Bölge Haberleri |
|
|
|
| |
İsrail’de sancılar artıyor |
İsrail’de barış yanlılarıyla savaş yanlıları arasındaki gerilim tırmanıyor. İsrailli bir yerleşim lideri ‘Bütün Arapları öldürelim’ çağrısı yaparken, İsrail basını bütün sorunun işgal bölgelerindeki yerleşimlerden kaynaklandığını savundu.
İsrail, en çok kayıp verdiği haftalardan birisini geride bırakırken, artan kayıp sayısının ülkedeki savaş ve barış yanlıları arasındaki çatışmayı da giderek keskinleştirdiği gözleniyor. Filistinlilerle siyasi çözümü savunan barış yanlısı İsrailliler, gösteri ve eylemlerle seslerini yükseltirken, çözümü topyekûn bir savaşta gören savaş yanlıları da bu amaca ulaşmak için tutumlarını giderek sertleştiriyor.
Dün sabah, “İsrail: Bu bir savaş” manşetini atan Maariv gazetesi, Başbakan Ariel Şaron’a yakın kaynakların, “Savaştayız. Ve bu tırmanış sürecek.” dediklerini aktarırken, Şaron’un da kapalı kapılar ardında, “İsrail her savaşı kazandı bunu da kazanacağız.” dediğini yazdı. Gazete, bu çerçevede orduya istediği operasyonları düzenlemesi için yeşil ışık yakıldığını duyurdu. Yediot Ahronot gazetesi de, İsrail ordusunun operasyonları ile Filistinlileri çok kapsamlı bir çatışmanın içine çekmeyi amaçladıklarını ileri sürdü.
Yahudi Yerleşim Merkezi’nin önceki akşam saldırıya uğrayan lideri Assi Levi, ordu radyosuna, “Artık Araplara burada kimin patron olduğunu gösterme zamanı geldi. Savaştayız. Öyleyse savaşacağız. Sivil, terörist herkese saldıralım, gördüğümüz herkesi öldürelim.” dedi. Levi, “Yani 2 milyon Filistinliyi öldürmeye mi başlayalım?” sorusuna, “Evet. Bence öyle yapmalıyız.” cevabını verdi. Yerleşimciler Konseyi ise bu ifadeleri kınadı.
Filistinli örgütler saldırılarını sürdürürlerken, Filistinli barış yanlıları da başlattıkları “barışçı intifada” kampanyası ile İsrail barış kampına destek vermeye çalışıyorlar. Son olarak, Filistin Yönetimi Meclis Başkanı Ahmet Korey, önceki gün Filistin televizyonuna yaptığı açıklamada, “İsrail barış kampının zayıflamasına bizim hatalarımız da sebep oldu. Direnişimizi yeniden düzenlemeliyiz.” diyerek “barışçı intifada” mesajı verdi. İşgal altındaki Filistin topraklarında görev yapmayı reddeden askerlerin sayısı ve onlara verilen destek de artıyor. “Barış Koalisyonu” tarafından önceki akşam Tel Aviv’de düzenlenen mitinge yaklaşık 20 bin kişi katıldı. Tel Aviv’deki mitingde göstericiler, Filistin topraklarındaki İsrail askerlerine yönelik olarak, “geri çekil kardeşim” sloganları attılar.
İsrail basınında da barış kampına destek artıyor. Haaretz gazetesinde yayınlanan bir dizi yorumda, askeri yöntemlerle sorunun çözülemeyeceği ve İsrail halkının daha fazla can kaybına dayanamayacağı vurgulandı. Yorumda, Filistinlilerle çatışmanın 1967'de işgal edilen topraklarda İsrail’in Yahudi yerleşim merkezleri oluşturmasından kaynaklandığı belirtilerek, “İsrail halkı daha kanlı bir bedel ödemeye hazır değil.” dendi. Tel Aviv, aa
|
|
18.02.2002
|
|
| |
Nablus kentine roket yağdı |
Batı Şeria’daki bir Yahudi yerleşim biriminde 3 kişinin ölümüne yol açan intihar saldırısından sonra İsrail helikopterleri, Nablus kentindeki Filistin binalarına roket yağdırdı.
