Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

ALİ H. ASLAN



Gö-rün-mü-yor

‘Avrupa Birliği ile İslam Konferansı Örgütü arasında İstanbul’da yapılan ‘Medeniyet ve Uyum’ zirvesi Washington’dan nasıl görünüyor?’ diye soranlara tek kelimeyle cevap veriyorum:

Gö–rün–mü–yor.

Bakınız ABD Dışişleri Sözcü Vekili Philip Reeker, bir Türk gazeteci zirveyle ilgili yorumunu isteyince ne diyor: ‘Bunun, hakkında yorum yapabileceğim bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bizim, bunun bir parçası olmadığımız ortada.

O teşkilatların bir parçası değiliz. Bu konuda hiçbir haber de görmedim.’ (14 Şubat 2002, Foreign Press Center, Washington)

Sayın sözcü, zirvenin çoktan bitmiş olduğunun dahi farkında olmasa gerek ki, beyanatının devamında Türkiye’deki Amerikalı diplomatların toplantıları ‘izleyeceğini’ kaydediyor. Nezaketen, bu tür toplantılardan memnuniyetlerini de ifade ediyor. İlgili hiçbir haber görmediğini söylerken ise yerden göğe kadar haklı. Çünkü başta İstanbul’da muhabir bulunduran New York Times ve Washington Post olmak üzere Amerikan basını hadiseyi neredeyse tamamen es geçti.

‘Ama nasıl olur? İslam medeniyetine değil, teröre karşı savaştığını söyleyen Amerika; Batı ile İslam dünyası arasında tarihte ilk kez diyalog ve uyum adına yapılan ve başarıya ulaşan bu tür bir etkinliği nasıl böylesine görmezden gelir?’ diye serzenişte bulunanları duyar gibiyim.

Açıkçası, Amerikan dış siyasetini belirleyenlerin sümenaltı gündeminde şu sıralar medeniyetler uyumu gibi ‘fanteziler’ pek yok. ‘Savaşan şahinler’ ipleri tamamen ele geçirmiş durumda. Afganistan seferinden alınan cesaretle, yönetimde kafalar tek bir şeye endekslenmiş: ‘Şer ekseni’ni bertaraf etme...

‘Şer eksendaşları’ Irak ve İran’ın, hem de çoğu ABD’nin dost ve müttefiki olan İslam ve Avrupa ülkeleriyle ‘aile fotoğrafı’na katıldığı bir zirve, Washington’da tabii ki bağra basılmaz.

‘ABD–İsrail ekseni’nin dünyada son zamanlarda içine düştüğü yalnızlığı resmen belgelemeye ne gerek var...

ABD, İslam dünyasında savaşacak yeni ülkeler ararken, Avrupa Birliği yeni dostlar kazanma peşinde. Rusya, Japonya, hatta Hindistan ve Çin bile hakeza. Sahi, koca dünyada ABD ve İsrail’den başka ‘şer ekseni’ tanımına katılan kaç ülke var? Şu durumda, Başkan Bush’un ‘Teröre karşı savaşta ya bizim yanımızda, ya da karşımızdasınız’ mantığı çerçevesinde, ‘şer ekseni’ politikasını desteklemeyen ülkeler, yani neredeyse tüm dünya, düşman kategorisine girmiş olmuyor mu?

Washington’da aklı başında her kimle konuşsanız, Bush’un söylemini eleştiriyor. Keşke kulağına ‘şeytani vesveseler’ üfleyen özel çıkar gruplarının etkisi altında kalmasa deniyor. Aksi halde, ‘şer ekseni’ lafını, ucu Beyaz Saray cenahlarına da dokunan Enron skandalını gündemden düşürmek için ortaya attığı iddialarını çürütmekte de zorlanacak.

‘Ulusal çıkar’ adı altında Amerikan devlet aygıtlarını ideolojik, dini ya da maddi emelleri için kullanan ‘özel çıkar ekseni’, hem Amerika’ya hem de dünyaya kötülük ediyor. Amerika, ‘büyük şeytan’ değil. Amerikan halkı, hiç değil. Bu masum ve güzel halkı yanlış politikaları ile iç ve dış kaynaklı terörün hedefi haline getirenlerin maskesi artık düşmeli. Amerikan devleti de, tertemiz, iyi niyetli, vatansever memurlarla dolu. Doğruluğuna inanmadığı tepeden inme birçok politikayı vazife şuuruyla uygulamak zorunda kalan bürokratların haddi hesabı yok. Oklahoma’dan Yemen’e terörün baş kurbanları da onlar.

Terör ile savaş; kan kardeşlerdir. Birbirlerinin kanıyla beslenirler. Birini destekleyerek diğerinin önü alınamaz. Dünyadaki asıl mücadele; uyum, barış, adalet isteyen ‘hayır ekseni’ ile terörü, savaşı, fahiş kazancı körükleyen ‘şer ekseni’ arasındadır. Ülkelerin kendi içinde ve uluslararası arenada bu iki eksen çarpışıyor. Mutlak hayır ya da mutlak şer, hiçbir devletin tekelinde değil. ABD gibi lider ülkeler topyekün devleti ve milletiyle bunları idrak ettiği oranda dünya iyiye gider. Ama ‘büyük çıkar eksenleri’nin kontrolü altında olan iletişim ve eğitim ağları, kitlelere gerçekleri hakkıyla göstermiyor. Kısacası bu tabloda yakın vadede bir değişiklik ne yazık ki gö-rün-mü-yor. Ve dünya böyle gelmiş, böyle gidiyor...

17.02.2002

Yazarımızın E-Postası: a.aslan@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (10.02.2002) - Bush’un Ortadoğu ile imtihanı

> (03.02.2002) - Washington'dan bir Tayyip Erdoğan geçti

> (27.01.2002) - Salem sendromu

> (20.01.2002) - Hatice ve netice

> (13.01.2002) - Sam Ağa’nın eli tutulmaz





Zaman'da Bugün
17 Şubat 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.