Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 
 

Kozakçıoğlu: Milletin hakemliğine başvurulsun

Kötü yönetim sebebiyle Türkiye’nin ekonomik kriz yaşadığını söyleyen DYP Genel Başkan Yardımcısı Hayri Kozakçıoğlu, erken seçim çağrısını yineledi.

DYP Genel Başkan Yardımcısı Hayri Kozakçıoğlu, en kısa zamanda milletin hakemliğine başvurulması gerektiğini savunarak, egemenliğin gerçek sahibi olan milletin meseleye el koymasını istedi. İstanbul Üsküdar’daki bir kıraathanede vatandaşlarla sohbet eden Hayri Kozakçıoğlu, hükümetin her geçen gün vatandaşlara işkence ettiğini savundu.

Son 1 yıl içinde sıvı yağın yüzde 172, toz şekerin yüzde 167, margarinin yüzde 150, tüpgazın yüzde 150, doğalgazın yüzde 137, ekmeğin yüzde 107, sütün yüzde 120, benzinin yüzde 110, elektriğin yüzde 107, yumurtanın yüzde 100 pahalandığını anlatan Kozakçıoğlu, hükümetin yaptığı tek şeyin, ‘bu ülkenin toprağında gözü olanlardan’ borç istemek olduğunu ileri sürdü.

Türkiye’nin sahibinin millet olduğuna dikkat çeken Kozakçıoğlu, şöyle devam etti: “Artık millet en kısa zamanda hakem görevini görmeli. Egemenliğin gerçek sahibi millet olaya el koymalıdır. Bu ülkede sizin yararınıza çalışan varsa onu iktidara getirin. Moraliniz bozulmasın. En kısa zamanda sizin emrinizde olan, sizin sorunlarınıza sahip çıkacak, sizle çalışacak, milletten kaçmayan, korkmayan, 3 kuruş 5 kuruş dolar peşine bu ülkenin menfaatini başkalarına satmayan, bayrağı gökte, ezanı minarede daha fazla canlandıracak yeni bir hükümet gelecektir.”

/ İstanbul, aa

17.02.2002


 

Vakıf binası ANAP ve MHP’yi birleştirdi

MHP’li İsmail Köse’nin başkanlığını yaptığı Erzurumlular Kültür ve Yardımlaşma Vakfı ile ANAP’lı Bülent Akarcalı’nın yönetimindeki Türk Demokrasi Vakfı, Hazine’den aldıkları arazi üzerine ortaklaşa iki bina kuracak.

Ankara’da bugün yapılacak temel atma törenine MHP lideri Devlet Bahçeli ile ANAP lideri Mesut Yılmaz birlikte katılacak. Bahçeli, Erzurumluların, Yılmaz ise Demokrasi Vakfı’nın misafiri olacak.

Hazine’ye ait Çankaya’daki 700 metrekarelik bir arsa, hizmet binalarının yapılması amacıyla Milli Emlak Genel Müdrülüğü tarafından iki vakfa tahsis edildi. Vakıflar uzlaşarak, arazi üzerinde ortak proje yürütmeyi kararlaştırdı. Buna göre, masraflar birlikte karşılanacak ve aynı mimari üslupla birbirine bitişik iki blok çıkılacak.

Bu ortaklık, Erzurumlular Vakfı’nın Kurucu Genel Başkanı MHP Grup Başkan Vekili İsmail Köse ile Demokrasi Vakfı’nın Başkanı ANAP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Akarcalı’nın girişimleri sonucunda ortaya çıktı. İki vakfın aynı çatı altında, ayrı bloklarda hizmet vereceğini belirten MHP’li İsmail Köse, “Sağ blok bizim, sol blok onların olacak.” esprisini yaptı.

Zekai Özçınar / Ankara

17.02.2002


 

‘Türkiye’de AB karşıtları daha güçlü’

Fransa’da yayımlanan Liberation gazetesi, AB Türkiye Temsilcisi Karen Fogg’un e–mail mesajlarının yayımlanmasının, ‘Türkiye’de AB karşıtlarının daha güçlü olduğunu gösterdiğini’ savundu.

