Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

MELİH ARAT



Akıllı çocuk yetiştirmenin yolu

- Bebeğimizin akıllı olacağını hayal ediyorsun; ya olmazsa...

- Evet, belki bizim şu an fark edemediğimiz bir rahatsızlığı vardır ya da geçireceği bir hastalık yüzünden sorunları olabilir... Böyle olmasını elbette istemem ama... Olursa onu da Allah’ın bir hediyesi olarak kabul ederim. Ama böyle olmaz; normal bir çocuk olursa problem yok.

- Nasıl yani?

- Sıradan bir bebeği ya da çocuğu akıllı yapmanın yollarını biliyoruz artık.

- Nasıl bu kadar güvenli konuşuyorsun?

- İnsanları yetiştiren süreçlerdir. Bir insanı talimatla yetiştiremezsin; ama onu yetişebileceği süreci / ortamı tasarlayabilirsin. Bugün insanın kişiliğini kazanmasına yardım edecek, aklının / bağlama kapasitenin gelişmesine yardım edecek süreç ve ortam birçok ailenin erişebileceği kadar yakın sanırım.

- Biz kendi bebeğimiz için neler yapacağız peki?

- Sırasıyla söylemeyeceğim; ama yapılabileceklerin bir resmini çizeyim sana...

- Birinci kural, bir bebeğin ya da çocuğun dünyasına olabildiğince çok referans girmesine izin ver. Yeni müzikler, yeni eşyalar, yeni yerler, yeni insanlar, yeni kurslar-müzik, yüzme, basket, judo vb. gibi. Onu engellemek yerine, “Ona dokunma, onu yapma, ona bakma!” demek yerine onu özgür bırakmak... Ama bir şeyleri kırıp dökecek olursa... Onun da çaresi basit, “ona yapma” demek yerine, onun kırılıp kaybedilebileceğini çocuğa söylemek gerek. Bir bebek ya da çocuk anlamaz diye düşünme sakın. Bir çocuğu veya bebeği gerçekten yürekten ciddiye alıp ona bir şey söylediğinde seni nasıl dinlediğine hayretler içinde kalırsın. Çocuk bir hata yapacak olursa da, onu suçlamak ve kendini kötü hissettirmek yerine “Şimdi bir şey oldu; sen ne düşünüyorsun? Bu olan bitenden ne ders çıkarabiliriz?” diye çocuğu düşünmeye itmek ve aynı şeyi tekrarlamayacak bir düşünce içine girmesini sağlayacak yöne sevk etmek daha doğru olmaz mı?

- Peki ikinci kural ne?

- Saydıklarımın aslında bir önceliği yok dediğim gibi, aklıma geldiği gibi söylüyorum. Bir başka kural da, çocuk için bir şeyleri seçmek yerine, elbise, yemek, oyun seçmek yerine ona “Sen hangisini istersin?” diye sormak ve onun dediğini yapmak. İnsanları kişi yapan kendi özgün seçimleridir. Çocuğun seçiminden hoşlanmasak bile, bırakalım o onu denesin ve beğenmeyecekse de o sonra kendiliğinden beğenmesin.

- Mutlaka oyunlarla ilgili de söyleyeceğin bir şey vardır senin...

- Oyunlar aklı en fazla geliştiren araçlardan olsa... Bilgisayar oyunları çocukların dikkat, göz ve vücut koordinasyonunu, problem çözme becerilerini, senaryolarla düşünebilme yeteneklerini geliştiriyor. Benim en çok sevdiğim oyunlarsa, günlük eşyalarla icat edilecek oyunlar. Ne bileyim, terliklerle, kalemlerle, meyvelerle oyun icat edilemez mi? Günlük eşyaları oyuncak olarak kullanmaya başlayan çocuklar, herhangi bir gereci farklı bir şekilde yorumlamaya alıştıklarından, ileride bir kaynak sorunu gündeme geldiğinde akla gelmedik bir şeyi çözüm aracı olarak öne sürebiliyorlar. Lego tipi oyuncaklar da çok yararlı...

- Peki başka?...

- Özellikle yedi yaş altındaki çocukların kitap okuması, muhteşem bir faaliyet?

- Nasıl, yedi yaşın altındaki çocuklar okuma yazma mı öğrensin?

- Kitap okumanın tek yolu, okuma öğrenmek midir? Çocuklarımıza sadece masal okuyacağımıza, çocuk klasiklerini ya da klasikleri alalım birer birer onlara okuyalım. Vesileyle elinden kitap çoktan düşmüş ve çocuk yüzünden kitap okumaya zaman bulamadığını iddia eden anne-babalar da kitap okur. Hatta daha iyisi okuduğumuz kitapları banda alalım. Çocuğa sonradan banttan dinleme imkanı da verebiliriz. Hatta ikinci bir bebeğimiz olursa o da o bantları kullanabilir. Yurtdışında hazır bile satılıyor böyle bant kitaplar.

- Yani çocuğumuz akıllı olacak.

- Şöyle desek daha doğru: Biz çocuğumuzun aklının gelişeceği bir ortam verebiliriz ve vermekten sorumluyuz.

24.03.2002

Yazarımızın E-Postası: m.arat@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (17.03.2002) - Bant aralığını aşarsanız ne olur?

> (10.03.2002) - Yeni bir hayat

> (03.03.2002) - Başarının diğer yolu

> (26.02.2002) - Temiz yazı

> (17.02.2002) - Önemli bir yazı: Yarın ne olacak?

> (10.02.2002) - Yönetmeme becerisi

> (03.02.2002) - Sistematik keşif

> (27.01.2002) - Ben kimim?

> (20.01.2002) - İstanbul’da sıra dışı yaşam becerileri

> (13.01.2002) - Kendinizle uğraşmayın!





Zaman'da Bugün
24 Mart 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

» Sık Kullanılanlara Ekle  «               » Giriş Sayfası Yap «

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.