooperatif hiçbir şey yapmadan kapatıldı. Şirketin genel kurullarında çok konuşanları, hiçbir şey yapılmıyor diye eleştirenleri bir şekilde susturuyorlardı. Şirketin her yıl dağıttığı kâr payları yol masraflarını tutmadığı için gidip almadım.”
Öte yandan, Ege Otomotiv Sanayi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı A. Besim Uyal, vaktiyle otobüs, kamyon, akü ve jant fabrikası kurmak için yola çıktıklarını; ancak çeşitli engellemeler sebebiyle başarılı olamadıklarını söyledi. Uyal, “Otobüs fabrikası diye yola çıktık, izin vermediler. Kamyona döndük, yine izin vermediler. Akü fabrikası kuralım dedik, engellerle karşılaştık. Sektörde faaliyet gösteren herkes engel oldu. Patronları aşamadık.” diye konuştu.
|
|
Ali Rıza Karasu
/ İzmir
17.02.2002
|
|
| |
Gayrimenkul zengini SSK kira ödüyor |
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, AK Parti Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın SSK’nın gayrimenkulleriyle ilgili sorularını cevapladı. Okuyan’ın cevabı, SSK’nın gayrimenkul zengini olduğunu, kendi gayrimenkulleri varken yurt genelinde birçok binaya kira ödediğini ortaya koydu.
SSK, yılda yaklaşık 6 trilyon 190 milyar kira geliri elde ederken, buna karşılık kurum yurt genelinde kiraladığı binalara yıllık 359 milyar 768 milyon lira kira ödüyor. Okuyan, SSK’nın kendi binaları olmasına rağmen Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün binasının kiralanmasını ise acil ihtiyaç ve SSK işhanındaki kiracıların tahliyesinin zorluğundan kaynaklandığını açıkladı.
Okuyan’ın, Karakaya’nın sorularına verdiği cevaba göre, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı’nın Türkiye genelinde 446 adet bina, 279 adet arsa olmak üzere toplam 725 adet gayrimenkulü bulunuyor. Kurumun taşradaki, toplam 1843 işyerinden 34 adedi kurumca kullanılırken, 1641 işyeri ile 14 arsa ise kiraya verilmiş, 168 işyeri ise boş duruyor. Yine sağlık tesislerinin tamamı kurumca sağlık hizmetlerinde kullanılmakta olup, sağlık tesisi ve bahçesinde hastane derneklerine kantin, kafeterya, çay ocağı, görüntüleme merkezi, büfe gibi yerler ile ATM cihazı yeri olmak üzere toplam 220 adet yer kiraya verilmiş durumda.
Okuyan’ın SSK’nın kira alacaklarının düzenli olarak takip edildiğini belirttiği ve ayrıca gelir kaybının olmadığını vurguladığı cevapta, Sosyal Sigortalar Kurumu’nun yıllık yaklaşık 6 trilyon 190 milyar gelir elde ettiği, buna karşılık kurumun yurt genelinde kiraladığı binalara ise yıllık 359 milyar 768 milyon lira kira ödediği vurgulandı.
Yaşar Okuyan, SSK Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün binası için ne kadar kira ödendine yönelik soruya verdiği cevapta ise, Mehmet Nafi Balbudak, Fatma Hatipoğlu ve Rıfat Balbudak’a ait binanın zemin katındaki dükkanlar hariç, 8 katı otoparkı ve müştemilatı ile birlikte 15 Kasım 2000 tarihinde aylık 62.500 USA Doları üzerinden 5 yıllığına kiralandığını kaydetti.
Öte yandan SSK Ziya Gökalp Caddesi’ndeki kendine ait işhanından 1 Ocak 2001-31 Aralık 2001 yılı kira geliri yaklaşık 1 trilyon 575 milyar lira elde ediyor. SSK işhanında 206 büro, 66 dükkan, mağaza, 1 WC grubu, 3 katlı otopark bulunuyor. Buna karşılık Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü olarak kiralanan binaya yıllık 511 milyar 224 milyon lira ödeniyor.
|
|
Şahin Ali Şen
/ Ankara
17.02.2002
|
|
| |
Birleşmede Orta Asya faktörü gözden kaçırılıyor |
Avrupa ve ABD’li şirketler ile birleşmek için bekleyen Türk şirketleri Orta Asya’yı gözden kaçırıyor. Kazakistanlı Ordabası Agro Holding, Tareks’le işbirliğine giderken, bir tekstil şirketiyle de evlenmeye hazırlanıyor. Yabancı sermayenin ülkemize girişinde yaşanan olumsuzluk krizle katlanırken, Avrupa ve ABD’li şirketlerle olan birleşmeler beklemede.
