Konu Mankenleri...
“Salı akşamı Amerika’dan aradığında Derviş’le uzun uzun konuştuk, ancak hiç siyaset konuşmadık...”
Bu sözler, İsmail Cem’e ait!
Kemal Derviş’in siyasi tercihi konusunda ihtiyatlı konuşmaya çalışırken, nasıl da komik duruma düştüğünün farkında değil; YTP Genel Başkanı...
Sezonu Kayseri’de ‘pastırmacı’ ile açmıştı; böyle giderse, yakında ‘İsmail Cem Fıkraları’ başlayacak, demektir...
YTP’den, bir hafta ‘ücretsiz, fakat berbat’ bir tatil yaptıktan sonra istifa eden Ordu Milletvekili Hasan Fehmi Konyalı, partide İsmail Cem’in “konu mankeni” olduğunu söylüyor...
“Gerçek Başkan”ın ise Hüsamettin Özkan olduğunu vurguluyor!
İsmail Cem, daha birinci gün bu gerçeği ‘şaka’ ile karışık bir biçimde, “Ben genel başkanım, fakat asıl büyük başkan Özkan’dır” diye ifade etmemiş miydi?
Hadiseye biraz daha yukarıdan bakarsak; İsmail Cem ya da Hüsamettin Özkan bir yana, Yeni Türkiye Partisi’nin de ‘konu mankeni’ olduğunu rahatlıkla görebiliriz!
***
Amerika’dan gelişi dört gözle beklenen Kemal Derviş’i KAFALAMAK için Doğan ve Sabah Grubu’nda büyük bir seferberlik gözleniyor...
Derviş YTP’ye girmezse, bir plaza dolusu Arcopal marka promosyon tabağın (siyasi dilde buna kısaca YTP diyoruz!) ellerinde kalabileceği endişesini taşıyor, Egemen Medya...
Onun için şimdiden “gül döktüm yollarına” türünden manşetlerle Derviş’in YTP’ye kırk kişilik kadro ile gelmekte olduğunu haber veriyorlar...
Derviş için “Matruşka Dolmuş”lar hazır: Kartel, onu salimen YTP Dolmuşu’na bindirmek için kelimenin tam anlamıyla, ‘kuşatmış’ durumda...
Ona bindiği an, zaten Hüsamettin Özkan’ın dolmuşuna da binmiş oluyor, Derviş...
Nihayet, filmin finalinde, son matruşka açılacak ve hepsi birden Egemen Medya’nın Büyük Dolmuşu’nda yerlerini almış olacaklar!
Sinema dünyasında bir söz vardır: “Kötü senaryodan asla iyi film çıkmaz” diye...
Abartılan taraflarını bir kenara bıraksak bile, belli bir “çekim gücü”ne sahip bir aktör olan, siyasetin eşiğinde bir zamanların Muzaffer Tema’sı gibi duran Kemal Derviş; Egemen Medya’nın senaryosunu yazdığı bu filmde bağıra bağıra harcanır!
Derviş, kendisi için ‘aklın yolu’ olan CHP yerine, YTP’yi tercih ettiği takdirde, siyasete yanlış bir adımla başlayacağını kısa sürede gördü, konumunu sorgulamakla meşgul şu sıra; ne var ki, etrafı çevrili!
Bu ‘kuşatma’ Derviş’i YTP’ye getirirse, Derviş’in YTP’ye bir ivme kazandıracağı kesin; fakat bu ivmenin, YTP’nin barajı aşmasını mümkün kılacak düzeyde olamayacağı çok açık...
Kemal Derviş’in akıl hocaları arasında ‘fildişi kule’de yaşayanlar ağırlıkta...
Bu ‘yakın arkadaş çevresi’nin, kendilerini etkileyen ‘yanlış aktörler’den bir an için sıyrılıp sağlıklı siyasi analizler yapmaları halinde, Derviş’in YTP yanılgısına düşmesini engellemeleri pekala mümkün...
Bu filmde, Derviş, Muzaffer Tema’yı oynarken; medyadaki eşik bekçilerinin hepsi, ona ilaç içirip uyutmaya çalışan birer Nuri Alço hükmünde!
(Kemal Bey’in en yakın danışmanı Oya Ünlü’nün babası Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü ise, filmde hayati bir role sahip; şimdilik DSP’de kalsa da, Ünlü’nün tavrı bir nevi ‘işaret fişeği’ olacak.)
***
Derviş’i YTP’ye yazdırmak için etrafını çeviren medya egemenleri Türkiye için değil, ‘sadece kendileri için’ umut olabilecek bir siyasi oluşumu pompalıyorlar...
Ne var ki, seçmenin ‘balon parti’lere bugüne kadar yüz vermediğini, bundan sonra da vermeyeceğini göremiyorlar...
Buna karşılık, medya egemenleri, Derviş’li YTP’nin yalnızca solu bölmeye yarayacağını, göremiyor olamazlar!
Statükoculuktan vazgeçerek, sağlıklı bir yolda ilerleyen CHP’nin oyları bölünürse, Egemen Medya’nın bundan hiç de rahatsız olmayacağı anlaşılıyor...
Onlar; Meclis’e ‘kocaman’ gelip, muhtemel bir hükümetin ağırlıklı ortağı olabilecek bir CHP’yi kontrolleri altına alamayacaklarına inanıyorlar!
Baykal’ın dört yıl kadar önce ‘hükümeti’ düşürdüğünü unutmuş olamazlar!
*Not: Yıllık iznim dolayısıyla yazılarıma ara veriyorum...
27.07.2002
Yazarımızın E-Postası:
t.korkmaz@zaman.com.tr
|