Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 
 

Aslan ve Kartal’ın Borsa ligindeki ilk maçları bugün

Geçen hafta halka arzı gerçekleştirilen Galatasaray ve Beşiktaş hisse senetleri, bugünden itibaren Borsa’da işlem görmeye başlıyor. Galatasaray hisseleri 87 bin, Beşiktaş hisseleri ise 57.500 liradan işleme açılacak.

Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar AŞ ile Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret AŞ hisse senetleri, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Ulusal Pazar’da bugün işlem görmeye başlayacak.

Borsa Yönetim Kurulu’nun aldığı karara göre, Galatasaray Sportif AŞ’nin halka arz edilen 325 milyar 600 milyon lira nominal değerli B grubu hamiline yazılı hisse senetleri, halka arz fiyatı olan 87 bin lira baz alınarak, “GSRAY” kodu ile işlem görecek. Şirketin işlem sırasına gönderilecek olan emirlerde maksimum lot miktarı 250 olarak uygulanacak.

Beşiktaş Futbol Yatırımları AŞ’nin halka arz edilen 326 milyar 500 milyon lira nominal değerli B grubu hamiline yazılı hisse senetleri de halk arz fiyatı olan 57 bin 500 lira baz alınarak, “BJKAS” kodu ile işleme açılacak. Beşiktaş Futbol Yatırımları AŞ’nin işlem sırasına gönderilecek emirlerde de maksimum lot miktarı 250 olacak.

Bu arada Beşiktaş ve Galatasaray hisse senetlerini kimlerin aldığı açıklandı. Galatasaray’ın halka arzı yurtdışı ağırlıklı olurken, Beşiktaş bireysel yatırımcıdan ilgi gördü. Galatasaray’ın yurtiçi ve yurtdışında halka arz edilen hisse senetlerine 1,66 ile 3,7 kat arasında talep geldi. Halka arz edilen hisselerin yüzde 65’i yurtdışı yatırımcılara, yüzde 35’i de Türkiye’deki yatırımcılara satıldı. Yurtdışına ayrılan hisselerin tamamı Avrupa ve Amerika’da yerleşik kurumsal yatırımcılar tarafından alınırken, yurtdışından, arz edilen 211 milyon 640 bin adet hisseye karşılık 3,7 kat talep geldi. Halka arzda 211 milyon 640 bin hisse yurtdışında yerleşik 29 kurumsal yatırımcıya satıldı. Yurtdışında satılan yüzde 65 oranındaki hissenin yüzde 13,9’unu Morgan Stanley satın alırken, İngiltere’den Genesis yüzde 12,8’lik kısmı, Bear Stearns da yüzde 8,3’lük kısmı aldı. Yurtiçi halka arzda ise 3 bin 312 bireysel yatırımcıya, 241 alım gücü yüksek yurtiçi bireysel yatırımcıya, 44 yurtiçi kurumsal yatırımcıya ve 139 Galatasaray Spor Kulübü üyesine satış yapıldı. Beşiktaş’ın hisselerini ise yüzde 5’in üzerinde alan kişi ya da kurum bulunmadığı açıklandı. Halka arz sırasında 6 bin 913 yatırımcı Beşiktaş hissesi alırken, 267 alım gücü yüksek yatırımcı, 35 kurumsal yatırımcı, 18 yabancı yatırımcı, 651 de kongre üyesine satış yapıldı. Beşiktaş hisselerinin halka arzında, yurtdışına yapılan hisse senedi tahsisatının 4 katı talep geldi. Halka arzı gerçekleştiren konsorsiyum üyesi Park Raymond James Yatırım tarafından yapılan açıklamada, yurtdışına tahsisli hisse senetlerinin halka arz edilen toplam 326,5 milyar lira nominal değerli hisse senetlerinin yüzde 37’sine karşılık geldiği kaydedildi. Açıklamada ayrıca, satışların ağırlıklı olarak Amerika ve İngiltere’de bulunan, içinde Hollanda ve Yunanistan’dan da yatırımcıların bulunduğu toplam 18 fona yapıldığı dile getirildi.

Öte yandan Beşiktaş Futbol Yatırımları AŞ Genel Müdürü Gökhan Sarı, Beşiktaş’ın halka açılarak, “bir tarih de Borsa’da yazmaya hazırlandığını” söyledi. “20 Şubat 2002 Çarşamba günü (bugün) gerçekten hem Türk futbolu, hem Beşiktaş hem de Borsa açısından tarihî bir gün olacak.” diye konuşan Sarı, Beşiktaş’ın öncü olarak uyguladığı halka arz modeliyle birlikte futbol kulüplerinin yönetim biçimlerinin tarihe karışacağını vurguladı.

Ekonomi Servisi, Reuters

20.02.2002


 

‘14 bin Aktaş hissedarı mağdur edilmemeli’

Borsa Yatırımcıları Derneği (BORYAD), Aktaş Elektrik TAŞ konusunda, Enerji Bakanlığı’nın yaklaşık 14 bin hissedarın mağduriyetine sebep olmayacağı kanaatinde olduklarını bildirdi.