Ancak Türk şirketlerinin, Orta Asya ülkeleriyle yeterli bir diyalog ortamı kurdukları takdirde önemli birleşmelere imza atabilecekleri ifade ediliyor.
Kazakistan Ordabası Agro Holding şirketlerinden BM Agro Company şirketi ile Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği’nin tohumculuk ve hayvancılık alanında iştigal eden şirketi Tareks AŞ (Tarım Ürünleri Araç Gereç İthalat İhracat ve Ticaret AŞ) arasında işbirliği anlaşması imzalandı. Yapılan anlaşmayla ilgili olarak görüşlerini aldığımız Tareks AŞ Genel Müdürü Ali Koray, sektörünün en büyük şirketlerinden olan Tareks’in aynı zamanda Yugoslavya ve Hırvatistan’daki tohumculuk enstitülerinin temsilcisi olduğunu belirtti. Koray, tarım kredi kooperatiflerinin Orta Asya atağıyla gerek tohumculuk gerekse modern teknolojiyi Kazakistan çiftçisine ulaştırmayı hedeflediklerini ifade etti.
BM Agro Company şirketi Genel Müdürü Bolat A. Mynbayev de yaptığı açıklamada Kazakistan’da zirai ve hayvancılık sektörünün gelişmesi için böyle bir işbirliğine gittiklerini ifade etti. Mynbayev tarihsel ortak kültürün yanı sıra aynı dili konuşan coğrafyada en gelişmiş ülke Türkiye olduğu için ülkemizi seçtiklerini belirterek, yeni teknoloji ile hayvancılık ve tarımda gelişme sağlamayı hedeflediklerini belirtti. Türk şirketlerinin Kazakistan’da oldukça etkili olduğunu ve başkentin yüzde 50’sini Türk şirketlerinin imar ettiğini hatırlatan Mynbayev başka alanlarda da işbirliği yollarının açık olduğunu sözlerine ekledi.
Arabulucu firma TO Atak Ltd. Şirketi Genel Müdürü Adem Zengin de yaptığı açıklamada bu tür buluşma ve işbirliklerinin devam edeceğini ve önümüzdeki günlerde aynı holdingin bir grup şirketinin bir Türk tekstil firmasıyla yüzde 50 yüzde 50 evlenmesini gerçekleştireceklerini belirtti.
Ordabası Agro Holding bünyesinde faaliyet gösteren ve Kazakistan’da ekonomi, finans, üretim ve ticaret alanlarında önde gelen şirketlerden biri. Ordabası Holding’e bağlı iki tane banka ve sigorta şirketi bulunuyor. Pamuk, tohum, hayvancılık gibi alanlarda da faaliyet gösteriyor.
|
|
Şerif Erdikici
/ İstanbul
17.02.2002
|
|
| |
Mudurnu’da pazarlık bitmedi |
Uzun süredir kapalı bulunan ‘Mudurnu Tavukçuluk AŞ, ortakları CIA ile bağlantılı olan Crescent Investment’e satılıyor’ iddialarını değerlendiren Mudurnu Tavukçuluk yetkilileri, satışın henüz kesin olmadığını kaydetti.
Bu arada Mudurnu Tavukçuluk AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Tefik Türesin ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oktay Türesin’in konuyla ilgili olarak Ankara’da temaslarını sürdürdüğü öğrenildi. İddialara göre kapandığı günden beri yurtiçi ve yurtdışında müşteri bekleyen Mudurnu Tavukçuluk AŞ’nin yüzde 51 hissesine 36 milyon dolarla talip olan Crescent Investment’in Ankara’daki şirketi Global İç Dış Yatırım Proje Uygulamaları AŞ’nin yönetim kurulundan Korgeneral James A. Abrahamson, Yıldız Savaşları Projesi’ne imza atan generallerden birisi ve aynı zamanda Bush’un Pentagon’un gayri resmi danışmanı olduğu belirtiliyor. Yine iddialara göre; ikinci yönetim kurulu üyesi Mansoor Nükleer fizikçi, Pakistan dış politikasında görev almış ve Bush’un fikirlerine değer veren kişiliği ile dikkat çekiyor.
