Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

MELİH ARAT



Bant aralığını aşarsanız ne olur?

Lisedeyken bir ara öğretmenim sınıfa hitaben yaptığım bir konuşmada önce sesimi alçak bulduğu için kızmıştı; sesimi yükseltince de “bu sefer de bağırıyorsun” demişti. Bir türlü ayarını tutturamamıştım. Lise ikinci sınıfta da edebiyat öğretmeni ilk dönem yaptığım ödevi çok kısa bulmuştu; ikinci dönem yaptığım ödevi ise çok uzun... Bu işlerin bir püf noktası olmalıydı, ama neydi?

Annemin tasarruf ederkenki durumu da çok farklı değildi. Babam bu ay mali açıdan çok sıkışığız dediğinde, annem kahvaltıdan peyniri bile kaldırıyordu. Halbuki bu kadarına gerek yoktu. Babam “bu ay ekonomik olarak rahatız” dediğinde ise annem iyice çok harcıyordu. Kahvaltıyı bile bir gün kendisi hazırlamak yerine bir otelden sipariş etmişti.

Sanırım, ayarını tutturamamak bizim ailede var.

Kardeşim de “ya insan niye uyur, uyumadan yaşanır, o zaman yaşama daha çok vakit kalır” deyip duruyordu. Bir gün uykusuz yaşamayı öğrenmeye karar verdi. Öylesine abartmıştı ki, bir ara üç gün hiç uyumadı. Sonra da 48 saat deliksiz uyudu. Uyandığında ise sarhoş gibiydi. Çok susamıştı ve sanırım biyolojik dengesi de bozulmuştu. Okuluna trenle gidiliyordu. Küçükken sanırım, ilkokul birinci sınıfa giderken treni kaçırmış ondan beri istasyona trenin geleceğinden yarım saat önce gelirdi. Geçenlerde yine nerden estiyse, bu alışkanlığını da radikal ölçüde değiştirdi. Şimdi trene tam zamanında gitmeye çalışıyor. Ama çoğu zaman kaçırıyor; hem yarım saat fazladan bekliyor, hem de okuldan azar işitiyor.

Babam da, benzer bir probleme sahip. Çok iyi bir insan. Herkese iyi niyetli yaklaşıyor. Mesela birisi onun cebindeki son parayı istese hemen çıkarıp verir. Sonra da kendi faturalarını ya da kendi çocuklarının harçlığını ödeyemez. Bir süre böyle gider. Sonra da kendine kızar. Öyle bir kızar ki, herkese aşırı kontrollü yaklaşmaya başlar. Bırakın başkasını bize bile inanılmaz keskin davranır. Ortası yok yani.

Bir örnek de yine benden. Basit bir şey anlatacağım; geçen gün evdeki odanın kapısını açmayı nasıl problem haline getirdiğimi. Kapıyı açmak için kapı kolunu o kadar hafif çevirmiştim ki, kapı açılmamıştı. Yine her zamanki gibi bir durum sanmıştım; kapı koluna öyle bir sert asıldım ki, kapı kolu kırıldı ve elimde kaldı.

Bant aralığı

Sanırım yaşamın ne yönüne baksak bir bant aralığı söz konusu. Bu bant aralığının sınırlarını aştığımız zaman hep sorunlarla karşılaşıyoruz. Herkesin bir tahammül sınırı var, deriz; ya aynı zamanda bir eğlenme sınırı da var. Nezaket birçok insanın hoşuna gidebilir; ama belirli bir noktadan fazlası iğrendirir. Yaşamlarımızda bu bandın iki ucuna gidip gelmekte çok sorun yok. Ancak yaranın bir yara bandından büyük olması gibi, herhangi bir konuda belirli bir yönde bandın sınırını aştığımızda sorunlar ortaya çıkınca bandın kalınlığını öğreniyoruz. Sanırım mutlu bir yaşamın yolu, her konu, eylem ve insanla ilgili bant sınırlarını iyi bilmek ve bu sınırların içinde kalmak. Her zaman kendinizi aşın, diyen Melih Arat diye bir yazar var ya... Bu konuda yanılıyor. Vücudunuz eşik seviyeden daha fazla mikrop alırsa hasta olursunuz. Onun için yaşamınızda bandın içinde gezin; sınırları da zorlayın; ama yine de bandın doğasının içinde kalın.

17.03.2002

Yazarımızın E-Postası: m.arat@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (10.03.2002) - Yeni bir hayat

> (03.03.2002) - Başarının diğer yolu

> (26.02.2002) - Temiz yazı

> (17.02.2002) - Önemli bir yazı: Yarın ne olacak?

> (10.02.2002) - Yönetmeme becerisi

> (03.02.2002) - Sistematik keşif

> (27.01.2002) - Ben kimim?

> (20.01.2002) - İstanbul’da sıra dışı yaşam becerileri

> (13.01.2002) - Kendinizle uğraşmayın!

> (06.01.2002) - Ne öğrenmeli?





Zaman'da Bugün
17 Mart 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.