Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

ALİ H. ASLAN



Cheney ziyareti ve üçüncü boyut

Amerika’da ‘Alan Greenspan konuşunca, herkes dinler’ derler. Gerçekten de uzun yıllardır Merkez Bankası’nda ‘para dümeni’ni elinde tutan bu Musevi asıllı yaşlı kurta sadece Amerikalılar değil, tüm dünya piyasaları kulak kesilir. Aynı lafı bize uyarlarsak, herhalde şöyle diyebiliriz: ‘Türkiye’de paşalar konuşunca, herkes dinler’. Ülkemizde ‘devletin dümeni’ni kimin tuttuğunu bilen yerli yabancı herkes; bol yıldızlı generaller, hassaten de Genelkurmay Başkanı konuştu mu, pür ‘dikkaaat’ kesilir.

Washington’da Türkiye’yi yakından takip edenler, son zamanlarda bizim paşalara öylesine dikkatle kulak veriyorlar ki, Greenspan’in bile ne dediği umurlarında değil. Başkan Yardımcısı Dick Cheney’in demokratik teamülleri altüst ederek Irak müzakerelerinde Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu’yla görüşmek istemesi, bu nedenle gayet iyi anlaşılıyor.

Konumuz, Bush yönetiminin pragmatizmde sınır tanımayan, ‘musluğun başını tutanlara endeksli’ dış politikası değil tabii. Konu, Türkiye’de hem muslukların, hem de musluğun başını tutanların son zamanlarda ABD’ye fena halde sorun çıkarıyor olması. Musluk deyince aklınıza Irak da geldi değil mi? Hani şu ABD ambargosu sebebiyle petrol boru hattı musluklarını kapalı tutarak milyarlarca dolarlık zarara uğradığımız Irak. Ben de tam oraya gelecektim zaten...

Ecevit’in Amerika ziyareti öncesinde devlet büyüklerimizin hep bir ağızdan Irak’a askeri müdahaleye karşı çıkmaları bile Washington’daki ‘İş ciddiye binince Türkler bize gerekli desteği verir’ beklentisini kıramamıştı. Fakat yumurta kapının ağzına dayandıkça, Türklerin, hele Genelkurmay’ın ‘La deyip illallah dememeye’ niyetli olduğu anlaşılmaya başlandı. Cheney’in telaşı da bundan. Hadi Amerikalılar hükümeti ‘IMF kredisi’ kozuyla ikna ettiler diyelim. Orduyu nasıl ikna edecekler? Hele arkasında bunca kamuoyu desteği varken ve memlekette Amerika’ya güvensizlik had safhaya ulaşmışken?!.

Devletin zirve organlarından Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nin başındaki Orgeneral Tuncer Kılınç tarafından geçen hafta sarf edilen sözler, Washington’da endişeleri daha da derinleştirdi. Tek boyutlu düşünenler, bu sözleri ordunun AB karşıtlığının bir delili olarak görebilir. Çift boyutlu düşünenler, ABD–İsrail ekseni mi, AB ekseni mi tartışmasının bir parçası gibi değerlendirebilir. Ben ise sizi ‘üç boyutlu’ düşünmeye davet ediyorum: Aslında o mesaj topyekün ‘Batı’ya, öncelikle de ABD–İsrail eksenine verilmiş bir mesajdı. Neden mi?

Devletteki baskın kanaate göre, ne Avrupa, ne Amerika ve ne de İsrail aslında Türkiye’nin AB üyesi olmasını istemiyor. Avrupa’nın kültürel ve ekonomik sebepleri var; ABD–İsrail’in ise ‘dümeni’ AB’ye kaptırmama kaygısı. ABD, Türkiye’nin neticede Avrupa’ya alınmayacağını bildiği için, AB sürecini destekliyormuş gibi yapıyor. Kürt, Kıbrıs, Türk–Yunan, insan hakları konularında doğrudan yapamadığı baskıları AB üzerinden gerçekleştiriyor. AB rolüne dünden razı, çünkü bu sorunlar Türkiye’yi dışlamak için tükenmez bir gerekçeler denizi.

Tuncer Paşa, İran ve Rusya alternatifini ortaya atarken aslında en az AB kadar, AB üzerinden oynayan ABD’ye de mesaj verdi. Yani ‘Avrupa sana söylüyorum, Amerika sen anla’ dedi. ‘Şer ekseni’ndeki İran’la yakınlaşmayı telaffuz etmek, aslında Amerika’ya ‘ben senin şer tanımına katılmıyorum’ demektir. Aynı mantık silsilesi, ‘Irak’taki mevcut durum ABD ve İsrail için şer olabilir, ama Türkiye için değil’ noktasına götürüyor. Daha geniş perspektiften topyekün Batı’ya şu söyleniyor: ‘Türkiye bağımsız bir ülkedir ve kendi milli çıkarları doğrultusunda istediği yöne hareket etmekte özgürdür’. Tabii bu muvazaalı serzeniş, illa İran–Rusya–Çin istikametine kayılacağı anlamına da gelmiyor.

Türk devleti açısından ‘en büyük şer’, Irak’ta bağımsız bir Kürt devletine kapı açacak bir şeyler yapılması. Ne ABD, ne İsrail ne de Avrupa’ya bu konuda güvenilmiyor. Kürt bağımsızlık hareketinin gizli bazı anlaşmalarla PKK merkezli olarak meşrulaştırılmak istendiği düşünülüyor. ABD Büyükelçisi Robert Pearson’ın Tuncer Paşa’nın beyanın ardından ‘mesajı aldığını’ göstermeye çalışırcasına PKK aleyhine konuşması dikkat çekiciydi.

Genelkurmay’ın gerek Irak harekatına, gerekse Afganistan’daki Barış Gücü liderliğine isteksizliğinin altında artık ‘bedavadan’ ve ‘taahhüt almaksızın’ Amerikan çıkarlarına hizmet etmeme düşüncesi yatıyor. Henüz kartlar tam oynanmadı ve karşılıklı kozlar var. Bakalım iki müttefik, Türkiye ve Amerika, bu kritik dönemi nasıl atlatacak?

17.03.2002

Yazarımızın E-Postası: a.aslan@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (03.03.2002) - Akl–ı selime davet

> (17.02.2002) - Gö-rün-mü-yor

> (10.02.2002) - Bush’un Ortadoğu ile imtihanı

> (03.02.2002) - Washington'dan bir Tayyip Erdoğan geçti

> (27.01.2002) - Salem sendromu

> (20.01.2002) - Hatice ve netice

> (13.01.2002) - Sam Ağa’nın eli tutulmaz





Zaman'da Bugün
17 Mart 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.