Şuursuz baskı
Süper Ligimiz kızıştıkça İstanbulumuzda havalar o oranda soğuyor. Bu durum kazanın dibine odun atanlara ciddi bir mesaj olmalı. Lütfen sağduyu, lütfen hoşgörü, lütfen kendimiz için istediğimiz kadar başkaları için de sevgi. Bu sevgiyi herkese dürüstçe gösterdiğimiz zaman büyük olmanın hazzını yaşarız.
Evsahibi on ikinci adamının her geçen gün artan desteğiyle Malatyaspor karşısına çıktı. Kadro seçimi şüphesiz teknik direktörün en tabii hakkıdır. Fakat bizim de görevimiz bizce doğru olanları söylemek yanlış gördüklerimizi de eleştirmektir. Dünkü F.Bahçe'de Lorant'ın ilk yarıda sahaya sürdüğü on birde 3 oyuncu dikkatimizi çekti.
Defansta her tarafa koşan, cankurtaran Fatih, orta alanda her zamanki performansıyla Johnson, ilerde sağ çizgiye mahkum edilmesine rağmen golünü de atan Serhat. 3 oyuncuyla F.Bahçe koşuyor, mücadele ediyor görünebilir. Ama futbol bir takım oyunu. Bu şekliyle iyi bir takım oyunu ortaya koyamaz, asla güzel futbol oynamazsınız. Zaman zaman iyi mücadele ettiğiniz anlarda rakip kalede goller de bulursunuz. Arkasından yediğiniz goller dün olduğu gibi bir defa daha sizi ikaz eder, 'Arkadaş iyi oynamıyorsun, şanslı olduğun anları büyük başarı gibi görüyor, arkasını getiremiyorsun' diye Şükrü Saracoğlu’ndaki taraftarlar gibi sizi uyandırmaya çalışır. Tabii anlayabilirseniz.
Son yarım saatteki futbol bence geç kalmış değişikliklerin getirdiği hareketlilikti, sonuç almaktan uzaktı. Sayın Lorant, bunları maçın başında yapmalı. Malatyaspor’u 50 bin kişi önünde ortaya koyduğu futboldan dolayı kutlamak lazım. Aldıkları puan ligimizin kalitesinin en güzel göstergesidir.
18.03.2002
Yazarımızın E-Postası:
m.seyho@zaman.com.tr
|