Liberation, Ankara ile Brüksel arasında yaşanan e–mail krizini dün yayınladığı bir makale ili değerlendirdi. Makalede, AB’nin Türkiye’deki demokratik reformları yavaş bulmasından hemen sonra bu tür bir skandalın ortaya çıktığına dikkat çekildi. Fogg’un, e–mail mesajlarının açıklanmasından önce Başbakan Bülent Ecevit’i ziyaret ederek, Brüksel’in endişelerini duyurduğu kaydedilen yorumda, ‘e–mail mesajlarının ortaya çıkartılmasının, üst düzeyde planlanmış bir taktik olabileceği’ iddia edildi.

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, hafta başında Avrupa Birliği Türkiye Temsilcisi Karen Fogg’un elektronik posta yazışmalarını kamuoyuna açıklamıştı. Doğu Perinçek, söz konusu e mailleri hangi yolla elde ettiklerini ise belirtmemişti.

/ Paris, aa

17.02.2002


 

Sezgin: Demirel’le Çiller’in yakınlaşması görüntüden ibaret

DTP Genel Başkanı İsmet Sezgin, Demirel’in politikaya geri dönmesi halinde tercihini DTP’den yana kullanacağını söyledi. Sezgin, son günlerde DYP lideri Çiller ile Demirel arasında yaşanan yakınlaşmayı ise ‘görüntüden ibaret’ olarak nitelendirdi.

Demokrat Türkiye Partisi (DTP) Genel Başkanı İsmet Sezgin, DYP lideri Tansu Çiller ile 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel arasındaki yakınlaşmayı ‘görüntüden ibaret’ olarak değerlendirdi. Sezgin, Demirel’in politikaya geri dönmesi halinde tercihini DTP’den yana kullanacağını söyledi.

Partisinin 20 Nisan’daki olağan kongresi öncesinde ZAMAN’a açıklamalarda bulunan Sezgin, Demokrat Parti (DP) ve Adalet Partisi’nin (AP) gerçek mirasçısının DTP olduğunu savundu. Sezgin, Süleyman Demirel’in, kendisini ziyaret eden DTP il başkanlarına, “DYP, Çiller’in seçildiği 1993 kongresinde intihar etti. Siyaset yapacak olsam DTP’de yaparım.” dediğini kaydetti.

Demirel’in 1993 yılında cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından yapılan DYP kongresine değinen Sezgin, Hüsamettin Cindoruk’un, “Keşke Demirel’i dinlemeyip aday olsaydım.” sözlerine destek verdi. ‘Keşke Cindoruk aday olsaydı.’ değerlendirmesinde bulunan Sezgin, “Cindoruk aday olmadığı gibi, gitti Tansu Çiller’i destekledi. Demirel’in karşısında olan herkes o kongrede Çiller’i destekledi. Sonra da Çiller hükümetlerinde görev aldılar.” dedi.

DTP’yi kuranların geçmişte DYP’de siyaset yaptıklarını hatırlatan İsmet Sezgin, partiden ayrılma sebepleri ortadan kalkarsa DYP ile birleşebileceklerini söyledi. Sezgin, bunun için de Çiller hakkındaki ‘yolsuzluk’ iddialarının açıklığa kavuşturulması ve partinin aile şirketi görüntüsünden kurtarılması gerektiğinin altını çizdi. Yeniden partiye dönmek için DYP ile herhangi bir temasları olmadığına dikkat çeken Sezgin, Tansu Çiller’in kendileriyle görüşmesi için görevlendirdiği ifade edilen Adnan Menderes’le de bir araya gelmediklerini vurguladı.

İsmet Sezgin, DTP’nin 18 Nisan 1999’da yapılan seçimlerdeki başarısızlıklarını ise ‘becereksizliğe’ bağladı. Binde 6 oy aldıklarını hatırlatan Sezgin, şöyle konuştu: “Bu davamızda haklı olmadığımızdan değil, beceriksiz olmamızdan kaynaklandı. Seçim erken yapıldı, geç kaldık. Birtakım yanlış kararlar aldık. Seçim anında bir kadro değiştirmeyi düşündük. Yanlış grup kurduk sonra gruptan ayrılmalar oldu. Buna bir de konjonktür eklendi. Başarısız olduk”

20 Nisan’da yapılacak kongrede yeniden aday olaacğını açıklayan İsmet Sezgin, bazı bağımsız milletvekilleriyle transfer konusunda temaslar kurduklarını sözlerine ekledi.

