Adana’da bir okulda müdür yardımcısı ve hizmetlinin karıştığı taciz olayından sonra ‘eğitimde taciz’ yine gündeme geldi. İlgililere göre, tacizin temelinde, pedagoji eğitimi almayan kişilerin okullarda görev alması, kişilik bozukluğu olanların zaaflarına yenik düşmesi ve karşılıksız aşk var.
Adana’da İnkılap İlköğretim Okulu’nda ortaya çıkan taciz iddiaları, eğitim camiasında taciz konusunu yeniden tartışmaya açtı. Eğitim–Sen Genel Başkanı Alaattin Dinçer, okullarda bu tür vakaların yaşanmaması için öğretmenlik eğitimi ve pedagojik formasyonu almış insanların görev yapmasının önemli olduğuna dikkat çekiyor. Dinçer, son günlerde gündeme gelen, kamuda çalışan 10 binden fazla personelin öğretmenliğe geçirilmesini bu bağlamda sakıncalı buluyor. Dinçer, yaptıkları bir araştırmanın sonuçlarına göre, bayan öğretmenlerin yüzde 56’sının da sözlü veya fiili tacize uğradıklarını belirtiyor. Eğitim–Bir Sen Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Gündoğdu da öğretmen eksikliğini vekil öğretmenlerle tamamladığını hatırlatarak, “Öğretmenlik mesleğinden gelmeyen ve pedagojik formasyonu olmayan vekil öğretmenler arasındaki art niyetli insanlar, tacize yönebilir.” diyor.
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ünal, insanların zaaflarına yenik düşmesi sebebiyle tacizin her toplumda, tüm yaş gruplarında ve mevkilerde görülebileceğine işaret ediyor. Psikiyatrist Prof. Dr. Özcan Köknel, bu saldırıları gerçekleştirenlerin, saldırganlığa yatkın kişilik yapıları olduğunu ve içlerindeki şiddet davranışını kontrol etmekte zorlandıklarını vurguluyor. Köknel, “Tacizde bulunanların yaklaşık 4’te 1’i, çocukluk döneminde kendileri de tecavüze maruz kalmış.” saptaması yapıyor.
Taciz olaylarının kamuoyuna yansımayan, velilerle ilgili bir başka çarpıcı boyutu daha var. Buna göre, bazı kötü niyetli bayan veliler okula sürekli geliyor. Bu veliler, okula yeni tayin edilen erkek öğretmenlere ilgi duyuyor. Ancak bu ilgisine karşılık bulamadığı zaman önce öğretmeni ‘öğrencilere cinsel tacizde bulunuyor’ diye afişe edeceğini belirterek tehdit ediyor. Bayan veli, tehditten sonuç alamayacağını anlayınca da taciz iddialarını basına sızdırıyor. Müfettişlerin İstanbul’da Beyoğlu ilçesinde bir okulda ortaya atılan taciz suçlamasıyla ilgili olarak yukarıdaki tezi doğrulayan sonuçlarla karşılaştığı öğrenildi.
Öğretmenlerin cinsel tacizlerle gündeme gelmesi eğitim camiasını üzüyor. Eğitim–Bir Sen Genel Başkanı Niyazi Yavuz, ferdi olarak değerlendirilmesi gereken bu tür olayların basında her öğretmen böyle şeklinde yansıtılmasının yanlış olduğunu söylüyor.
Eğitimci Ali Erkan Kavaklı, tacizin sebeplerinden birisinin karma eğitim olduğunu belirtiyor. Kavaklı, karma eğitimin kız–erkek arkadaşlığına zemin hazırladığını, gençlerin ilişkilerini mantıklı yürütemediğini ve sonuçta kavga, cinayet ve taciz olaylarında yer aldıklarını kaydediyor.
Cinsel tacize uğrayan öğrenciler, konuyu anlatmadıkça bilinmesi zor. Fakat davranışlarda bazı değişiklikler meydana gelebiliyor. Bunlar; uyku sorunları veya kabus görme, depresyon veya aile fertlerinden, arkadaşlarından uzaklaşma, okula gitmeyi istememe, yaptığı çizimlerde, oynadığı oyunlarda cinsel tacizi andıran resimler/oyunlar.
Türkiye’de cinsel tacizlerle ilgili olaylar ‘ayıp’ karşılandığı için bu tür kötü olayların üstü örtülüyor. İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sevil Atasoy, “Bilinen çocuk cinsel istismarı oranı, gerçeğinin ancak yüzde 5–10’unu geçmez.” diyor. Adli Tıp Enstitüsü tarafından yapılan bir incelemeye göre 1998–2000 arasında bin 455 çocuğun cinsel tacize uğradıkları için başvurduğu ortaya çıktı.
|