| |
Hacıhüsrevli hırsızlar organize suçtan tutuklandı |
Polis tarafından defalarca gözaltına alınan Hacıhüs-revli 4 hırsız, bu sefer ’hırsızlık için çete kurdukları’ gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İstanbul’daki birçok hırsızlık olayına karştıkları ve azmettirdikleri gerekçesiyle polis tarafından defalarca gözaltına alınan ve çoğu kez çaldıkları eşyaları küçük çocuklarının üzerinde yakalattırarak tutuklanmaktan kurtulan Hacıhüsrevli 4 hırsız, polis tarafından örgütlü hırsızlık yapmak ve yaptırmak iddiasıyla gözaltına alındı.
Kadıköy Adliyesi’ne çıkartılan 4 sanık tutuklanarak cezaevine gönderildi. İstanbul’da meydana gelen organizeli büyük küçük her suçu engellemeye kararlı olduğunu birçok kez dile getiren Emniyet yetkilileri birbiriyle bağlantılı olarak çalışarak organizeli bir teşekkül oluşturan suç gruplarının üzerindeki baskısını her geçen gün daha da artırıyor.
Suç dosyaları oldukça kabarık olan Hacıhüsrevli dört hırsız Kadıköy bölgesinde gerçekleştirdikleri hırsızlık olayları sonucunda Asayiş Şube Yankesicilik Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Kadıköy ilçesine hırsızlık amacıyla giden hırsızların ilk kurbanı yaşlı bir bayan. Nermin Tanrısevergil, Şengül Çakı, Yelda Seymener ve Tülay Kemendi isimli sabıkalı hırsızlar yanlarındaki küçük çocuğu yolda gördükleri bir yaşlı bayana yönlendirdi.
Karşısındaki kadını babaannesine benzetmiş gibi davranarak yaşlı kadını oyalan küçük çocuk diğer sabıkalı hırsızların işini kolaylaştırdı. Aynı gün biri mağazada elbise reyonunda giyinen bir bayan ve arabalarıyla kırmızı ışıkta bekleyen iki bayan olmak üzere toplam 4 bayan benzer yöntemlerle çantalarını içlerindeki altınlarla birlikte hırsızlara kaptırdı. Hırsızlar 4 bayandan 50 milyar değerindeki altın ve para çaldı.
Askeri Pamuk tarafından kullanılan ve Tülay Kemendi’nin kayınvalidesi adına kayıtlı 34 ZM 6941 plakalı otomobile binerek olay yerinden kaçmak isteyen hırsızların durumundan şüphelenen vatandaşlar olayı 155 polis imdat telefonuna bildirdi.
Aracın kayıtlı olduğu şahıs üzerinden yola çıkan polisler 4’ü bayan, biri erkek 5 hırsızı ve hırsızlık olaylarında kullandıkları küçük çocuklardan birini yakalayarak gözaltına aldı. Kadıköy Adliyesi’ne çıkartılan sanıklar tutuklanarak cezaevine konuldu.
|
|
Altan Cankut
/ İstanbul
17.02.2002
|
|
| |
Kaza yapan Yunuslar, arkadan gelen aracın altında kalarak hayatını kaybetti |
İstanbul Zeytinburnu Sahil Kennedy Caddesi’nden Florya istikametine Galatasaray Futbol Takımı’na eskortluk yapmak için görevlendirilen motorize Yunuslar, Yedikule mevkiinde kontrolü kaybederek kaza yaptı.
Kaza sonrası arkadan gelen 34 YK 2837 plakalı otomobilin altında kalan 2 polis memuru olay yerinde hayatını kaybetti. Kazanın ardından, polis memurlarının cenazesi Adli Tıp Morgu’na kaldırıldı. Olay yerine gelen Yunus ekipleri, ölen arkadaşları için uzun süre gözyaşı döktü.
İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir, olayı duymasının ardından cenazelerin kaldırıldığı Adli Tıp’a geldi. Özdemir, polis yetkililerinden olayla ilgili bilgi adlı ve meslektaşlarına başsağlığı diledi. Özdemir, çıkışta basın mensuplarına açıklamada bulundu. Tüm emniyet teşkilatına başsağlığı dileyen Özdemir, Yunuslar'ın görev şehidi olduklarını söyledi. Zeytinburnu’nda kaza yaparak şehit olan ve “Yunuslar” olarak bilinen motorize polis ekibinden Ümit Araman’ın eşinin beş buçuk aylık hamile olduğu öğrenildi. İzmirli olan İlker Karaman’ın nişanlısı Özge Sarı’nın da yine Motosikletli Polis Timleri Amirliği’nde görev yaptığı belirtildi. Aslen Çorumlu olan Ümit Araman ile İzmirli olan İlker Karaman için bugün İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün binasında bir tören düzenlecek. Araman ve Karaman’ın cenazeleri törenden sonra toprağa verilmek üzere memleketlerine gönderilecek.
|
|
Murat Akan, Said Edige, Erkan
/ İstanbul
17.02.2002
|
|
| |
Pazar hırsızları yakalandı |
İstanbul’da semt pazarlarını mesken edinen hırsızlara yönelik gerçekleştirilen operasyonda 7 kişi yakalandı.
Üsküdar Cuma Pazarı’nda uygulama yapan Asayiş Şube Yankesicilik Dolandırıcılık Büro Amirliği’ne bağlı ekipler, hırsızlık yaptığı ileri sürülen 7 bayanı gözlem altına aldı. Aynı suçtan pek çok kez emniyete geldikleri tespit edilen zanlıların, semt pazarlarının müdavimi oldukları ve gittikleri her semt pazarında çok sayıda hırsızlık olayına karıştıkları belirtildi. Basın mensuplarına tepki gösteren Emine Güldür, Hanife İriyiğit, Safiye Vaylu, Emine Aslan, Ayşe Güldür, Elif Durmazoğlu, Fatma Ekmiş isimli zanlılar, haklarındaki işlemlerin tamamlanmasından sonra Üsküdar Adliyesi’ne çıkarılacak.
|
|
/ İstanbul, cha
17.02.2002
|
|
| |
Köprü altında donarak öldü |
İşadamı Üzeyir Garih’in cinayet zanlısı Yener Yermez’in cinayet sonrasında günlerce saklandığını iddia ettiği Esentepe Köprü’sünü altında bir kişi donmuş halde ölü olarak bulundu.
Vatandaşların ihbarı üzerine Levent Esentepe Köprü altına gelen polis ekipleri, Nuri Yalçın’ın (22) kaskatı kesilmiş cansız bedeni ile karşılaştı. Olay yeri inceleme ekipleri elleri boğazına doğru kilitlenmiş halde bulunan Yalçın’ın ellerini boğazından ayırabilmek için uzun süre uğraştı. Cinayet masası dedektifleri de olay yerine gelerek ceset üzerinde inceleme yaptı. Yalçın’ın ceseti Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Yetkililer, Yalçın’ın donarak ölmüş olabileceğini belirterek, incelemenin sürdüğünü ifade etti.
|
|
Uğur Öztürk
/ İstanbul
17.02.2002
|
|
| |
Bakkal ve kasaptan sonra dolmuşta da veresiye dönemi |
Ekonomik krizden sonra temel ihtiyaçlarını ancak veresiye ala-bilen dar gelirli vatandaş, artık dolmuşa da veresiye biniyor. Dolmuşçu esnafı, vatandaşın dolmuş parasını veremeyecek duruma geldiğini ve artık veresiye defteri tutmaya başladıklarını söyledi.
Ekonomik krizle birlikte temel ihtiyaçlarını ancak veresiyeyle alabilen dar gelirli vatandaş, artık dolmuşa da borçla biniyor. Bursa’da, şehir içi ulaşımda hizmet veren dolmuşçu esnafı, vatandaşın dolmuş parasını veremeyecek duruma geldiğini ve artık veresiye defteri tutmaya başladıklarını söyledi. Son zamanlarda dolmuş yerine yürümeyi tercih eden dar gelirli vatandaşın imdadına veresiye defteri tutan dolmuşçular yetişti. Bakkal, manav ve kasaptan sonra artık dolmuşçular da veresiye hizmet veriyor.
Duaçınar–Yüksek İhtisas–Tekel dolmuş durağında çalışan 16 D 530 plakalı dolmuş şoförü 32 yaşındaki Selçuk Şahin, ekonomik krizin toplumun tüm kesimlerini etkilediğini, vatandaşların artık 450 – 500 bin lira olan dolmuş parasını bile veremeyecek duruma geldiğini kaydetti.