BORYAD Başkanı Ali Bahçuvan imzasıyla yapılan açıklamada, şirketin işlem sırasının kapatılmasına sebep olan Danıştay’daki davanın, Elektrik Mühendisleri Odası tarafından Enerji Bakanlığı aleyhine açıldığı ve Danıştay İdari İşler Kurulu’nun onay verdiği sözleşme hakkında olduğu belirtildi. Açıklamada, hukuk aşaması bitmiş görünse bile 14 bin yatırımcının hukuksal mücadelesinin yeni başlayacağı, dernek merkezinde Aktaş hissedarları için özel bir çalışma grubu oluşturulduğu ve yatırımcılara yardımcı olunduğu kaydedildi. Derneğin yaptığı araştırmaya göre, Aktaş’a Anadolu yakasındaki elektrik dağıtımı ile ilgili imtiyaz hakkının 30 yıl süreyle verildiği, işletme hakları devredilen tesislerin de yine Bakanlar Kurulu kararı doğrultusunda Aktaş’a devri yapıldığı belirtilen açıklamada, şöyle denildi: “Dolayısıyla derneğimizin danıştığı ve konunun uzmanı hukukçuların görüşü, sözleşmenin iptali halinde Enerji Bakanlığı’nın kendi kararıyla tesisleri devir alamayacağı gibi, başka bir sermaye şirketiyle de sözleşme imzalamasının yürürlükteki mevzuat ve Bakanlar Kurulu kararı doğrultusunda mümkün olmadığının, aksine Aktaş Elektrik ile yeni bir görev sözleşmesi imzalanması gerekeceği doğrultusundadır.”

Açıklamada, borsa yatırımcısına yönelik bu tarz uygulamaların yatırımcının borsaya güvenini olumsuz yönde etkilediği vurgulandı. İstanbul, aa

20.02.2002


 

para günlüğü - 1 milyon 350 binin altına inmeyen dolar yükseldi

Döviz piyasasında 1 milyon 350 bin liranın altına inmeyen dolar, bayram öncesi satış eğilimi beklentilerine karşılık öğleden sonra gelen alımların etkisiyle günü yükselerek tamamladı.

Hazine’nin bugün yapacağı iç borç geri ödemesiyle (itfa) piyasaya çıkacak 1 katrilyon lira seviyesindeki paradan bir kısmının dünkü tahvil satışına ve bir kısmının da dövize gidecek olmasının etkisiyle döviz işlemleri günün ikinci yarısında hareketlendi. Bankalararası piyasanın kapanışında, bugün valörlü döviz fiyatlarının yükselmesi serbest döviz piyasasındaki fiyatlara da yansıdı. Güne 1 milyon 348 bin liradan başlayan dolar, 1 milyon 380 bin liraya kadar yükseldikten sonra 1 milyon 372 bin liradan kapandı. 1 milyon 350 bin lirada destek bulan dolar, 1 milyon 350-380 bin lira aralığında hareket edebilir. Hazine’nin dün gerçekleştirdiği 2 yıllık değişken faizli tahvil ihalesi başarıyla sonuçlandı. Dün arz edilen tahvil daha önce Hazine tarafından 22 Ocak’ta ilk kez yüzde 16,75 dönemsel faizle çıkarılmıştı. Hazine dünkü ihalede yüzde 16,76 dönemsel faizle 952,1 trilyon liralık net borçlanma yaptı. Borsa endeksi, dün günün büyük bir bölümünü satıcılı ve hacimsiz geçirmesinin ardından kamu, otomotiv ve turizm hisseleri başta olmak üzere gelen alımların etkisiyle günü yüzde 2,19 primle kapattı. Endeks, 246 puanlık artışla 11.517 puana yükseldi. Teknik olarak indikatörlerin alıma dönmesi ve takas avantajı nedeniyle alımlar devam edebilir. Endeks 0,80-0,90 cent civarlarında hareket edecektir. Anormal bir gelişme yaşanmazsa bayram sonrası ve vergiler nedeniyle mart ayının büyük bir bölümü sıkışık geçebilir; ancak nisan-mayıs aylarının genel yükselişle geçirileceğini düşünüyoruz.

20.02.2002


 

‘Enerji fiyatlarını yarıya indireceğiz’

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Zeki Çakan, yeraltı maden havzalarını özelleştirerek hem kaynakları değerlendireceklerini hem de enerji fiyatını yarıya indireceklerini vurgularken, “Rakamları önümüzdeki günlerde açıklayacağım.” dedi.

Bakan Çakan, Devlet Bakanı Kemal Derviş ile birlikte, Adapazarı’ndaki ENKA Doğalgaz Çevrim Santralı’nda incelemelerde bulunup, ENKA Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Şarık Tara’dan brifing aldı. Çakan, brifing sonrasında yaptığı açıklamada, 6 ay önce enerji kesintisine gitmemek için çaba harcadıklarını ve yapılan çalışmalar sonucunda o günlerin geride kaldığını söyledi. Barajlardaki su seviyesinin de normalin üzerinde olduğunu bildiren Çakan, “Fakat yine de tedbir almazsak ileride sıkıntı çekeriz.” dedi.

