Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 
 

‘Isınmak için doğalgaz yerine sıcak su kaynakları kullanılmalı’

Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Ali Aydın bölgede bulunan sıcak su kaynaklarının ısınma için yeterli olacağına işaret ederek, doğalgaz alternatifi üzerinde durulmasının ülkeye maddi zarar vereceğini söyledi.

Türkiye’nin havası en kirli illeri arasında yer alan Erzurum’da hava kirliliğinin önüne geçilebilmesi için tek çözüm olarak gösterilen doğalgaz beklenedursun, şehirdeki sıcak su kaynaklarının Erzurum’u ısıtmaya yeteceği ifade ediliyor. Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü, Jeofizik Mühendisi Yrd. Doç. Dr. Ali Aydın, Erzurum’un doğalgaza ihtiyacı olmadığını, yer altından çıkan sıcak suyun şehri ısıtmaya yeteceğini ileri sürdü.

Denizli, İzmir ve Bursa gibi illerin önemli kesimlerinin kaplıca suyu ile ısıtıldığını belirten Yrd. Doç. Dr. Aydın, Ilıca ve Hasankale kaplıcalarından çıkan suyun kapasitesinin Erzurum’u ısıtmaya yeteceğini kaydetti. “Doğalgaz için İran’a, Rusya’ya verilen paraya acıyorum. Vatanını sevdiğini söyleyen insanlar doğal kaynakların kullanmasına öncelik vermeliler. Bu memlekete yapılacak asıl hizmette bu olur.” diye konuşan Yrd. Doç. Dr. Aydın, her yıl Erzurum’da yaklaşık 5 milyon doların ısınmak için harcadığını işaret etti. Yapılacak yatırımın 1 yıl içinde geri döneceğinin altını çizen Yrd. Doç. Dr. Aydın, yatırımı yaparak sıcak su ile şehri ısıtanın 1 koyarak 100 kazanacağını söyledi. Erzurum’un rüzgâr, güneş, sıcak su gibi doğal kaynaklar yönünden verimli olduğunu dile getiren Yrd. Doç. Dr. Aydın, bu kaynaklardan asgari derecede dahi faydanılmadığına dikkat çekti. Yrd. Doç. Dr. Ali Aydın, “Erzurum’da çıkan sıcak su evlerimizide, ceplerimizi de ısıtmaya yeter. Fakat yanıbaşımazda bulunduğu halde diğer ülkelere doğay kaynaklar için ödediğimiz para, evimizi ısıtsa da cebizimi üşütür.” diyerek sözlerini tamamladı.

Yasin Çanakçı / Erzurum

18.02.2002


 

Erzurum’a 271 öğretmen geliyor

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından önümüzdeki hafta ataması yapılacak 4 bin 500 öğretmenden 271’inin Erzurum’a gönderileceği açıklandı.

Milli Eğitim Müdürü Fevzi Budak, Doğu’ya gönderilecek 4 bin 500 öğretmenden 271’nin Erzurum’a gönderileceğini, bu öğretmenlerin büyük bölümünün sınıf öğretmeni olduğunu vurguladı. Yeni atanan öğretmenlerin 211’inin sınıf öğretmeni oluğunu belirten Budak, 60’ının da değişik branşlarda görev yaptığını kaydetti. Öğretmenlerin büyük bölümünün köylere tayin edileceğini ifade eden Budak, öğretmenlerin ikinci yarıyılda görevlerine başlayacaklarına işaret etti. Çocuklarını okula göndermeyen velilere bir kez daha çocukları okula gönderme çağrısı yapan Milli Eğitim Müdürü Budak, “Yeni gelen öğretmenlerimizle eğitim ordumuz daha da güçlenmiştir. Ekonomik açıdan zor zamanlar yaşadığımız bu günlerde insanımızın hayatını kazanması için eğitimin önemi daha da artmıştır. Bütün bu nedenlerle velilerimiz kız erkek ayrımı yapmadan çocuklarını eğitimden mahrum bırakmamalılar. Yoksa bunun vebalini hiç kimse taşıyamaz.” dedi. Yasin Çanakçı, Erzurum, cha

18.02.2002


 

Rüşvet ve yolsuzluklar üzerine

Ekonomimizin yeniden şahlanması; yolsuzluğun ve rüşvetin önlenebilmesi için, başta kanunî boşlukların acilen giderilmesi, sonra da toplum üzerine bir kâbus gibi çöken, insanî çöküntü ve ahlakî bozukluğun düzeltilmesi gerekmektedir.

