Geçen yıl dövizin yükselmesi nedeniyle zarar eden şirketler, bu yılın ilk üç aylık döneminde kâr bekliyorlar. Uzmanlar, bu yılın ilk üç ayında zarar ibresinin kâra döneceğini tahmin ediyorlar.
Türk Lirası’nın ilk 3 aylık dönemde değer kazanmasıyla geçen yıl esas faaliyetlerinden kâr ettiği halde döviz giderleri nedeniyle zarar eden şirket kârlarına olumlu yansıması bekleniyor.
Aracı kurumlar bu yılın ilk 3 aylık bilançolarında 2001 yılının aynı dönemine göre ibrenin tersine döneceğini söylüyor. Geçen yıl mart sonunda Türk Lirası dolar karşısında 21 Şubat’a göre yüzde 35,1 değer kaybetmiş bu da esas faaliyetlerinde kâr etmiş olanların bile döviz borcu nedeniyle 3 aylık bilançolarında yüksek zararlara neden olmuştu.
Alan Yatırım Araştırma Müdürü Tuncay Turşucu, 2002 yılının ilk 3 aylık dönemde TL lehine 100 bin liranın biraz üzerinde bir kur farkı oluştuğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Bundan döviz bazında borcu yüksek olanlar avantaj elde edecekler. Geçen yılın aksine çok yüksek kur farkı gideri yazanlar kur farkı geliri yazacaklar. Ancak şirketin esas faaliyetlerinden kâr etmesi önemli. Çünkü geçen yıl esas faaliyetlerinden kâr ettiği halde kur farkı gideri nedeniyle zarar eden şirketler olmuştu.”
Bu yıl Türk Lirası, dolar karşısında ilk üç aylık dönemde yüzde 8,14 değer kazandı. Geçtiğimiz yıl krizin ardından yapılan bir analizde Türk Lirası’nın değer kaybetmesi nedeniyle döviz borcu yüksek olan şirketlerin 2001’de zarar edebileceği bildirilmişti.
Aracılar bu yıl TL’nin değer kazanmasının olumlu etkisinin hissedilmesi için şirketlerin esas faaliyetlerinden kâr etmiş olmalarının ön koşul olduğunu vurguladılar. Geçen yıl krizin ardından döviz borcu olan şirketlerin kur farkını finansman gideri olarak yazdıklarını hatırlatan Bumerang Menkul Genel Müdürü Emin Özer, “3 aylık bilançoların sonuçlandığı mart sonunda doların 1 milyon 300 bin lira olduğu düşünülürse, aradaki fark kur farkı lehine çalışıyor. Yani bir şirketin döviz borcu ne kadar yüksek ise, daha önce yazdığı finansman giderinde azalış ve zararda o oranda bir artı olacak.” dedi.
Özer değerlendirmesini, “O nedenle döviz borcu yüksek olan şirketlerde, kur farkı nedeniyle 3 aylık bilançolarda ciddi kârlar çıkması söz konusu.” şeklinde sürdürdü. Özer bu yıl faaliyet kârlarının çok daha ön plana çıkacağını vurguladı ve “Faaliyet kârının yanında finansman giderin diye bir mefhum olmayacak. Tam tersine finansman gideri döviz borcu varsa kur farkından dolayı gelir hanesine yazacak.” dedi.
Döviz borcu aşırı fazla olanlarda risk olabilir
Analistler yine de döviz borcu aşırı yüksek olan şirketler üç aylık dönemde olumlu etkilense de esas faaliyetlerinde dikkate değer bir artış olmadığı takdirde hâlâ risk taşıdığını, dövizde ani bir ters harekette tekrar zarar yazma olasılığı olduğunu söylediler.
Şeker Yatırım’dan Tolga Arı ise, 2001 yılı sonundan itibaren döviz kuru ve reel faizlerdeki gerileme nedeniyle sanayi şirketlerinin borçlanma yükünde (finansal maliyetlerinde) bir rahatlama görüleceğini belirterek, “Döviz kuru ve reel faizlerdeki gerileme finansman giderlerini aşağı çekeceğinden, kârlılığa olumlu etki edecek. Asıl vurgulanması gereken de bu.” dedi.
İstanbul, Reuters
|