Ahmet Bıyık / Ankara

17.02.2002


 

Ortaklar anlaşamadı, âfet kararnamesi krize dönüştü

ANAP’la MHP arasındaki anlaşmazlık yüzünden hükümet Afet Kararnamesi’ni çıkaramıyor. Geçen yıl mayıs ayında sel felaketine maruz kalan Hatay, yaralarını sarmak için kararnamenin yayınlanmasını bekliyor.

Uyum yasaları konusunda gerginlik yaşayan ANAP ile MHP, âfet kararnamesi sebebiyle yeniden karşı karşıya geldi. Hiçbir doğal âfete maruz kalmayan MHP’li belediyelerin yardım kapsamına alındığını savunan ANAP’lı bakanlar, kararnameyi imzalamıyor. Hatay, İçel ve Afyon, yaralarını sarmak için hükümet ortakları arasındaki anlaşmazlığın giderilemesini bekliyor.

Geçen yıl mayıs ayında Hatay’da, şubatta İçel’de, iki hafta önce de Afyon’da yaşanan sel ve deprem felâketlerinden sonra hazırlanan iki âfet kararnamesi de çıkarılamadı. Krizin ortak noktasını “MHP’li belediyeler lehine ayrımcılık yapıldığı” iddiası oluşturuyor. ANAP, Bayındırlık Bakanlığı tarafından hazırlanan listeye hiçbir âfet uğramayan MHP’li belediyelerin de eklendiğini ileri sürüyor. Hükümet ortağını ‘ayrımcılık’ yapmakla suçlayan ANAP’lı bakanlar, kararnameye onay vermiyor.

Alınan bilgilere göre, doğal âfetlerden dolayı belediyelere yapılacak yardımların hesaplandığı âfet kararnamesini inceleyen Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye, “Bu haliyle kararnameyi imzalamayız.” dedi. Yılmaz, Âfet İşleri Genel Müdürü’nün Bakanlar Kurulu’na çağrılarak bilgi vermesini istedi. Hükümet ortakları uzlaşamazlarsa kararname krizi ilk liderler zirvesinde ele alınacak.

ANAP, Afyon depremi sonrası hazırlanan kararnamede belediye başkanları MHP’li olan Erzurum, Aksaray, Iğdır, Uşak, Amasya, Isparta ve Kırşehir’in hiçbir doğal âfet yaşamadığı halde kararname kapsamına alınmasına karşı çıkıyor. ANAP, bu iller içinde bile belediyelerin siyasi görüşüne göre ayrımcılık yapıldığını iddia ediyor.

ANAP Hatay Milletvekili Levent Mıstıkoğlu, âfet kararnamesi konusunda ANAP’ın boy hedefi haline gelen Bayındırlık ve İskan Bakanı Abdülkadir Akcan’la geçen hafta Meclis’te tartıştı. Mıstıkoğlu, “Bu hükümetin hazırladığı âfet kararnamesi Cumhuriyet tarihinin gelmiş geçmiş en siyasi kararnamesidir. Böyle haksızlık olmaz.” sözleriyle Bakan Akcan’a sitem etti.

Ömer Şahin / Ankara

17.02.2002


 

Yardım miktarı katsayıya göre belirleniyor

Âfet kararnameleri, sel, deprem gibi doğal âfetlerde zarar gören belediyelere İller Bankası’ndan yardım aktarılması amacıyla hazırlanıyor.

Verilecek yardımın miktarı bakanlıkça saptanan katsayılara göre belirleniyor. Belediyelerin İller Bankası’ndan her ay aldıkları para, kararnameyle belirlenen katsayı ile çarpılarak yardım miktarı tespit ediliyor. ANAP, Bayındırlık Bakanlığı’nın MHP’li belediyelerin katsayılarını yüksek tuttuğunu ve doğal âfete uğramadığı halde bazı belediyelerin kapsama dahil edildiğini savunuyor.