ENKA Doğalgaz Çevrim Santralı’nın, 5,3 milyar metreküp doğalgaz kullanacağına işaret eden Çakan, şunları kaydetti: “Doğalgazı temin etmeden bu santralı devreye alamayız. Doğalgazın Türkiye’ye gelmesini sağlayan projeleri hayata geçirenleri kutlamak, gerekli desteği vermek zorundayız. Her ne kadar zaman zaman eleştiriler yapılsa da, Mavi Akım Projesi çok önemlidir. Bu proje için Rusya ve ortakları 2,7 milyar dolar verirken, BOTAŞ sadece 320 milyon dolar ödeyecek. Bu projeye sahip çıkmalıyız. Eğer görevini kötüye kullananlar olursa, gerekeni de yaparız.”

Türkiye’nin elektrikte 28 bin megavat kurulu gücü olduğunu işaret eden Çakan, şöyle devam etti:

“Her yıl enerji ihtiyacı krize kadar yüzde 8 artış gösteriyordu, krizle bu oran eksi 1’e düştü. Ancak ekonomi iyiye gidiyor. Bundan sonra artış olacak. Enerji bedelini etkileyen yakıt girdisidir. Yakıtı ne kadar ucuza mal edebilirsek, enerji fiyatları da bu ölçüde azalacaktır. Yeraltı kaynaklarımızdan linyiti ucuz şekilde kullanmaya çalışacağız. Yeraltı maden havzalarımızı özelleştireceğiz, böylece hem kaynaklarımızı değerlendirdiğimiz gibi enerjiyi de yarı fiyatına indireceğiz. Rakamları, önümüzdeki günlerde açıklayacağım.” Duran Savaş, Adapazarı

20.02.2002


 

IMF, 2005 yılı enflasyonunu yüzde 8 olarak tahmin etti

IMF Türkiye Masası uzmanlarının 10. Gözden geçirmenin ardından hazırladıkları rapora göre, Tüketici Fiyatları Endeksi’nin (TÜFE) 2005’te yüzde 8, 2006’da ise yüzde 5’e gerileyeceği tahmin ediliyor.

Raporda, 2002 dönemi için sağlanan ilave 10 milyar dolarlık finansman sayesinde, Türkiye’nin borç ve ödemeler dengesi pozisyonunun, orta vadede sürdürülebilir duruma geleceği bildirildi. Rapora göre, ilave dış mali yardımın yarısından fazlası bütçe finansmanına gidecek. Raporda, Ziraat ve Halk Bankası’nın performansının “gayet iyi” göründüğü vurgulanırken, Vakıfbank’ın özelleştirmesinin, Mayıs 2002’nin sonuna kadar tamamlanabileceğine dikkat çekildi. IMF raporunda, Hükümet’in 2002’de yüzde 6,5 oranındaki faiz dışı fazla hedefine rağmen, sosyal hizmetler, eğitim ve sağlık hizmetlerini sürdürmede istekli olduğu, yüzde 6,5 oranındaki faiz dışı fazla hedefinin 2003’te de sürdürülmesinin planlandığı vurgulandı.

IMF’ye göre ihracatın 2002’de yüzde 6,3 oranında, ithalatın ise yüzde 8,5 oranında artış göstermesi bekleniyor. Raporda, “Türk yetkililer, uygun olmayan koşullara rağmen, istekli tutumlarıyla ekonomik programı gerçekleştirmede, iyi bir gelişme sağladılar” denildi.

Öte yandan IMF heyeti’nin, ilk gözden geçirme için 5 Mart’ta Türkiye’ye gelmesi planlanıyor. Bu ilk gözden geçirmenin, performans ve yapısal kriterlerinin gerçekleştirilmesi halinde IMF, yaklaşık 1,1 milyar dolarlık bir kredi dilimini daha serbest bırakacak. Ankara, aa

20.02.2002


 

İşsiz patronlar da işsizlik sigortası için başvurdu

İşsizlik sigortasına sadece işçiler değil işverenlerin de müracaat ettiği ortaya çıktı. İş–Kur Genel Müdürü Dr. Necdet Kenar, “İşyerini kapatan esnaf ve işveren de ‘işsizim’ diyerek işsizlik sigortasına müracaat etti.” dedi.

