50 yıl önce kaçakçılığı önlemek için Suriye sınırına yerleştirilen mayınlar temizleniyor. Proje, Olağanüstü Hal Bölge Valisi Gökhan Aydıner ile 7. Kolordu Komutanlığı tarafından hazırlandı. Türkiye, 3,5 milyon dönümlük atıl arazinin tarıma kazandırılmasıyla yılda 3,5 katrilyon liralık gelir elde edecek.
1950’li yıllarda, kaçakçılığı ve yasadışı geçişleri önlemek için Suriye sınırına yerleştirilen mayınlar temizleniyor. Geçtiğimiz yıl, Olağanüstü Hal (OHAL) Bölge Valiliği’nin girişimleriyle gündeme gelen ve bu yıl etüt çalışmalarına başlanan proje sayesinde yıllardır atıl durumda kalan 3,5 milyon dönümlük arazi tarıma kazandırılacak. Söz konusu arazilerin Türk ekonomisine yılda 3,5 katrilyon liralık katkı sağlaması bekleniyor. İki Kıbrıs adası büyüklüğündeki mayınlı arazi 50 yıldır işlenemiyor. Uzmanlar, bu sebeple Türkiye’nin, şimdiye kadar yaklaşık 200 katrilyon liralık bir maddi kaybı olduğunu belirtiyor.
OHAL Valisi Gökhan Aydıner, 7. Kolordu Komutanlığı ile işbirliği halinde hazırladıkları projenin bölgede büyük bir ilgiyle karşılandığını söyledi. Aydıner, proje sayesinde Türkiye’nin çok önemli bir kaynağa kavuşacağını vurguladı. Çeşitli ziyaretler için bölgede bulunan Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu ise iki yıl içerisinde tamamlanacak olan çalışmalar için özel araçlar temin edileceğini kaydetti. Mayınlı bölgelerin tarım arazisi olduğu için ülke ekonomisine büyük kayıplar getirdiğini ifade eden Çakmakoğlu, kazanılan arazilerin çiftçilere satılacağını belirtti. Mayınlı arazilerin tarıma kazandırılmasının bölge insanını da psikolojik olarak rahatlatacağına dikkat çekiliyor. Antakya Ziraat Odası Başkanı Celal Civelek, bu noktaya işaret ederken, “Proje son derece isabetli.” diye konuştu. Bu arada Kilis Milletvekili Mehmet Nacar, kararın Suriye ile ilişkileri de sağlıklı bir zemine oturtacağını ileri sürdü. Gelinen noktada sınırların mayınlarla korunmasına gerek kalmadığını aktaran Nacar, “Mayınların gölgesinde yaşayan insanlarımız kendilerini daha rahat hissedecekler.” dedi.
Son yıllarda, gerek Güneydoğu’daki terörün azalması gerekse Suriye ile olan ilişkilerdeki yumuşama ile gündeme gelen mayınlı arazilerin hikayesi üzücü bir olayla başlar. 1952'de, Mardin’de kaçakçılarla gümrük muhafaza memurları arasında çıkan bir çatışmada iki memur hayatını kaybeder. Bunun üzerine, Başbakan Adnan Menderes –o zaman ilçe olan– Mardin Kaymakamı Kamuran Çuhruk’u çağırır ve böyle bir hadisenin bir daha yaşanmaması için Suriye sınırının baştan başa mayınlanması talimatını verir. Çok geçmeden Mardin’den başlanarak Şanlıurfa, Kilis ve Hatay illeri boyunca toplam 700 kilometre uzunluğundaki sınır şeridi mayınlanır. Döşenen mayınlar, kaçakçılığı önleyemezken pek çok kişinin mağdur olmasına sebep oldu. Mayınlara basan yüzlerce kişi hayatını kaybetti; bir o kadarı da sakat kaldı. Bu sebeple sınırdaki hemen her yerleşim biriminde hüzünlü hikayelere rastlamak mümkün. 52 yaşındaki Süleyman Aldanmaz da bunlardan biri. 1970’de kaçakçılık yaparken bastığı mayının patlaması sonucu ölümden dönmüş. Bir ayağını kaybeden Aldanmaz, “Başka bir gelirim olmadığı için kaçakçılık yaparak geçimimi sağlıyordum. Birçok arkadaşım gözümün önünde hayatını kaybetti.” diyor.
3 ile 27 dolar arasında maliyeti bulunan 1 mayının temizlenmesi 1000 dolara mal oluyor. Su ve çevre faktörlerinden de etkilenmeyen mayınlar ortalama 75 sene yerleştirildiği toprakta aktif olarak çalışabiliyor.
|