Yaklaşık 650 yerleşim merkezini kapsayacak şekilde hazırlanan âfet kararnamesinde yer alan bazı il ve ilçelerin belirlenen katsayıları şöyle: Afyon (2,50), Afyon–Bolvadin (2,55), Afyon–Çay (3,00), Aksaray (1,85), Amasya (1,95), Antalya– Akseki (1,68), Düzce (1,85), Erzincan (1,97), Erzurum (1,75), Bartın (1,68), Hatay (3,0), Iğdır (2,10), Isparta (1,90), İstanbul–Avcılar (1,25), Kocaeli–Değirmendere (1,65), Kocaeli–Gölcük ( 1,75), İzmit (1,50), Osmaniye (3,0), Rize–Çayeli (1,77), Uşak (1,81), Yalova (1,58), Yozgat –Şefaatli (1,80), Zonguldak (1,35)

17.02.2002


 

Erdoğan, nüfus planlaması isteyenleri ‘hainlik’le suçladı

İçki yasağıyla ilgili açıklaması tartışma doğuran Erdoğan, vatandaşlara, ‘Allah ne verdiyse’ çoğalmaları tavsiyesinde bulundu.

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, nüfus planlaması konusundaki çabaları ‘vatan hainliği’ olarak değerlendirdi. ‘Çoğalmayın’ tavsiyesinde bulunanların, ‘milleti azaltıp tarihten silme projesi’ni uyguladıklarını savunan Erdoğan, “Bu milletin çoğalması lazım. Biz böyle düşünüyoruz. Sakın ha, Allah ne verdiyse...” dedi.

Partisinin Sultanbeyli ilçe teşkilatının açılışında konuşan Erdoğan, Türkiye’de ekonomik ve sosyal bir kriz yaşandığını, dolaştıkları bütün şehirlerde insanların ‘açız’ diye bağırdıklarını anlattı. Erdoğan, bunları duyması gereken Ankara’nın ‘bol bol hortum ithal ettiğini’ ileri sürdü. Türkiye’de 15 milyon insanın ayda 55 milyon lirayla geçindiğini vurgulayan Erdoğan, yoksulluğun önüne geçmek için yolsuzlukların önlenmesi gerektiğini dile getirdi. Türkiye’de 50–100 milyar dolar arasındaki paranın yastık altında bulunduğuna işaret eden Erdoğan, halkın hükümete güvenmediği için paralarını burada tutmaya devam ettiklerini belirtti.

Vatandaşların pazar artıklarından topladıkları yiyeceklerle karınlarını doyurmaya çalıştıklarını söyleyen Erdoğan, yolsuzluklar, suiistimaller ve peşkeş çekmeler sebebiyle halkın bu duruma düştüğünü iddia etti. Akşam saatlerinde ise partisinin Zeytinburnu İlçe Başkanlığı’nın açılışında halka hitap eden Erdoğan, hükümetin, borçlanırken bile nasıl borçlanılacağını bilmediğini ileri sürdü. "İftira edenler bu kadar ellerinde delil vardı da 8 yıllık dönemde niçin Erdoğan’ı şiir okuduğu için içeri attılar da bir yolsuzluktan içeri atmadılar? diye soran Erdoğan, siyasi istikballeri tehlikeli olanların uyduruk raporlarla üzerinde çalışma içinde olduklarını söyledi. İstanbul, aa

17.02.2002


 

SP: İdamın kaldırılmasını tartışmaya açığız

Saadet Partisi (SP) Grup Başkan Vekili Veysel Candan, idam konusu da dahil önlerine konulacak değişiklikleri müzakereye açık olduklarını bildirdi.

Parti genel merkezinde bir basın toplantısı düzenleyen Veysel Candan, idam cezasının kaldırılmasına ilişkin partisinin tavrının sorulması üzerine, bunun yerine getirilecek düzenlemenin önemli olduğunu söyledi.

Ağırlaştırılmış müebbet hapisin şartlarına bakmak gerektiğini kaydeden Candan, “Evvela o konu ile ilgili bir metin gelecek, onun içerisinde idam da, 312 de vardır. Değişiklik ne ise onu göreceğiz. Ondan sonra tavrımızı açıklayacağız. Değişiklikleri müzakere etmeye açığız, idam konusu da dahil.” dedi.

Ülkenin en önemli sorununun ekonomik krizin artarak devam etmesi olduğunu savunan Candan, bu bunalımların kötü yönetimden kaynaklandığını ifade etti. IMF’nin Türkiye için hazırladığı yol haritasının yanlış olduğunu iddia eden Candan, iç ve dış borcun 282 katrilyon liraya ulaştığına dikkat çekti. TBMM’ye bir yıl içinde 5 kez vergi yasa tasarısı sunulduğunu vurgulayan Candan, mahalli idareler yasası ile birlikte 5–6 katrilyon liralık yeni vergiler getirileceğini dile getirdi. Candan, yolsuzluklar ve rüşvetin önlenmesi amacıyla, yasama, yürütme ve yargı erkinin yanına bağımsız bir denetim gücünün getirilmesinin doğru olacağını da sözlerine ekledi.