İsrail ordusu, Filistin lideri Yaser Arafat’a ait bir büro ile Filistin Yönetimi’ne ait kuruluşlar ve polis karakollarının vurulduğunu açıkladı. İsrail’in kuzeyindeki Hadera kenti yakınındaki Mahaneh Shmonim askeri üssüne dün saldırı girişiminde bulunan 2 Filistinliden biri İsrail askerlerince öldürülürken, diğer kişi üzerindeki patlayıcıları ateşleyerek öldü.
|
|
18.02.2002
|
|
| |
Avrupa Birliği Konvansiyonu için ön hazırlıklar başlıyor |
Avrupa Birliği’nin danışma meclisi olarak nitelendirilebilecek “Konvansiyon” çalışmalarına aday ülkelerle eşit statüde katılma hakkı kazanan Türkiye, bu toplantılarda izleyeceği genel politikaları belirlemek üzere 18 ve 19 Şubat 2002 tarihlerinde iki ayrı ekip halinde toplanacak.
Toplantılara Türkiye’yi AB nezdinde temsil edecek olan Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Adana Milletvekili Ali Tekin ile İçel Milletvekili Ayfer Yılmaz da katılacak. Mesut Yılmaz başkanlığında yapılacak olan istişare toplantılarının ilkine siyasi parti grup başkan vekilleri, Meclis Anayasa ve Dışişleri Komisyonu başkanları ile ilgili komisyonların üyeleri katılacak. Ankara’yı AB’nin genişlemesi ve geleceğininin tartışılacağı konvansiyonda en fazla AB’nin gelecekteki siyasi yapısı, ortak anayasa ve temsil mekanizması konuları zorlayacak. Türkiye’ye hakim görüş, giderek federal yapıya kayan AB’nin, gelecekte ulus devlet sistemini yok edebileceği kaygıları taşıyor. Konvansiyon konusunda yapılacak ikinci istişare toplantısı ise sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçekleşecek. AB Genel Sekreterliği’nde düzenlenecek olan toplantıya üniversite, özel sektör, insan hakları örgütleri temsilcileri ile bu konuda uzman pekçok bilim adamı katılacak. Ankara’nın izlemesi muhtemel politikalar arasında Avrupa Parlamentosu’nda temsilin nüfus esasına dayalı hale getirilmesi, iç hukukun dikkate alınacağı bir üst anayasal kimliğin oturtulması yer alıyor.
|
|
Salih Boztaş
/ Ankara
18.02.2002
|
|
| |
Irak’a yönelik hesaplarda kilit KERKÜK |
ABD’nin Irak’a yönelik muhtemel operasyonu, Saddam Hüseyin sonrası yapılanmada düğümlenmiş durumda. Kilit noktayı ise yeraltı zengini olan Kerkük bölgesinin denetiminin kimde kalacağı oluşturuyor.
Muhtemel bir operasyonda önemli roller üslenmeleri beklenen Kuzey Irak’taki Kürt grupların, bir süre önce ABD’nin emir eri olmayacaklarını açıklamalarının ardında da “Kerkük’ün denetiminin kimde olacağı” hesaplarının yattığı ileri sürülüyor.
