Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

A. TURAN ALKAN



İnekçe...

Neticede olanlar oldu ve bir Alman bilim adamı İnekçe’yi çözmeyi başardı. Asparagas filan olamaz; haberi veren gazete itibarlı Die Welt. Alman Federal Tarım Araştırmaları Dairesi emekli mühendislerinden Gerhard Jahns, son iki yılını İnek dilinin şifrelerini çözmeye tahsis etmiş ve ineklerin yedi farklı sesle mesaj verebildiklerini tespit etmiş. Tahmin edebileceğiniz gibi bu mesajlar entelektüel bir muhteva taşımıyor; acıkma, susama, acı çekme gibi temel dürtülerin ses cinsinden ifadesi söz konusu. “Yok daha ne olsun” diye dedikodu etmenizi doğru bulmuyorum. Bilimsel keşifler küçük bir kıvılcımla başlamıştır daima.

Alman ineklerine ne mutlu!

En azından Herr Jahns, ineklerin ne dediğini veya ne istediğini merak etmiş ve tatlı emeklilik günlerinin iki yılını bu meraka tahsis ederek çalışmasını başarıyla tamamlamış. Bugün Alman inekleri, “nihayet dilimizden anlayan bir insanoğlu çıktı” düşüncesiyle kendilerini önemseyebilirler.

Alman bilimadamlarının hümanizm durağında fazla vakit

kaybetmeyerek nasıl da “hayvancıllığa” geçebildiği meselesi üzerinde fazlaca durarak ümide kapılmayalım: Haberin başka boyutları da var. Herr Jahns’ın derdi, “ineklere inekçe yaşama hakkı” tanınması için bir üst vicdan alanına geçmek filan değil; o düpedüz inek cinsinden daha fazla randıman almanın peşinde olduğunu gizlemiyor ve nitekim diyor ki: “Ahırlar gelecekte daha iyi kontrol edilebilir. Her inek farklı ses çıkarıyor. Dolayısıyla buraya yerleştirilecek mikrofonlarla ineklerin sesleri dinlenebilir ve dijital teknolojiyle her hayvanın ne derdi olduğu anlaşılabilir.”

Ardından ağzındaki baklayı fazlaca ıslatmadan fâş ediveriyor: “Böylece süt verimi artar!”

Olsun; Herr Jahns’ın aslında birkaç cümle sonra su katılmamış bir “homo economicus” olduğunu itiraf etmesi bizi hayal kırıklığına uğratmamalı. Bugün süt verimini artırmak için yapılan bir buluş, gelecekte ineklerin dünya edebiyatına katkıda bulunmalarını sağlayacak bir başka proje için de geliştirilebilir. Bizim her hâl ü kârda bilim ve teknolojiye, özellikle “digital” teknolojiye duyduğumuz saygıyı kaybetmememiz gerekiyor. Bakarsınız bu teknoloji ilerde bizim bile işimize yarayabilir.

“Toplumun aslında ne düşündüğünü ve hangi dili konuştuğunu merak eden birkaç vicdan sahibi yönetici, Herr Jahns’ı Türkiye’ye davet ederek (ki aslında emekli olduğu için böyle bir daveti reddetmesi için önemli bir sebep kalmıyor) devletle toplum arasında yeni bir iletişim hattı kurulmasına önayak olabilirler. Ben şahsen iyimserim zira Herr Jahns diyor ki; ‘Teknik donanım için gerekli olan mikrofon, ses yükseltici ve ses kartı yüklenmiş bilgisayar fazlaca rahatsızlık vermez.’ Bilgisayar teknolojisinde hamdolsun geri sayılmayız. Türkiye on seneden beri en az sekiz–on bilgisayar kuşağına bağrını açarak müthiş bir digital teknik altyapı kurmuş bulunuyor. Arada çöpe veya hurdacıya giden milyonlarca dolarlık kaybı büyütmeye gerek yoktur. Teknik altyapımız hazırdır. Biraz hayal gücü, biraz da cesaret yeter de artar bile!..” diyeceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz; asla! Bunlar menfur ve bednam fikirlerdir ve emeklilikten ötürü canı sıkıldığı için ineklerin hangi dilden konuştuğunu merak eden bir Alman’ın takip ettiği usulün, devlet–toplum ilişkilerinde yeni bir iletişim yolu teşkil etmesi teklifinde bulunacak kadar aklımı peynir ekmekle yemedim ben.

Hem n’olmuş yani devlet–toplum ilişkilerine yahu? Arslan gibi medyamız her gün toplumun taleplerini seslendirmiyor mu? Yöneticilerimiz Türkçe bilmiyor mu? Vatandaşın Anayasa’da bile tanınmış dilekçe hakkı yok mu? Siyasî partilerimizin başka işi–gücü nedir?

Dedim ya, bednam şeyler bunlar! Herr Jahns oturup yedi kelimelik inek lügatçesini zenginleştirmeye baksın ve lügat yirmibin kelimeye baliğ olmadan “keşif yaptım” diye ortalığı velveleye vermesin!

Bizim devlet–toplum iletişimimiz mükemmeldir; inanmayanlar haber bültenlerini dinleyebilirler!

22.04.2002

Yazarımızın E-Postası: t.alkan@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (20.04.2002) - Paşa

> (15.04.2002) - Laikler de çağdaşlaşsın!

> (13.04.2002) - Dua ve idman

> (06.04.2002) - Beynelislam hüsn-ü kuruntu

> (01.04.2002) - Değer mi, değmez mi?

> (30.03.2002) - Laik devlet veya şeytanın avukatlığı

> (25.03.2002) - Her gün aşûra, her yer Kerbelâ

> (23.03.2002) - Erkan ve İsmail Hakkı’ya dair

> (18.03.2002) - Aman basiret!

> (16.03.2002) - Rum Ortodoksları da irtica konseptinde mi?





Zaman'da Bugün
22 Nisan 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

» Sık Kullanılanlara Ekle  «               » Giriş Sayfası Yap «

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.