Dört yıldır dolmuş şoförlüğü yaptığını anlatan Şahin; “Bazı devlet memurları bile dolmuşa bindikten sonra, ‘Üzerimde param yok, sonra veririm.’ diyor. Biz de kırmıyoruz. Ya alabiliyoruz, ya da bir ay sonra ancak alabiliyoruz. Veresiye hizmet vermezsek ekmek paramızı kazanamayacak duruma geldik. Asgari ücret alan vatandaş ailesini zor geçindiriyor, bizler de bu şekilde yardımcı oluyoruz.” dedi. Şahin, borçlarını ödemeyen vatandaşlara da sinirlenmeden edemiyor. Selçuk Şahin, 60 milyon lira borcu olan müşterilerinin olduğunu da sözlerine ekledi.
Dolmuşa veresiye binen Alparslan Aktaş ise; bekar olmasına rağmen kriz ortamında geçinmekte zorlandığını belirtti. Aktaş; “İşyerimiz uzak olduğundan dolayı yürüyerek de gidemiyoruz; ne yapalım? Son çare olarak dolmuşçulara veresiye teklif ettik; onlar da kabul ettiler. Yaşamanın yollarını arıyoruz.” diye dert yandı.
|
|
Fatih Karakılıç
/ Bursa
17.02.2002
|
|
| |
Bayram için gezen çok, alışveriş yapan yok |
Ekonomik kriz sonrası harcamalarını minimum seviyeye indiren insanımız, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi de tedbirli.
Bursa’da bayram öncesi çarşı pazar insanlarla dolup taşarken, esnaf alışverişlerin yokluğundan şikayetçi.
Esnaflar, “Vatandaş, alışveriş yapmıyor. Sadece bakıyor. İşyerine giren çıkan insan sayısı fazla ama, alışveriş yapan sayısı az. Bayram öncesi hareketlilik, kuru kalabalıklardan ibaret” dedi.
|
|
İlhan Basmacı
/ Bursa
17.02.2002
|
|
| |
Opr. Dr. Yılmaz: Rüşvet almadım |
Hastasından rüşvet almakla suçlanan Opr. Dr. Yılmaz, komploya kurban gittiğini belirterek, boğazına sert bir cisim kaçan Derya'nın ailesinden ameliyat için rüşvet talebinde bulunmadığını söyledi.
Hastasından rüşvet almakla suçlanan Sakarya Toyotasa Hastanesi doktorlarından Opr. Dr. M. Muzaffer Yılmaz, komploya kurban gittiğini belirterek, boğazına sert bir cisim kaçan Derya Yılmazer’in (7) ailesinden ameliyat için rüşvet talebinde bulunmadığını söyledi.
Yılmaz, yaptığı açıklamada, Yılmazer’e ilk muayeneyi yapan hekimin, konunun uzmanlık alanına girmesi sebebiyle hastayı kendisine sevk ettiğini belirterek hastanın boğazına kaçan yabancı cismi hastanede bulunan cihazlarla ameliyatı mümkün olmadığı için hastayı İstanbul ya da İzmit’teki hastanelere sevk etmeyi hasta yakınlarına önerdiğini söyledi. Yılmaz, ayrıca bu ameliyatın Adapazarı’nda özel hastanede yapılabildiğini belirttiğini, hasta yakınlarının da sevk yerine özel hastanede bu ameliyatı yaptırabileceklerini söylediklerini ifade etti.
Yılmaz, özel hastanede yapılacak olan ameliyatın bir bedelinin olduğunu hasta yakınlarına izah ettiğini, hasta yakınlarının da bunu kabul ettiğini kaydetti. Dr. Yılmaz, daha sonra hasta yanında görmediği birisinin eline 500 milyon verdiğini ve birşey söylemesine meydan vermeden ayrıldığını belirti. Yılmaz, aynı kişinin daha sonra jandarma ile birlikte gelerek rüşvet verdiğini söylediğini kaydetti. Özel hastanede hastadan istenecek olan paranın kendisine bir komplo kurularak ve hastane içine çağrılarak verildiğini kaydeden Yılmaz, “Adı geçen şahsı ameliyat etmedim. Hasta daha sonra Kocaeli Tıp Fakültesi’ne sevk edilmiştir.” dedi.
|
|
/ Adapazarı, cha
17.02.2002
|
|
| |
Devlet Bakanı Derviş Bursa’ya geliyor |
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO)’nın konuğu olarak 18 Şubat Pazartesi günü Bursa’ya gelecek olan Devlet Bakanı Kemal Derviş, Cargill AŞ, TOFAŞ Otomobil Fabrikası ve Sönmez Tekstil tesislerinde incelemelerde bulunacak.
Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş BTSO’nun konuğu olarak pazartesi günü Bursa’ya gelecek.
Bakan Derviş, Bursa’da çeşitli sanayi tesislerinde incelemelerde bulunduktan sonra işadamları ve sanayiciler ile toplantı yapacak. Bakan Derviş’in Bursa programı ile ilgili açıklama yapan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Celal Sönmez, “Derviş’i Bursa’mızda ve odamızda ağırlamaktan büyük memnuniyet duyacağız.” dedi.
Başkan sönmez, Bursalı işadamları ve sanayicilerin sıkıntılarını Bakan Derviş’e direkt olarak aktarma, kentin ekonomik ve ekonomiye etki eden sorunlarını yerinde gösterebilme anlamında Bakan Derviş’in bu gezisine çok önem verdiklerini ifade etti.
|
|
Fatih Karakılıç
/ Bursa
17.02.2002
|
|
| |
Re’sen emekli edilen işçiler memnun değil |
Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK)'dan re’sen emekli edilerek, ilişikleri kesilen 170 işçi, haklarını arıyor. 4 bin işçi açığı olan TTK’nın, diğer taraftan işçi çıkarma yoluna gitmesi, diğer maden işçilerini de tedirgin etti.
En son emekli edilen ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Amele Birliği Biriktirme ve Yardımlaşma Sandığı Başkanlığı’nda Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapan madenci Ramazan Karakök, uygulamanın keyfi olduğunu söyledi.
Kendisinin de emekli edildiğine değinen Karakök, hukuki olarak tüm yollara başvuracağını söyledi. Şimdilik sadece İş Mahkemesi’ne müracaatta bulunduğunu ifade eden Karakök, mağdur olan arkadaşlarıyla seslerini duyurmak için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. 6 Şubat tarihinde TTK’dan sorumlu Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’e faks çekerek kendilerine yardımcı olunmasını isteyen Karakök, hiçbir cevap alamadıklarını açıkladı. Ayrıca Karakök, GMİS'nin emekli edilen işçilere karşı sesinin soluğunun çıkmadığını iddia etti. Karakök, “Üç hafta önce, ‘Re’sen emekliliğe karşıyız.’, diyenlerin sesleri solukları niye çıkmıyor?” şeklinde konuşarak GMİS’yi suçladı.
|
|
Abdullah Karabacak
/ Zonguldak
17.02.2002
|
|
| |
Trafik polislerine ilkyardım sertifikası verildi |
Yalova Emniyet Müdürlüğü’nün, İl Sağlık Müdürlüğü katkılarıyla açmış olduğu ilkyardım kursuna katılan polis memurlarına sertifikaları Vali Nihat Özgöl tarafından verildi.
İl Emniyet Müdürlüğü’nün kısa zamanda planlayıp hızla uygulamaya koyarak açmış olduğu ilkyardım kursunu polis memurları başarıyla tamamladılar. Polis memurlarına sertifikalarını verirken bir konuşma yapan Vali Nihat Özgöl, kaza yerine ilk ulaşan polis memurları olduğundan ilkyardım eğitiminin insan sağlığı açısından önemini vurgulayarak, “Güçler birleşince ortaya böyle güzel çalışmalar ortaya çıkıyor. Bu tür çalışmalar ilimiz genelinde devam edecektir.” dedi.
|
|
Şener Demirci
/ Yalova
17.02.2002
|
|
| |
Körfez’den depremzedelere yardım gönderildi |
Körfez Kaymakamlığı ile Körfez Belediyesi, Afyon’da meydana gelen deprem sonrası mağdur insanlara dağıtılmak üzere, 3 kamyon yardım malzemesi gönderdi.