Konu ile ilgili olarak ZAMAN’a değerlendirmelerde bulunan Türkmen kaynaklar, Irak üzerine yapılan hesaplarda şu anda Kerkük’ün kilit noktada olduğunu ifade ediyor. Kaynaklar, 1991’deki düzenlemeden sonra güvenli bölgenin güneyinde ve Saddam’ın kontrolünde kalan Kerkük’ün, sahip olduğu önemli petrol yataklarına işaret etti. Irak Kürdistan Demokratik Partisi lideri Mesut Barzani ile Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani’nin, geçtiğimiz günlerde ayrı ayrı yaptıkları açıklamada, “Irak’a yönelik bir ABD operasyonunda Afganistan’daki Kuzey İttifakı’nın rolünü üstlenmeyecekleri, Bağdat’a karşı bir pazarlık kartı olmayacakları” yolundaki görüşlerine dikkat çeken Türkmen kaynaklar, bu sözlerin “kamuoyuna yönelik ve ABD karşısında pazarlık gücünü artırmak için söylenmiş laflar” olduğunu belirtiyorlar. Aynı kaynaklara göre, söz konusu Kürt liderler, Irak’da Saddam sonrasındaki yapılanmada Kerkük’ün, kendi bölgelerine dahil edilmesini istiyorlar. Ancak Türkiye’nin kesinlikle kabul etmeyeceği bu duruma, Washington da şimdilik yanaşmıyor. Bu durumu bilen Kürt liderler de Irak’a yönelik müdahale senaryolarının yoğunlaştığı bir dönemde, bu açıklamalarla ABD’ye, ‘planlar ya istediğimiz gibi olacak, ya da yokuz.’ mesajı veriyorlar.
|
|
Nedim Yalçın
/ Ankara
18.02.2002
|
|
| |
ABD, Saddam sonrası Irak’ı tartışıyor |
Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’in devrilmesi konusunda Bush yönetimi içerisinde konsensüs oluştuğunu yazan New York Times gazetesi, “Saddam’dan sonra ne olacak?” sorusuna cevaben çeşitli görüşler yayınladı.
Gazete, Reagan döneminde dışişleri bakan yardımcısı olan Richard Perle’in “Saddam devrildikten sonra yerine başka biri yönetime el koyacaksa, yazık olur.” ifadesine yer verdi ve Perle’in “Buna rağmen, Irak’ta en kolay yapılacak şey, bir darbe” sözlerini aktardı. Eski başkan yardımcısı Al Gore’un ulusal güvenlik danışmanı Leon Fuerth da, “amacın, Saddam’dan sonra, sıradaki ikinci kötü adamı iş başına getirmek değil, federal bir demokrasi kurmak olduğunu” ifade etti ve “Irak’ın ülke bütünlüğünün korunmasının, İran’ın yayılmacılığına karşı set oluşturacağını” savundu.
|
|
/ New York, aa
18.02.2002
|
|
| |
Bush Asya ziyaretine başladı |
ABD Başkanı George W. Bush, 6 gün sürecek Asya ziyaretinin ilk durağı olan Japonya’nın başkenti Tokyo’ya geldi.
Bush’un Japonya’da iki gün sürecek temaslarında terörle mücadele, Japonya’daki ekonomik durum ve dünya ekonomisi konuları ele alınacak. Başbakan Juniçiro Koizumi ile bugün bir araya gelecek olan Bush, Japonya’nın ardından Güney Kore ve Çin’e gidecek .
|
|
/ Tokyo
18.02.2002
|
|
| |
Nepal’deki Maocu gerilla saldırısında 129 kişi öldü |
Nepal’de Maocu gerillaların, ülkede bugüne kadar düzenledikleri en büyük saldırıda 129 kişi öldü.
Ülkenin kuzeybatısında önceki gece kamu binalarının bulunduğu bir bölge karargahıyla yakınındaki havaalanına düzenlenen saldırıda 76 polis, 48 asker, bir istihbarat görevlisi ve 4 sivilin öldürüldüğü bildirildi. Maocu gerillaların saldırıda kayıp verip vermediklerine ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı. Nepal’de Maocu gerillalar, 1996 yılından bu yana anayasal monarşiyi devirerek, komünist bir cumhuriyet kurmak için şiddet eylemleri düzenliyor. Bu eylemlerde şimdiye kadar 2 bin 400’den fazla kişi öldürüldü.
|
|
/ Katmandu, aa
18.02.2002
|
|
| |
Uzun bir mücadelenin başarı hikayesi: Fatma Pehlivan |
Avrupa'daki Türklerin önderleri arasında yer alan Fatma Pehlivan, mücadele dolu bir süreçten sonra Belçika'nın Türk asıllı iki senatöründen biri oldu. Pehlivan, verdiği kanun tasarılarıyla Belçika hükümetini sarsıyor ve günlerce konuşuluyor.
