Merkavalar havaya uçtu
İsrail’in ünlü Merkava–3 tankını ilk defa, iki yıl önce Golan Tepeleri’nden düzlük araziye indiğimiz zaman görmüştüm.
Güneşli bir eylül günü dört Merkava–3 yolun solundaki tozlu arazide manevra yapıyorlardı. Tankların görüntüsü etkileyiciydi. Bir ileri, bir geri gidiyorlar, sağa sola ani dönüşler yapıyorlar, motorları deniyorlardı. Daha sonra tankların yanına gittik, baktık, inceledik. İsrailli diplomat rehber, bize Merkavaların ne kadar üstün tanklar olduğunu, hatta bir Türk generalin de tankı denediğini anlattı ve ‘Bunlardan size de satalım.’ dedi. Bunları bugün de iyi hatırlıyorum.
Daha sonra, silahlara merakımdan Merkavalar hakkında bazı şeyler okudum, bilgimi artırmaya çalıştım. Gerçekten de bu tanklar birçok bakımdan emsallerinden üstün tanklardı. İsrail’in 1967 ve 1973 savaşlarından aldığı dersler, edindiği tecrübe ve bilgi birikimi, bu tanklara çok iyi yansıtılmıştı. İsrail, Merkavaları dizayn ederken birinci hedef olarak mürettebatı en iyi şekilde korumayı belirlemiş ve tankları da buna göre imal etmişti. İkinci hedef ise tankın doğrudan vurulması halinde çıkacak yangının tanka yayılmasını önlemekti. Bu iki hedefi gözeten imalatçı da diğer tanklardakinin aksine Merkavaları hidrolik sistemsiz olarak imal etmiş, hidrolik sistemlerin yerine elektrikli sistemler kullanmıştı. Bir tankın en önemli yerlerinden birisi olan taret Merkavalarda elektrikli sistemle çalışır mesela.
Tankın koruma zırhı ise bir devlet sırrıdır. Alttan, yandan gelecek patlamalara (yani mayınlara) ve uzaktan atılacak anti–tank füzelerine karşı zırh, tankın her yerini koruyacak şekilde ve kalınlıkta yapılmıştır. Tankın bazı yerlerinde bu zırhın kalınlığı bir metreyi bile bulur.
Zırha verilen önemden dolayı tank oldukça ağırdır. 65 ton ağırlıkta olup 1200 beygir gücünde bir motora sahiptir. Ağırlığına rağmen hızı saatte 65 kilometreye kadar çıkar. Tankta 120 mm.lik çok yivsiz–setsiz düz delik gelişmiş bir top ve bu topa ait 50 mermi bulunur. Ayrıca 3 adet 7,62mm.lik makineli tüfeği ve bir adet 60 mm.lik hem mermi hem de aydınlatma bombaları atabilen havan topu ve bu silahları en iyi şekilde çalıştıracak çeşitli termal ve elektronik hedef bulma sistemleriyle bu tanklar, İsrail’in en güvendiği ağır silahların başında gelir.
İsrail’e göre Merkavalar, imha edilemez, vurulamaz, vurulsalar bile mürettebata zarar gelmeyecek şekilde yapılmış çok üstün tanklardır. Merkavalar İsrail’in medar–ı iftiharı, üstün, yenilmez, dokunulmaz tanklardır kısacası...
Tanesi 3 milyon dolar olan Merkavalar, 15 Şubat’a kadar İsrail’in nezdinde ve belki de dünyanın nezdinde böyle bir üne, itibara sahiptiler; ama artık değiller...
Filistinli kuvvetler önce 15 Şubat günü Gazze’deki Yahudi yerleşim yeri Netzarim yakınlarında bir Merkava–3’ü 80 kiloluk bir mayın ya da bombayla havaya uçurdular. Bu belki şans eseri bir başarıydı denilirken, yaklaşık bir ay sonra önceki sabah Filistinli kuvvetler bir başka Merkava–3’ü yine aynı havalide bomba ya da mayınla havaya uçurdular. Üstelik bu defa, yangın çıkmaz denen Merkava, yakıt ve cephanelerin patlamasıyla içinden kaçamayan iki mürettebatı ile neredeyse yandı kül oldu.
Haberler böyle. Ne var ki başka haberlerde, bugüne kadar iki değil üç hatta bir İsrail gazetesine göre altı Merkava’nın imha edildiği bildiriliyor. Esasen iki ya da altı pek de fark etmez; zira imha edilemez, vurulamaz denen Merkavalar artık vuruluyor ve İsrail bunun nasıl olduğunu anlamaya çalışıyor.
Merkavaların havaya uçmalarının pek çok anlamı var tabii. En önemli anlam da, askeri metotlarını her gün geliştiren, korkuyu yenmiş olan Filistinliler karşısında İsrail’in işgali ve askeri operasyonları sonsuza kadar sürdürmesinin imkansız olduğunu anlaması ve bunu kabul etmesi. İsrail, Filistin meselesine askeri çözümü bundan sonra hiç; ama hiç bulamaz. Havaya uçan Merkavalar ve bundan sonra olabilecek başka şeyler İsrail’in (daha doğrusu Şaron’un) bugün tutturduğu her bakımdan pahalı ve acı yoldan muhakkak vazgeçmesini emrediyor...
16.03.2002
Yazarımızın E-Postası:
f.ertan@zaman.com.tr
|