Afyon’da 2 hafta önce meydana gelen depremi en iyi kendilerinin anlayacağını belirten Körfez Kaymakamı Erdoğan Ülker, “Depremzedeyi ancak, depremzede olan en iyi anlar. Elimizden geldiği kadarıyla bu insanlara yardımcı olmamız gerekir. Bizler de imkanlarımız ölçüsünde, Afyon’daki depremzedelere dağıtılmak üzere yardım malzemesi gönderiyoruz.” dedi.
Çadır, battaniye, kuru gıda, giyecek, tıbbi malzeme, tüp, soba ve mutfak eşyalarından oluşan yardım kamyonları, kaymakamlık ve belediye tarafından oluşturulan bir ekiple Afyon’a gönderildi.
|
|
Mustafa Eranıl
/ Körfez
17.02.2002
|
|
| |
Alaplı’da taşıma ücreti zamlandı |
Alaplı’da toplu taşımacılık ücretlerine yüzde 25 oranında zam yapıldı.
Alaplı Belediyesi şubat ayı olağan meclis toplantısında personel maliyetlerini ve akaryakıt fiyatlarını gerekçe göstererek toplu taşımacılık ücretlerine yüzde 25 oranında zam yaptı. Yapılan yeni zamlara göre 600 bin lira olan Alaplı – Ereğli güzergahı 750 bin liraya, öğrenci ücretleri ise 400 bin liradan 500 bin liraya çıkartıldı.
|
|
/ Alaplı, cha
17.02.2002
|
|
| |
Prof. Dr. Beşer: Satanizm gençliği tehdit ediyor |
SÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Beşer, satanizm belasının gençleri ciddi bir şekilde tehdit ettiğini söyledi. Prof. Dr. Beşer, satanizmin bir ‘kimliksizlik’ sorunu olduğunu belirterek, insanın bedeni gibi ruhunun da gıyada ihtiyacı olduğunu kaydetti.
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Beşer, “satanizm belasının” gençleri ciddi bir şekilde tehdit ettiğini söyledi. Beşer, satanizmin bir ‘kimliksizlik’ sorunu olduğunu belirterek, insan bedeninin gıdaya ihtiyacı olduğu gibi ruhun da gıdaya ihtiyacı olduğunu kaydetti.
Ekmek bulamayanların ağaç kabuğuna, su bulamayanların çamaşır suyuna sarıldığı gibi, ruhunu da sağlam inançlarla doyuramayanların şeytana, cine ve hurafeye sarıldığını ifade eden Beşer, “Böyle olan insan vahşileşir, yıkmaktan, kırmaktan, öldürmekten zevk alır. Akıllarını kullanamayanlar, dini bilgileri olmayanlar şeytanın ve şeytanlaşmış insanların maskarası olmaktan kurtulamazlar.” dedi.
Faruk Beşer, insanların dinsiz ve inançsız yaşayamayacaklarını dile getirerek devlet yetkililerinin de bunu bilmesi gerektiğini vurguladı. Devletin kendi ve halkının geleceğini düşünmek zorunda olduğunu kaydeden Beşer şöyle konuştu: “Sorumlular bilmelidirler ki ya gençlerin dinlerini resmi eğitim kurumlarında öğrenmelerini sağlayacaklar ya da herkes kendi kafasına göre bir din oluşturup insanlık için şeytanla beraber yeni bir şeytan olacak ve bu hastalık bir gün sorumluların da çocuklarına bulaşacaktır.”
Sorumluların akıllı davranarak ve irtica sendromunun etkisinden sıyrılarak dini eğitime önem verilmesi gerektiğini kaydeden Beşer, irtica ile dinin ayırt edilmesini istedi. “Batı’nın yıllardır yaptığı hataları bizim de tekrar etmemizin ‘aptallık’ olacağını” kaydeden Beşer, “Şimdi Batılılar hatalarından dönüyorlar ve gençliğe din duygusunu aşılıyorlar.” şeklinde konuştu.
Prof. Beşer, anne ve babaları uyararak şöyle devam etti: “Anne ve babalar da bu konuda gençlerin bu hale düşmesinde en öncelikli sorumlular arasındadır. Onlar çocuklarının maddi geleceklerini düşündükleri gibi manevi ihtiyaçlarını da gidermek zorundadırlar. Oturup onlarla dertleşmeli ve sağlam dini bilgiler vermelidirler.”
|
|
Duran Savaş
/ Adapazarı
17.02.2002
|
|
| |
Sapanca Gölü mutlaka korunmalı |
Adapazarı Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Erol Öztürk, 25 yıldır hızlı bir kirlenme ile karşı karşıya kalan Sapanca Gölü’nün mutlaka korunması gerektiğini söyledi.
