Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı


 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

 

Kuşları sıcaktan ölmesin diye vantilatör kullanıyor

Kosava’da Sırplarla girdikleri savaşta bütün ailesi katledilen 38 yaşındaki ibrahim Piriştina, sırpların elinden kaçtıktan sonra sığındığı Türkiye’den ülkesine dönmek istemiyor.

Savaş suçlusu olarak tutuklandığı Kosova’dan kaçmayı başaran, Yunanistan üzerinden Türkiye’ye geçen Piriştina, “Sırplar beni de savaş suçlusu olarak yakaladı. Savaş bittikten sonra da Yunanistan üzerinden Türkiye’ye girdim. Karakolda beni 5 gün tuttuktan sonra İstanbul’a geldim. Şimdi de Selçuklu Türklerinden olduğumuz için Konya’da bulunuyorum.” dedi.

Üzerinde kendisini tanıtan hiçbir belgenin olmadığını ifade eden Piriştina, “Ben Türk kimliği almak ve Türk vatandaşı olmak istiyorum. Eğer beni tekrar Kosovaya gönderirlerse ya hapse atarlar ya da öldürürler.” diye konuştu.

7 yıl boyunca işgal edilen topraklarını korumak için çavuş olarak savaşan Piriştina, savaşta Sırpların iki çocuğunu ve eşini katlettiğini söyledi.

Türk askerleriyle omuz omuza sırplara karşı savaştığını, topraklarını koruduklarını ve destek verdikleri için şükran borçlu olduğunu dile getiren Piriştina, Sırpların evlerine yaptığı baskın sonucu eşi Vildan Piriştina (33), Kızımı Fatma(20) ve oğlu Kasım(17)’ın katledildiğini gözyaşları içerisinde anlattı.

Günlerce sokaklarda aç yattığını anlatan Piriştina, polisin kendisini karakola götürdüğünü ve sınır dışı edeceğini söylemesine çok üzüldüğünü vurguladı.

Yabancılar şubesi başta olmak üzere çalmadık kapı bırakmadığına değinen Piriştina, “Türk’ten başta bizim dostumuz olamaz. Hele kafirden dost olmaz. Bana bir yetkili yardım eli uzatsın başka birşey istemiyorum.” şeklinde konuştu.

Konya’da erkek sığınma evinde kaldığını anlatan Piriştina, Kosova’ya tekrar dönmek istemediğini ve kendisini bağlayacak kimsenini olmadığnı ve orada sadece acı bıraktığını dile getirdi.

Çocuklarının ve eşinin resimlerini gördükçe gözyaşlarına hakim olamayan Piriştina, eşinin, annesinin, babasının ve çocuklarının hakkını sırpların yaptığı katiamları bütün dünyaya anlatarak intikam alacağına dair söz verdi.

Savaş çıkmadan önce veteriner olduğunu aktaran Piriştina, “Türk vatandaşı olmak istiyorum ve bu konuda yetkililerden yardım bekliyorum. Beni vatandaşlığa kabul etsinler ve iş versinler başka birşey istemiyorum.” ifadesini kullandı.

Mürsel Çetin / Konya

13.07.2002


 

Kırıkkale'de sokak çocukları, topluma kazandırılacak

Kırıkkale’de 1015 yaşları arasında olan 10 sokak çocuğunun, Sosyalizasyon Projesi adı altında ıslah edilip, topluma kazandırma çalışmaları başlatıldı.

Ailevi, ekonomik, psikolojik ve çevresel sebeplerden dolayı hırsızlık yapan ve bali kullanan 10 sokak çocuğunu topluma kazandırmak için yeni proje başlattıklarını açıklayan Kırıkkale Emniyet Müdürü Murat Aykaç, programın Türkiye genelinde ilk olduğunu belirterek, “Projeyi, Valilik, Belediye, Emniyet, Kırıkkale Kimsesizleri Koruma ve Kollama Derneği, Müftülük ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü beraber başlattık. Sosyalizasyon adı verilen projeye katılan kurumlar, kendi çaplarında büyük çaba sarf ediyor.” dedi.