Fatma Pehlivan’ın babası Makedonya’dan kalkıp İstanbul’a göç etmeye karar verince, gümrükte kayıt için durdurmuşlar. Soyadını sormuşlar, tabii o zaman Makedonya’da soyadı kanunu yok. “Bize Selimağalar derler, ana soyadım yok.” deyince, “Ne iş yaparsın?” demişler. O da “Ben güreşirim, pehlivanım.” demiş. O zaman soyadını “Pehlivan” yapmışlar. Aslında soyadı tam da “ismiyle müsemma” olmuş.
Fatma Pehlivan, dişiyle tırnağıyla kazıyarak Belçika’nın Türk asıllı iki senatöründen biri oldu, tam bir pehlivan gibi hayatla mücadele ederek. Eğitimi de, evliliği de, siyasi hayatı da hep mücadele, hep pehlivan iradesi ve gücü gerektirmiş. Ama şimdi o Belçika siyasetinin önemli simalarından biri. Verdiği kanun tasarıları ile hükümeti sarsıyor, günlerce Belçika’da konuşuluyor. Avrupa’daki ikinci nesil Türklerin önderlerinden Pehlivan. Belçika’daki ilk yüksekokul mezunu Türk ve siyasete atılan ilk Türklerden.
Baba İdris Pehlivan 1957’de Makedonya’dan İstanbul’a göç etmiş, oradan da 1965’te Belçika’nın Gent şehrine. Makedonya’ya, Osmanlı döneminde uç beyi olarak Konya’dan gönderilmişler.
“Babam Kırkpınar’da güreşirdi. Hatta ben doğduğumda müjdeyi getirene babam çıkarıp kazandığı madalyayı vermiş.” diye hatırlıyor Fatma Pehlivan. Eşi Kani Yavaş da Makedonyalı. İki aile de o kadar çok ülke dolaşmış ki, Kani Bey ninesinden bir anekdot aktarıyor: “Ninem ‘Ah memleketim!’ deyince Makedonya’yı kastederdi. Biz ise ‘Ah memleketim!’ deyince’ Türkiye’yi kastediyoruz. Bizim çocuklar da herhalde Belçika’yı kastedecekler.”
2 Ağustos 1966’da, henüz 9 yaşındayken Belçika’ya gelen Pehlivan, hemen ilkokula başlıyor hiç Flamanca bilmeden. Belçika’ya çalışmaya gelen her işçi ailesinin üyesi gibi o günler hafızasında çok canlı. “Babam önce turist olarak geldi. O zaman vize yok tabii. Dedem, babam Belçika’ya rahat gelsin diye bayağı bir para verdi. Babam da işçi gibi değil, turist gibi geldi. Kendine güzel bir bavul, şapka, gözlük filan aldı. Belçika’ya kadar trenle gelecekti; ama Zagrep’te Almanya’dan geri çevrilen Türklerle karşılaşıyor. O zaman ben de geri çevrilirim diye Zagrep’ten Paris’e uçakla gidiyor. Paris’ten de Belçika’ya geliyor.”
İdris Bey’in ardından aile fertleri, 4 gün trenle yolculuk yaparak Gent’e ulaşmış. O zaman Gent’te sadece 10 Türk ailesi varmış. “Eve girdiğimizde içeriyi bomboş bulduk. Babam doğru dürüst bir şeyler almamıştı. Biz de düğün elbiseleri ile gelmiştik, çok iyi giyinmiştik.” diyor Fatma Pehlivan.
İlkokul 3’e Sleepstraat Okulu’nda başlamış ve okula yazıldığında tek Türk öğrenci kendisiymiş. “O zaman okuldaki tek Türk bendim, şimdi ise okulda Belçikalı yok. Hemen hemen bütün öğrenciler Türk.” diyor Pehlivan.
Hiçbir kursa gitmemesine rağmen Flamancayı okulda hızlıca öğrenmiş ve sınıfta hiç kalmamış. İlk geldiği sene yani 3. sınıfı yüzde 46, 4. sınıfı yüzde 60, 5. sınıfı yüzde 75 ve 6. sınıfı ise birincilikle bitirmiş Pehlivan.