Türkiye İş Kurumu Genel Müdürü Dr. Necdet Kenar, işsizlik sigortasına başvuruların başladığı ilk günlerde iflas eden esnafların dahi işsizlik sigortasından yararlanmak için müracaatta bulunduğunu açıkladı. Necdet Kenar, “İşini kaybeden esnaf, ben de işsizim diyerek işsizlik sigortasına müracaat ediyor.” dedi. İşsizlik sigortası ödeneğinden yararlanmak için yapılan başvurular 19. gününü doldurdu. Kamuoyunun beklentilerinin aksine müracaatlarda büyük kuyruklar oluşmadı ve karmaşa yaşanmadı. Türkiye İş Kurumu (İş–Kur) Genel Müdürü Dr. Necdet Kenar, işsizlik sigortasından yararlanmak için müracaat eden sigortalıların sayısının kurumun beklentilerine ve imkanlarına uygun olduğunu söyledi. İşsizlik sigortasına başvuruların başladığı ilk günlerde iflas eden esnafların dahi işsizlik sigortasından yararlanmak için müracaatta bulunduğunu anlatan Dr. Kenar, zaman geçtikçe sistemin oturduğunu, gerçek müracaatların gelmeye başladığını bildirdi. İşsizlik sigortası başvuruları ve kurumun çalışmaları hakkında Zaman’a bilgi veren Dr. Kenar, “İşsizlik sigortasından yararlanacaklar hakkında net bir sayı veremem. Ancak ilk zamanlarda bir yığılma vardı.” şeklinde konuştu. Zaman geçtikçe sistemin oturmaya başladığını anlatan Dr. Kenar, “Başvuruların başladığı ilk günlerde eksik evraklarla müracaatlar vardı. Şimdi gittikçe sistem oturmaya başladı. Artık gerçek müracaatlar geliyor. Aranan koşullara uygun işsizler müracaat ediyor. Şubat ayı tamamlanınca gerçek rakamlar çıkacak. Kurum olarak her ay düzenli olarak işsizlik sigortasından yararlanacak kişi sayısını kamuoyuna açıklayacağız.” şeklinde konuştu. Yeni uygulamaya giren sigorta sistemlerine ilk önceleri yoğun bir talebin olmadığını, işsizlik sigortası uygulamasında da aynı durumun yaşandığını belirten Dr. Kenar, işsizlik sigortasından yararlanmak için müracaat edenlerin sayısının İş-Kur’un beklentilerine uygun olduğunu söyledi. Dr. Kenar, “Müracaatların az olması normal. Çünkü 600 gün prim ödeme koşulu var. Zaten bu süre 30 Ocak’ta doldu. Bundan dolayı büyük bir müracaat beklemiyorduk. Başvurular beklentimize uygun düştü. Sistemlerin olgunlaşma dönemi olur. Biz o süreci yaşıyoruz. Büyük bir karmaşa ve kuyrukların olmamasının nedeni de bu.” dedi. İşsizlere işsizlik sigortası ödeneği yanında mesleki eğitim kursu da verileceğine dikkat çeken Dr. Kenar, mesleki eğitim kurslarını kurumun vermeyeceğini, hizmet satın alacağını kaydetti. Hizmeti Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler, vakıflar ya da özel eğitim kurumları gibi eğitim hizmeti veren kurumlardan satın alacaklarını söyleyen Dr. Kenar, ilk önce işsizlik sigortasından yararlanacak sigortalıların hangi mesleki kurslardan yararlanacaklarını tespit edeceklerini, daha sonra ihaleye çıkacaklarını sözlerine ekledi.

Şahin Ali Şen / Ankara

20.02.2002


 

İşsizlere günlük 5'er milyon TL yardım yapılacak

Dünya Bankası’ndan sağlanacak 250 milyon dolarlık kredi kapsamında mart ayında uygulamaya girecek Özelleştirme Sosyal Destek Projesi’nden (ÖSDP), öncelikle özelleştirme sonucu işsiz kalanlar, daha sonra ekonomik kriz nedeniyle işini kaybedenler yararlanabilecek.

