Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

İDRİS GÜRSOY



Bürokrasi, nereye kadar?

Türkiye neden geri gidiyor? Türkiye neden kalkınamıyor? Yeraltı ve yerüstü kaynaklarımız neden değerlendirilemiyor? Zenginliklerimiz, kimlere peşkeş çekiliyor?

Bu soruların cevabını vermek kolay değil.

Zaman’ın dünkü manşetinde yayınlanan, “Bürokrasiyi protesto etmek için mağaraya çekilecek” başlıklı haber, sanıyorum bu sorulara somut cevap teşkil edecek ayrıntılarla doluydu.

Haberi okuyunca, Türkiye’nin önündeki en büyük engellerden birinin bürokrasi olduğu görülüyor. Bürokrasinin bu tavrı, yatırımcıları yurtdışına kaçırıyor. Türkiye’de bir ekonomik kriz değil, bürokratik kriz yaşandığı anlaşılıyor.

Salihli temsilcimiz Şevket Aktay’ın mihmandarlığında, ülkemizin kaynaklarını her türlü zorluğa rağmen değerlendirmeye çalışan bir avuç ziraat mühendisi ve değerli bir bilimadamı Dr. Osman Tatar’la görüştüm.

Habere yansımayan notlarımı sizinle paylaşacağım.

Dr. Osman Tatar, bir bilimadamı. Kendini mesleğine adamış.

Üniversiteden ayrıldıktan sonra da su ürünleri sahasında çalışmalarını sürdürüyor.

İşine düşkün

Tatar, işine öylesine kendini kaptırmış ki üniversitede okuyan iki çocuğu, “Bazen balıkları kıskanıyoruz.” diyorlar. Eşini istemek için kapısını çaldıkları müstakbel kayınpederine Tatar şöyle tanıtılıyor: “İyidir, hoştur ancak işine biraz düşkündür.” Kayınpederi ve eşi, yıllar geçtikçe Tatar’daki bilime düşkünlüğü daha iyi anlıyorlar. Nikâh kıyılıp gelin arabasına bindiklerinde Osman Tatar’ın eşine ilk sözleri yine balıklarla ilgili. Eşi, yıllar sonra bile bu olayı eşine hatırlatıp sitemlerini iletecektir. Osman Tatar, balık çiftliğini kurabilmek için emekli ikramiyesini, üç evini ve eşinin ziynet eşyalarını kullanmış. Üniversiteden araştırmacıların sık sık ziyaret edip bilimsel çalışma yaptıkları çiftliğe üst düzey bürokratlar, diplomatlar ve askerler de ilgi gösteriyor.

Balık etinin önemi

Osman Tatar, cennetten bir köşe haline getirdiği çiftliğin havuzlarında hem yumurta hem de doğal ortamda alabalık üretiyor. “Türkiye’de, doğal çay ortamında üretim yapılan tek yer burası. Bitki örtüsü muhteşem. Onlarca şifalı bitki ve ısırgan otu var. Isırgan otu tohumları, olgunlaşıp çaya düşüyor. Çayda bu tohumları, otuatik canlılar yiyor. Balıklar da bu canlılarla besleniyor. Dolayısyla balık etine şifalı bitkiler geçiyor.” diyen Tatar, bilimsel araştırmalara göre sağlıklı balık etinin 20 hastalığa iyi geldiğini söylüyor:

“Kalp ve damar tıkanıklıkları ve kanser tedavisinde balığın şifalı olduğu tespit edildi. Haftada üç öğün 33 gram balık, sağlıklı yaşam için önemli. Bilimadamları, balık etinin kalp krizi riskini azalttığını tespit ettiler.”

Tatar, balığın tavsiye edilmesini şöyle açıklıyor:

“Balıkta omega 3, doymamış yağ asiti var. Bu, hayvan ürünlerinden sadece balıkta bulunuyor. Bir de anne sütünde var. Omega 3, kalbe iyi geliyor ve kolesterolü ayarlıyor.”

Osman Tatar, kanser tedavisinde ısırgan otunun araştırma safhasında olduğunu belirtiyor: “Dokuz Eylül Üniversitesi’nden araştırmacılar geldi. Balıkların Antioksidan İçeriği konulu bir projeleri var. Balıkların, kanseri önleyici hücreleri besleyen bir ortam oluşturup oluşturmadığını araştırıyorlar.”

Piyasadaki

balıklara dikkat

Osman Tatar, piyasadaki balıkların ve deniz balıklarının sağlıklı olup olmadığının laboratuvarlarda test edilmesi gerektiğinin altını çiziyor:

“Balıklarda, ağır metal değerlerinin seviyesini bilmek lazım.

İthal uskumru, Avrupa’da pahalıyken Türkiye’de neden ucuz? Bunun düşünülmesi lazım. Avrupa’da hayvan yemi olarak kullanılan uskumru, Türkiye’de insanlara yediriliyor. Bu balıklarda, ağır metal tahlili yapılmış mı? Sanayi atıklarının olduğu körfezlerde tutulan balıklarda, atıklar birikiyor. Balık ölmez, canlılığını korur ancak atıklar balıkta birikir, birikir ve insanlar, balığı yediklerinde bu metalleri alırlar. İthal uskumruda ağır metaller varsa, bunu kesinlikle yememek lazım.”

Bambaşka bir dünya

Su ve su ürünleri konusunda yıllardır yaptığı araştırmaları anlatan Dr. Tatar, denizin altını herkesin görmesi gerektiğini söylüyor:

“Bambaşka bir dünya orası. Deniz altını gördükten sonra Allah’a inanmamak için aptal olmak gerekir. Küçük canlılar var. Onlar olmasa, Yunus büyüklüğündeki büyük balıklar yaşayamaz. Tonlarca ağırlıktaki balığın hayatiyeti ona bağlı. Besin zincinin ilk halkası, bu küçük canlılar. Yosunlar küme küme. Onbinlerce canlı var ve hiçbirisi aç kalmıyor. Birbirine bağlı, ahenk içinde yaşıyorlar.” Tatar, su altında iki defa kendini kaybettiğini belirtiyor:

“Hayranlıktan, suyun altında olduğumu unutmuşum. Şaşkınlıktan ağzımı açınca sular doldu da kendimi geldim.”

Bakalım bürokrasi mi yoksa sivil toplum mu kazanacak? Tatar’ın mücadelesini takip etmeye devam edeceğiz.

30.04.2002

Yazarımızın E-Postası: i.gursoy@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (27.04.2002) - Yerel televizyonlar endişeli

> (26.04.2002) - Bürokrasi, nereye kadar?

> (19.04.2002) - Şehzadeler diyar Manisa ve Mesir şenlikleri

> (17.04.2002) - Salihli notları

> (11.04.2002) - Denizli Servergazi’nin başarıları

> (09.04.2002) - Verdiğini alamayan şehir; Denizli

> (05.04.2002) - Yüz güldüren fuar

> (04.04.2002) - Satanizm ve dini anlatma görevi

> (30.03.2002) - Bakkalın ekmek kavgası

> (23.03.2002) - Yarın geç olabilir!





Zaman'da Bugün
30 Nisan 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

» Sık Kullanılanlara Ekle  «               » Giriş Sayfası Yap «

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.