Bugün Türkiye'nin resmi kayıtlara göre toplam borcu, yaklaşık 200 milyar dolar. IMF'ye göre; Türkiye her ay bu borcundan 2 milyar dolar geri ödeme yapamadığı takdirde ekonomimizin batması an meselesidir. Sormak gerek şimdi; hani ekonomimiz iyiye gidiyordu? Ne oldu da, mevcut yasaları kimler nasıl işletti de Türkiye bu konuma geldi? Bu gibi soruların cevabını Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı (TESEV) 'nın; "Yolsuzluk araştırması" anket çalışmasında bulabiliyoruz. Araştırmaya göre her 100 kişiden 46'sı rüşvet vererek işini görüyor. Yıllardır görmemezlikten geldiğimiz yolsuzluk ve rüşvet, toplum olarak en büyük alışkanlığımız olmuş da haberimiz yok. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, bu acı bilançoya açıklık getirirken, “Ülke kaynakları yıllarca kalkınmaya değil yolsuzluğa, rüşvete harcanmış" sözleri insanın kanını donduruyor. Oysa ki kaynaklarımız topyekün kalkınmada önem arz eden stratejik yatırımlara kullanılsa idi bugün IMF kapılarında para dilenir miydik? Yanlış, tavizkar ve çıkarcı politikalardan bu ülkenin başına gelmedik kalmamış.

Yakın geçmişte vefat eden Türk siyasetinin duayenlerinden merhum Osman Bölükbaşı'nın bir sözü var ki; tarihe not düşülecek kadar manidardır. Şöyle diyor Bölükbaşı: "Bana göre, memleketimiz için en büyük tehlike, açıkça ifade ediyorum; politika adamlarının, fiili ve kavlindeki tenakuzlar ve bunların delalet ettiği samimiyetsizliklerdir." İşte yaklaşık bir asırdan beri, bu yanlışlıklardan kurtulma adına bir yetkilinin çıkıpta dur diyemeyişinin acı faturasını bugün de ödemekteyiz. Yanlışa mani olmak şöyle dursun, "Benim memurum geçinemiyorsa işini bilir" söylemleri ile teşvik verilmiştir. Buradan cesaret alanlar yüzünden, uzun yıllar ülke ekonomisinde önem arz eden devlet kademeleri "yiyen" insanların resmi geçit yeri olmuştur. Tabii bu makamlarda sayıları az da olsa namuslu, dürüst insanlar da görev yapmıştır, onlara sözümüz yok. Arzumuz odur ki, keşke yolsuzluk yapanı, rüşvet alanı kanun ve yasalarımız bulup kamuoyu huzuruna çıkarabilseydi. Ama görüyoruz ki, ne zaman ülke ekonomimiz bitti, yolsuzluk yapacak ekonomik kaynak ve finansman gücü tükendi, o zaman bu çirkinlikler ortaya çıktı. Buna rağmen hâlâ, Türkiye gündeminde söz sahibi bürokratlar, yaptırım yanlışlarından vazgeçmeyerek, bildiklerini okumaya devam ediyorlar. Bu gidişle bilmem ki, Türkiye'nin "Çağdaş uygarlık seviyesini yakalaması" nasıl mümkün olacak?

Ve daha kaç yıl IMF kapılarında bekleyeceğiz? Gerçekler, göstermelik kavga ve gürültülerle daha ne kadar saklanabilir ki? Sun’î gündem oluşturacak malzeme de kalmadı. İmam-Hatipler kapandı, kendilerince başörtü problemi bitti, Laiklik şovlarını da halk artık tutmuyor. Toplum, ülke çıkarlarını her platformda düşünecek, temiz, cesur, şeffaf, saygın ve güvenilir yönetimler istiyor. Ekonomimizin yeniden şahlanması; yolsuzluğun ve rüşvetin önlenebilmesi için başta kanunî boşlukların acilen giderilmesi, sonra da toplum üzerine kâbus gibi çöken, insanî çöküntü ve ahlakî bozukluğun düzeltilmesi gerekmektedir. Çünkü, "Yanlış adama doğru iş yaptırılamaz" sözü tüm çıplaklığıyla görülmektedir.

