Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

MELİH ARAT



Öğrenmenin üç seviyesi

İnsanlar, problemleri üç seviyede çözerler. Birinci seviyede sadece problemi çözerler ya da problemin belirtisini ortadan kaldırırlar. İkinci seviyeye çıkmayı başaracak olurlarsa, problemin kök nedenini bulur ve onu ortadan kaldırırlar; olasılıkla bir kural değişikliği yaparlar. Üçüncü seviyede ise söz konusu probleme yaklaşımlarını gözden geçirirler ve söz konusu probleme olan yaklaşımlarının başka hangi alanlarda yaygın olduğunu ve soruna yol açtığını araştırıp bu konuda harekete geçerler.

Bunun ne önemi var diye düşünebilirsiniz. İnsanlar, genellikle problemleri birinci seviyede çözerler; böylece o problemler sürekli tekrar ederler ve insanların yaşamları problemden geçilmez.

Örneğin, Ali grip olursa, doktora gider ve ilaç alır. Bu ‘birinci seviyede öğrenme’dir. “Hasta olursam, doktora gider, ilaç alır ve iyileşirim.” ‘İkinci seviyede öğrenme’ ise şöyledir: “Beni grip yapan neden nedir?” “Ben ince giyiniyorum; onun için çabuk hasta oluyorum.” “Öyleyse bundan sonra hava koşullarına uygun giyineyim.” ‘İkinci seviyede öğrenme’de, insan problemin nedenini araştırır ve kalıcı bir çözüm alır.

‘Üçüncü seviyede öğrenme’de ise, probleme olan yaklaşım gözden geçirilir. Sorunu yaratan anlayışını ve sorunu çözme yaklaşımını. “Ben niçin ince giyiniyorum?” “Çünkü gençler üşümez diye bir genellemem var.” “Bu doğru olmayan bir genelleme, uygun giyinmeyen gençler üşüyebilirler de terleyebilirler de...” ve şimdi esas soru: “Peki, acaba aklımdaki hangi başka genellemeler, farkında olmadan birçok soruna yol açıyor?”

Ali’nin hem kafasının içinde dolaşalım; hem de sorunlarını yine üç aşama açısından inceleyelim. Ali, matematikten zayıf alır. Anne, babası ona öğretmen tutar ve Ali’nin sınıfını geçmesini sağlar (Birinci seviyede öğrenme). Ali, neden matematikten zayıf alıyor? Çünkü, Ali’nin matematik hocası, farklı bir oturma düzeni uyguluyor. Matematik dersinde Ali, en arka sırada oturuyor ve tahtayı göremiyor; çünkü gözleri bozuk. Öyleyse Ali, göz doktoruna gitsin (İkinci seviyede öğrenme).

“Ali’nin gözleri bozuk, niçin bozuk?” “Çünkü Ali, evde televizyonu yakından izliyor.” “Niçin, yakından izliyor; çünkü evin yerleşim düzeni bozuk.” “Hımmm... Öyleyse, evin yerleşim düzeni başka sorunlara da yol açıyordur.” “Acaba evin yerleşim düzenini nasıl değiştirirsek, yaşamımızdan birçok sorunu çıkarabiliriz.” (Üçüncü seviyede öğrenme)

Üçüncü seviyede öğrenmenin bir boyutu da, sorun çözme yaklaşımını gözden geçirmektir. Yukarıdaki sorunlara benzeyen birçok sorunu çözme yaklaşımımızdaki temel model, yangın söndürme yaklaşımıdır. Yangın çıkar ve biz onu söndürmeye çalışırız. Hasta oluruz ve ilaç alırız. Sınıfta kalırız ve ders alırız. Arabayı çarpar, tamire götürürüz. Evde bir şeyi kaybederiz ve ararız. Eşimizle kavga eder, barışmaya çalışırız. Yemek yerken üstümüze döker ve temizlemeye çalışırız. Fazla kilo alır, onları vermeye çalışırız. Çocuğumuz evi terk etmeye karar verir; onu durdurmak için ikna edici konuşmalar yapmaya başlarız.

Birinci seviyede öğrenme ile çözdüğümüz binlerce problem söz konusu olabilir. Üçüncü seviyede öğrenme, bir sorunun kök nedenin başka alanlardaki yansımalarını da önlemeye çalışmakla birlikte, bir taraftan da sorunlara çözüm getirme yaklaşımımızı da sorgular. Örneğin, çocuğumuz evi terk ediyorsa ve biz ona “gitme evladım, her şey düzelecek” diyerek problemi çözmeye çalışıyorsak niye böyle diyoruz da, başka türlü bir eylem yaparak problemi çözmeye çalışmıyoruz? Bizi bu problemi bu şekilde çözmeye iten ne?

Nickeledeon isimli çocuk kanalındaki Küçük Bill isimli çizgi dizide, Küçük Bill evi terk etmeye kalkınca, anne hiç karşı çıkmıyor. Anne, baba ve kardeşi de bavullarını hazırlıyorlar ve Bill’e diyorlar ki: “Biz de evi terk ediyoruz.” Çocuk şaşırıyor ve evi terk etmeyi anlamsız bularak evde kalmaya karar veriyor. Küçük Bill’in ailesi problemi bu türlü çözmeyi akıl edebilirken, biz niçin sadece klasik ikna konuşması yapıyoruz?

İşte üçüncü seviyede öğrenmenin bir boyutu da, problemi çözme yaklaşımımızın arka planını araştırmak ve bu zihniyeti değiştirmektir.

Türkiye’de yaygın olarak birinci seviyede öğrenmeye dayalı bir problem çözme yaklaşımı kullanıyoruz; dolayısıyla çevremiz sorundan geçilmiyor.

Uygar bir toplum olmak, sorunları üçüncü seviyede öğrenmede çözmek demektir.

28.04.2002

Yazarımızın E-Postası: m.arat@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (21.04.2002) - Yazar mısınız?

> (14.04.2002) - Kırık Diş

> (07.04.2002) - Sıra sizde...

> (31.03.2002) - Yaşam mı bizi yaşıyor; biz mi yaşamı yaşıyoruz?

> (24.03.2002) - Akıllı çocuk yetiştirmenin yolu

> (17.03.2002) - Bant aralığını aşarsanız ne olur?

> (10.03.2002) - Yeni bir hayat

> (03.03.2002) - Başarının diğer yolu

> (26.02.2002) - Temiz yazı

> (17.02.2002) - Önemli bir yazı: Yarın ne olacak?





Zaman'da Bugün
28 Nisan 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

» Sık Kullanılanlara Ekle  «               » Giriş Sayfası Yap «

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.