Proje kapsamında bulunan 10 çocuğun, daha önceden suç işleyen ve bunların arasında 25 tane icraatı bulunan çocuklardan oluştuğunu kaydeden Aykaç, “Çocukların başına Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi Müdürü Sadrettin Özsoy, Tahir Aktaş Toplum Merkezi Müdüriyesi Zekiye Özdil ve Sosyal Hizmetler Uzmanı Musa Tıraş getirildi. Projeye katılan çocuklar, altı ay boyunca her sabah saat 08.30’da Tahir Aktaş Toplum Merkezi’ne gelecek. Burada bulunan saz, tiyatro, ayakkabı imalatı ve galoş üretiminden istediklerini kendileri seçecekler. Ayrıca çocuklara elişi, dini bilgiler ve yurttaşlık bilgileri verilecek. Her perşembe günü öyleden sonra çocukların sosyal aktivitelerini geliştirmek için havuzlarda yüzmelerini sağlayacağız ve şehir dışı turlar düzenlenecek. Bu sayede çocukların ufukları genişleyecek. Akşama kadar süren eğitim sonunda çocuklarla uzmanlar arasında birebir diyaloglar sağlayacak. Yeni yapılan çalışmalar sayesinde çocuklara balık yerine balık tutmayı öğreteceğiz.” diye konuştu.

Aykaç, çalışmanın, çocuklar için son şans olacağını ifade ederek, çocukların verilen bu fırsatı çok iyi değerlendirmesi gerektiğini dile getirdi.

Öte yandan Emniyet Müdürü Murat Aykaç, sokak çocuklarının boş zamanlarını değerlendirmeleri için her birine birer adet boya sandığı yaptırdı. Çocuklar yapılan boya sandıkları sayesinde hem kendi harçlıklarını çıkartacak, hem de aile bütçesine yardım edecek.

13.07.2002


 

Kuşları sıcaktan ölmesin diye vantilatör kullanıyor

Kayseri’de son bir hafta içerisinde hava sıcaklığının artması hayatı olumsuz yönde etkiliyor.

Günlük hava sıcaklıklarının 38 dereceye kadar çıkması kuşların ölmesine neden oldu.

Kayseri’de 10 yıldır kanarya, muhabbet, papağan, tavşan ve güvercin satışı yapan Mehmet Talaslıoğlu, bu yıl havaların aşırı sıcak olmasından dolayı iki adet tavşan, bir adet horoz, iki adet güvercin, üç adet muhabbet kuşu, kanarya ve civcivlerin öldüğünü belirterek, “Kuşların yaz aylarında bakımlarına çok iyi dikkat etmek gerekir. Örneğin hafta da bir kez en azından kuşların banyo yapması, kafes altına serilen kumun kuru olması sağlanmalıdır. Kuşların sıcaklardan korunması içinde yeşil bitkiler, çeşitli meyveler verilmelidir. Biz bunlara dikkat etmemize rağmen bazı kuşlar sıcaktan bunalarak öldü. Bu nedenle dükkan içerisinde vantilatör kullanarak kuşların serinlemesini sağlıyoruz. Aşırı sıcaklara dikkat etmek gerekiyor.” dedi. Ersan Temizel, Kayseri

13.07.2002


 

Şiirlerini yazmak için 54 yaşında bilgisayar öğrendi

İlkokul mezunu olan şair Rabia Barış (54), şiirlerini yazabilmek için kursa giderek bilgisayar öğrendi.

Dört ay boyunca bilgisayar kursuna giden Barış, öğrenmenin yaşının olmadığını belirterek, “Önceden korkuyordum. Acaba yapabilir miyim diyordum. Ancak çok kolaymış. Bilseydim daha önce kursa giderdim.” diye konuştu.

Word programını iyi derecede kullanacak şekilde öğrendiğini, bu programın da şiirlerini yazmaya yettiğini söyleyen Barış, “Ancak ben sadece bu programla sınırlı kalmayacağım. Diğer programları da öğrenerek internette sörf yapacağım.” şeklinde konuştu.

