Batıp çıkan havayolları
Bu sene özel sektör havayollarının uçak kapasiteleri ve arz ettikleri koltuk kapasitesi ulaşılmış en yüksek rakamı gösteriyor. Turizm Bakanı Mustafa Taşar’ın yoğun gayretleri, Ulaştırma Bakanı Oktay Vural’ın sektöre çekidüzen verme çabası dileriz boşa çıkmaz ve yıl sonunda batan yeni havayolları ile karşılaşmayız. ABD kökenli bakanımız Kemal Derviş’in sektöre ne zaman ilgi göstereceği ve talepleri nasıl karşılayacağına dair henüz bir işaret de göremiyoruz. Ve temennilerle idareye çalışıyoruz.
Ancak, bu temennimizin şimdiden boşa çıkacağını üzülerek gördüğümüzü söyleyebiliriz. Serbest rekabet gereği birçok kişiye havayolu kurma ve faaliyet gösterme izni verilirken, aralarında birkaç şirket batırarak yeniden sivil havacılık sektörü arenasında görünenlere ve aşırı fiyat kırarak kendine yer edinme telaşı içine girenlere dikkat etmek gerekiyor.
Ulaştırma bakanlarının her yeni sezon açılışında karşılarına çıkan bu tarz müteşebbisler için gerekli önlemleri ne zaman alacaklarını da cidden merak ediyoruz. Geçen hafta, bazı özel havayolu şirketlerinin sebep olduğu sıkıntılar sebebiyle Ulaştırma Bakanı Vural başkanlığında bir toplantı düzenlendi ve hadiseler masaya yatırıldı. Çözüme ne derece ulaşıldığı belli değil. Zira serbest rekabet hikâyesi her şeyin tuzu biberi oluyor.
Daha önce de bir teklif olarak sunduğumuz ve Bakan Vural’dan değerlendirme beklediğimiz, özel havayollarının sayısının kısıtlanmasına yönelik yazımıza henüz bir tepki almadık. Aynen GSM sektöründe olduğu gibi, havacılıkta da şirket sayısı sınırlı tutulsa ne olur? Olmuyorsa, malî yeterlilik, sektör bilinci gibi hususların bir an önce devreye sokulması gerek. Ancak, yıllardır ciddiyetle çalışan havayolları muhakkak surette sezonluk olarak faaliyet göstermeyi alışkanlık edinen şirketlere çare bulunmasının kaçınılmaz olduğunda birleşiyorlar.
Bu sene de, birçok şirkete kuruluş izni verilirken malî yeterlilik gibi kriterler göz önüne alındı; ama yeni kurulanların ve eskilerin sezon başındaki mali durumlarının ne seviyede olduğunu henüz bilen yok. Hatta, mevcut gidişattan bazıları destek almış olmalılar ki 250 bin USD ile bile havayolu kurmaya çalışanlar var.
Kışın uçak kiralarını, personel giderlerini ve diğer harcamalarını göğüs gererek karşılayan havayolları tam sezona hazırlanırken, karşılarına çıkan yeni şirketlerin düşük bilet fiyatları ve personellerini sezonluk olarak yüksek ücretten transfer etmeleri karşısında ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Açıkcası, ulaştırma bakanları da yıllardır bu meseleye kalıcı çözüm bulabilmiş değiller.
Geçen hafta, sektörün önde gelen kuruluşlarının en üst düzey yetkililerini Ankara’ya toplayan Ulaştırma Bakanı Vural çözüm arayışında; ama yeni kurulan ve batmayı âdet haline getirenlerin nasıl terbiye edileceğine dair bir çare neredeyse yok. Tek çözüm, sektöre girişlerini engellemek; fakat hangi kaide ve kurallara göre yapılabilir ki?
Havacılık sektörünü ve Ulaştırma Bakanlığı’nı rahatsız eden ya da önümüzdeki günlerde edecek olan bir diğer konu ise yer hizmetleri. Ulaştırma Bakanlığı’nın yönetmelikler çerçevesinde ruhsat verdiği Türk Hava Yolları’nın (THY) bu işi yapmasına bağlı bulunduğu özelleştirmeden sorumlu Devlet Bakanı Yılmaz Karakoyunlu, özelleştirmenin ruhuna aykırı bularak karşı çıktı. Şimdilik iki kelle bu uğurda gitmesine rağmen neticeye henüz ulaşılmadı. Ve THY, yeni şirketlerle sözleşme yapmazken, yaptıklarıyla da işi götürüyor.
Bir nevi liderler zirvesi sayılan, Özelleştirme Yüksek Kurulu’ndan (ÖYK) çıkan karar da, THY’nin bu işten vazgeçmesi yönünde. Şimdi, ÖYK kararı Ulaştırma Bakanlığı’na ulaştırılıp THY’nin lisansını iptal edin denirse sorun bitecek gibi görünüyor. Ancak, Bakan Vural’la ilgisi olmayan konunun, kendi bakanlığında çözüm bekleyecek olması ilginç bir gelişme. Vural, hangi yönde karar verirse versin, önümüzde kısa bir tartışmalı dönem daha olacak.
23.04.2002
Yazarımızın E-Postası:
g.simsek@zaman.com.tr
|