Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

MELİH ARAT



Önemli bir yazı: Yarın ne olacak?

Yerele ve bugün olana o kadar odaklanmışız ki, yarını çok az düşünebiliyoruz. Birkaç tane temel parametredeki değişiklikleri öngörelim. İstanbul’da deprem olursa... Jeoloji bilimiyle ilgili değişik uzmanlar, 30 yıl içinde İstanbul’da büyük bir deprem olacağını söylüyorlardı. Bugün bu öngörünün yapıldığı günün üstünden 12 yıl geçti. İstanbul’da büyük bir deprem akla gelince, bu şehirde yaşayanlar, hayatta kalır mıyız, sevdiklerimiz hayatta kalır mı, acaba evimiz iş yerimiz sağlam kalır mı endişesinde. İstanbul dışında yaşayanlar ise, daha ziyade İstanbul’daki akrabaları ve sevdikleri için endişeliler. Allah korusun İstanbul’da deprem olursa ve iddia edildiği gibi 300 bin kişinin ölümüne yol açabilecek büyüklükte bir deprem olursa, ardından ne olur? Sorduğum soru kısa dönemli (ilk 30 ya da ilk 60 günlük) kriz yönetimiyle ilgili değil. Sorduğum soru, altı ay bir yıl ya da depremden 4 yıl sonra depremde çöken bir İstanbul’un etkileri ne olur? Eğer Türkiye’nin iş hacminin % 80’inin İstanbul içinde ya da İstanbul bağlantılı olduğu varsayımı doğru kabul edilirse, deprem geçirmiş bir şehir kendini toparlayıncaya kadar İstanbul’daki zaruri ihtiyaçları karşılayan işlerin dışındaki bütün işler uzunca bir süre için durur. Örneğin, televizyon dışındaki eğlence endüstrisi, ısınma ve dış şartlardan korunma anlamındaki tekstilin dışındaki moda tekstili iç tüketim anlamında ciddi ölçüde yavaşlar. Otomobil pazarı ciddi bir duraklama içine girer. Böylesine büyük bir depremin birer birer tüm endüstriler üstündeki etkisi incelenebilir. Bu inceleme sonucunda sadece İstanbul ekonomisinin değil, tüm Türkiye ekonomisinin neredeyse bir beş yıl içinde son yüzyılın en büyük duraklama (aslında gerileme) dönemine gireceği tahmin edilebilir.

Allah korusun, böyle bir deprem olasılığının gerçekleşmesine karşı ne yapabiliriz? Aslında cevap basit: Şimdiden depremde yıkılacağı öngörülebilen tüm binaları bugün kendimiz yıkar yenisini yaparız. Peki, içinde oturduğumuz binadan çıkıp nereye gideceğiz? Kiraya ya da başka bir eve geçip evimizin yıkılıp yeniden yapılmasını bekleriz. Bütün bunlar büyük bir değişim kabiliyeti, sabır ve para gerektirir. Sanırım, biz bu üç kaynak açısından da yaygın olarak fakiriz. 1999’dan beri ciddi bir şey yapmadık ve yarın da yapacağa benzemiyoruz. (Ben dahil, 1960 yılında yapılmış Kadıköy’deki evime ne sağlamlaştırma anlamında minicik bir iyileştirme yaptık; ne de apartman sakinleriyle binayı boşaltıp yeni bir binaya geçip yeniden yaptırmayı konuştuk. Ama bu yazıyı apartman girişine duvara asacağım.)

İstanbul’da yaşayalım ya da yaşamayalım, Türkiye ekonomisinin bu tür bir olasılığın gerçekleşmesi sonucunda uzun dönemli bir krize gireceğini düşünecek olursak neler yapabiliriz? Her zaman yapmamız gerekeni... Yurtdışı iş bağlantıları, yurtdışında yatırım ve operasyon kurmak; uluslararası marka yaratmak, küresel tüketicilerin ihtiyacına rekabet üstü şekilde karşılayan ürün ve hizmetler geliştirmek.

Bu tür bir döneme borçlu girmek mi iyi, borçsuz girmek mi? Cevap yine çok basit. Borçsuz. Öyleyse uzun vadeli ya da dolar üstünden borçlanmamak gerek.

Son mini senaryo, 2003’e kadar ABD uluslararası örgütleri arkasına alarak Irak’a girerse ne olur? Lafı uzatmadan söyleyeyim; küçük çaplı ama etkisi büyük bir deprem olmuş gibi olur.

17.02.2002

Yazarımızın E-Postası: m.arat@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (10.02.2002) - Yönetmeme becerisi

> (03.02.2002) - Sistematik keşif

> (27.01.2002) - Ben kimim?

> (20.01.2002) - İstanbul’da sıra dışı yaşam becerileri

> (13.01.2002) - Kendinizle uğraşmayın!

> (06.01.2002) - Ne öğrenmeli?





Zaman'da Bugün
17 Şubat 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.