Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

  Yorum

Müzikte fütürizm: Modernizmin gürültüsü

Yalçın Çetinkaya



Arthur Honegger ismi, müzikle ilgilenenlerin dışında herkesin bildiği bir isim değildir. Bu İsviçreli müzik adamı, yirminci yüzyıl müziğinin seyrini önemli biçimde etkileyecek bir yenilik gerçekleştirdi; yaşadığı yüzyılın seslerini müziğinde yansıtmaya çalıştı. Gerçi hemen hemen tüm bestecilerin eserlerinde, yaşadıklarının izlerini görmek mümkündür. Hayatın seslerini işitmek, onları eserlerine yansıtmak müzisyenin tabiatında var olan bir özellik. Ama Arthur Honegger’in yaptığı biraz daha farklı. O, tabiatın seslerinden ziyade teknolojinin seslerini eserlerine yansıttı. “Pasifik 231” adlı eserinin senfonik bölümünde, 120 mil hızla giden bir treni konu aldı.. trenin çalışmasından başlayarak, hız kazanmasını ve yol almasını işledi.

“Hazreti Davud” adlı dramatik mezmur ile adını duyuran Arthur Honegger, fütürist (gelecekçi) müziğin ilk uygulayıcısı olarak kabul edilebilir. Onun, bir rugby maçından esinlenerek yazdığı “Rugby” adlı eseri de aynı kategoriye dahil edilebilir. Meselâ “gelecekçi şiirin öncülerinden” kabul edilen Sovyet şair Mayakovski’ye göre şiir, lirizm ve estetik gibi, burjuva sınıfının önyargılı değerlerinden sıyrılmalıdır.. fabrika ve maden işçilerinin, sıradan halkın, çalışan, mekanik insanın şiiri yazılmalıdır. Bu sadece şiirin değil, başta müzik olmak üzere diğer sanat dallarının da konusu olur. Meselâ Rus besteci Alexander Mossolof, “Fabrika” isimli bale eserinde böyle yapar. Amerikalı besteci George Antheil “Mekanik Bale” adlı eserinde uçak pervaneleri kullanır.

İtalyan ressam Luigi Russolo da aynı zamanda “gelecekçi müzikçiler”in öncülerinden sayılır. Öyle ki, Russolo işi biraz daha ileri götürerek, teknolojik sesleri bir orkestrada tam anlamıyla ifade edebilmek için orkestraya yeni enstrümanların gerekli olduğunu savunmuş, bir enstrüman oluşturarak makine seslerini ve diğer “teknolojik gürültüler”i orkestrada seslendirmeyi başarmıştır. “Büyük Bir Kentin Uyanışı” ile “Otomobillerle Uçakların Buluşması” adlı eserlerinde, Russolo’nun müzikteki yeni ve çağdaş anlayışının uygulamalarını görmek mümkündür. 1914 yılında ilk kez Londra’da seslendirilen bu eserler, aslında fütürist müzisyenin teknolojik sesleri kullanarak hayal gücünü ne kadar zorladığını göstermesi bakımından bence anlamlıdır.

Avrupa sanatında ve düşüncesinde değişimin başlangıç yeri İtalya’dır. Rönesans’tan sonra, belki de sanatta bir yenilik hareketi olarak kabul edilebilecek olan fütürizm de (bazılarına göre bu önemsiz bir gelişmedir), 1909 yılında bir İtalyan sanatçının, Filippo Tomasso’nun bildirgesiyle başlar. Burada amaç, geçmişten sıyrılıp bugünü ve geleceği yakalayabilmektir. Hatta bazı fütürist sanatçılar (meselâ Umberto Boccioni) geçmişin öldüğünden, artık geleceğin kurgulanması gerektiğinden söz eder. Bu görüşler yaygınlaşır ve destek bulur.

Geçmişe ve geleneksel değerlere bir sünger çekmeyi hedeflemektedir fütürist müzisyenler. Bu amaçlarını da, bütün tepkileri göğüsleyerek rahatça ifade edebilmektedirler. Meselâ deneysel müziğin öncülerinden Edgar Varese şöyle der: “Öyle güçlü ve etkili bir bomba arıyorum ki, geleneksel müzikte büyük bir delik açsın. Sonra da hayatımızdaki bütün sesler.. hatta gürültüler bile bu delikten girsin.”

Müzikte fütürizm yani gelecekçilik, Avrupa müzik kültürü açısından bence çok önemli bir dönüm noktasıdır. Gerçi Avrupa, Aydınlanma ile birlikte hemen her alanda ciddî bir değişim ve dönüşüm yaşadı. Aydınlanma’dan daha sonraki yıllarda, yirminci yüzyılın başlarında ortaya çıkan “fütürist akım”ın, Aydınlanma sonrası, ama Aydınlanma’nın temel felsefesinden pek de kopuk olmayan birtakım olarak belirdiği söylenebilir. Fütürizm, “iç âlem”in değil, “görünen âlem”in aktarımıdır adeta. O görünen âlem de, teknolojinin insan hayatında meydana getirdiği değişimdir.

Müzik, tabiiliktir kuşkusuz. Tabii duyguların ifadesidir. Fütürizm ise, tabii duyguların değil, teknolojik gürültünün.. yüreği durmuş ve mekanik bir varlığa dönüşmüş insanın tabiatla çatışmasının müzik diliyle ifadesidir sadece.

Fütürist müziklere bakarak, modernizmin insan hayatı üzerindeki etkilerini anlamak mümkün olabilir.

* Dr., Haliç Üniversitesi Konservatuvarı Öğretim Görevlisi

28.04.2002

Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Diğer Yorumlar

> Neyin feryadı Ali Yıldız (28.04.2002)

> Demokrasinin denektaşı olarak Fransa başkanlık seçimleri Mehmet Ali Kılıçbay (27.04.2002)

> Kopenhang Kriterleri Uğur Özakıncı (27.04.2002)

> Türkiye’nin kozu çok yönlü dış politika Faruk Erbilgin (26.04.2002)

> Sivil ortodokslaşma ve kamusal hayatın problemleri Süleyman Seyfi Öğün (25.04.2002)

> Polise bilimsel destek Müslüm Saylı (25.04.2002)

> Milliyetçilik ölüyor Mehmet Altan (24.04.2002)

> Evrensel çocuk anlayışına doğru Ahmet Kemerli (24.04.2002)

> Çağdaşlık yolunda bir engel: RTÜK yasa taslağı Can Paker* (23.04.2002)

> Hayatın bitmeyen şekeri; çocuklar H. Salih Zengin (23.04.2002)

> Bir bilincin hikâyesi Mehmet S. Aydın* (22.04.2002)

> "Reform" mu, "trajedi" mi? Murat Şengül (21.04.2002)

> Küreselleşme’nin neresindeyiz? Adnan Aslan (21.04.2002)

> Ortadoğu yanarken Ilgaz Zorlu (20.04.2002)

> Ölüm kimleri susturabilirdi? Mehmet Gündem (20.04.2002)





Zaman'da Bugün
28 Nisan 2002


Zaman Spor

Yorumlar


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

» Sık Kullanılanlara Ekle  «               » Giriş Sayfası Yap «

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.