İlk geldiklerinde Katolik okuluna yazılıyorlar; ama bir taraftan da annesi babası sürekli onları uyarıyor, “Onu yemeyin bunu yemeyin, onların dini hareketlerini yapmayın.” diye. Bir gün sınıfta hocaları öğrencileri cezalandırmak için hepsinin ellerini kaldırmasını istiyor. Pehlivan, öğretmenin ne dediğini tam anlamıyor ve elleri yukarı kaldırmanın Hıristiyanlıkla ilgili bir hareket olabileceğini düşünerek hocanın dediklerini yapmayı reddediyor.
“Ben ellerimi indiriyorum. Hoca gelip kaldırıyor. Kardeşimi alıp okuldan kaçtım. Ağlayarak eve geldim. Bir daha o okula gitmeyeceğimi söyledim. Babam, Gent’te ilk camiyi kuranlardan birisi. O da bizi belediye okuluna kaydetti.” diyor Pehlivan.
Pehlivan, 14 yaşını doldurduğunda o zaman çevresindeki Türkler fabrikalarda çalışmaya başlayarak evin bütçesine katkıda bulunuyorlar. Bırakın yüksekokulu doğru dürüst liseye giden yok
Fatma, ağabeyi gibi okumak istediğini söylüyor ve babası İdris Bey’le bir sözleşme yapıyorlar. Sözleşmenin maddeleri şöyle:
1– Sınıfta kalınmayacak.
2– Sınıfta 1. olunacak.
3– Yoldan çıkılmayacak.
4– Türk örf ve âdetlerine bağlı kalınacak.
Fatma, anlaşmayı kabul ediyor ve babasına da meydan okuyor: “Diplomamı alıp getireceğim. O zaman seninle görüşürüz.”
Teknik liseyi 1’incilikle bitiren Fatma, üniversite giriş seçmelerinde de başarılı oluyor. Ancak o dönem bütün Türk aileleri sürekli yağmur yağan, ne havası ne suyu Türkiye’ye benzeyen Belçika’da bir an önce biraz para kazanıp memlekete dönme amacındalar. İdris Bey de sürekli Türkiye’ye yatırım yapıyor. Ağabeyi ile aynı dönemde okulu bitiren Fatma’ya babası, aynı anda iki çocuğunu üniversiteye gönderemeyeceğini söylüyor ve tercihini ağabeyinden yana kullanıyor.
“Tercih işe yaradı mı peki?” diye soruyoruz. “ Hayır” cevabını veriyor Fatma. “Ağabeyim, tıp fakültesine kayıt oldu. 2. sınıftan terk etti. Aslında lisede çok başarılıydı. Ama tıbbı neden okuyamadı anlayamıyorum. Üzerine çok düşüldü. Ondan olabilir.” diyor.
Pehlivan, öğretmen yüksekokulunu yine birincilikle bitiriyor ve daha mezun olmadan Gent Belediyesi’nden çalışması için teklif geliyor. Göçmen çocuklarının eğitim sorunları ile ilgili yüzlerce proje hazırlıyor.
Evliliği için de pehlivanlar gibi mücadele etmiş Pehlivan. İdris Bey, bir türlü razı olmamış kızını evlendirmeye. Kani Yavaş, “1 ayda 7 kere İzmir’den İstanbul’a gittim Fatma’yı görmek için. Hatta en sonuncusunda, Fatma’yı istemeye giderken bir de kaza yaptık. Ama babası yine de vermedi.” diyor.
Ancak Fatma Pehlivan, bütün taliplerini geri çeviriyor ve babasına “Ya Kani ile evlenirim ya da hiç evlenmem.” diyor. Ve sonunda 2 çocuk sahibi olacağı evliliğini 1980’de yapıyor. Kani Yavaş, 1979’da 1 Belçika Frangı’nın 1 Türk Lirası’na eşit olduğunu ve Fatma ile evlenebilmek için 60 bin lira borç aldığını hatırlıyor.
