Türk futbolunda lakabın yeri çok ayrı. Mikro Mustafa’dan Kefal Fikret’e, Puşkaş Ergun’dan İmparator Fatih’e kadar aklınıza gelmeyecek lakaplar tarihin sayfalarında, isimlerden önce yer buldu.
Türkiye’de Soyadı Kanunu’nun çıktığı günden, 1990’lı yıllara kadar futbolcular kendilerine takılan lakaplarıyla anıldılar. Meşin yuvarlağın peşinde koşanlar, bazen bir hareketinden, bazen fiziğinden ve bazen de oynadıkları bir maçtan dolayı kendilerine yakıştırılan lakaplarla bütünleşip, nam saldılar. Aslında lakaplar tarih boyunca Türk toplumunun alışkanlıkları olmuştur. Mimar Sinan, Aşık Veysel, Deli Dumrul, Ulubatlı Hasan ve daha niceleri... 1934 yılında çıkartılan Soyadı Kanunu’nun idrakine varılmış varılmasına ama, Türk insanı için lakapların yeri hep bir ayrı olmuş. Dünyada da bunun örneklerine rastlamak mümkün. Edson Arantes Do Nascimento ismini dünyada kaç kişi biliyor? Ama bu ismin sahibinin, dünya futbol tarihine geçen Pele olduğunu bilmeyen yok gibi.
Türk futbolunda da lakabın yeri çok ayrı. Mikro Mustafa’dan Kefal Fikret’e, Puşkaş Ergun’dan Canavar Burhan’a kadar aklınıza gelmeyecek lakaplar tarihin sayfalarında isimlerden önce yer bulmuştur.
1960 yılında Atina Karması’yla İstanbul Karması Yunanistan’da karşı karşıya gelir. Atina Karması’nın 2 metre boyundaki kalecisi seremoni esnasında İstanbul Karması’nın forveti olan 1.65 metre boyundaki Mustafa’nın başını okşayarak, “Bu mu bana gol atacak?” diye dalga geçer. Maçı İstanbul Karması 8–2 kazanır ve gollerin üçünü Mustafa kaydeder. Yunan seyirciler de kısa boylu, cılız Mustafa’ya Zito Mikro (Yaşa küçük) diye tezahürat yaparlar. O günden bu tarafa F.Bahçe’nin yıldız futbolcusu Mustafa, “Mikro Mustafa” diye anılır.
Lakabıyla meşhur olan futbolculardan bir tanesi de G.Saraylı Mustafa Yürür veya nam–ı diğer “Böbrek Mustafa”dır. G.Saray’da 10 sezon top koşturan ve hiç ceza almayarak tarihe geçen Mustafa’nın böbrek lakabını alması ise hayli ilginç. O dönemlerde milli takımda birlikte oynadığı “Beton Mustafa”yla karıştırılmaktan şikayetçi olan Mustafa, kendisine arkadaşları tarafından takılan böbrek lakabını çok sever ve onunla anılır.
Türk futbolunun unutulmaz isimlerinden biri de Puşkaş Ergun ya da Ergun Öztuna’dır. 1956 yılından 1966 yılına kadar F.Bahçe formasını giyen ve 219 maçta 79 gol atan Ergun, Puşkaş ismini Ay Yıldızlı formayla Macaristan ile oynanan dostluk maçında almıştır. Maçı farklı kaybeden Milli Takımımız’da süper bir oyun çıkartan Ergun’u maçtan sonra tebrik eden Macar futbolcular, dönemin yıldızı Puşkaş kadar iyi oynadığını söylerler. Bunun üzerine de Ergun’un lakabı Puşkaş olarak kalır.
G.Saray ve Milli Takım’ın efsane kalecilerinden birisi olan Turgay Şeren de tarihe Berlin Panteri olarak geçti. G.Saray formasını aralıksız 19 sene taşıyan ve futbolu bıraktığında koruduğu kale direkleri defne yapraklarıyla süslenip saklanan Turgay Şeren, Ay Yıldızlı formayla Berlin’de Alman Milli Takımı’nı 2–1 yendikleri maçta yaptığı inanılmaz kurtarışlar sebebiyle “Berlin Panteri” olarak tarihe geçmiştir. 1960’lı yıllarda İtalya’da top koşturan F.Bahçe ve Milli Takım’ın unutulmaz futbolcularından Can Bartu, Çizme’den Türkiye’ye geldiği dönemlerde özenli kıyafetleri ve tavırlarıyla bir İtalyan kontuna benzetildiği için “Sinyor Bartu” olarak anılmıştır.