/ Ankara, aa

17.02.2002


 

Yılmaz: Uyumlu bile olsa koalisyonla sorun çözülmüyor

ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, uyumlu bile çalışsa koalisyon hükümetlerinin Türkiye’nin sorunlarını çözmede yetersiz kaldığını söyledi. Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu ‘batıklığa’ benzeten Yılmaz, “Artık görülüyor ki Türkiye’nin sorunları koalisyonlarla çözülemeyecek kadar girift hale gelmiştir.

Çare ANAP’ın tek başına iktidarıdır.” dedi.

ANAP Gençlik Kolları 1. Olağan Kongresi’nde konuşan Mesut Yılmaz, ‘saldırılar sebebiyle ANAP oy kaybettikçe statükonun yeniden ülkenin kaderine hakim olduğunu’ savundu. Yılmaz, Türkiye’nin AB’ye girmesinin ekonomik ve demokratik gelişimde çok önemli bir dönüm noktası olacağını belirtti. Gençleri ‘militan partili’ olarak değerlendirmediklerini ifade eden Yılmaz, gençlere bilgisayar kullanmayı ve yabancı dil öğrenmeyi tavsiye etti. Yılmaz, şöyle konuştu: “ANAP’ın geleceğini tehdit eden en büyük tehlike, siyasi rakiplerimiz tarafından yöneltilen haksız ve mesnetsiz saldırılar veya bizi içeriden hançerleyen arkadaşlarımız değildir. ANAP’ın geleceğini tehlikeye düşürecek en önemli unsur, gençleri kaybetmemizdir.”

Türkiye’deki eğitim seviyesinin düşüklüğüne de değinen Yılmaz, Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) eğitim kalitesini yükseltmek yerine, kılık kıyafet, saç, sakal gibi şekli şeylerle uğraştığını vurguladı.

ANAP’ın Ankara Büyük Anadolu Oteli’nde yapılan Gençlik Kolları Kongresi’ne Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz’ın yanı sıra çok sayıda bakan ve milletvekili katıldı. Kongrede, adaylardan Tolga Oktay, Baki Mert lehine çekildi. ANAP kongresi, yasal olarak yapılan ilk gençlik kongresi olma özelliği de taşıyor.

/ Ankara, Zaman

17.02.2002


 

Mustafa Taşar ilk kez kongre kaybetti

ANAP Gençlik Kolları 1. Olağan Büyük Kongresi’nde yapılan seçimde, geçerli 900 oyun 453’ünü alan Baki Mert, genel başkanlığa seçildi. Diğer aday Emre Dökmeci ise 447 oyda kaldı. 31 yaşında olan Baki Mert, ANAP Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuştu.

Bu sonuç üzerine, ANAP'ta kongre uzmanlığıyla bilinen Turizm Bakanı Mustafa Taşar, ilk kez bir kongre kaybetti. Taşar, bütün delegelerle görüşerek Dökmeci için oy istemişti.

ANAP’lı gençlerin kongresi, partinin önde gelen isimleri olan bakan ve genel başkan yardımcıları arasında bir güç mücadelesine sahne oldu. Kongrede gençlerden çok partinin etkin isimleri ter döktü. ANAP lideri Mesut Yılmaz’ın “Ben tarafsızım. Siz de taraf olmayın. Taraf olan kaybedenle kaybeder.” uyarısına rağmen partinin kurmayları yarıştan kendilerini alamadı.

Adaylardan Emre Dökmeci’yi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Pehlivanoğlu, Turizm Bakanı Mustafa Taşar ve İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen’in başını çektiği bir grup destekliyordu. Diğer aday Baki Mert’e ise, genel başkan yardımcıları; Erkan Mumcu, Sühan Özkan, Ediz Hun ve Bülent Akarcalı’nın da içinde bulunduğu bir grup destek veriyordu.

/ Ankara, Zaman

17.02.2002

Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Zaman'da Bugün
17 Şubat 2002


Zaman Spor

Politika

Bütün haberler


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.