Putin’e yan bakma süreci
NATO ile Rusya arasındaki işbirliğinin yoğunlaşması, Washington–Moskova ilişkilerinin SSCB’den kalma pek çok politika ve anlaşmayı ortadan kaldırması, şimdiye kadar sessiz kalan bazı kesimleri, Kremlin’in patronu Vladimir Putin’in koltuğunu yavaştan da olsa sallama girişimine yöneltti. Şimdiye kadar başta komünistler olmak üzere muhalifleri Putin’e karşı herhangi bir politika uygulamaya girişemiyordu. Bir teoriye göre gizemli KGB ajanıyla aşık atma cesaretini halen de SSCB öğretileriyle yaşayan komünistler gösteremiyordu.
Bir görüşe göre de Putin’e belli bir ‘mühlet’ kesilmişti.
Son zamanlarda, ülkede meydana gelen bazı gelişmelerin adresinin dolaylı yollardan Putin’in koltuğuna doğru olduğu artık aşikar hale geldi.
Geçtiğimiz günlerde parlamentonun üst kanadı Duma’nın yönetimiyle ilgili mücadele her ne kadar partiler arasında vuku bulduysa da herkes bunun kömünistler ile Kremlin’in kılıç şıkırtıları olduğunda hemfikirdi. Komünist Partili (KP) Duma Başkanı Gennadi Selezniyov’un Kremlin yanlısı olarak yaklaşım değiştirmesiyle düellonun ilk bölümü Putin’in lehine bitmiş oldu.
Tam olarak komünistlerle irtibatlandırılmamasına rağmen Putin’in politikalarını provokasyona dönük süreç aşırı milliyetçi Rus dazlaklarının artan saldırgan eylemlerinde patladı. Parlamentoya yıllık hitabında Vladimir Putin, aşırı milliyetçi eylemleri, ‘eşkıya’ eylemleri kapsamında değerlendirdiği sırada komünistler, bunun kendilerine karşı bir baskı unsuru olarak kullanılacağını kamuoyu ile paylaşıyordu.
Çok geçmeden tıpkı birkaç yıl önce Almanya’da olduğu gibi polis dazlak işbirliğinin Moskovskiy Komsomolets gazetesinde yer alması safları iyice belirginleştirdi. Emniyet teşkilatı, bu gazeteyi mahkemeye vermekle tehdit edince, gazete yönetimi, ‘’Sıkıysa bizi değil de Putin’i mahkemeye verin.’’ açıklamasını yaptı.
Moskova’daki kulislerde Duma ve dazlak olaylarının direkt olarak Putin’in şahsına yönelik olduğu konuşuluyor.
NATO ile Rusya arasında yeni işbirliğini esas alan ‘yirmilik’ mekanizmasının son şeklini alacağı toplantılar ve mayıstaki Rusya–ABD zirvesinde imzalanacak önemli anlaşmalardan rahatsız olan kesimlerin Kremlin’in yeni politikalarını sabote etmeye özen gösterdiği gözleniyor. 100 civarında etnik yapının yaşadığı Rusya Federasyonu’nda halklar arasındaki çatışma ihtimalinin Kremlin’e tehdit olarak yedekte tutulması da mühim.
Komünistlerin, Putin’i sıkıştırma argümanlarından biri de fiyatlardaki aşırı artış ve hayat pahalılığı. 1 Mayıs’ta, sadece Moskova’da en az 100 bin kişiyi toplamayı planlayan KP’nin Kremlin yollarını aşındıracağına ise pek ihtimal verilmiyor.
28.04.2002
Yazarımızın E-Postası:
m.cetinkaya@zaman.com.tr
|