Bilgisayar öğrenmedeki tek amacının ‘şiirlerini kağıt ortamından dijital ortama aktarmak’ olduğunu söyleyen Barış, “İlk başta çevremdeki dostlarım ne gereği var, bu yaştan sonra bilgisayar öğrensen de ne işine yarayacak diyorlardı. İyi ki onları dinlemeyerek kursa gitmişim. Yoksa o kadar şiiri benim için kim yazacaktı.” şeklinde konuştu.

1949 yılında Afyon’un Emirdağ ilçesinde dünyaya gelen Barış, ilk şiirini daha 13 yaşındayken babasının tayininin Mardin’e çıkması üzerine evde oluşan hüzün tablosundan etkilenerek yazmış.

“O anda çok hüzünlü bir atmosfer vardı. Kimse konuşmuyordu. Bende duygularımı dile getirmek üzere kalem ile kağıda sarıldım.” diyen Barış, 25 yaşına kadar şiirden uzak durmuş. Ancak içindeki şiir yazma duygusu, şairlerin ilham kaynağı olan İstanbul’a yerleşmeleri üzerine tekrar açığa çıkmış. Bu tarihten itibaren şiirle yatıp şiirle kalkan Barış, şiir yolunda kendisine hiç destek çıkılmadığını daha doğrusu köstek olunduğunu söyleyerek, “20 sene boyunca kendim yazdım kendim okudum. En yakın çevrem bile benim şiirlerime ilgi göstermedi. Ellerine alıp okumaya bile tenezzül etmediler. Hatta dinleyenim bile hiç olmadı. Ama ben tüm bunlara rağmen yılmadım, usanmadım. Şiirlerimi yazmaya devam ettim.” diye konuştu.

2002 yılında 6 ödül aldı

1996 yılına kadar şiirlerini hep saklı tutan Barış, bunların yayınlanması gerektiğine inandıktan sonra 1997 yılında zorluklar içerisinde “Çile Çiçeği” isimli kitabını çıkartmış. Elinde şuanda 6 kitaba daha yetecek şiirinin olduğunu söyleyen Barış, maddi sıkıntılar nedeniyle bunları yayınlayamamaktan yakınıyor. Girdiği yarışmalardan kazandığı ödüllerin sayısını kendisinin bile hatırlayamadığını belirten Barış, sadece 2002 yılında 6 ödül kazanmış.

Şiirlerinde genelde peygamber sevgisi, millet sevgisi, doğa ve genç nesle öğüt temalarına yer veren Barış, şiir yazmanın sanıldığı kadar kolay olmadığını söylüyor.

Şiirde çalışmanın şart olduğunun altını çizen Barış, bir şiir için bazen yıllarca uğraştığını belirterek, “Şairliğin onda biri yetenekse onda dokuzu çalışmaktır. Üzerinde çalışma yapılmayan şiirler bakımsız güllere benzer. Ben 24 saat şiirle iç içeyim. Şiirsiz bir hayat düşünemiyorum ve bir öğrenci gibi çalışıyorum. Buna rağmen şairim diyemiyorum.” şeklinde konuştu.

13.07.2002


 

Karaman, Organik Tarım Projesi’ne alındı

Karaman, Türkiye genelinde Organik Tarım Geliştirme Projesi kapsamına alınan 8. il oldu.

Tarım ve Köyişleri Bakanı Prof. Dr. Hüsnü Yusuf Gökalp’in talimatıyla geçtiğimiz günlerde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’dan Organik Tarım Koordinatörü’nünde aralalarında bulunduğu 6 uzman ekip, Karaman merkez ve ilçeleri gezerek, organik tarım yapılabilecek bölgelerde incelemelerde bulundu. İlk etapta Başyayla ve Ermenek olmak üzere iki bölgede uygulanacak olan Organik Tarım Projesi’nin alt yapı çalışmalarına başlandığını belirten Karaman Tarım İl Müdür Vekili İsmail Uluad, bu yıl içerisinde çiftçi eğitimlerine, çiftçilerin bu üretim modeli hakkında bilgilendirilmelerine ve organik üretim bölgelerinin tespiti çalışmalarına ağırlık vereceklerini söyledi.