İşsizlere kişi başına günlük 5,5 milyon TL verilecek. İşe yerleştirme programı kapsamında katılımcının ikamet ettiği bölge dışında açık bir işe yerleştirilmesi durumunda, katılımcının taşınma giderleri ve yol harçlığı da proje dahilinde ödenecek. Ayrıca, katılımcılara kurs süresi boyunca günlük asgari ücretin neti olan yaklaşık 5,5 milyon lira kadar ödeme yapılacak. Dr. Necdet Kenar, Özelleştirme Sosyal Destek Projesi’nin Dünya Bankası’ndan sağlanan krediyle uygulanmakta olan Ekonomik İstikrar Programı’nı desteklemek, özelleştirme programındaki hedeflerin başarıyla tamamlanmasına katkıda bulunmak ve kamu kuruluşlarının özelleştirilmelerinden doğan olumsuz ekonomik ve sosyal etkileri hafifletmek amacıyla oluşturulduğunu söyledi. Türkiye İş Kurumu Genel Müdürü Dr. Necdet Kenar, 2004 yılına kadar sürecek projeyle öncelikli olarak özelleştirme nedeniyle işsiz kalan veya kalacak olan kuruma kayıtlı kişilere hizmet verileceğini belirtti. Ekonomik Reform Programı nedeniyle özelleştirme çalışmalarının hızlanacağını belirten Dr. Kenar, özelleştirmenin yoğunlaşmasının sadece özelleştirme sonucu işsiz kalanları etkilemeyeceğini kaydederek, “Buradan hareketle ikincil işsiz dediğimiz, kriz nedeniyle işinden olmuş kişiler veya bu ortam nedeniyle iş hayatına hiç atılamamış kişileri de hedef kitle kapsamına giriyor.” dedi. ÖSDP, özelleştirme sonucu işsiz kalan veya kalacak kişilere tazminat ödenmesi, bu kişilerin yeniden işe yerleştirilmesi ve Ekonomik Reform Programı’nın sosyal etkilerinin azaltılmasını kapsıyor. İş-Kur, yeniden işe yerleştirme hizmetleri çerçevesinde, danışmanlık, eğitim ve toplum yararına çalışma programları uygulayacak. İş-Kur, bu hizmetleri Mart 2002 tarihinden itibaren yurt düzeyinde vermeye başlayacak. Proje kapsamında, katılımcıların sosyal ve ekonomik şartlara uyumlaştırılması gibi hizmetler verilecek. Proje kapsamında bulunan kişilerin ikamet ettikleri bölge dışındaki açık işlere gitmeleri teşvik edilecek. Bu kapsamda, işin bulunduğu bölgeye taşınabilmeleri için, katılımcılara taşınma gideri ve harçlık ödemesinde bulunulacak. Katılımcılara hizmetin verildiği yere ve hizmetle ilgili olarak hizmet sağlayıcının ofisine gelmeleri için gerekli mutat ve ekonomik ulaşım aracı giderleri karşılanacak. Danışmanlık hizmeti kapsamında katılımcıların farklı bir bölgede işe yerleştirilmesi durumunda nakliye ücretleri ödenecek. Danışmanlık hizmeti alınacak kurum ve kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları, özel şirketler arasından Dünya Bankası ile mutabık kalınan kurallara göre ihale yoluyla belirlenecek. Yine eğitim hizmetleri kapsamında, istihdam amaçlı mesleki eğitim, küçük ölçekli iş için beceri (kendi işini kuracaklara yönelik beceri) eğitimi hizmetleri verilerek. Bu kapsamda, katılımcıların fiili eğitim günlerinde eğitim yerine gidiş-dönüşleri için gerekli mutat ve ekonomik ulaşım giderleri karşılanacak. Eğitim hizmetleri kapsamında katılımcılara eğitim programı süresince gıda ve konaklama giderlerini karşılamak üzere her fiili eğitim gününde net bir günlük asgari ücret tutarı ödeme yapılacak. Eğitim hizmetleri sonunda bu hizmetlerden yararlandırılan ve başarılı olan katılımcıların hizmet sağlayıcı bir işveren ise asgari yüzde 70’inin, hizmet sağlayıcı bir eğitim kurumu ise asgari yüzde 50’sinin gördüğü eğitimler ile ilgili bir işe yerleştirilmesi zorunlu tutuluyor. Kendi işini kuracaklara yönelik beceri eğitimi alanların asgari yüzde 20’sinin iş kurmaları hedefleniyor. Toplum Yararına Çalışma Programları (TYÇP) kapsamında ise özelleştirme ve uygulanan ekonomik reform programları sebebiyle işlerinden çıkarılan işçiler ile kapsama dahil ikincil işsizlere (İş-Kur’a kayıtlı diğer işsizlere) toplum yararı olan konularda geçici iş imkanları sağlanarak, bu kişileri maddi olarak desteklemek ve ayrıca bu sayede çalışma ortamına alışarak iş tecrübesi ve iş disiplini edinip, kalıcı işler bulmalarına çalışılacak. Bu kişiler, kamusal altyapının yenilenmesi, eğitim, sağlık ve sosyal alanlara katkı sağlanması, afetler sonrası yapılan her türlü çalışmalarda istihdam edilecek. Şahin Ali Şen, Ankara

20.02.2002


 

Türkiye’nin işsiz sayısı 2,3 milyon adete ulaştı

Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik krizini yaşayan Türkiye’de, krizin yıldönümünde faturanın daha ağır olduğu ortaya çıktı. Ülkenin yüzde 8,5 küçülmesine ve her vatandaşın 750 dolar daha fakirleşmesine yol açan kriz, işsiz sayısının da 2 milyon 335 bin kişi olmasına yol açtı.

İşsizlerin içinde eğitimli gençlerin oranının Türkiye genelinde yüzde 27’yi, şehirlerde ise yüzde 29,2’yi bulması dikkat çekti.

Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE), 2001 yılı IV. Dönem Hane Halkı İşgücü Anketi sonuçlarını açıkladı. Buna göre; Türkiye’deki işsiz sayısının 2002’ye girerken taplom 2,3 milyonu aştığı resmi olarak da kaydedilmiş oldu. Anket sonuçlarına göre; 2001 yılı dördüncü üç aylık döneminde Türkiye’de toplam işgücüne katılma oranı yüzde 47, 9, işsizlik oranı ise yüzde 10,6 oldu. Bu dönemde toplam istidam edilen kişi sayısı ise 19 milyon 742 bin olarak gerçekleşti.

