Gelirlerin yüzde 80’i faize giderse...
Maliye Bakanı Sümer Oral, gerek haziran ayı ve gerekse kümülatif olarak ilk 6 ayda bütçe uygulama sonuçlarının iyi olduğunu söylüyor. Söylüyor söylemesine de tablo o kadar da iç açıcı değil. Denk olmaktan fersah fersah uzak olan bütçe, tam anlamıyla bir transfer, bir faiz bütçesi.
Maliye Bakanlığı’nın en son açıkladığı bütçe sonuçlarına göre, yılın ilk yarısındaki gelirler 35,8 katrilyon, harcamalar ise 53,7 katrilyon TL. Yani 17,9 katrilyonluk açık var. Bu dönem içinde iç ve dış borçların faizi için 28,4 katrilyon, devletin diğer harcamaları için de sadece 25,2 katrilyon lira ayrılmış. Faize giden para vergi gelirlerinin de 3 katrilyon lira üzerinde. Yani faiz giderlerine vergi gelirleri bile yetmiyor artık. 2002 yılının ilk yarısında faize ödenen para toplam bütçe gelirlerinin yüzde 80’ine denk geliyor. Faizin gelire oranı, önceki yıllara fark atarak, ekonomik krizin patlak verdiği 2001 yılında da bu seviyede gerçekleşmişti. Kriz öncesine baktığımızda ise faiz/gelir oranının 1997’de yüzde 39, 1998’de yüzde 52, 1999’da yüzde 56, 2000’de yüzde 60 olduğunu görüyoruz. Buradan, faiz yükünün 5 yılda ikiye katlandığını söyleyebiliriz.
Bu arada iyi yönetilmeyen sosyal güvenlik kurumlarını unutmamak lazım. Onlara aktarılan para da önemli bir yekün tutmaya (5,4 katrilyon) devam ediyor.
Sosyal güvenlik kurumlarına ve faize ödenen para bir araya geldiğinde bütçe gelirlerine yaklaşıyor. Diğer işlerin finansmanı için sağolsun borçlanma (!).
Sonuçlar, devletin devlet olma görevini yerine getirebilmesi için gerekli harcamalarından büyük kesintiler yapıldığını ve elde ne var ne yok faize aktarıldığını gösteriyor. Yatırımlara 1,5 katrilyon ayrılması bile bu gerçeğin en çarpıcı örneği. Aşağıda verdiğimiz, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün 2002’nin ilk altı ayına ilişkin gider tablosuna bir de siz bakın ve nereye ne kadar para gitmiş görün.
Faiz ödemelerine bu kadar para ödediğimize göre, borç yükümüz hafiflemiş olsaydı bari. Ama bunu söylemek, ne yazık ki çok zor. Faiz oranları mayıs ayında başlayan belirsizlikle birlikte yükselmeye devam etti ve halihazırda yüksek seyrini koruyor. Şu ana kadar borç rakamlarında kayda değer bir azalma gözlenmedi. Açıkları yeni borçlarla finanse etmeye devam ediyoruz. Bu yüzdendir ki, önümüzdeki dönemde rahat edeceğiz demekte zorlanıyoruz.
Erken seçim kararı sebebiyle, bütçe çalışmaları bu sefer erken başladı. İlgili kurumlar hedefleri belirlemek için harekete geçtiler. Maksat, 3 Kasım’da yapılacak seçimin hemen ardından 2003 bütçesini kanuni süresi içinde TBMM’den çıkarabilmek. Bu elbette önemli ama bundan daha önemlisi, 2003 bütçesinin nasıl bir bütçe olacağı; eğitime, sağlığa ve kalkınmaya ne kadar para ayrılacağı.
PERSONEL HARCAMALARI (Trilyon TL)
İşçilik giderleri 1.444
Diğer personel giderleri 9.349
DİĞER CARİ HARCAMALAR
Milli Savunma Bakanlığı 1.065
Jandarma 153
Emniyet 71
Diğer kuruluşlar 705
YATIRIM HARCAMALARI 1.552
TRANSFER HARCAMALARI
İç borç faizi 26.190
Dış borç faizi 2.273
KİT’lere sermaye transferi 743
Görev zararları 68
İhracatta KDV iadesi 1.377
Emeklilere vergi iadesi 155
Reddiyat 705
Emekli Sandığı’na transfer 2.635
SSK’ya transfer 1.354
Bağ–Kur’a transfer 1.331
İşsizlik Sigorta Fonu 128
Kamulaştırma 49
Devlet iştiraklerine katkı payı 25
Belediyelere 20
Siyasi partilere 40
MTA’ya yardım 34
TÜBİTAK’a yardım 35
İstihbarat Hiz. Personel Gid. 81
Kıbrıs 181
Uluslararası Kur. Kat. Payı 19
Kredi Yurtlar 262
Pamuk ve diğer ürünlerin destek. 40
Hayvancılık 20
Doğrudan gelir desteği 750
Tütün Ofisi 60
Destekleme Fiyat İstikrar Fonu 35
Program dışı görev zararı 13
Geçen yıl borçları 34
Öğr. yap. sosyal transferler 81
Diğer transferler 616
HARCAMALAR TOPLAMI 53.695
FAİZ HARİÇ HARCAMALAR 25.230
31.07.2002
Yazarımızın E-Postası:
k.dikbas@zaman.com.tr
|