Milletvekillerine görüşlerini içeren bir rapor gönderen Din–Bir–Sen Genel Başkanı İsmail Karakaya, Avrupa Birliği’ne (AB) girmekten yana olduklarını ve küreselleşmeye karşı olmadıklarını bildirdi.
İmam, müezzin, vaiz ve Kur’an kursu öğreticileri, Avrupa Birliği’ne (AB) girmekten yana ve küreselleşmeye karşı değil. Türkiye Diyanet ve Vakıf Hizmetleri Birliği Sendikası (Din–Bir–Sen), bu durumu milletvekillerine de gönderdiği raporda dile getirdi. Olayı değerlendiren Din–Bir–Sen Genel Başkanı İsmail Karakaya, “Avrupa Birliği’ne girmeye, hatta bütün insanlık âlemi ile bütünleşmeye karşı değiliz. Çünkü bize onlardan bulaşacak bir kötülük kalmadı. Hatta bizler bu birlikteliğin en samimi taraftarıyız. Çünkü İslam dinini bütün insanlığa duyurmak, tebliğ etmek görevindeyiz. Ne var ki, bu görevi hakkıyla yerine getirebilecek hazırlığımız yok. Dilimiz yetersiz.” dedi. Din–Bir–Sen, camide görev yapan din adamlarının dışında kalan personele grev hakkının tanınmasını savunuyor. Din–Bir–Sen’in hazırladığı ve milletvekillerine de gönderilen raporda, din adamlarının görüş ve talepleri şöyle ifade edildi:
Eğitim: Din adamları, 8 yıllık eğitime değil, kesintisiz 8 yıllık eğitime karşı. İmam hatip liseleri ile diğer meslek liselerinin orta kısımlarının yeniden açılmasını, İHL mezunlarının düz lise mezunları gibi üniversitenin her dalına puan kaybetmeden girebilmesini istiyor. Kur’an kurslarının yeniden açılmasını talep eden din adamları, ilk ve orta dereceli okullarda din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri okutulmasını savunuyorlar.
Üniversiteler: Üniversiteler yeterli eğitim vermeli ve başörtüsü yasağı kalkmalı.
Avrupa Birliği: Din adamları, Avrupa Birliği’ne girmeye, hatta küreselleşmeye karşı değil.
Toplum: Cuma günlerinde ve Ramazan aylarında mesailer ibadet vakitlerine göre ayarlanmalı. Müftülükler hiç değilse muhtarlıklar kadar yetkili olmalı, nikah kıyma işi müftülere verilmeli. Vakıfların açtığı üniversite ve okullara farklı davranılmamalı.
Yönetimde adalet: Kamu, sivil toplum kuruluşlarına adaletli yaklaşmalı.
Din görevlilerinin eğitimi: İlahiyat ön lisans diplomasındaki ‘din hizmetleri dışında geçersizdir’ ibaresi ve bu eğitimin dört yılda tamamlanması mecburiyeti kaldırılmalı. Açıköğretimde 4 yıllık ilahiyat eğitimi başlatılmalı.
Diyanet ve halkın aydınlatılması: ‘Diyanet televizyonu’, ‘Diyanet radyosu’, günlük ‘Diyanet gazetesi’ ve her dilden Diyanet dergileri çıkarılmalı.
Diyanet ve sosyal hizmetler: Huzurevi, yetiştirme yurdu, çocuk yuvası, özürlüler merkezi gibi yerlerde din hizmeti kadroları artırılmalı.
Diyanet, sokak çocuklarıyla yakından ilgilenmeli.
Ekonomik durum: En düşük ücrete sahip olan din görevlilerinin ücretlerinde iyileştirme yapılmalı. Din hizmetleri tazminatı artırılmalı.
Sosyal tesis: İmamevleri kurulmalı.
Hanım görevliler: Doğum ve süt izinlerinde ücret ödenmeli.
Belediye hizmetleri: Din görevlileri toplu taşım araçlarından ücretsiz, en azından indirimli olarak yararlanmalı.
Kadro: Kadrosuz camilere kadro verilmeli, boş olan kadrolar en kısa sürede doldurulmalı.
Hac, yurtdışı: Bu görevlerde yazılı imtihan yeterli olmalı.
Rotasyon, izin ve yaz kursları: Rotasyon 15 yıl aynı camide kalanlara uygulanmalı. Tatil ve bayramlarda çalışan din görevlilerine mesai ödenmeli.
|