Bu arada, kamu sektöründe istihdam edilenlerin toplam istihdam içindeki payında 2000 yılının aynı dönemine göre artış olması dikkat çekti. 2000 yılının 4. çeyreğinde yüzde 14,7 olan pay, geçen yılın aynı döneminde yüzde 15,6’ya yükseldi.

Toplam istihdam içinde geçen yılın son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre sanayi ve hizmetlerin payı artarken, tarım ve inşaatın payı azaldı. Tarım dışı sektörlerdeki işsizlik oranı yüzde 14,9 olarak tahmin edilirken, eğitimli gençlerde işsizlik oranının Türkiye genelinde yüzde 27’yi, şehirlerde ise yüzde 29,2’yi bulması dikkat çekti.

2001 yılının son çeyreğinde toplam istihdamın bir önceki yılın aynı dönemine göre 440 bin kişi azalarak 19 milyon 742 bin kişi olduğu gözlendi. Bir önceki döneme göre istihdam; Türkiye genelinde yüzde 44,7’den yüzde 42,9’a, kentsel yerlerde yüzde 39,7’den yüzde 38’e, kırsal yerlerde de yüzde 53,2’den yüzde 51,2’ye geriledi. Ayrıca, yine bir önceki yılın aynı dönemine göre kadın istihdamı 368 bin kişi arttı.

Ramazan Solak / Ankara

20.02.2002


 

Adapazarı, Avrupa’daki üç Toyota üssünden biri oldu

Toyota, Adapazarı fabrikasını Avrupa’nın üç büyük üssünden biri haline getirdi. Sabancı Ailesi’yle yollarını ayırdıktan sonra yatırımlarına ara vermeyen Toyota Adapazarı'ndan Avrupa'ya üretim yapıyor.

Dünyanın üçüncü büyük otomotiv üreticisi Toyota, Türkiye’de 1994 yılından beri üretim yapan Adapazarı fabrikasını Avrupa’nın üç büyük üssünden biri haline getirdi. 2000 yılı Ekim ayında Sabancı Holding’le ortaklık sona erdikten sonra başlayan yatırımlarla Toyota, Avrupa pazarına üretim yapan bir fabrikaya dönüştürüldü. Avrupa’nın 22 ülkesine ihracat şubat ayı itibarıyla başladı.

Dün Adapazarı fabrikasında yapılan ihracat töreninde konuşan Toyota Motor Company Başkan Yardımcısı Yoshio Ishizaka, Türkiye’deki rekabetçi işgücüne ve gelişen otomotiv endüstrisine güvendikleri için Adapazarı fabrikasını güçlendirmeye karar vererek Avrupa’daki üç üretim üssünden biri haline getirdiklerini söyledi. Ishizaka, törende yan yana oturdukları Devlet Bakanı Kemal Derviş’e ise, Japonya’daki işçinin ürettiği otomobilin kalitesi ile Türkiye’deki işçinin ürettiği Corolla’nın kalitesi arasında kesinlikle fark olmadığını dile getirdi. Ishizaka, Toyota’nın Türkiye’de ürettiği iki Corolla modeline önümüzdeki bir iki yıl içinde yeni bir model daha ekleneceğini açıkladı.

Toyota Motor’un gelecekte Türkiye’ye yatırımlarının devam edeceğini ve Türkiye’deki krizden etkilenmediklerini dile getiren Ishizaka, “Türk hükümetinden altyapı, otoban, demiryoluna yatırım yapmasını bekliyoruz. Sadece Türkiye’ye özgü değil; ama ithalat ve ihracattaki bürokratik sorunlar var, bunların aşılması gerekiyor.” dedi. Ishizaka, Sabancı Holding ile ortaklıklarının sona ermesine ilişkin “Türkiye’deki bu yatırımı daha önceden planlamıştık. Biliyorsunuz yatırımlar uzun vadeli gerçekleştiriliyor ve zaman alıyor. Sabancı ile pazarlama konularındaki ortaklığımız devam edecek.” açıklamasını yaptı.

Bu yıl Adapazarı fabrikasında 47 bin adet üretim hedeflendiğini, bunun 40 bin adedinin ihraç edileceğini belirten Ishizaka, ihracat rakamının gelecek yıl 65 bin adet, 2004 yılında ise 100 bin adete ulaşmasının planlandığını kaydetti. Avrupa pazarında 670 bin adetlik bir satışları olduğunu hatırlatan Ishizaka, 2005 yılında bu rakamı 800 bine çıkarmak istediklerini söyledi. Bugüne kadar 425 milyon dolar yatırım yapılan Adapazarı Toyota fabrikasında tamamına yakını Türk olan 1050 kişi çalışıyor. Toyota’nın Corolla sedan ve Corolla station wagon modellerini üreten fabrikadan aralarında İrlanda ve Finlandiya gibi ülkelerin de bulunduğu 22 Avrupa bölge ülkesine ihracat yapılacak. Toyota Motor Company’nin Avrupa’da Türkiye dışında İngiltere ve Fransa’da otomobil fabrikası ve Polonya’da yeni açılan şanzıman fabrikası bulunuyor. Dünyada 27 ülkede 58 ayrı fabrikası bulunan ve 215 bin kişiye istihdam sağlayan Toyota Motor Co. 2001 yılında 5 milyon 940 bin araç üretimi yaptı.