Fatma’nın siyasete girme kararını birkaç olay tetiklemiş; ama bunlardan en önemlisi Kani Yavaş’ın ülkeye giremeden sınırdışı edilme tehlikesi ile karşılaşmış olması. 12 Eylül darbesinden 12 gün sonra Brüksel Havaalanı’na inen Kani Yavaş keyfi bir şekilde pasaport kontrolünde bekletiliyor ve geldiği uçağa bindirilerek Türkiye’ye geri gönderilmek isteniyor.
“Kani’nin uçaktan indiğini gördük; ama bir türlü pasaport kontrolünden çıkmıyor. O arada meğerse Kani’yi ite kaka uçağa geri bindirmişler. Ben de bütün havaalanını ayağa kaldırdım. Neyse ki sonra Kani’yi tekrar uçaktan indirdiler ve giriş izni verdiler. O zamana kadar ciddi bir ayrımcılık ya da ırkçılıkla karşılaşmamıştık. O gün çok önemli bir milat oldu benim için.” diyor Fatma. Daha sonra 1981’de bir Türk çocuğu ırkçıların saldırısına uğrayıp felç oluyor ve daha sonra intihar ediyor. O dönemde Gent’te ırkçılığa karşı bir yürüyüş tertip edilmesinde Fatma Pehlivan önayak oluyor. Türk gencinin intiharı da siyasete girilmesi gerektiği konusunda önemli bir kırılma noktası olmuş.
Siyasete girmesi de bir tür sözleşmeli olmuş Pehlivan’ın. Göçmenlere siyasi hakların verilmesini parti programına alıncaya kadar Sosyalist Parti’ye katılmayı reddetmiş Pehlivan. Parti, programına göçmenlerin haklarının savunulacağı sözünü koyduktan sonra 1993’te Sosyalist Parti’ye üye olan Pehlivan, 1 Şubat 2001’de yemin ederek Belçika Senatosu’nun Türk asıllı 2. senatörü oldu. Şimdi Belçika–Türkiye Meclis Dostluk Grubu eşbaşkanlığını da yürütüyor.
Kani Bey’e “Senatör eşi olmak nasıl bir duygu?” diye soruyoruz. “Arkadaşlarım Fatma yemin ettiği gün, ‘Dün Fatma Pehlivan ile birlikteydin artık senatör Fatma Pehlivan ile birliktesin. Nasıl hissediyorsun?’ diye sordular. Ben de ‘Daha eve gitmedik.’ cevabını verdim.” diyor.
Ama ev işlerini o üstlenmiş, bir tür ev işlerinden sorumlu bakan. Ama eşini takdir ettiğini her sözünde belli ediyor.
Fatma Pehlivan “Önemli olan seçimlerde yabancı kökenliler için yol açmaktı.” diyor. “Biz de onu başardık.”
15 yaşındaki Meltem de ileride siyasete atılmayı düşünüyor. “Ben de tuttuğumu koparırım.” diyor. Arkadaşları “Dün anneni Tv’de gördük.” deyince hoşuna gidiyor. Hatta arkadaşlarının anne–babaları “Seçimlerde annene oy vereceğiz.” diyorlarmış. Meltem, ekonomi ya da hukuk okumak istiyor.
|
|
Selçuk Gültaşlı, Metin Keskin
/ Gent
18.02.2002
|
|
| |
Bush’tan Sezer’e mesaj: Omuz omuzayız |
ABD Başkanı George Bush, NATO’nun, bugün çeşitli yeni ve küresel tehditlerle karşı karşıya olduğunu belirterek, “ABD, müttefikleriyle omuz omuza olduğunun bilinci içinde, bu güvenlik tehditlerine karşı koymaya hazırdır.” dedi. Bush, Türkiye ile Yunanistan’ın NATO’ya üye olmalarının 50. yıldönümü nedeniyle Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Yunanistan Cumhurbaşkanı Kostis Stefanopulos’a birer mesaj gönderdi.
