Bütünleşme...
Fenerbahçe şampiyonluk yolunda zor gibi görünen maçta ikinci yarıda attığı gollerle sonuca gitti. Trabzonspor’un, Fenerbahçe karşısında ilk yarıyı 0–0 bitirmesindeki en önemli kriter Andersson’un gol vuruşlarındaki beceriksizliğiydi. Sanıyorum Lorant’ın tiklerinin artmasında bu Andersson’un payı oldukça fazla. İlk yarı boyunca Fenerbahçe kalesine ancak üç defa gelebilen Trabzonspor bende ciddi hayal kırıklığı meydana getirdi. İstanbullulara kök söktüren Trabzonspor’un Fenerbahçe’yi oynatmamak için sahada ortaya koyduğu futbol gerçekten üzüntü vericiydi.
Fenerbahçe Johnson, Yusuf, Ali Güneş ve Fatih Akyel’le Trabzonspor defansına zor anlar yaşattı. Lorant’ın yerinde başka bir hoca olsaydı, Andersson’a bu kadar tahammül etmez sahada sürünecek bir Oktay’ı böyle yürüyen bir oyuncuya tercih ederdi. Dünkü maç hakemin ve Fenerbahçe’nin zorlanmadığı taktik arayışlara girme gereği duyulmayan bir maç oldu. Özellikle gelecek sezon bu takımda oynamak isteyen futbolcuların aşırı istekli olmaları Fenerbahçe’ye rakibi karşısında üstünlük sağladı. Tribünleri dolduran elli bin taraftar koşan, posizyon bulan, goller atan bir takımı seyretmenin zevkini yaşadılar.
Fenerbahçe dünkü futboluyla biraz da insanın aklına acaba geç mi kalındı sorusunu getirdi. Yardımlaşan pas hatası iyice azalmış Fenerbahçe, yöneticilerine de ciddi moral verdi. Dün Kadıköy’de Fenerbahçe’nin takımı, yönetimi ve taraftarıyla bir bütün olduğunu gördük. Futbolcular bu ortamda üstün performanslarıyla sadece futbolu düşünerek oynadılar. Kazanan taraf Fenerbahçe oldu.
22.04.2002
Yazarımızın E-Postası:
m.seyho@zaman.com.tr
|