Öte yandan Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Demir Sabancı, suikast sonucu hayatını kaybeden babası Özdemir Sabancı’nın, Toyota Adapazarı Fabrikası’nın kuruluşundaki katkısı dolayısıyla gurur duyduklarını söyledi. Töreni gurur ve mutluluk içersinde izlediğini vurgulayan Sabancı, fabrikanın kuruluşunda babasının büyük emeği olduğunu hatırlatarak, “Babamın hayallerinin, hedeflerinin gerçekleştiğini görmenin mutluluğu içindeyim. O’nu, her zaman saygıyla anıyoruz ve ülkemize böyle bir tesisi kazandırdığı için kendisiyle gurur duyuyoruz” dedi.

Memduh Taşlıcalı / Adapazarı

20.02.2002


 

TOFAŞ’ın CEO’su Jan Nahum, Fiat’ın üst yönetimine getirildi

Tofaş Otomobil CEO’su Jan Nahum, İtalyan otomotiv devi Fiat’ın 4 başkanından biri oldu. Nahum, dün getirildiği Fiat’ın Uluslararası İş Geliştirme Bölümü Başkanlığı görevinde, Türkiye’nin de arasında olduğu 11 ülkedeki operasyonlardan sorumlu olacak.

Tofaş’tan konuyla ilgili yapılan açıklamaya göre, bir süre önce Roberto Testore’nin ayrılmasından sonra Fiat’ın başına getirilen Giancarlo Boschetti, Fiat’ı dört ana iş bölümüne ayırarak, yeni bir yapılanmaya gitti. Dünya üzerindeki Fiat yöneticilerinin katılımıyla dün yapılan toplantıda, yeni organizasyon yapısı ve atamalar açıklandı. Buna göre kurum bundan sonra Fiat–Lancia–Hafif ticari araçlar, Alfa Romeo, Uluslararası İş Geliştirme ve Servisler’den oluşan dört ana bölüm altında faaliyet gösterecek. Tofaş’ın bugünkü konumuna gelmesinde birçok başarıya imza atan Jan Nahum, yeni görevinde, Brezilya, Arjantin, Fas, Mısır, Rusya, Hindistan, Güney Afrika, Tayland, Vietnam, Çin ve Türkiye’deki tüm operasyonlardan sorumlu olacak.

Tofaş geçen yıl krize rağmen ihracat, üretim ve istihdam alanlarında ciddi adımlar atmış, Fiat’ın bazı ülkelerdeki üretimi durdurma kararına rağmen 43 ülkeye 776 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmişti. Tofaş’ta görev yapan çok sayıda teknisyen ve mühendis daha önce de Fiat’ın dünya üzerinde çeşitli fabrikalarında üst düzey görevlere atanmıştı.

1950 doğumlu olan Jan Nahum’un uzmanlık alanları, otomotiv, dizayn ve endüstri mühendisliğinden oluşuyor. 1973–1975 yılları arasında Otosan’da mühendis olarak görev alan Nahum, Koç AR–GE merkezinde 1975–1984 arasında dizayn şefi, müdür yardımcısı ve müdür olarak görev yaptı. 1984–1994 arasında Otokar’da genel müdürlük yapan Jan Nahum, 1994–1997 yılları arasında Tofaş’ta genel müdür olarak görev aldı. Ekonomi Servisi

20.02.2002


 

KDV’de en erken indirim 2003’te

Maliye Bakanı Sümer Oral, 2001’de kamu finansman dengesinin ince bir çizgide olması nedeniyle 2002’de KDV indirimine gidilemeyeceğini; ancak 2003’te bu konuda bazı uygulamalar yapabileceklerini söyledi.

Maliye Bakanı Sümer Oral, ancak 2003 yılında KDV oranlarında indirime gidilebileceğini ifade etti. Devlet Bakanı Kemal Derviş’in ardından Maliye Bakanı Sümer Oral da, 2002 yılında KDV indirimi yapılmayacağını söyledi. Oral, ocak ayında faiz dışı fazlanın 1,4 katrilyon lira olduğunu da bildirdi. 2001 yılında vergi oranlarını gözden geçirdiklerini anlatan Oral, 2001’de kamu finansman dengesinin son derece hassas bir çizgide olduğu için 2002 yılında vergi oranlarında bir indirime gidemediklerini belirtti. Oral, “2002’de ekonominin önünü daha da açabilmek için vergi oranlarında bir miktar da azaltma düşündük; ama olmadı. Öyle umuyorum ki 2003 yılında ekonomiyi canlandırmak için vergi oranlarında değişikliğe gidebileceğiz. Özellikle KDV’de oran indirimine gidilebilir. Diğer vergilerde birtakım değişiklikler yapma şansımız olacaktır.” dedi.

