Derviş’in eğilimi: Hiçbir partiye girmemek!
Başbakan Ecevit ile Devlet Bakanı Derviş’in merakla beklenen görüşmesi dün gerçekleşti. Ecevit, Derviş'in siyasal açıdan henüz bir karar vermediğini açıkladı. Derviş ise hükümetteki görevi müsaade ettiği ölçüde sosyal demokrasiyi daha geniş tabana oturtacak bir yapı oluşturmaya çalışacağını belirtti. Derviş’in yeri siyasetin en önemli sorusu. Bugün itibarıyla bu soruya vereceğimiz cevap ‘hiçbir partiyi düşünmediği’ yönünde. Derviş’in hiçbir partinin çatısı altına girmeme düşüncesi henüz karara dönüşmüş değil. Sadece bir eğilim. Dünden itibaren başlattığı görüşme trafiği zor görünse de bugünkü eğiliminden farklı sonuçlar doğurabilir. Nedeni basit: Derviş misyonu ve vizyonu olan bir kişiliğe sahip. Ancak bu özelliklerine rağmen parçalı siyasi yapıdan bir bütünleşme çıkarmak çok zayıf olasılık. DSP de, CHP de, YTP de bir araya gelemeyecek kadar birbirlerine uzak duruyor. Bu partileri bir blok etrafında toplamak dünyanın en zor işi olsa gerek.
Son siyasi gelişmeler üzerine sohbet ederken Orman Bakanı Nami Çağan ‘Ben Kemal Derviş’in siyasi hayatına vekalet etmiyorum.’ diyor. Doğru, Çağan’ın vekaleti Derviş’in bakanlığına...
Ancak geldiği günden beri yokluğunda koltuğunu emanet aldığı Derviş’le mutlaka siyasi değerlendirmeler de yapıyordur. Vekalet ilişkisi bunu gerektirir.
Çağan’a soruyu yorum eşliğinde şöyle soruyorum:
Türkiye’ye döner dönmez Derviş’in Yeni Türkiye Partisi’ne katılacağı iddia ediliyordu. Derviş’in dünkü açıklamaları tavrının böyle olmayacağını gösteriyor.
Ayrıca Derviş siyasi yapının bölünmüşlüğünden dert yanarak sosyal liberal eksende bütünleşme amaçladığını vurguladı. Ve bu geniş blok için çalışacağını söyledi.
Seçim süreci resmen başladı. Mevcut şartlarda, Derviş’in 3 Kasım’dan iktidar olarak çıkacak geniş blok arayışının sonuç vermesi pek mümkün görünmüyor.
Bu umutsuz tabloyu gören Kemal Derviş şimdilik hiçbir partiye girmeyerek ‘aktif siyaset yapma’ düşüncesini dondurabilir mi?
Amerika’daki görüşmelerinden sonra eğilimin bu yönde şekillenmekte olduğuna ilişkin de bilgiler geliyor.
Buna ne dersiniz?
Derviş hakkında yorum yapmaktan kaçınan Nami Çağan bu soruya ‘Sağduyusu güçlü gazetecisiniz derim.’ dedi. Çağan’ın bu sözü kendi içinde bir yorum içeriyor. O da, Derviş’in hiçbir partiye katılmama yönündeki eğiliminin güç kazandığı gerçeği...
Çağan, Derviş için ‘Uluslararası ilişkileri çok iyi, saygınlığı olan iyi, çok iyi bir teknokrat. Devlet adamlığını, siyaset adamlığını bundan sonraki performansı belirleyecek.’ diyor.
Şu noktanın altını çizmekte yarar var: Derviş’in hiçbir partinin çatısı altına girmeme düşüncesi henüz karara dönüşmüş değil. Sadece bir eğilim. Dünden itibaren başlattığı görüşme trafiği zor görünse de bugünkü eğiliminden farklı sonuçlar doğurabilir.
Nedeni basit: Derviş misyonu ve vizyonu olan bir kişiliğe sahip. Ancak bu özelliklerine rağmen parçalı siyasi yapıdan bir bütünleşme çıkarmak çok zayıf olasılık.
DSP de, CHP de, YTP de bir araya gelemeyecek kadar birbirlerine uzak duruyor. Bu partileri bir blok etrafında toplamak dünyanın en zor işi olsa gerek.
Derviş’in ısrarla YTP’nin bünyesinde sunulduğu süreçte, geçen hafta bu sütunda üç seçenekli plandan söz etmiştik.
Geniş cephe için önce DSP zemininin uygun olup olmadığı seçeneğini deneyeceğini, arkasından CHP ile masaya oturacağını, son çare olarak Yeni Türkiye Partisi’ni düşüneceğini belirtmiştik.
Dün Başbakan Bülent Ecevit’le görüştü. Görüşmeyi iki taraf da arzuluyordu. Ecevit, Derviş’e seçimden sonraki DSP kadrosunun merkezine oturma teklifinde bulunmayı düşünüyordu.
Derviş de, Ecevit’e DSP’nin geniş cephenin zemini olmasını... Dünkü görüşmenin gündemi buydu. Tarafların amaçları farklı olduğu için mutabakata varmaları kolay değil.
Nitekim görüşme sonrası Ecevit ‘Siyasi açıdan karar vermemiş. Bakanlık görevini sonuna kadar götürmek istediğini belirtti.’ dedi.
Derviş önümüzdeki günlerde kuşkusuz diğer seçenekleri de deneyecektir. Misyonuna en yakın yapıyı CHP çatısı altında oluşturması mümkün. Ancak öyle anlaşılıyor ki Derviş bugün ‘pek tatmin edici olmayacağı’ kanaatini taşıyor.
Derviş’in yeri siyasetin en önemli sorusu. Bugün itibariyle bu soruya vereceğimiz cevap ‘hiç bir partiyi düşünmediği’ yönünde.
Nami Çağan’la sohbetimize dönersek... Sandığın üzerinde Irak kuşkusu var. Çağan ‘Seçim çok güçlü olasılıkla yapılacak. Savaşın tam içerisinde yer alırsak ancak seçimin ertelenmesi gündeme gelir. Bugün için böyle bir olasılık görünmüyor.’ diyor.
DSP erken seçime ‘hayır’ dedi. Çağan ‘Ancak seçime hazırız.’ diyor ve ekliyor:
“İçeriden sabotaj yapılmasına rağmen DSP dimdik ayakta. Seçim sonucunu tahmin için henüz erken. Partiden kopmalar bize zarar vermedi. Tabanımız, örgütümüz dipdiri.
Ayrılanlar zaten demokrat sol geleneğinin dışındaydı, partiye eklemlenmişlerdi. Yeni Türkiye Partisi’ndeki çizgileri bunu gösteriyor. Kah CHP’nin alanına kah ANAP’ın alanına giriyorlar...”
02.08.2002
Yazarımızın E-Postası:
m.unal@zaman.com.tr
|