Senenin en zevksiz maçı
Bazı noktaları anlamakta inanın ki çok zorlanıyoruz. Tamam maç öncesinde bir takımın az da olsa şampiyonluk şansı varken diğerinin de UEFA’ya katılması ihtimal dahilinde. Peki sizce bu durum oyunculara rakiplerini taciz etme hakkını verir mi, vermez. Aşırı sertlik yapmalarını gerektirir mi, gerektirmez.
Ya karşı kaleye 70 metre mesafede kazanılan bir faul atışında topu ısrarla hakemin gösterdiği noktanın 5 metre önüne koymanın ve bunu defalarca tekrarlamanın mantığına ne demeli? Hakem topu geriye aldırıyor, arkasına dönüyor ve anında top ileriye alınıyor. Hani rakip ceza sahası üzerinde kazanılmış bir atış olsa bu durum anlaşılır da, kendi yarı sahalarında bu inat niye, izah edemiyoruz.
Öyle sevimsiz bir maçtı ki, oyuncunun biri kafasıyla gerekmeyen bir biçimde rakibine vuruyor, vurulan oyuncu sanki boksör Foreman’ın yumruğunu yemişçesine kendini yere atıyor, santrforla stoper kapışıyor, Bursa kaptanıyla Lorant atışıyor derken, futbol dışında ne ararsanız sahada var.
Hadi puantajdaki konumlarını da boş verdik. Sezonun sonu gelmiş, tüm takımlarda gidecekler kalacaklar çok değil bir hafta sonra belirlenecekken o kadar sıkıcı, yavan, tatsız bir ilk yarı vardı ki sahada, görmeyene anlatmak zor. Futbolcular hiç olmazsa takımlarını boş verseler de kendileri için biraz kıpırdansalar diye binlerce taraftar sabırla bekledi de bekledi. Futbolcular kendilerini bile düşünmezken seyirciyi nasıl ve niye düşünsünlerdi ki!
İkinci yarıyla birlikte Bursaspor taraftarı baktı ki sahadan gelecek hayır yok, meşalelerini yakıp gırtlaklarına yüklendiler. Ne var ki golü bulan taraf F.Bahçe oldu. Gol sonrası Bursa mecburiyetten oyunu önde kabul etmeye başlayarak risk aldı. Doğal olarak bıraktığı boş alanlarda da Sarı–Lacivertli takıma fırsatlar doğdu. Bu noktadan sonra ise devreye Lorant girdi, farkı artırmayı değil skoru korumayı amaçlayan değişikliklerle oyunu domine etti.
Hakem Çulcu geçen haftaki performansını aratırken Fenerlilere tavsiyemiz gelecek sene için, düşünülen sayının üzerinde oyuncuya ihtiyaçları var.
29.04.2002
Yazarımızın E-Postası:
f.uraz@zaman.com.tr
|