Oral, Marmara Üniversitesi Maliye Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından düzenlenen “Özel Tüketim Vergisi Kanun Tasarısı” konulu panelde yaptığı konuşmada, Ocak 2002’de faiz hariç giderlerin 3,6 katrilyon lira, faiz giderlerinin ise 6,6 hatta 6,7 katrilyon lira olduğunu, ikisinin toplamının 10 katrilyon 400 trilyon lirayı bulduğunu belirtti. Oral, ocak ayında 3,9 katrilyon liralık vergi geliri elde edilmesine ve ocak ayında 1,4 katrilyon liralık faiz dışı bütçe fazlası sağlanmasına rağmen faizin tüm dengeleri bozduğunu anlattı.

2001’de 39,8 katrilyon lira vergi tahsilatı yapılırken 42 katrilyon liralık faiz ödemesi gerçekleştirildiğini hatırlatan Oral, “41–42 küsur katrilyon liralık faizin 22 katrilyon lirası bütçenin finansmanından kaynaklanan faiz değil, bankalar sisteminin daha sağlıklı hale getirilmesi sırasında yapılan düzenlemelerin beraberinde getirdiği faizdir. Bankalar için yapılan düzenlemelerin getirdiği faiz 2000 yılında yoktu, 1999’da da, 1998’de de yoktu. Onu çıkardığınız zaman, esasında bütçenin finansmanı için alınan borcun faizinde bir yıl önceye nazaran önemli bir azalma görülmektedir.” dedi.

Nisan ayında yasalaşması beklenen Özel Tüketim Vergisi Kanunu ile ilgili olarak da bilgiler veren Oral, KDV dışında dağınık olan, yönetimi zor gider vergilerini toplayan Özel Tüketim Vergisi’nin fon ve harçlarla 14 kalemden oluştuğunu ifade etti. Özel Tüketim Vergisi ile KDV’deki oran adedinin 5’ten 3’e çekileceğini ve KDV’nin yüksek oranlarının da bu vergi içinde kalacağını belirten Oral, “Bilindiği gibi yüzde 26’lık ve yüzde 40’lık oranlar var. Lüks mallara uygulanan yüzde 26 ile sadece taşıtlarda uygulanan yüzde 40, Özel Tüketim Vergisi içine girecek. Böylece KDV’yi daha az oranlı bir yapıya çekmiş olacağız.” diye konuştu.

Şerif Erdikici / İstanbul

20.02.2002


 

‘Dövizdeki ucuzlama uzun sürmez’

Devlet Bakanı Kemal Derviş, döviz sorununu çözdüklerini söyledi. Derviş, Adapazarı Ticaret ve Sanayi Odası’nda yaptığı konuşmada, “Dövizdeki aşırı ucuzlamanın uzun süreceğini tahmin etmiyorum.

Türk ihracatının lehine, dünya pazarında rekabet ettirecek düzeyde bir dengeye oturacağını tahmin ediyorum.” dedi. Bu arada 17 Ağustos depreminde en çok hasar alan Adapazarı sokaklarında makam aracıyla şehir turu atan Kemal Derviş, şehrin haline üzüldüğünü belirterek, “Devletin vatandaştan topladığı kaynağı, hangi önceliklere göre harcayacağını, ciddi bir şekilde, uyum içerisinde, rasyonel öncelikler göz önünde bulundurarak yapması gereğini deprem bölgesine gelince daha iyi anlıyorum. Çalışmalar yeterli değil, zorlanıyoruz. Çok ihtiyaç var. Daha rasyonel bir devlet yapısını ortaya çıkarmak lazım.” dedi. Duran Savaş, Adapazarı

20.02.2002


 

Halkla ilişkiler sektörü geçen yıl yüzde 30 geriledi

Halkla İlişkiler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Meral Saçkan, 2001 yılının her iş alanında olduğu gibi iletişim sektörü için de zor bir yıl olduğunu belirterek, halkla ilişkiler endüstrisinin 50 milyon dolarlık hacminin, geçen yıl yüzde 30 gerilediğini söyledi.

Halkla İlişkiler Derneği (HİD) ve Halkla İlişkiler Danışmanları Derneği’nin (HDD) düzenlediği ve “Stres Altında İletişim” konusunun tartışıldığı, 9. Halkla İlişkiler Forumu’nun açılışında konuşan Meral Saçkan, yaptıkları bir araştırma sonucu 2002 yılında kuruluşların yüzde 21’inin halkla ilişkiler bütçelerini azaltacağını ve yüzde 62’sinin de aynı kalacağını gördüklerini belirtti. Saçkan, “Bu yılki işaretler de endüstrinin beklentisinin aksine, pek olumlu değil.” diye konuştu. Ekonomi Servisi

20.02.2002

Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Zaman'da Bugün
20 Şubat 2002


Zaman Spor

Ekonomi

Bütün haberler


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.