Türkiye üzerindeki sis perdeleri artık kalkmalı. Hoşgörü ve diyalog ortamları sağlanmalı. Bu ülke halkının Cumhuriyet yönetimi ve rejimle bir problemi yok. Sadece demokratik hakların yerleşmesi ve eşit uygulanmasının mücadelesini veriyor, kanunlar ve yasalar herkese eşit uygulansın istiyor. Bundan doğal daha ne olabilir ki? "Ben yaptım olduları" halk artık tasvip etmiyor. Çünkü bu "Ben yaptım oldular"ın faturası daima yıllar sonra rüşvet ve yolsuzluk olarak topluma geri dönmüştür.

ESALETTİN GÜL

18.02.2002


 

Kasapların et satışları durma noktasına geldi

Kurban Bayramı’na az bir zaman kala et satışlarının durma noktasına geldiği bildirildi.

Kurban Bayramı öncesinde kasap, market ve büyük alış veriş merkezlerinde et ve et ürünü satışlarında yüzde 90 azalma meydana geldi. Kurban Bayramı’ndan 2 ay sonrasına kadar işlerindeki durgunluğun devam edeceğini belirten kasaplar, bayrama 15 gün kala işlerinin durgunluşmaya başladığını dile getirdiler. 22 yıllık kasap Fırat Sönmez, vatandaşların kurban bayramı nedeniyle et satın almadığını bunun ise işlerini olumsuz etkilediğini ifade etti. Sönmez, 2 ay süresince satış yapmak yerine vatandaşların kurban etlerini kıymalık çekeceklerine işaret ederek, “Kurban Bayramı’na 15 gün kala işlerimiz durma noktasına gelir. Bayramdan 2 ay sonra ancak satışlarımız normale döner.” dedi.

Orhan Yıldırım / Erzurum

18.02.2002


 

Erzurumspor, Konya’dan 1 puanla dönüyor

Hatayspor maçından sonra, Kombassan Konyaspor karşısına da mutlak 3 puan için çıkan Erzurumspor, lig ikincisi durumundaki rakibi karşısında üstün oynayan taraf olmasına rağmen, gol kaydına muvaffak olamayınca, sahadan bir puanla ayrılmak zorunda kaldı.

Karşılaşmada Erzurumspor ilk dakikalardan itibaren üstünlüğü eline geçiren taraf oldu. Henüz 9. dakikada geliştirdiği ani atakta, Barış topla ceza alanına girerken yere indirildi ancak, karşılaşmanın hakemi devam dedi. 23. dakikada ev sahibi takımın atağında Altaycan’ın ara pasında topla buluşan Yunus’un vuruşu auta çıktı. Erzurumspor, 28. dakikada bu kez Barış-Okan ve Yusuf üçlüsü tarafından rakip kale sahasında oluşturduğu karambolde, topu filelere gönderemedi. 40. dakikada Erzurumspor geliştirdiği ani kontraatakda, Ekrem topu auta gönderdi. 41. dakikada Barış, topu daha müsait pozisyonda bekleyen Zafer’e vermek yerine, kaleye atmayı tercih edince top kaleci Recep’in kucağında kaldı. İlk 45 dakika golsüz sona erdi.

İkinci yarıda da üstün olan taraf Erzurumspor’du. Ancak, Mavi-Beyazlılar, bu yarıda galibiyetten çok beraberliği düşündüler. Dadaşlar, 63. dakikada Barış, 69. dakikada Okan’ın yakaladığı gol pozisyonlarını çömertce harcadı. 81. dakikada K.Konyaspor’lu Yunus, zor pozisyonda topu kaleci Koraç’ın üzerinden aşırmak istedi ancak, tecrübeli file bekçisi, meşin yuvarlağı parmaklarının ucuyla kornere çeldi. 90. dakikada ev sahibi ekip K.Konyaspor, Serhat’ın ortasına yükselen Yunus’la mutlak bir golden oldu. Karşılaşma golsüz sona erdi.