Organik Tarım, kimyasal girdi kullanmadan, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı yapılan doğal bir üretim şekli. Toprak ve su kaynakları ile havayı kirletmeden yapılması öngörülen Organik Tarım; insan, bitki, ve hayvan sağlığını korumayı amaçlıyor.

Karaman’da Organik Tarım Projesi çalışmalarına 2003 yılında hız verilerek devam edilecek. İlk Organik Tarım ürününün 2004 yılında alınması hedefleniyor.

13.07.2002


 

Aksaray Festivali'nde birlik beraberlik ön plana çıkarılaıcak

Aksaray Belediyesi ile Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla hazırlanan Aksaray Festivali çeşitli etkinliklerle başladı.

Üç gün sürecek olan festival 14 Temmuzda 9. Hasandağı Şenlikleri ile birleştirilerek son bulacak.

Aksaray Belediye Başkanı Osman Ertuğrul, maksatlarının, Aksaray’a festival şöleni yaşatarak şehrin kültür ve turizm bakımından uluslararası platformlarda en iyi şekilde tanıtmak olduğunu vurguladı.

Başkan Ertuğrul, “Aksarayımız kültür ve turizm açısından çok zengin bir şehrimizdir. Bu yıl 20’ncisini yapacağımız festivalle birlik ve beraberliğini ön plana çıkaracak etkinlikler yapmayı hedefledik.” dedi.

20. Aksaray Festivali’nde ucuzluk fuarı açılarak bir ay boyunca vatandaşların ihtiyaçalarını ucuz bir şekilde karşılanması da sağlanıyor. Festival boyunca el sanatları ve resim sergileri, mehter gösterileri ve halk konserleri yeralacak. 14 temmuz pazar günü Hasandağı Bozkır düzlüğünde 9. Hasandağı Şenlikleri de festival proğramı yapılacak. Proğrama Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli’nin de katılması bekleniyor. Vatandaşlar Bozkır düzlüğünde kurulacak çadırlarda çeşitli mahalli sanatçıların vereceği konserlerle eğlenecekler.

13.07.2002


 

Emniyet, bohçacılara karşı uyardı

Kırşehir Emniyet Müdürü Adem Aydemir, vatandaşları bohçacılara karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Aşıkpaşa Mahalle Muhtarlığı’nda vatandaşların dertlerini dinleyen Aydemir, son zamanlarda bohçacı tabir edilen ve genelde kadınlardan oluşan hırsızlık çetelerinin oluştuğuna dikkat çekerek, bunların ortadan kaldırılması için bu tür kişilerin kapılarına geldiği an kendilerine bildirmelerini istedi.

Bu şahısların büyük çoğunluğunun hırsızlık yaptığına işaret eden Aydemir, kendilerine bildirilen bu şahısların gerçekten satıcı olup olmadığı ortaya çıkarılacağını ifade ederek şöyle konuştu: “Apartmanlarınıza giren çıkanlara özen gösterin. Bazı apartmanlarda gündüz ortasında zor kullanarak hırsızlıklar gerçekleşiyor. Kapınıza gelen satıcıları bize bildirin. Biz onları merkezimize götürerek inceleyelim. Onların gerçekten satıcı mı yoksa hırsız olduklarını böylelikle anlamış oluruz. Eğer kötü amaçlı bir durum var ise o zaman biz gerekli yasal işlemleri başlatırız.”

Vatandaşların sorularını da cevaplayan Emniyet Müdürü Adem Aydemir, Emniyet Teşkilatı olarak Kırşehir’in huzuru için mücadele ettiklerini vurguladı ve vatandaşların kendilerine bu zamana kadar gösterdikleri yardımlarından dolayı teşekkür etti.

13.07.2002


 

Mobilya mağazasından tatil kampanyası

Kayseri’de faaliyet gösteren firmalarından birisi olan POLİ İç Anadolu Bölge Baş Bayii Miray Mobilya, müşterilerinin tatil hayallerini gerçekleştiriyor.

