Ders çalışma kavramları sözlüğü
ÖSS için geri sayımın başladığı şu günlerde gazetemizin verdiği denemeleri yapmakta, salı ve perşembeleri yapılan tavsiyeleri okumakta, anlamakta ve hatta uygulamaktasınızdır. Bu durumda herhangi bir sınavı kazanamamanız düşünülemez. Ama bazılarınızın hâlâ stres yaptığını da biliyorum. Bu hafta hem stresiniz azalsın hem de neşeniz yerine gelsin diye internette yer alan (tamamına yakını öğrenci kaynaklı) bir sözlükten sizler için uyarlamalar yaptım. Abinizin kıymetini bilin, stresi bitirin.
Ders çalışmak: Şu anda asıl yapmamız gereken şey. Lakin içten gelmeden yapıldığı takdirde hiçbir şeye yaramayan eylem.
Bütün gün ders çalışmak: Hukuktaki dördüncü senesinde hâlâ borçlar hukukunu vermek için debelenen kişinin bu konuda tecrübesiz olmasına rağmen kendini yapmak zorunda hissettiği ve azmedip başardığı eylem.
Ders çalışmayı sevebilmek: Olanaksız gözüken; ancak ÖSS gibi ömür törpüsü ve sırat köprüsü bir engele yaklaşırken ister istemez her insanın katlanmak zorunda olduğu kavram. Gerçekten severek çalışmaya başladığınızda ise o dönem için gereken en büyük sorumluluğunuzu dört dörtlük yerine getirebilme şansınız son derece yükselir. Aslında başarıldığı zaman dehşet keyif verir ve tüm insanlık bunu denemelidir kanımca... ÖSS’ye yaklaşık 2 ay kalan şu günlerde, ilgili kişilerce yavaştan edinilmesi gereken duygu.
Ders çalışamamak: Sabahtan akşama kadar ders çalışmak için evden çıkmadığın halde bir türlü kitap kapağı kaldıramamak, her gece yatarken artık ders çalışman gerektiğini, yaşıtların okul bitirme sevinci içindeyken senin hâlâ birinci sınıftan birkaç ders verdin diye garibanca neşelendiğini hatırlamak ama yine de bir türlü masanın başına oturamamak... her masa başına oturduğunda yapacak daha iyi bir şeyler çıkması durumu... ‘kahvaltım bitsin derhal oturacam kitapların başına, dur yav şunu izleyeyim çalışırım, iki dakika bilgisayar oynayacam önce, biraz hava alayım bari, kafam daha iyi çalışır o zaman, akşam yemeği yiyeyim öyle aç aç olmaz ki, aaaa süper film bu yaaa...’ böyle sürüp giden sınav haftası aktiviteleri...
Günü gününe ders çalışmak: Ayın 14’ünde olan bir sınav için, 13’ünün akşamında birlikte ders çalışılan arkadaşları eve toplayarak saatin 24.00 olmasını bekleme ve 24.00 ile takvimin artık ayın 14’ünü gösteriyor olması gerçeğinden yola çıkarak uygulanabilen ders çalışma yöntemi...
Ders çalışırken kalem çevirmek: Kalemi parmakların arasında döndürmek suretiyle gerçekleştirilen, derse verilen tüm konsantrasyonun dağılmasına neden olan, kalem düştüğünde daha da hırs yapılarak arka arkaya yüzlerce kez tekrarlanabilir hale gelen, döndürme hareketi başarıyla tamamlandığında ise müthiş bir haz veren, kalemi farklı şekillerde çevirme yeteneğine sahip başka bir kişi görülmesi durumunda ise takıntıya dönüşebilen alışkanlık.
Boş ders: En güzel derstir ama ortalamaya dahil değildir. Daha senenin ilk anından son anına kadar özlenir, ihtiyacı çekilir.
Ders programı: Acemi öğrenciler tarafından çok rağbet gören, işlevli çizelge.. üstünde haftanın günleri ve günün ders saatleri bulunur.. ders dışı boş vakitlerin öğrenildiği program.
25.04.2002
Yazarımızın E-Postası:
rehberabi@zaman.com.tr
|