Diyanet İşleri Başkanı Yılmaz, kurbanla ilgili sürdürülen tartışmalara son noktayı Mekke'de koydu. Bakara Suresi’nin 196'ncı ayetini delil olarak gösteren Başkan Yılmaz, kurban- ların Mina'da kesilmesi hükmünün şüpheye mahal bırakmayacak şekilde açık ve net olduğunu söyledi.
Diyanet İşleri Başkanı M. Nuri Yılmaz, Türkiye’de hac kurbanı ile ilgili sürdürülmekte olan tartışmalara Mekke’den ayetlerle cevap verdi. Mekke’deki Hac İdare Merkezi’nde basın mensuplarının sorularını cevaplayan Yılmaz, Türkiye’de uzman olan ya da olmayan herkesin dini konularda konuştuğunu, Türkiye dışında hiçbir ülkenin dini bu şekilde tartışmaya açmadığını söyledi. Yılmaz, basın toplantısının ortasında bir Kur’an–ı Kerim meali isteyerek, Bakara Suresi’nin 196’ncı ayetini okudu.
“Hac ve umreyi Allah için tam yapın.” denilen ayetin devamında, “Kurban yerine varıncaya kadar, başlarınızı tıraş etmeyin.” deniyor. Yılmaz, yine ayette yer alan kurban kesemeyenlerin 3’ü Mekke’de, 7’si memleketinde olmak üzere 10 gün oruç tutmaları hükmünü hatırlatarak, kurbanların Mina’da kesilmesi hükmünün şüpheye mahal bırakmayacak kadar açık ve net olduğunu belirtti. Yılmaz, halihazırda sürdürülen tartışmaların bu ayeti görmemek anlamına geldiğini kaydetti. “Kurban kesmek yerine, parası sadaka olarak verilsin.” açıklamalarını da eleştiren Yılmaz, sadaka vermek ile kurban kesmenin ayrı ayrı ibadetler olduğunu ve ‘zorunluluk’ olmadıkça birbirlerinin yerini alamayacağını ifade etti.
Diyanet İşleri Bakanı Yılmaz, her yıl hac mevsiminde İslam ülkeleri temsilcilerinin, ilim adamlarının iştiraki ile “Hac Kongresi” ya da “Hac Şûrası” düzenlenmesi çağrısı yaptı. “Bu toplantılarda İslam âleminin ve insanlığın problemlerine çözüm yolları aranmalı.” diyen Yılmaz, yine bu toplantılarda dini bazı kavramlara da açıklık getirilebileceğini söyledi. Diyanet olarak, bu konuda henüz hiçbir İslam ülkesine resmi teklifte bulunmadıklarını belirten Yılmaz, kendilerinin bir başlangıç yapmak gayesiyle ilk olarak Türkiye’de bir “Hac Kongresi” toplayacaklarını vurguladı. Bugüne kadar hac ile ilgili böyle kapsamlı toplantıların yapılmadığına dikkat çeken Yılmaz, Suud Kralı’nın bayramlaşma sırasında yaptığı görüşme ile Suud Hac Bakanı’nın daha sonra yaptığı değerlendirme toplantılarının yetersiz kaldığını ileri sürdü. Hac ibadetinin, dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan, dilleri, renkleri, milliyetleri farklı; ama inanç ve gayeleri aynı milyonlarca insanı aynı anda ve aynı mekanda topladığına işaret eden Yılmaz, bunda bir amacın da Müslümanların kaynaşması ve tanışması olduğunu kaydetti. Yılmaz, Hac Şûrası’nın toplanmasının, bu gayenin daha iyi yerine getirilmesini sağlayacağının altını çizdi. Yılmaz, Türkiye’de yapılacak Hac Şûrası’na Suud temsilciler ile başka milletlerden temsilci ve bilim adamlarının da davet edileceğini söyledi. Yılmaz, Türkiye’nin, tavaf ve şeytan taşlamada yaşanan izdihamın nasıl giderileceği ile kurban etlerinin nasıl değerlendirileceğine kadar birçok konuyu bu toplantılarda ele alacağını belirtti.
|