1 Temmuz 31 Ekim arasında Poli Miray Mobilya ve bayilerinden alışveriş yapan çiftler çekilişsiz, kurasız tatil imkanı kazanıyor.

Ülkenin içinde bulunduğu kriz yüzünden bir çok kişi geçen yıl ve bu yıl tatil imkanı yakalayamadığını ifade eden Poli Miray Mobilya Ltd. Şti. Yönetim Kurulu başkanı Ömer Yılmaz, müşterilerine en güzel hizmetin tatile göndermek olduğunu düşünerek böyle bir kampanya kararı aldıklarını söyledi. “Yapılan alışverişe göre müşterilerimize Kapadokya, Alanya, Marmaris, Fethiye ve Akçay’da 4 gün 3 gece ücretsiz tatil imkanı sağladık. “ diyen Yılmaz, tatilin zamanın tamamen müşterilerin tercihine bağlı olduğunu söyledi.

İmkanları da çabası.

Yılmaz, müşterilere tatil imkanının yanı sıra peşin fiyatına 9 taksit veya 13 aya varan vade imkanı sunduklarını, nakit ödemelere çok önemli indirim imkanları sunduklarını belirterek, “Müşterilerimize hem kaliteli ürünler sunmak hem de kalıcı dostluklar kurmak istiyoruz. “ diye konuştu.

13.07.2002


 

Alacahöyük Barajı, tarihi misyonuna kavuşacak

Üçüncü Alacahöyük Buluşması çerçevesinde Çevre Bakanı Fevzi Aytekin'in katılımıyla kazı çalışmalarına başlanan Alacahöyük'teki tarihi Hitit Barajı, ilk işlevine kavuşturulacak.

Çorum'un Alaca ilçesi Alacahöyük beldesinde yer alan Hititler döneminde Milattan Önce 1240 tarihinde yapılan barajın, 1938 yılından bu yana bilindiğini, zamanın kazı ekipleri tarafından yayınlanan kitaplarda yer aldığını belirten Alacahöyük kazı başkanı, Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu, barajın 15 metre genişlik ve 135 metre uzunluğunda olduğunu, derinliğinin kazı çalışmaları tamamlanmadan bilinemeyeceğini söyledi.

Çınaroğlu, baraj çevresinde taş kaplamalar bulunduğunu, bentlerin kazma ve kürekle açılacağını, dolgu çalışmalarında ise makinelerin kullanılacağını dile getirerek,

baraj dibinde Konya'daki Eflatun Pınar'da olduğu gibi kabartmalar bulunabileceğini

kaydetti.

Alacahöyük'ün 2001 yılında 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenerek,

koruma altına alındığını anlatan Çınaroğlu, "Bundan 3 bin 500 yıl önce çevreye bereket saçan Hitit Barajı, yapılacak kazı çalışmalarıyla dünyadaki ilk işlevine döndürülecek. Sulama amaçlı kullanılacak." dedi.

Çınaroğlu, baraj kazılarının bitirilmesinin ödeneğe bağlı olduğunu sözlerine ekledi.

Hasan Cengiz / Çorum

13.07.2002


 

Div-Han, İs-Demir’e 2 yüz bin ton B kafa cevheri satacak

Divriği Hekimhan Demir Çelik İşletmeleri ( Div–Han), Türkiye’nin en büyük Demir Çelik işleme merkezi olan İskenderun Demir Çelik fabrikasına 200 bin ton B kafa cevheri satmak için İs–Demir ile anlaşma sağladı.

Teknik analizlerin olumlu çıkması sonucunda B kafa cevher, İskenderun’a gönderilecek. Bu sayede Divriği ilçesinde bulunan nakliyecilere de iş imkânı sağlanmış olacak. Halil Yılmaz, Sivas

13.07.2002

Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Zaman'da Bugün
13 Temmuz 2002


Zaman Spor

İç Anadolu

Anadolu Finans Kurumu

Bütün haberler


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

» Sık Kullanılanlara Ekle  «               » Giriş Sayfası Yap «

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 454 1 454 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.