Üçüncü yönetim kurulu üyesi ise James Woolsey Woolsey, Clinton tarafından CIA Başkanlığı’na getirilen ve Irak’a müdahale edilmesini istemesiyle tanınıyor.
|
|
17.02.2002
|
|
| |
Türk-İş personelini enflasyona ezdirmedi |
Türk-İş Yönetim Kurulu ile Türk-İş Genel Merkez çalışanlarının üye olduğu Tez Koop-İş Sendikası arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmayla sonuçlandı. Varılan anlaşmaya göre, Türk-İş Genel Merkezi ve bölge temsilciliklerinde çalışan personelin ücretlerinde enflasyonun üzerinde zam yapıldı.
Toplu iş sözleşmesi masasında hükümeti terleten Türk-İş Yönetim Kurulu, bu sefer pazarlık masasına işveren olarak oturdu. 80 personeli için Tez Koop-İş Sendikası ile pazarlık yürüten Türk-İş Yönetim Kurulu, çalışanların ücretlerinde enflasyonun üzerinde zam yaptı. Tez Koop-İş Sendikası Genel Başkanı Sadık Özben’in verdiği bilgilere göre, ücretlerde birinci altı ay için yüzde 15 artı seyyanen 75’er milyon lira artış sağlandı. Personel dini bayramlarda 50’şer milyon lira bayram yardımı alacak. Ayrıca personele 100 milyon lira giyim yardımı, günlük 2,5 milyon yemek yardımı ve 64 milyon lira toplu taşım ücreti ödenecek.
İşveren olarak masaya oturan Türk-İş Genel Mali Sekreteri Mustafa Kumlu ise, Türk-İş’in imkanları ölçüsünde iyi bir ücret artışı yaptıklarını, personeli enflasyonu ezdirmediklerini söyledi. Kumlu şöyle konuştu: “Altı aylık enflasyon yüzde 27,4 olmasına rağmen yüzde 30’un üzerinde artış sağladık. Sosyal yardımlarda artış yüzde 100’lere buldu. İlk kez işe giren personelin ücreti sosyal yardımlarla birlikte 450 milyon liraya aşıyor.”
|
|
/ Ankara, Zaman
17.02.2002
|
|
| |
‘12 ay eksi büyüme var, böyle giderse tehlikeli’ |
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Bugün maalesef 12 aydır eksi büyümeye gidiyoruz, eksi büyüme devam ederse Türkiye için tehlike olur.” dedi.
Karabük’teki ticaret ve sanayi odalarını ziyaret eden Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin geleceği için yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılması gerektiğini, merkezi yönetimden ziyade yerinde yönetimin daha iyi olacağını söyledi.
Ülke genelinde yaşanan kriz döneminde 1 milyon 500 bin kişinin işsiz kaldığını ifade eden TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti: “İstihdam üretmeden, bugün insanlara iş ve aş vermek mümkün değildir. Onun için üretimin desteklenmesini istiyoruz. Kriz döneminde, Türkiye’de herkes üretim konusunda birleşmiştir. Bu, bizi idare eden hükümet için büyük avantajdır, avantajı da iyi değerlendirmeliler. Ancak bugün maalesef 12 aydır eksi büyümeye gidiyoruz, eksi büyüme devam ederse Türkiye için tehlike olur.”
|
|
/ Karabük, aa
17.02.2002
|
|
| |
Borsa’da hacimsiz günler |
Haftaya 11.255 puanla başlayan ve hafta içinde 11.977 puan seviyesine (% 6) kadar yükselen Borsa, kamu ve banka hisselerinde hafta sonuna doğru başlayan satışların da etkisiyle haftayı (+) yüzde 1’lik artışla 11.478 puandan kapattı.
Yeni para girişi olmaması, yüksek faizin devam etmesi ve Irak’ta muhtemel ABD operasyonu tedirginliği endekste satış baskısı oluşturdu. Önümüzdeki hafta 3,5 gün işlem görecek Borsa’da yönün belirlenmesinde kamu hisselerinin etkili olacağını düşünüyoruz. Halka arzların aşağı yönde baskı yaptığı kamu hisselerinde gerilemelerin devam etmesi halinde endeksin de aşağı yönlü bir trend izleyerek bayrama girilmesi beklenebilir. Endeks için öngörümüz 10.000-11.900 aralığıdır.
|
|
17.02.2002
|
|
| |
Kaçak elektrik kullanmak için “dokunmatik” sistemi kurdular |
TEDAŞ’ın daha önceki elektrik kesme ve kaçak kontrol işlemleri baskınlarında duyduğumuz doğrudan kaçak bağlantı, süpürge çöpü, röntgen filmi ve köprü kurma yöntemlerinin pabucunu dama atan “dokunmatik” yöntemi tespit edildi.
