Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 
  Yorum

Uzay görmüş Türkler ve 2 yıl geciken mektup

Kadir Dikbaş



PTT Genel Müdürlüğü’nün 1986 yılında gerçekleştirdiği “2000 Yılına Mektup” kampanyası çerçevesinde “ilk Türk uzay adamına” ulaştırılması istenen mektup, gecikmeli de olsa sahibini buldu. Mektup, geçtiğimiz perşembe günü Ulaştırma Bakanı Oktay Vural tarafından, 1991’de uzaya giden ve “ilk Türk uzay adamı” olarak tanınan Kazakistan vatandaşı Toktar Aubakirov’a teslim edildi.

2000 yılında sahibine ulaştırılması gereken mektup, 1986’da Bayram Kaya isminde bir vatandaş tarafından yazılmış ve 14 yıl sonrasına, uzaya çıkacak ilk Türk uzay adamına postalanmıştı. Aradan geçen süre içinde Türkiye’den bir astronot çıkmadığı için mektup da sahipsiz kaldı. Ancak mektup, uzaya giden ilk Türk’e hitap ettiği için illa da bir Türk vatandaşına verilmesi gerekmiyordu. Durum böyle olunca PTT, 2 yıl gecikerek de olsa, Kazak astronot Toktar Aubakirov’u Ankara’ya davet etti ve mektubu sahibine teslim etti.

Muhtemelen mektubun yazıldığı yıllardaki ekonomik istikrar ve kalkınma hamlesi Kaya’ya 2000 yılına kadar Türkiye’nin uzay programlarına katılacağı ümidini vermiş, belki de 5 yıl gibi kısa bir süre sonra SSCB’nin dağılacağını, enkaz altından yeni Türk cumhuriyetlerinin çıkacağını ve yazdığı mektubun, Türkiye’den değil de Kazakistan’dan bir astronota verileceğini aklının köşesinden bile geçirmemişti.1946 yılında Kazakistan’ın Karaganda şehrinde dünyaya gelen ve asıl mesleği pilotluk olan Toktar Aubakirov, uzay uçuşunu 2–10 Ekim 1991 tarihleri arasında yaptı.

Aubakirov’un uzay yolculuğuna hazırlanışı Sovyet rejiminin çatırdamaya başladığı yıllara denk geliyor. Yolculuk ise bağımsızlıktan 74 gün önce gerçekleşiyor.

Sovyet yönetimi o güne kadar Türk kökenli hiçbir vatandaşına bu fırsatı tanımamış, uzay yarışının başladığı yer olan tarihi Baykonur Uzay Üssü’nün bulunduğu toprakların sahibi Kazak halkını dahi uzay çalışmalarının dışında tutmuştu. 1957’de ilk uzay aracının fırlatılışı, 1961’de uzaya ilk insanın (Yuri Gagarin) gidişi bu üsten yapıldı, bugüne kadar 400’den fazla uçuş gerçekleştirildi; fakat bu uçuşlardan hiçbirisinde Kazaklar yoktu. Üssün dayanılmaz olumsuzluklarına katlananlar Kazaklar, semereyi taplayanlarsa Ruslardı.

Sovyet yönetimi bir yandan bilinçli bir şekilde Kazakları uzay çalışmalarından uzak tutarken, diğer yandan Afganistan, Suriye, Küba, Macaristan, Polonya, Vietnam, Bulgaristan, Romanya gibi ülkelerden astronotları uzaya göndererek, sempati toplamaya çalışıyordu.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev dahi, 1984 yılında başbakan seçildiğinde Baykonur’u ziyaret etmek istemesine rağmen ziyareti tek başına gerçekleştirememiş, Rus asıllı Kazakistan Komünist Partisi Başkanı Gennadi Kolbin ile gitmesi zorunlu tutulmuştu. Üsse geldiklerinde ise ana binaya sadece Kolbin alınmıştı. Nazarbayev, bu olaya çok içerlemişti. Sonraki yıllarda Moskova’daki temaslarında Baykonur’un Kazaklara açılması için ısrarlı girişimlerde bulundu. Bu girişimler SSCB’ nin dağılmaya yüz tuttuğu son yıllarında netice verdi ve Kazak astronotlar uçuşa hazırlanmaya başladı ve ilk uçuş bu şekilde gerçekleşti. Bu ilk uçuşun bilimsel yanından çok siyasi yanı ağır basıyordu ve ilk kez bir Kazak kendi topraklarında kurulu üsten uzaya gidiyordu.

Nazarbayev’in de katıldığı 2 Ekim 1991’de gerçekleştirilen yolculuk öncesindeki uğurlama töreni Kazak geleneklerine göre yapıldı. İki Kazak çadırı kurulup, davetlilere Kazak Milli Orkestrası’nın çaldığı Kazak halk müziği eşliğinde ikramda bulunuldu. Bu, bağımsızlığın hemen arefesinde Baykonur’un Kazaklara ait olduğunun dünyaya ilanından başka bir şey değildi.

