Düşecek üçüncü takım ile UEFA vizesini alacak son ekibin adının belirleneceği bir sezon daha bitti sayılır. Çok kısa bir yıl özeti yapacak olursak en iyinin değil daha az kötü olanın şampiyon olduğu, futbolu az heyecanı yüksek bir lig izledik.
Yenilikler de olmadı değil!.. Mesela geçen onca seneye rağmen şahsen biz soyunma odalarına gaz sıkılarak rakip takım oyuncularının taciz edildiği bir olaya ne şahit olmuştuk ne de duymuştuk. Taşları, sopaları, dayakları, karşılıklı suçlamaları, hakem hatalarını artık sıradan kabul ettiğimiz için üzerinde durmaya gerek görmüyoruz. Sadece bu federasyon değil gelip geçen bütün federasyonlar olayları görüp bildikleri halde gereğini yapmadıklarına göre, demek oluyor ki bu işleri düzeltmek çok zor!..
Diğer bir yenilik de artık elle–dille saldırıya uğrayan bazı futbolcuların kaçmak gibi alışılmış bir yolu terk ederek kora kor mücadeleyi tercih etmeleriydi. Bilhassa Beşiktaşlı oyuncular polisle itişip–kakışmayı ülke gündemine soktukları gibi sahaya atlayan seyircilere de karşılık vermeyi ihmal etmediler. Yalnız kendi sahalarında oyun alanına atlayanları tutarken, dış sahalarda aynı olayı gerçekleştirenlere hiç de kibar davranmadılar. Erman’ın Ankara’da attığı kafa ise senenin zirvesiydi.
Diyarbakırspor tüm misafir ekiplere aynı şefkat ve ilgiyi göstererek senenin en konuksever ekibi ödülüne hak kazandı!.. Malatya’da bu konuda Diyarbakırspor’un en yakın takipçisi oldu!.. Antalyaspor’un hocası Giray Bulak, “Kesinlikle küme düşmeyeceğiz.” demesinin yalnızca bir hafta sonrasında takımı küme düşünce, “Biz hakem hatalarının ve komploların kurbanı olduk.” diyerek politikacılara ders verdi!..
Trabzonspor da Özkan Sümer yönetimi ile yıllar sonra aradığı heyecanı buldu!.. Tecrübeli hoca başkanlığı döneminde baktı ki şampiyonluk zor, yerinde müdahalelerle takımını düşmemeye oynatarak seyircisine özlediği günleri geri getirdi. Bitime bir hafta kala da düşmemeyi garantileyen Trabzonspor son haftaya telaşsız girdi.
Herkese akıl veren, yol gösteren Celal Doğan–İlhan Cavcav ikilisi bahis olaylarında adı geçen, ses kayıtları bulunan hocalarına sahip çıkarak ne kadar duyarlı ve samimi olduklarını cümle aleme gösterdiler!..
Ettiği onca masrafa rağmen Birinci Lig'de yalnızca iki sene kalabilen Yimpaş Yozgatspor’un sponsoruna da şu soruyu sormak lazım; “Ettiğiniz masrafa değdi mi?” Müessese kulüpleri sahneden bir bir çekilirken ümit ediyoruz ki ilgili kişi ve kurumlar gereken dersi alıyorlardır.
|