Kaçak kullanımı saptamakla görevli ve hemen her türlü yöntemi bilen TEDAŞ elemanları bile, karşılaştıkları kaçak yöntemler karşısında adeta küçük dillerini yutuyorlar. Gaziantep’te yapılan bir ihbarı değerlendiren TEDAŞ elemanları, Türkiye’de ilk kez rastlanan ’duvar dokunmatik’ sistemini buldu. Mutfak duvarına yerleştirilen ve üzeri fayansla kapatılan role ile çalışan sistem, kaçak ekibi kontrole gittiğinde, evde bulunan kişinin, altında role bulunan fayansa dokunması ile devreye giriyor. Fayansa dokunulduğunda devreye giren ya da devreden çıkan sistem, kaçak bağlantı yapanların işi epey ilerlettiklerini gösteriyor. Ekip geldiğinde fayansa dokununca kaçak, ekip gittikten sonra dokunulunca ise yasal bağlantı devre dışı kalıyor.
Balıkesir’in Gümüşçeşme ve Gündoğan mahallelerinde yapılan operasyonda, elektrik sayaçlarını matkap veya çivi yardımıyla delen ve sayacın içindeki diski durdurarak kaçak elektrik kullananlar tespit edildi. TEDAŞ Balıkesir Müessese Müdür Yardımcısı Cengiz Akın sayaçların süpürge çöpü ve röntgen filmi gibi cisimlerle durdurulmasını hayretle karşıladıklarını kaydetti. TEDAŞ Müessese Müdürü Neşet Demirbağ, kaçak elektrik kullanımını önlemek amacıyla yapılan denetimler sırasında saptadıkları yöntemlerin, “şapka çıkarılacak” nitelikte olduğunu söyledi. Demirbağ, ortaya çıkardıkları ve mucitleri bile şaşkına çevirecek yöntemlerden birisinin evin kapısına bağlı çalışan sistem olduğuna dikkati çekti. Kaçak ekibi sayacı kontrol için içeriye girdiğinde, sonuna kadar açılan kapının, anında kaçak bağlantıyı devre dışı bırakıp, şebeke bağlantısını çalıştırdığını anlatan Demirbağ, “Ekip kontrolünü bitirip evden ayrılınca kapanan kapı, bu kez kaçak bağlantıyı devreye sokuyor.” dedi.
Demirbağ, bir kahvehanede, kaçak bağlantısı tavan vantilatöründen yapılan bir sistemin de dikkati çektiğini bildirdi. Vantilatörün duvarda bulunan anahtarının, ilk anda şüphe çekmediğini, ancak incelemede anahtarın vantilatörü değil, sayacı kontrol ettiğinin ortaya çıkarıldığını vurguladı. Kullanılan diğer yöntemler arasında sayacın içine cam kenarından film itilerek, sayaç diskinin durdurulması ve görevlilerin geldiği anlaşılınca filmin çekilip, sayaçta normal çalışmanın sağlanması da bulunuyor.
Anahtar görevi üstlenen bir duya takılan lamba yöntemi ile de kaçak elektrik kullanıldığı saptandı. Ampul sıkıştırılıp yanınca sayaçtan geçen yasal enerji, gevşetilince kaçak kullanım hattı devreye giriyor. Kaçak kullanım yöntemleri arasında yer alan sayacın arkasından köprü bağlantı ya da eve doğrudan kaçak hat bağlama da karşılaşılan yöntemler arasında öne çıkıyor.
TEDAŞ verilerine göre kayıp kaçak oranı toplam elektrik enerjisi üretiminin yüzde 23’ünü oluşturuyor. Bu oranının Güneydoğu’da daha fazla olduğu belirtiliyor.
|
|
Erhan Güven
/ Balıkesir
17.02.2002
|
|
| |
Konya, büyük markaların gözdesi oldu |
Maser Holding’in Konya’da inşaatını sürdürdüğü Masera Alışveriş ve Eğlence Merkezi’nin kaba inşaatı bitmeden birçok mağazası, tanınmış markalar tarafından kiralandı.