Erzurumspor, bu beraberlikle birlikte üst üste oynadığı iki zor deplasman maçından 4 puan çıkarırken, Süper Lig hayallerini gelecek haftalara taşıdı.

Mahir İnanç / Erzurum

18.02.2002


 

Kış turizmi güldürecek

Yaklaşık 10 yıl önce yapımına başlanan Bingöl Yolçatı Kayakevi düzenlenen bir törenle Bakan Fikret Ünlü tarafında hizmete açıldı. Törende konuşan Bakan Ünlü, “Gün gelecek bölgenin kalkınması, belki de tamamen kış sporlarına ve doğal güzelliklerimize dayalı olacaktır.” dedi.

Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü, gelecekte kış olimpiyatlarının Bingöl dağlarında yapılacağını söyledi. Yaklaşık 10 yıl önce yapımına başlanan Bingöl Yolçatı Kayakevi düzenlenen bir törenle Bakan Fikret Ünlü tarafından hizmete açıldı.

Kayakevinin açılışında konuşan Bakan Ünlü, sportif, ekonomik ve kültürel anlamda bakıldığında Bingöl dağlarının kış turizmi açısından öneminin daha rahat anlaşılacağını kaydetti. Ünlü, “Spor amaçlı ve ekonomik açıdan bakıldığında Bingöl dağlarından Palandöken dağlarına, hatta Ardahan’a kadar uzanan Yalnızçam ve Uğurlu dağlarına kadar gitmesi düşünülmekte ve planlanmaktadır. Ama bunlar yıllar alacaktır. Buraların değeri bilinsin diye bunları anlatıyorum. Gün gelecek bölgenin kalkınması, belki de tamamen kış sporlarına ve doğal güzelliklerimize dayalı olacaktır. Hiç kuşkunuz olmasın Bingöl dağları, Karlıova’dan Palandöken’e kadar uzanacak ve yine hiç kuşkunuz olmasın birgün gelecek bu dağlarda kış olimpiyatları yapılacak.” dedi.

Konuşmasının devamında Yolçatı Kayakevi’inin önemine işaret eden Ünlü, şöyle devam etti: “Yaklaşık 10 yıl önce yapımına başlanan, belki de daha önce projelendirilen bu tesisin açılışını yapmak, bir iddianın, bir idealin ürünüdür. Yarım kalan projeleri bitirin diye bir proje başlatmasaydık, belki de bu tesisin bitmesi 5–10 yıl daha sürecekti. Küçük katkılarla tamamlanan bu tesis sayesinde milli kayakçılar yetişecek, buradan yetişen, benim de tanıdığım milli sporcular ve kayak hocaları var.”

Daha sonra piste kaymanın keyfini süren Bakan Ünlü, pist hakkındaki düşüncelerini de şöyle açıkladı: “Kayak pisti çok güzel, biraz daha sıkıştırılması lazım. Eğer düzenli sıkıştırılırsa daha uzun süre kayma imkanı olur. Her tarafı dağlarla ve ormanlarla çevrili bir yer. Kaymak için her şey müsait.”

Törende konuşan Bingöl Valisi Tamer Ersoy da tesisin Bingöl’e kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür ederken, kayak merkezinin özelliklerini şöyle açıkladı: “Bingöl merekeze 20, Elazığ havaalanına 120 kilometre mesafede olan Yolçatı Kayak Evi; 4 katlı 28 oda, yemekhanesi ve oturma odesından oluşan lüks bir tesistir. Kayak merkezi 300 metre uzunluğunda dik yamaçlı bir piste sahiptir. Yılın 4 ayı kayak yapma imkanı var.”

Abdullah Çelik / Bingöl

18.02.2002

Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Zaman'da Bugün
18 Şubat 2002


Zaman Spor

Doğu Anadolu

Bütün haberler


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.