Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

SELÇUK GÜLTAŞLI



Chomsky, Suudlu prens ve Lumumba

Suudlu Prens, BBC televizyonunda, “Batı bize hayat tarzını ve sistemini empoze edemez.” diyor. Haklı. Programı yapan Tim Sebastian soruyor, “Doğru ama demokratik sistem, adil yargılama, insan hakları ülkenize ne zaman gelecek?” “Bizim şûramız var. Biz Müslüman’ız.” cevabını veriyor Suudlu. “Ama İslam ülkelerinde siyasi özgürlüklerin olmaması ile din kaynaklı terör arasında bir bağlantı yok mu?” sorusuna, fazla düşünmeden “Hayır yok.” diyor. “Peki o zaman 11 Eylül saldırılarında yer alan 19 intihar korsanından 15’i neden Suudlu?” sorusuna sinirleniyor ve tikler yüzüne hakim oluyor. Cevap şu: “Biz Müslüman’ız. Kendi şartlarımız var. Ülkemizi kendi geleneklerimize göre yönetiyoruz. Batı bize hiçbir şey empoze edemez.”

Tim Sebastian karşısında perişan olan Suudlu prens bana, 28 Şubatçı generalleri hatırlattı. Hakimler generallere alkış tutarken, 10. Yıl Marşı’nın İstiklal Marşı’nın yerini aldığı o dönemde demokratik hakların, kısaca demokratik zeminin yok edildiğini savunanlara verilen tek bir cevap vardı: “Türkiye’nin özel şartları vardır. Dört bir yanımız düşmanlarla çevrili. Artı bir de içeridekiler. Biz bize benzeriz. Bizim kendimize göre demokrasimiz var.”

Demokrasi “a la turqui” ile “şûratik sistem” birbirine ne kadar çok benziyor. İkisinin muhtevası da sıfatlarının içi boşaltılarak muktedirlerin isteğine göre dolduruluyor. İkisinde de devlet aygıtı bir tür mistik, göksel bir varlık. Dokunulamaz, eleştirilemez lâyüs’el bir aygıt. Bu zihniyete göre devlet hata yapmaz, yanlıştan münezzehtir.

Allah var Chomsky’nin İstanbul’a geldiğini gazetelerde görünce çok sevindim. Üniversite yıllarımızın idollerinden müzmin muhalif düşünürün Medeniyetler Uyumu Forumu’na büyük renk katacağını, söyledikleri ile birçok insanı tahrik edeceğini, kesin inançları sarsacağını, düşüncenin karmaşık renklerine pek alışkın olmayan bu toprakların çorak fikir hayatına birkaç günlüğüne de olsa yeni bir aroma getireceğini düşündüm. Ne de olsa Medeniyetler Çatışması’nın fikir babası Prof. Huntington, foruma katılmayacağını hemen açıklamıştı. Üstad Edward Said de kaç yıldır boğuştuğu kanserle yine mücadele ediyordu, yani gelemiyordu. Chomsky büyük bir zenginlik katacaktı foruma.

Ancak az sonra küçük çapta bir şok yaşadım. Meğerse Chomsky yasaklanan kitabı için gelmişti. Hem de tam forumun yapıldığı günlerde. Yani İslam âlemi ile Batı dünyasını birbirine yakınlaştırmayı hedefleyen, dünyayı daha yaşanılır kılmayı hedefleyen bir forumun dünyada ilk kez yapıldığı bir günde Chomsky İstanbul’daydı; ama onun hedefi daha küçük çaptaydı: Türkiye’yi yaşanılır bir ülke kılmak.

Belçika önceki hafta Kongo Cumhuriyeti’nden özür diledi. 1961’de öldürülen Kongo Başbakanı Patris Emery Lumumba için. Afrika’nın Kennedy’si için günah çıkardı Belçika. Belçika Parlamentosu, Lumumba Cinayeti Komisyonu 2 yıl süren çalışmasının ardından 1561 sayfalık bir rapor yayınladı ve dönemin Belçika hükümetinin Lumumba cinayetinde sorumluluğu bulunduğunu açıkladı. Gerçi Afrika’nın bağımsızlık lideri Lumumba, başbakan olduktan sadece 9 ay sonra, 1961’de öldürülmüştü ve aradan ancak 40 yıl geçtikten sonra komisyon kurulabilmişti; ama “hiç yoktan iyidir” diyor Belçikalı milletvekilleri.

Komisyonun, Belçika’nın Lumumba’nın katlinden sorumlu olduğunu duyurmasının ardından Dışişleri Bakanı Louis Michel “tıpış tıpış” Meclis’e gelip Kongo halkından özür diledi. Şimdi bir de Kongo’ya gidip özür dilemesi bekleniyor.

Doğu, devletin hata yapabileceğini kategorik olarak reddediyor. Devlet ne yaparsa vatandaşının iyiliğine yapar anlayışı Doğu’da sayısız diktatör üretiyor. Batı’da devlet ise sadece bir araç. Çatal, kaşık gibi bir şey.

17.02.2002

Yazarımızın E-Postası: s.gultasli@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (10.02.2002) - Avrupa, ABD’yi terk ediyor!

> (03.02.2002) - Çeçenistan diye bir yer vardı

> (27.01.2002) - Brüksel, Sam Amca’ya kızmaya başladı

> (20.01.2002) - Fiumicino’da Richard Reid olmak!

> (13.01.2002) - Euro ve buldozer

> (06.01.2002) - Barış kuşağı





Zaman'da Bugün
17 Şubat 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.