Soyuz TM13 uzay aracı ile gittiği Sovyet uzay istasyonu Mir’de 7 gün 22 saat kalarak, uzaya giden “ilk Türk uzay adamı” unvanını elde eden Aubakirov, dönüşte de aynı coşku ile karşılandı.

Kazakistan, Aubakirov’un ardından uzaya ikinci astronotu Talgat Musabayev’i gönderdi. Musabayev, Kazakistan’ın, bağımsızlığını kazandıktan sonra uzaya gönderdiği ilk astronot. Musabayev, uçuş mühendisi olarak Soyuz TM19 uzay aracı ile gerçekleştirdiği ilk uçuşunu 1 Temmuz 1994’te yaptı ve 125 gün 22 saat 53 dakika uzayda kaldı. Komutan olarak 29 Ocak 1998’de gerçekleştirdiği ikinci uçuşunda ise 207 gün 12 saat uzayda kaldı. 28 Nisan 2001’de yaptığı son yolculuğu ise 7 gün 22 saat sürdü. Musabayev ilk iki uçuşunu Mir Uzay İstasyonu’na, sonrakini ise inşaatı devam eden ve 14 ülkenin ortak olduğu Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS)’na yaptı. Musabayev, üçüncü yolculuğunda dünyanın ilk uzay turisti Amerikalı milyarder Dennis Tito’yu uzaya götüren Soyuz TM32 uzay aracının komutanı idi. Yani uzaya ilk turistik seferin kaptanı unvanı ona ait.

Musabayev, uzaya ilk gidişinde yanında Kur’an–ı Kerim de götürmüş, dönüşte Cumhurbaşkanı Nazarbayev’e hediye etmişti. Bu Kur’an şu anda Cumhurbaşkanlığı Müzesi’nde bulunuyor.

Kazak astronotlar “bizden de birisi gitti” denilsin diye değil, bilimsel çalışmalarda bulunmak ve bunun sürekliliğini sağlamak maksadıyla uzay programlarına katılıyorlar. Özellikle Musabayev’in gerçekleştirdiği uçuşlar kazakistan açısından önemli uçuşlardı. 207 gün 12 saat süren 1998 yolculuğunda Kazakistan’ın yeraltı su kaynakları, tarım potansiyeli, kar kalınlığı ve bunun meydana getirdiği nem oranının incelenmesi, maden kaynaklarının gözlemlenip dökümünün alınması, dünya çevresindeki hava katmanlarının incelenmesi ve jeofizik sismik hareketlerin resimlerinin çekilmesi çalışmalarını yürüttü.

Baykonur Uzay Üssü’nü, kendi topraklarında olmasına rağmen, onu idare edecek, verimli bir şekilde değerlendirecek yeterli sayıda teknik elemana ve finansal güce sahip olmadığı için bağımsızlığın hemen ardından Rusya’ya kiralayan Kazakistan, bu uçuşlar yanında Rusya ile işbirliği içinde uzay çalışmalarında altyapı oluşturmaya, 2024 yılında Baykonur’u devralacak teknik elemanların ve uzay adamlarının yetiştirilmesine hız vermiş bulunuyor. Rusya, halihazırda 30 Kazak uzmanına karşılıksız eğitim veriyor.

Yazar

17.02.2002

Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Diğer Yorumlar

> Fiziksel realite Ahmed Yüksel Özemre (17.02.2002)

> Hafıza hatırlamaktan ibaret değildir Süleyman Seyfi Öğün (16.02.2002)

> Rekabeti güzelleştirmek Ahmet Selim (16.02.2002)

> Medeniyetler nasıl buluşur? Mustafa Erdoğan (15.02.2002)

> Yolsuzlukla mücadelede ikinci dalga: Reformla kademeli değişim Eyüp Can (15.02.2002)

> E–mail izlemenin maliyeti yok! Nuh Gönültaş (14.02.2002)

> Medeniyetler çatışmaz! Mehmet Ali Kılıçbay (14.02.2002)

> Önce insanın refahı Mithat Melen (13.02.2002)

> "İslam barış dini mi?" Ahmet Kurucan (13.02.2002)

> Dinlerarası diyalog toplantıları Mehmet Aydın (12.02.2002)

> Müzmin muhalefetin efendisi Noam Chomsky Türkiye’de! Eyüp Can (12.02.2002)

> Güvenlik ve özgürlük Mehmet S. Aydın (11.02.2002)

> İnsanın yeryüzü macerası Şahin Uçar (10.02.2002)

> Gündem, afet yönetimi Abdullah Yılmaz (10.02.2002)

> Benim adım ‘su’ Uğur Özakıncı (09.02.2002)





Zaman'da Bugün
17 Şubat 2002


Zaman Spor

Yorumlar


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.