Sinir harbi...
Dün gecenin akılda kalan iki önemli olayı var. Biri seyircisiyle muhteşem bir atmosfere bürünen F.Bahçe Stadı, diğeri de Rapaiç’in 27. dakikada Ogün’ün kornerden gelen topuna sol ayağının dışıyla vurarak attığı şahane gol. Gerisi kocaman bir hiç. Son skandallarla çalkalanan MHK’nın etkili elemanı Ali Aydın, düdüğü ağzından hiç çıkarmadı. Bir ara baktım elini ağzına bile götürmeden düdük çalıyor. Toroslar’ın steplerinde koyun otlatan çoban gibi. Etliye sütlüye karışmayayım, ortamı germeyeyim diye olur olmaz her şeye düdük çaldı. Oyunu soğuttu, zaten beraberliği düşündüğü için yavaş oynayan, yavan futboluyla da tribündeki binleri sıkan G.Saray’a bir de hakemin düdükleri eklenince maç seyredilmez bir hal aldı.
Galatasaray’ı 7 puanlık fark iyiden iyiye rehavete itmiş. Lucescu, Malatya maçının kahramanı Murat’ı benche alarak takımın hücum gücünü zayıflattı. Ümit Karan’ı ileride yalnız bırakarak da F.Bahçe’ye teslim olduğunu gösterdi. Ayhan’ın yokluğu, Batista’nın oynamaktan çok Revivo’yu tutmakla görevlendirilmesi, Bülent Akın’ın ve Ergün’ün etkili olamamaları G.Saray’ın kötü oyununda en önemli etkendi. Forvet mi yoksa orta saha oynadığı pek belli olmayan Arif, iki bölgeye de yar olmazken, Ümit Karan’ın kaleci Rüştü’ye gol atayım telaşı olumlu futbolunu sergilemesine engel oldu.
Dünkü karşılaşma 64. dakikadan sonra bana göre bitmişti. Hakemin gösterdiği kırmızı kartlara yorum getirmek istemiyorum. Her olayda düdük çalıp oyunu durdurarak zaman zaman da gereksiz sarı kartlar çıkararak ateşle oynayan Ali Aydın, gösterdiği kırmızı kartlarda haklı olabilir. Ancak G.Saray’ın oyun düzeni hem Ali Aydın’ı, hem F.Bahçe’yi kahraman yaptı. Lucescu’nun korkaklığı, gösterilen 4 kırmızı kart dünkü karşılaşmaya damgasını vurdu. Sahada 7 kişi kalan G.Saray’ı Rapaiç’in attığı şahane golle ancak 1–0 yenebilen F.Bahçe, şampiyonluğa yeniden ortak oldu. Ama bu futbol anlayışıyla sonunu getirir mi onu bilmiyorum.
17.02.2002
Yazarımızın E-Postası:
i.ekiz@zaman.com.tr
|