Tercih de nereden çıktı?
Kısa bir aradan sonra yine sevgili ÖSS’mize dönüyoruz. Sınav için geri kalan son günlerin nasıl değerlendirilmesi gerektiği ile alakalı hemen her yerde uzmanlar birbirine benzer fikirleri beyan edip duruyorlar. Gazetemizde de özellikle salı günleri yayınlanan eğitim sayfasında çok ciddi derecede bilgilendirmeler yapılıyor. Umarım okuyan, okuduğunu anlayan, anladığını tatbikata geçirenlerdensinizdir.
Bir tavsiyenin Rehber Abi’nin ağzından çıkması ya da kaleminden dökülmesi ile başkaları tarafından dile getirilmesinin sizlerin açısından ne kadar farklı olduğunu biliyorum. Ama yine de aynı noktalara ısrarlı bir şekilde vurgulamak da hoşuma gitmiyor. Artık hepiniz son günlerde bol deneme ve soru çözmeniz gerektiğini, deneme sınavlarında gerçek sınavdaki gibi davranmanızın faydalı olduğunu, geçmiş senelerin ÖSS sorularına muhakkak bakmanız gerektiğini, Rehber Abi okurlarının diğer adaylara göre daha üstün niteliklere sahip olduğunu biliyorsunuzdur. Sadece bilmenin yeterli olmadığını da biliyorsanız mesele yok demektir.
Birkaç senedir uygulanan sistemde tercihler sınav sonuçları belli olduktan sonra yapılıyor. Önceki sistemde ÖYS’ye giren adaylar tercih sıralamalarını da sınavın başında teslim ediyorlardı. Bütün okullara, puanlara, tercihin inceliklerine vakıf ve öğrencisini de iyi tanıyan danışman–rehber öğretmenler sayesinde bir kısım öğrenci için bu uygulama fazlaca risk taşımıyordu. Ama genele baktığımızda büyük çoğunluk için sınav öncesinde tercih sıralamasında bulunmanın bir anlamda kumar olduğunu görüyorduk. Doğru ve isabetli tercihleri yapabilmek ciddi bir mesele iken ÖYS gibi zorlu bir sınav öncesinde, en önemli ders çalışma vakitlerinin tercih stresleri içinde geçirilmesi adayın sınav başarısını da ciddi derecede etkiliyordu.
Neyse ki şu andaki uygulamada önce sınav yapılıyor, sonuçlar bütün kombinasyonları ile adaylara gönderiliyor ve tercih faslı daha sonra başlıyor. Bu kadar lafı niye yazdım? Son günlerde çeşitli vesilelerle dolaştığım Anadolu’daki birçok şehirde adayların ÖSS öncesi hep tercih konusu üzerinde durduklarını, hangi bölümün kaç puanla öğrenci aldığı ve kendisinin o puanı alıp alamayacağı gibi konular ile ilgilendiklerini üzüntü ve şaşkınlıkla gözlemledim.
Sevgili adaylar, şu anda yapmanız gereken tek şey “ÖSS’de nasıl daha fazla net çıkarırız?” sorusunun cevabını aramak, bunun için çalışmak olmalıdır. Tercih konusunu aklınızdan çıkarıp atınız. Nasıl olsa sıcak yaz aylarında o konuda epeyce kafa yoracaksınız. Kafayı yüksek bir puanın getirdiği rahatlıkla yormak yerine şimdiden stres yapıp alacağınız düşük puanla iyice yemek pek hoş olmasa gerek.
Unutmayın, sınavın adı ÖSS. Soruları zor değil. Ortalamaları yüksek. Bu durumda 1 netlik bir fark bile sıralamadaki yerinizi önemli ölçüde değiştirebilir. Boş verin tercihi, siz netlere bakın.
23.05.2002
Yazarımızın E-Postası:
rehberabi@zaman.com.tr
|