Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

ABDULLAH AYMAZ



Kadir Gecesi’nde doğan Kadriye

Birçok genç gibi Belçika’nın Liege şehrinde 16 yaşında bir genç kız da bunalıma girdi. Çünkü hayatı manasız buluyordu. Niçin okuyacaktı? Sonra ne olacaktı? Hep karşısına koca bir “hiç” çıkıyordu. Hiçlik karanlık ve boşluktan ürküyor ve korkuyordu. İki defa intihara teşebbüs etti ve kurtarıldı. 18 yaşında üçüncü defa intihara teşebbüs etti. Yine gözlerini hastanede açtı. Bu sefer karşısındaki televizyonda yayınlanan röportajda Müslüman gençlerle bir görüşme yapılıyordu. İslam ve Müslüman kelimeleriyle ilk defa ciddi şekilde ilgilendi. Kendisi gibi intihara teşebbüs edenlerin ve oraya getirilenlerin çoğu gözünü bir daha açamamış ve ölmüşlerdi. Orada ayakta dolaşan bir Marokan genç kendisine “Sen materyalistsin.. İnançsız olduğun için bunalım geçiriyorsun. İman etsen kurtulursun.” dedi. Bunlar kendisinde derin izler bıraktı.

Hastaneden çıktıktan sonra televizyonda seyrettiği Müslümanları arayıp buldu. İslamiyet’le ilgili sorular sordu, bir şeyler öğrenmek istedi. Fakat aradıklarını bulamadı. 11 Eylül sonrası eline bir broşür geçmişti. İslam Diyalog Merkezi tarafından hazırlanan bu broşürde “Müslüman terörist olmaz, terörist de Müslüman..” diye yazıyordu. Arayıp onları buldu. Sorularının cevabını alıyordu. Müslüman olmaya karar verdi. Babası Müslüman olmasına karşı çıktı. Fakat annesi “Kızım, bize kendi dinimiz bir şey vermedi. Mutluluğu İslamiyet’te buluyorsan Müslüman ol. Yeter ki, kurtul.” dedi.

Bulunduğu şehirde (Liege) daha önce Müslüman olmuş Belçikalı Elif Hanımefendi ve eşi Muzaffer Bey vardı. Onlarla görüştü. Kadir Gecesi’nin gündüzü Muzaffer Bey, Abdulgaffar Hoca’yı “Müslüman olmak isteyen birisi var.” diye davet etti. Heyecanla şehadet getiren kız, “Bana bir Müslüman ismi verin.” diye istekte bulundu. Hoca ismini ve manasını sordu. Sevinç ve sevinme manalarına geliyordu. “Hiçbir mahzuru yok. Değiştirmek zorunda değilsin.” demesine rağmen “Ben mutlaka bir isim istiyorum.” deyince Kadir Gecesi’nin gündüzü olması itibarıyla “Kadriye olsun.” dedi.

Kadriye “Ne sebepse, ben dün gece hiç uyuyamadım.” dedi. Hocamız “Biz de hiç uyumadık. Çünkü Kadir Gecesi’ydi. Bin aydan daha hayırlı bir gece; yani sevapların otuz bin kat arttığı bir mübarek gece idi. Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam 40 yaşlarında Hira Mağarası’na gidiyor ve Allah’a ibadet ediyordu. Bir gün vahiy meleği Cebrail aleyhisselam kendisine Kur’an sûrelerinden Alak Sûresi’nin ilk ayetlerini getirdi. Muhtemelen Ramazan ayının Kadir Gecesi’nde bu olay gerçekleşmişti. Öbür gün Peygamberimiz (sas) evine gelip durumu hanımı Hz. Hatice’ye anlattı. Hz. Hatice de “Sen fakire, köleye, kimsesize yardım edersin. Akrabaya gelir gidersin. Eminsin, güvenilirsin, sen doğru yoldasın. Sana Allah’ın peygamberlerine gelen melek gelmiş. Sen peygambersin!.” deyince “Bana kim inanır?” demiş. Hz. Hatice “Ben inandım.” diye cevap vermişti. Allah’ın son peygamberi Hz. Muhammed’e ilk iman eden bir hanımdı. İlk sahabe bir kadındı. Belki sen de asırlar sonra aynı saatlerde iman edip Müslüman oldun.” deyince heyecanlandı. “Ben namaz kılmak istiyorum.” dedi. Kendisine “Namaz sûrelerini biliyor musun?” diye sorulunca “Evet, çalışıp ezberledim.” dedi.

Gençlerimize çok güzel bir örnek. Bizlere de imansızlık yüzünden bunalıma düşenlerin ellerinden tutmak için acele etmemiz gerektiği hususunda ibretli bir ders...

18.02.2002

Yazarımızın E-Postası: a.aymaz@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (15.02.2002) - Çiçeklerimiz ve kardelenlerimiz

> (12.02.2002) - Güller hediye edildi

> (11.02.2002) - “Anne, cennet ne kadar güzel!”

> (04.02.2002) - Onlar bu hallere düşmeden sahip çıkalım

> (29.01.2002) - İngiliz Tim nasıl Âbid oldu?

> (28.01.2002) - Eğitime emek ve destek verenler

> (22.01.2002) - Prof. Dr. Eric L. Ormsby

> (21.01.2002) - Her semavi dinin aslı İslam’dır

> (15.01.2002) - Diyalog ve barıştan başka çare yoktur

> (14.01.2002) - Prof. Dr. Angelika Hartman





Zaman'da Bugün
18 Şubat 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.