Demir ağlarla örülmüş yurt
Mecazi anlamda ‘demir perde’ olarak nitelendirilen SSCB imparatorluğunda, gerçekten de demir, ülkenin tüm yüzüne aksetmişti. Ülkenin en önemli zenginlik kaynaklarından olan bu element halktan hiçbir şekilde esirgenmemişti. Öyle marşlarla filan değil, sahiden de demir ağlarla örmüşlerdi ana yurdu dört baştan.
İmparatorluğun başkenti ve kalbi olan Moskova, metrosuyla da ülkenin kilit noktası konumundaydı. Tüm önemli güzergahların bağlı bulunduğu Moskova metrosu, tüm ülkenin atar–toplar damarı şeklinde demiryolu ağına bağlanmıştı.
Hem fikir, hem özgürlük, hem de ekonomik olarak halkını sömürerek sadece ideoloji pompalayan dikta yönetimlerin aksine SSCB’de halkın temel ihtiyaçları önemli oranda giderilmiş. Öyle ki, o günün şartlarında sağlanan imkanlar, halihazırda da pek çok ülkede mevcut değil.
SSCB zamanında uygulamaya konan ve günümüzde de kullanılan demiryolu ağıyla, ister Japonya sınırındaki bir kentten, isterse Çarlık Rusya’sının başkenti St. Petersburg’dan trenle kalkan bir vatandaş, rahatını bozmadan Moskova’ya ya da başka bir şehre giderek dinç bir şekilde işlerini takip etme imkanına sahip. Ülke ekonomisinin yüzde 60’ının döndüğü Moskova’ya taşradan geliş ve gidişler yataklı trenlerle gerçekleştiriliyor.
Moskova’yı yeraltından ve yerüstünden kuşatan üç çemberin en içtekine teğet geçen bir noktada bulunan Kazan, Leningrad ve Yaroslav tren garlarından 24 saat boyunca yüz binlerce yolcu giriş ve çıkış yapabiliyor. Türkiye’nin Moskova Büyükelçiliği’nin Moskova Nehri’yle ayrıldığı Kiev garı ve kentin diğer tren garları da, çevresindeki alışveriş merkezleriyle canlı birer ticari merkez konumundalar. Vizyona yeni çıkan Hollywood yapımı bir filmin CD’sini ya da Silikon Vadisi’nden henüz gelmiş bir bilgisayar programını buralarda 2,5 dolara bulmak zor değil.
Moskova veya ülkenin herhangi bir kentinde trafik denen bir sorun yok. Şehirlerarası trafik kazaları çok nadir. Medyada trafik kazaları haberlerine rastlamak hemen hemen mümkün değil. Gerçi Rus halkı bu yöndeki ‘eksikliği’ trafik olmadan alkol ile de dolduruyor.
Önümüzdeki zaman diliminde dünya ticaretinin Asya–Pasifik–Avrupa–ABD hattında yoğunlaşacağını hesaplayan Rusya, Transib denen ve ülkeyi doğudan batıya kateden demiryolu ağını Japonya ve Güney Kore ile birleştirme yönünde projeler geliştiriyor. Zaten haftanın 3 günü Moskova–Ulan Bator–Pekin treni seferleri mevcut.
Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim İr Çen de geçtiğimiz yaz, Stalin’in babasına hediye ettiği zırhlı treniyle Moskova’daki Yaroslav garını, medyanın bile bir kilometre uzaklıkta tutulduğu bir törenle şereflendirmişti.
Yolculuk uzun zaman almıştı; fakat treninde internet hattı bulunan birisi için bu serüven kötü sayılmamış olsa gerek.
17.02.2002
Yazarımızın E-Postası:
m.cetinkaya@zaman.com.tr
|