Bile bile lades...
Artık bizim de bir olimpiyat stadımız var. Ultra rezil bir açılış –oynanan müsabaka hariç– maçıyla sporseverlere geceyi zindan edenler hedeflerine ulaştılar. Göreceksiniz en kısa zamanda Atatürk Olimpiyat Stadı’nın altyapı çalışmaları tamamlanır, yollar çiçek gibi hazırlanır, TEM bağlantıları viyadüklerle sağlanır ve her şey hazır hale getirilir.
Deneme yanılma yöntemini seven, 8–10 kişi öldürmeden otoyoldaki virajı düzeltmeyen, bir araba doldurmadan yoldaki çukurun başına gelmeyen zihniyet Olimpiyat Stadı açılışındaki rezaleti örneklemeden altyapı ihtiyacını da kavrayamıyor. Kapısına dayandığımız AB’ye gireceğiz ya marifetlerimizi mutlaka sergilememiz lazım. Yunanistan şampiyonu Olympiakos’u konuk ediyoruz; ama adamlara stada giriş yolu yok patika yollardan dağları aşıp stada varacaksınız, diyoruz. Dönüş mü? O da ne ki? Burası İkitelli, giriş de yok, çıkış da.
Maç yarım saat geç başladı dedik ya. Aslında başlamayabilirdi de. Stada trafik yüzünden bir saat geç kalan G.Saraylı futbolcular tam hazırlanmadan maça başladılar. Yani Fatih Terim, hem stadın açılışı için tribünlere binbir işkence ile gelen sporseverlere hem de Olympiakos’a ayıp olmasın diye takımı sahaya sürdü. Isınmayan adaleler, masaj olmayan futbolcular hafif bir ısınma ile maça çıkarak futbol hayatlarını tehlikeye soktular. Önemli bir sakatlık olmadıysa bunda da G.Saraylı futbolcuların profesyonel yaşantılarının büyük rolü var.
Kaleme almasak da servisteki arkadaşlarla ya da dost sohbetlerinde olimpiyat stadı için G.Saray’ın kullanılmak istendiğini hep konuştuk. GSGM–Spor Bakanlığı–TMOK üçgeninde yaşanan dayanışma, bu üçlünün İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile yaptığı alacak tartışması ve kitleleri ayağa kaldırmak için ‘köhneleşmiş A.Sami Yen’den kurtuluyorsunuz’ bahanesiyle yolu izi olmayan Olimpiyat Stadı’na G.Saray’ın sürüleceğini hep konuştuk. 20.30’da başlayacak maç 21.00’e sarktı, VİP’in şık giyimli, briyantinli konukları tozlu yollardan yürüyerek ulaştıkları görkemli koltuklarından yine gecenin yarısında yürüyerek hem de protestolar arasında ayrıldılar. Batıdaki komşumuz olimpiyat düzenlemeye aday bu gizemli şehrimizin görkemli! tesisi karşısında hayretler içerisinde kalmışlardır. Çünkü daha önce gelen olimpiyat komitesi heyeti görkemli stat karşısında hayretler içinde kalmış ve ayakta alkışlamışlardı.
Bizim de çok arzu ettiğimiz, Yunanistan’la estirilen dostluk rüzğarının havasına Beşiktaş fazla kapıldı galiba. ‘5 dakikada Beşiktaş’ esprisi aklımıza geldi. AEK Atina maçının daha ilk yarım saati geride kalıyorduki skorbord biranda 5–0’a geldi. İmparator Sinan Engin’in kulakları çınlasın. Bu özel bir maç, sonuç önemli değil; ama Beşiktaş’ın görüntüsü başlamasına bir hafta kalan lig öncesinde pek de içaçıcı değil. Mondragon’dan daha iyi denilen Cordoba bu değil umarım. Gerçi hiçbir Beşiktaşlı futbolcu kendi kişilikleriyle sahada değillerdi; ama skor da bu kadar acımasız olmamalıydı.
02.08.2002
Yazarımızın E-Postası:
i.ekiz@zaman.com.tr
|