Altın, yatırımcıyı şaşırttı
Dünyada liberal ekonominin yaygınlaşması, Rusya’nın dağılması ve art arda yaşanan bölgesel ekonomik krizler; petrol ve altın fiyatlarının gerilemesinde etkili oldu. Bu gelişmeler altın madeni üreten şirketlerin bir yıl içinde üretecekleri altınları vadeli piyasalarda satarak, fiyat gerilemesiyle oluşacak zarardan korunmaya çalışmalarına neden oldu. Rusya ve bazı Avrupa ülkelerinin merkez bankaları, rezervlerindeki altınları belirli zaman aralığında piyasalara sattılar. 15 Avrupa ülkesi, iki yıl önce; altın satışları ile ilgili, 5 yıl süreli ve yılda 400 tonla sınırlı bir anlaşma imzaladılar. Altının bu arz fazlası kurumsal ve bireysel yatırımcıların, daha kısa vade getirili yatırım araçlarına yönelmelerinde etkili oldu. Altının gerileme süreci, 21 Temmuz 1999’da 252 dolar/ons seviyesine kadar sürdü. Büyük spekülatörlerin altının bu seviyesinden kurdukları 6 aylık bir oyunla altının onsu 2000 yılı Şubat’ında 340 dolara yükseldi. Altının onsundaki 90 dolarlık bu yükseliş kalıcı olmadı.
ABD’de 11 Eylül 2001’deki terör saldırısı sonrası doların güven kaybına uğraması ile yatırımcılar; yatırım araçlarını yeniden gözden geçirme ihtiyacı duydular. 1997’de Uzakdoğu’da yaşanan derin ekonomik kriz sonrası, ABD ekonomisi aşırı canlandı. Bu nedenle enflasyon ve faiz oranları yükseldi. 2001 yılında ABD’de; dolar faizi yüzde 6,50 seviyesinden 11 kez kademeli düşürülerek, bugünkü yüzde 1,75 seviyelerine çekildi. Altın üreticileri; bundan böyle üretecekleri değil, ürettikleri altınları satma kararı aldılar. Politik nedenlerin ön plâna çıkmasıyla; OPEC’in petrol üretiminde kısıtlamaya gitmesi, petrol fiyatlarını yükseltti. Japonya’da bankacılık sektöründeki sıkıntıların nispeten azalmasıyla, mevduat güvencesinin kaldırılacağı beklentisi, bu ülke yatırımcılarını altına yöneltti. İsrail–Filistin arasındaki sıcak çatışmalar ve son haftalardaki Hindistan–Pakistan gerginliği, altının yükseliş trendine destek oluşturan faktörler oldu.
11 Eylül 2001’den sonra altını yükseltmek için, müsait yeni bir ortam oluştu. 7 Ocak 2002’de 278 dolar/onstan başlayan yükseliş trendinde, büyük spekülatörlerin yeni kurdukları oyunla; altının 90 dolar/onsluk önceki yükselişi göz önüne alındığında, kısa vadede test etmesi beklenen 370 dolar/ons seviyesi satış için uygun seviyeler olacaktır. Rusya’nın OPEC’le olan üretim kısıtlaması anlaşmasını haziranda kaldıracak olmasıyla, petrol fiyatlarında beklenen gerileme, altın fiyatlarının düşmesinde etkili olacaktır.
Geçen yıl doların TL karşısında hızla yükselmesi, iç piyasada altından dolara dönüşü hızlandırdı. 2001 yılında yastık altından 80 ton altının çıktığı tahmin ediliyor. Altın fiyatlarındaki son yükseliş; nakit ihtiyacı ve borçlanma zorunluluğu nedeniyle altın satanları ve altın dışındaki yatırımcıları şaşırttı. Düşük fiyatlardan altın satarak, yüksek fiyatlardan dolar alan yatırımcıların, mevcut pozisyonlarını korumalarının uygun olacağı görüşündeyim.
Bu hafta piyasalara; IMF’nin bugün yapacağı açıklamalar, Hazine’nin yarınki 161ve 280 gün vadeli iç borç bono ihalesi ve siyasetteki gelişmelerin yön vereceğini düşünüyorum.
27.05.2002
Yazarımızın E-Postası:
m.yildirimturk@zaman.com.tr
|