Boyada rekabet, krizle birlikte arttı
Polisan Genel Müdürü Erol Mizrahi ile Malatya’nın Beydağ eteklerinde konuşuyoruz. Boyada son durum ne? Polisan 2002’nin ilk 6 ayında yüzde 30 büyüme göstermiş. Daha önce DYO ve Marshall’ın bulunduğu birincilik yarışına şimdi iki isim daha girmiş durumda. Polisan ve ‘Filli Boya’ ile ünlenen Betek.
Aslında birincilik sırası şu an için belirgin değil. Bir de bunu çok iyi düşünmek gerekiyor. Çünkü pazarda tüketim yüzde 40 gerilemiş durumda. Ayrıca yeniden yapılanma dönemi de krize rastlamış durumda. Marshall’ı Akzo Nobel satın aldı. Betek de yabancı ortaklık kurdu. DYO’nun bağlı grubu Yaşar Holding, ciddi krizlerle karşı karşıya. Aynı şekilde diğer şirketlere de yabancıların ilgisi devam ediyor.
Erol Mizrahi, Polisan’ın da yabancılarla görüşme içinde olduğunu; ancak illa ortak olma iddiasında olmadıklarını belirtiyor. Teknoloji ihtiyacı içinde değil, dünya markası olma ve yeni pazarlara açılma gerekçesiyle yabancı bir ortaklık düşünebileceklerini belirtiyor.
Polisan, boya markası olarak bilinmesine karşılık; liman hizmetleri, sanayi ürünleri, antrepo, transit dağıtım hizmetleri alanında da ciddi faaliyetleri var. Dilovası’ndaki liman, 10 milyon dolara yakın bir ciro yapıyor. Bu bağlamda mevcut Polisan boya fabrikasını da orta vadede, Gebze’ye taşıma programı yer alıyor. Bunun için Gebze’de gereken arazi alınmış durumda.
Diğer taraftan da, grup Kağıthane’deki boya apre tesislerini Çerkezköy’de satın aldığı fabrikaya taşıma hazırlıkları içinde. Bu amaçla kriz yılına rağmen 2 milyon dolar civarında liman yatırımıyla birlikte Çerkezköy’deki tesisler için de bir o kadar yatırım yapmış durumda.
Mizrahi ile bunları Malatya’da konuşmamızın başka bir anlamı daha vardı. Çünkü, Polisan’ın Başkanı Necmettin Bitlis, dedesi Hacı Mehmet Emin Bitlis adına Malatya’da bir okul yaptırmıştı. Aileden kalan kayısı bahçesine, kendisinin okuduğu ve şu an yıkılmış olan okulun bir benzerini yaptırdı.
Mehmet Emin Bitlis, jandarma subayıydı ve 1914 yılında emekli oldu. Helikopter kazasında kaybettiğimiz Jandarma Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis, onun torunuydu. Torun Necmettin Bitlis kendi torunlarını da alarak dedesinin huzuruna bir eserle gelmişti.
Açılışın bu döneme getirilmesinin de başka bir anlamı daha vardı. Hafta sonunda Malatya Kayısı Şenliği başlıyordu ve İstanbul’dan pek çok ünlü Malatyalı ve Malatya’da görev yapmış kişiler, şehirde bulunuyordu. Malatya’da uzun süreli görev yapmış olan eski vali ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş, Hasan Özdemir, rektör Mesut Parlak, Milli Eğitim eski Bakanı Metin Emiroğlu ve İstanbul Turizm Bölge Müdürü Yalçın Manav... Haliyle işadamları daha kalabalık bir grubu oluşturuyordu: Ahmet Çalık (Türkmenistan Tekstil Bakan Yardımcısı), Hikmet Tanrıverdi (Malatyaspor Başkanı ve İnci Şirketler Grubu), Mevlüt Aslanoğlu (Halk Bankası eski Genel Müdürü), Adnan Sezgin (Futbol Menajeri). Okulun açılışında Batı Trakya Türklerinin liderlerinden rahmetli Sadık Ahmet’in eşi Işık Ahmet de bulundu.
Bu isimleri saymamın başka bir nedeni var: Bu ve benzeri isimler Deri Sanayicileri Derneği Başkanı Zeki Baykal’ın evinde sabah kahvaltısında hazır bulundular. Baykal, işyeri İstanbul’da olmasına rağmen, 500’ü aşkın kişiyi evinin bahçesinde ağırladı. Kayısı ağaçlarının altında, ağustos böceğinin kulakları sağır eden sesleriyle kahvaltı yapmak gerçekten ilginçti. Dahası Türkiye’nin gündemini oluşturabilecek insanların bir arada olması. Devlet Bahçeli’nin de aynı gün bu kişilerle değişik yerlerde karşılaşacak olmasını siz düşünün.
Kayısı şenlikleri haftasında yeni bir gelenek daha yerleşiyor Malatya’ya. Aynı gün, iki üç tane daha benzeri davet olduğunu öğrendik. Bunlardan biri tekstil yatırımlarıyla tanıdığımız Ahmet Çalık’ın davetiydi.
18.07.2002
Yazarımızın E-Postası:
f.turkel@zaman.com.tr
|