Her yaştan tüketicinin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek marka, kalite ve kolaylık merkezi olmayı hedeflediklerini belirten Maser Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sert, yıllarca uğraştıkları tekstil sektörü dışında ticarete atıldıkları il olan Konya’ya yaptırdıkları Konya Hilton ve Masera Alışveriş ve Eğlence Merkezi’ne bölgenin ihtiyacından dolayı girdiklerini söyledi. Masera Alışveriş ve Eğlence Merkezi’nin tanıtım toplantısında konuşan Mustafa Sert, Nisan 2002’de açılması planlanan tesislerin Konya’nın sosyo-ekonomik hayatına önemli katkılarda bulunacağını söyledi. Tekstil ürünlerini ağırlıklı olarak ihraç eden Maser Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sert, sadece tekstil alanında 2002 yılında yüzde 20 büyüme sağlayarak 100 milyon dolar ciro hedeflediklerini söyledi. İnşaat çalışmaları daha tam olarak bitmeyen alışveriş merkezine bugüne kadar aralarında; Kiğılı, Sarar, Bisse, Colin’s, Levi’s, Cacharel, Hotiç, İpekyolu ve Damat gibi tanınmış birçok marka yer kiralamış. Projeyle, Konya ve çevresindeki tüketicilere Türkiye’nin en bilinen markaların yanı sıra modern eğlence ve dinlenme imkanı sunulacağı belirtildi. Alışveriş merkezinin binden fazla kişiye istihdam sağlayacağı da ayrıca ifade edildi.
Kendilerinin Konya’dan yetişmiş işadamları olduklarını, kardeşi Ahmet Hamdi Sert ile birlikte giriştikleri ticeret hayatında başarıyı elde ettiklerini anlatan Mustafa Sert, Konya’da kurulan çok ortaklı holdinglerin Konya ve Türkiye ekonomisine büyük zararları dokunduğunu söyledi. İç piyasa ile fazla ilgileri olmadığı için bugüne kadar kamuoyunda fazla görünmediklerini belirtti. Kendi tesislerinde hammaddeden son mamule kadar üretimin her safhasında bulunduklarını söyleyen Sert, tekstilde yeteri kadar büyüklüğe sahip olduklarını; artık başka alanlara da yatırım yapmayı amaçladıklarını belirtti.
Bulgaristan’da yatırımları olduğunu belirten Sert, Sofya’daki Bulserad Tekstil Fabrikaları’nın yanında bu yıl başlayacakları toptan alışveriş merkezi için çalışmalara başladıklarını söyledi. Mustafa Sert, bu hafta içinde projesi biten alışveriş merkezinin temelinin Haziran 2002’de atılacağını ve yaklaşık 18 milyon dolara mal olacağını ve bu toptan alışveriş merkezinin Makedonya, Sırbistan ve Bulgaristan’a hitap edeceğini ifade etti.
Hilton Konya Satış Direktörü Emrullah Akçakaya da, Türkiye’deki Hilton oteller zincirinin 7’ncisi olan Hilton Konya’nın, nisan ayında hizmete girmesi için çalışmaların bütün hızıyla devam ettiğini ifade etti. Maser Holding, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde ve yurtdışındaki sanayi tesisleriyle 16 büyük kuruluşu bünyesinde bulunduruyor. Holding bünyesinde halen 7 bin 500 kişi çalışıyor.
|
|
Mustafa Yağmurlu
/ Konya
17.02.2002
|
|
| |
Essen’de Türk iş merkezi açılıyor |
Almanya’nın Essen kentinde Alp Man ve Sadettin Kuloğlu adlı 2 Türk ve 1 Alman işadamının ortaklığıyla büyük bir iş merkezi açılıyor.
Karnap semtindeki sanayi bölgesinde açılacak ve 6 bin metrekarelik bir alanı kaplayacak olan iş merkezi 3 milyon 500 bin Euro’ya mal olacak ve ağustos ayı başında açılacak. Essen Belediyesi tarafından da desteklenen iş merkezi 4 katlı ve 2 bin metrekarelik kullanım alanına sahip olacak ve 50 kişiye iş imkanı sağlayacak. Çeşitli alanlarda kullanılacak olan iş merkezinde avukatlık büroları, otomobil kiralama, danışmanlık ve mimarlık büroları yer alacak.
|
|
/ Essen, aa
17.02.2002
|
|
|
|
|

|
Zaman'da Bugün
17 Şubat 2002
|
|

Zaman Spor
Ekonomi
|
|
|
|