Önce dolar, sonra moral geldi
IMF ve Dünya Bankası geçen hafta toplam 1,550 milyar dolar tutarındaki kredi dilimini serbest bıraktılar. IMF üst düzey yetkilileri, Türkiye’nin ekonomik durumu ve uygulamalar konusunda destekleyici açıklamalarda bulundular. Ayrıca hafta içinde; Hazine’nin iç borç ihaleleri de oldukça başarılı geçti. Döviz fiyatları da istikrarlıydı. DİE’den açıklanan kapasite kullanım oranlarında geçen yıla göre artış olduğu görüldü. Ayrıca mart ayı ihracatında yüzde 5,8 artış, ithalatında da yüzde 14,2 azalma olduğu açıklandı. Böylece önce dolar ardından moral geldi. Ancak, mevcut faiz oranlarının hedeflenen enflasyona göre yüzde 20 reel getiri sağladığından Türk Lirası’na (TL) geçişin hızlanması, programın geleceği konusunda endişe oluşturuyor. Bugün itibarıyla MB’nin nisan ayı enflasyon oranı tahminlerine göre kısa vadeli faiz oranlarında (kotasyon) 5 puanlık indirim yapacağını umuyorum. Böylece döviz fiyatlarında gerileme beklentisi ve programın işlerliği konusundaki endişeler de azalacaktır. Bunun gerçekleşmesi halinde; Hazine’nin bugünkü 3 ay vadeli iç borç bono ihalesine katılım yüksek olacaktır. Ayrıca Hazine, 24 Nisan’daki 1,5 katrilyon liralık iç borç geri ödemesiyle piyasaya vereceği parayı da kolayca geri çekecektir.
IMF’nin dünya ekonomisiyle ilgili toplantısının Türkiye ile ilgili bölümünde; IMF yetkililerinin TL’nin değerlenmesi, büyümenin gecikmesi halinde borçların döndürülebilirliğinin tehlikeye girmesi gibi endişeleri dikkat çekiciydi. Ekonomi ve piyasa çevrelerindeki mevcut sıkıntı ve endişelerin aşılabilmesinde; kotasyon indirimi yanında, finans sektörü ile ilgili uygulamaların başlatılması ve IMF’den alınan kredinin bir kısmının reel sektöre, kredi olarak aktarılmasıyla mümkün olabileceği düşüncesindeyim. Ancak, IMF’nin yaptırımları ve Sayın Kemal Derviş’in kararlı tutumları ile bu olumsuzluklar da aşılıyor.
Bankaları Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK)’nun hafta içinde bankaların döviz açık pozisyonlarının yasal sınırlar içinde 8 milyar dolar olduğunu açıklamasıyla, bu konudaki tartışmalar ve endişeler de şimdilik gündemden düştü. Döviz arzındaki azalma ile fiyatlar yataya girdi. Dolar hafta süresince 1 milyon lira sınırının üstünde işlem gördü. 23 Nisan Bayram tatilini TL olarak repoda geçiren yatırımcıların döviz alımları ve MB’nin kotasyon indirimi yapması halinde döviz fiyatlarında küçük çaplı yükseliş olabilir. Ancak, ay sonundaki Kurumlar Vergisi ve KDV ödemelerinin piyasalarda nakit ihtiyacı oluşturacağını unutmamak gerekiyor.
ABD’de FED başkanının ekonomi ile ilgili açıklamaları, dolar faizinin yükseltilmesi beklentilerini zayıflattı. Bu nedenle dolar hafta içinde, diğer önemli para birimleri karşısında geriledi. Euro’nun dolar karşısında yükselmesi, iç piyasada da yılbaşından beri gerileme sürecinde olan Euro’nun TL karşısında yükselmesinde etkili oldu. Bu gelişme; Avrupa’ya ihracat yapan iş çevrelerinin yüzünü güldürdü ve güldürmeye devam edeceğini düşünüyorum. Teknik olarak Euro/dolar paritesi 0,8920 direncinin yukarı yönlü kırılması halinde; 0,9050 ve 0,92 dirençlerini test edecektir. Bu da Euro’nun TL karşısında, dolara göre daha fazla artacağı anlamına gelir.
Altın, dış ve iç piyasada mevcut fiyat aralığını koruyor. Ortadoğu’daki Filistin- İsrail çatışmalarına henüz çözüm bulunamaması, petrol fiyatlarındaki yükseklik, dünyadaki terör endişesinin sürmesi ve doların faiz oranının düşük olması gibi nedenlerle dış piyasalarda yatırımcıların uzun vadeli altın pozisyonlarını korumaları, altın fiyatlarının güçlü seyrinde etkili oluyor. Altın, mevcut koşulların sürmesi halinde; teknik olarak kısa vadede, 295-305 dolar/onstaki fiyat aralığını sürdürecektir. Sağlığınızın, paranızdan daha önemli olması dileğiyle.
22.04.2002
Yazarımızın E-Postası:
m.yildirimturk@zaman.com.tr
|