Bush’un mesajın’da, “Elli yıl önce NATO, artan komünizm tehdidi karşısında demokratik ülkeleri bir Batı ittifakı içinde bir araya getirme çabasıyla Türkiye ile Yunanistan’ı saflarına kabul etmişti. Ülkelerinizin Soğuk Savaş boyunca bu tehlikenin giderilmesinde oynadıkları rolün ne denli önemli olduğuna kuşku yoktur. İttifakımız, bugün çeşitli yeni ve küresel tehditlerle karşı karşıyadır. ABD, müttefikleriyle omuz omuza olduğunun bilinci içinde, bu güvenlik tehditlerine karşı koymaya hazırdır. Ülkelerinizin trajik 11 Eylül olaylarından hemen sonra NATO’nun 5. maddesinin işletilmesine verdikleri destek, elli yıl boyunca ittifaka damgasını basan dostluk ve işbirliğinin göstergesidir.’’ ifadeleri yer aldı.
|
|
/ Ankara, aa
18.02.2002
|
|
| |
Askar Akayev kalabalık bir heyetle geliyor |
Kırgızistan Devlet Başkanı Askar Akayev, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in resmi davetlisi olarak yarın Türkiye’ye geliyor. Beraberindeki kalabalık heyetle Türkiye’de 4 gün kalacak olan Akayev, Ankara’da, iki ülke arasındaki ilişkileri düzenleyen uzun süreli bir anlaşma imzalayacak.
Akayev’e mihmandarlıkla görevlendirilen Türk cumhuriyetleri ve akraba topluluklarla ilişkilerden sorumlu Devlet Bakanı Dr. Reşat Doğru, konu ile ilgili olarak ZAMAN’a yaptığı açıklamada, Türkiye’nin, 19– 22 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek bu ziyareti çok önemsediğini belirtti. Akayev’in beraberinde, üst düzey yetkililer ve işadamlarının da bulunduğu 90 kişilik bir heyetle geleceğini kaydeden Doğru, daha önce imzalanmış ve 10 yıllık dönemi kapsayan ekonomik işbirliği anlaşmasının süresi dolduğu için yenileceğini ve yeni anlaşmanın ise daha uzun süreyi kapsayacağını belirtti. Bakan Doğru, herhangi bir zaman sınırlaması öngörülmeyen, ancak gelişmelere göre her yıl yenilenmesi gerekecek olan bu anlaşmanın, Türkiye–Kırgızistan ilişkilerinin her alandaki altyapısını kapsayacağını ve adeta bir eylem planı niteliğinde olacağını dile getirdi.
|
|
Nedim Yalçın
/ Ankara
18.02.2002
|
|
| |
‘El Zevahiri Tahran’da tutuklandı’ |
ABD tarafından 11 Eylül saldırılarının baş sorumlusu ilan edilen Usame bin Ladin’in sağ kolu Ayman El Zevahiri’nin Tahran’da yakalanıp hapsedildiği iddia edildi.
Bir İran gazetesinde yer alan bu iddia, İran Dışişleri Bakanlığı tarafından reddedildi. Hayat–ı Nov gazetesi, Zevahiri’nin birkaç gün önce yakalandığını ve Tahran’daki Evin Hapishanesinde tutulduğunu ileri sürdü. İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in kardeşi Hüccetülislam Hadi Hamaney tarafından yayınlanan gazete, haberinin kaynağı hakkında bilgi vermezken, başka ayrıntı da girmedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hamid Rıza Asefi ise haberi yalanlayarak, “Gazetenin haberi doğru değil, bu haberi yalanlıyoruz.” dedi. İran bu hafta, uzun süre reddettikten sonra, Pakistan sınırından ülkeye giren 150 El Kaide ve Taliban üyesini yakaladığını açıklamış, ancak bunlar arasında üst düzey elemanlar olmadığını ileri sürmüştü.
|
|
/ Tahran
18.02.2002
|
|
|
|
|

|
Zaman'da Bugün
18 Şubat 2002
|
|

Zaman Spor
Dış Haberler
|
|
|
|