Türk futbolunun son 10 yılına damga vuran Fatih Terim de iki farklı lakapla anılıyor. Adana Demirspor’daki günlerinde arkadaşları tarafından Samanta olarak çağrılan Terim, G.Saray’da “İmparator” lakabıyla tarihe geçti. Terim’in Adana’daki bütün takım arkadaşlarının bir lakabı var. Füze Selami, Gıcı Necati, Deli Erden ve Tombik Ahmet, Adana’da lakaplarıyla anılan futbolcular.
Son dönemlerde forma giyen futbolculardan da, Sarı Fırtına Metin (Metin Tekin), Şifo Mehmet (Mehmet Özdilek), Atom Karınca Rıza (Rıza Çalımbay), İmparator Oğuz (Oğuz Çetin), Takoz Recep (Recep Çetin) ve Papen Mustafa (Mustafa Kocabey) gibi lakaplar aldılar. Beşiktaşlı Metin Tekin’e hızından dolayı “Sarı Fırtına”, Mehmet Özdilek’e orta sahada Belçikalı yıldız Enzo Scifo gibi teknik oynadığı için “Şifo”, Rıza Çalımbay’a yıllar boyunca orta sahanın sağında karınca gibi çalışıp, sağ ayağının içiyle kestiği ortalardan dolayı “Atom Karınca”, Recep Çetin’e defansta rakibini durdurmak için her yolu denediği ve biraz da sert oynadığı için “Takoz”, Oğuz Çetin’e de F.Bahçe’de oynadığı yıllarda takımını orta sahada bir şef gibi yönettiği için “İmparator” lakapları uygun görüldü ve bu isimlerle anıldılar.
LAKAPLARIYLA FUTBOLCULAR
Mikro Mustafa F.Bahçe
Puşkaş Ergun F.Bahçe
Canavar Burhan G.Saray
Tony Tuncay F.Bahçe
Leblebi Mehmet G.Saray
Baron Fevzi Beşiktaş
Kelle İbrahim Beykoz
Ördek Mustafa Vefa
Aslan Nihat G.Saray
Bombacı Bekir F.Bahçe
Arap Vahap Altay
Arap Sadri Beşiktaş
Cambaz Kamil A.Gücü
Katır Cemil G.Saray
Kova Osman G.Saray
Kova Yaşar F.Bahçe
Kör Galip Vefa
Tereyağ Nuri Beşiktaş
Kefal Fikret F.Bahçe
Cici Necdet G.Saray
Kasap Halil F.Bahçe
İmam Hayati Beşiktaş
Berlin Panteri Turgay G.Saray
Tarzan M.Ali F.Bahçe
Boncuk Ömer F.Bahçe
Deli Bahtiyar Bursa
Tahtabacak İsmet Vefa
Mayk Arif Beşiktaş
Böbrek Mustafa G.Saray
Eker-Biçer Mehmet Beykoz
Vosvagen Mustafa İstanbul
Tank Gürsel Göztepe
Fuji Mehmet Göztepe
Lahmacun Talat G.Saray
Güvercin Nuri A.Gücü
Rüzgarınoğlu Zeynel G.Birliği
Torik Necmi G.Saray
Sıska Şevket Beşiktaş
Benbark Ali İhsan Beşiktaş
Nakliye Kemal A.Gücü
Baba Gündüz G.Saray
Baba Recep Beşiktaş
Doktor Vedihi Beşiktaş
Atom Karınca Rıza Beşiktaş
Takoz Recep Beşiktaş
Sarı Fırtına Metin Beşiktaş
Şifo Mehmet Beşiktaş
Füzeci Hami Trabzon
Füze Selami A.Demir
Dobi Hasan Trabzon
Başbakan Lemi Trabzon
İmparator Terim G.Saray
İmparator Oğuz F.Bahçe
Taçsız Kral Metin Oktay G.Saray
|