Erol Öztürk, yaptığı açıklamada, dünyanın suyu içilebilir 4 gölünden biri olan Sapanca’nın kirletilmesinin bir türlü önüne geçilemediğini söyledi. Sapanca Gölü’nün ve havzasının korunması için iller ve kurumlar arası koordinasyonu sağlayacak ve yetkileri belirlenmiş bir otoritenin oluşturulmasının zaruri olduğunu ifade eden Erol Öztürk, şunları söyledi:
“Odamızın gölün kirlilikten kurtarılması için bir önerisi var. Bu öneri ‘Sapanca Gölü Çevre ve Doğal Güzellikleri Koruma, Altyapı Tesisleri Yapma ve İşletme Birliği’nin’ kurulması önerisidir. Kısaca 'Su Birliği' adını verdiğimiz bu birlik hayata geçirilirse gölün sahibi ve bu sahibin yetkileri de belirlenmiş olacak.
Böylece gölü kirlilikten kurtarılma çalışmaları da ivme kazanacak.” Öztürk, kısa vadede Sapanca’nın kirliliğinin önlenmesi için acilen kolektör inşaatının gölün tüm çevresini saracak şekilde tamamlanması gerektiğini belirterek “Eğer 25 yıldır kirlenen Sapanca’ya sahip çıkılmaz ise bir gün göl kullanılamaz hale gelecek. Bu gün bile suyu arıtılarak içilen göl, bu hızda kirletildiği takdirde arıtmakta işe yaramayacaktır.”
|
|
/ Adapazarı, cha
17.02.2002
|
|
| |
Ölüm çukurunun etrafını belediye kapattı |
Bugüne kadar birçok ölümlü kazaların yaşandığı ve vatandaşlar tarafından “Ölüm Çukuru” olarak adlandırılan Ağdere Caddesi’nin mezar kavşağındaki uçurumun kenarına Körfez Belediyesi tarafından bariyer yaptırıldı.
Körfez Belediyesi, bariyer yapılmadığı için kazaların meydana geldiğini iddia eden vatandaşların tepkilerine kulak vererek, 60 metrelik bir alana çift yönlü bariyer yaptırdı. Bu tip gözden kaçan yerleri vatandaşların kendilerine bildirmesi halinde gerekli tedbiri alacaklarını belirten Körfez Belediye Başkanı Erhan Yenilmez, “Bir ay önce burada meydana gelen ve 4 kişinin ölümü ile sonuçlanan kazadan dolayı çok üzüldük. Bu köprü yapılırken, buraya bariyer yapılmalıydı. DSİ bu köprüyü yaptığına göre bariyeri de yapmalıydı. Burada bariyer olmadığı için belediyemiz suçlanmıştır. Burası bizim için bir ders oldu. ” dedi.
|
|
Mustafa Eranıl
/ Körfez
17.02.2002
|
|
| |
Terziler, tamirle ayakta kalıyor |
Ekonomik kriz sebebiyle yeni elbise alamayan dar gelirli vatandaşlar eski elbiselerini tamir ettirerek giymeye başladı.
Kocaeli’nin Derince ilçesinde 18 yıldır terzilik yapan Ahmet Kılıç, ekonomik krizin her iş kolunda olduğu gibi terzileri de etkilediğini belirterek, eskiden siparişle iş yaptıklarını, şimdi ise günlerce boş kaldıklarını söyledi. Kılıç, elbiseleri tamir ederek ayakta kaldıklarını kaydetti.
|
|
Mustafa Eranıl
/ Körfez
17.02.2002
|
|
| |
Yeni Milli Eğitim Müdürü Arslan |
Alaplı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, Zonguldak Merkez Milli Eğitim Şube Müdürü Muzaffer Arslan atandı.
Arslan, Alaplı’ya hizmet vermek için geldiğini belirterek, hizmetlerin kaldığı yerden devam edeceğini, eğitim ve öğretim için bütün imkanları zorlayacaklarını söyledi.
|
|
Muhammed Çakan
/ Alaplı
17.02.2002
|
|
|