Bölge Haberleri |
|
|
|
| |
‘Hasankale’de depremde ilk yıkılacak binalar dere yatağındaki yapılar’ |
Hasankale’de yanlış yapılanmaya dikkat çeken Yard. Doç. Dr. Ali Aydın, Malakan Deresi yatağında yoğunlaşan kamuya ve kişilere ait binaların muhtemel bir depremde ilk yıkılacak binalar olacağına dikkat çekti.
Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Yard. Doç. Dr. Ali Aydın, Erzurum’un Hasankale ilçesinde dere yatağına yapılan binaların şiddetli bir depremde yıkılacak ilk binalar arasında yer alacağını ileri sürdü. Doğu Anadolu’da deprem tedbirleri ve zemin sağlamlığı konusunda incelemeler yapan Aydın, Hasankale ve Horasan’da yıkıcı nitelikte deprem olabileceğini, özellikle 27 bin 500 nüfuslu Hasankale’de kamuya ve kişilere ait bina inşaatlarının Malakan Deresi yatağına doğru genişlemesinin yanlış olduğuna dikkat çekerek, “Bu binalar hiç yapılmamalıydı.” dedi. Hasankale Belediyesi yetkilileri ise, ilçe merkezinde bugüne kadar bir deprem yaşanmamasını gerekçe göstererek, yapılan binaların deprem yönetmeliklerine uygun olduğu görüşünü savundu. Alanda hükümet konağı, adliye binası ve Atatürk İlköğretim Okulu binaları bulunuyor. Doğu’da yapıların sağlam inşa edilmemesinin batı bölgelerinde az sarsıntıyla ya da sadece yıkımla atlatılabilecek depremlerin, doğuda can kaybına ve büyük yıkımlara sebep olduğunu belirten Yard. Doç. Dr. Aydın, “Erzurum’un zemini sağlam, çok az çürük alan var. Ama Hasankale’de dere yatağında alüvyonlu araziye yapılan binalar büyük tehlike altında. Marmara Depremi’ne 100 kilometre uzaklıktaki Avcılar’da evlerin yıkılmasının nedeni zeminin çürük olmasıydı.” şeklinde konuştu.
İncelemelerinde Türkiye’de depreme karşı en önemli tedbirleri Muş vilayetinin aldığını kaydeden Aydın, “Erzurum şehir merkezinde şiddeti 6’nın üzerinde deprem olma ihtimali yok, fakat 7’nin üzerinde deprem olması çok kuvvetle muhtemel olan Erzincan’a 75–80 km yakınlıktaki binaların uygunsuz yapılması halinde maddi ve can kaybı olabilir.” şeklinde konuştu.
Belediye: Hata yok
Aydın, Hasankale’nin sadece güney tarafının değil kuzey tarafının zemininin de çok sağlam olmadığını kaydetti. Hasankale Belediye yetkilileri, Hasankale’de yapılara gelişen tekniğe ve depremden sonra yapılan kanuni düzenlemelere uygun yapılması halinde ruhsat verildiğini belirttiler. Hasankale’nin birinci derecede değil ikinci derecede deprem kuşağında bulunduğunu ifade eden yetkililer, “İstatistiklere göre bugüne kadar Hasankale merkezde hiç deprem olmadı, deprem sadece köylerde oldu. Köylerde olan depremler de ilçenin kuzey bölgesinde meydana geldi.” açıklamasında bulundu. Yetkililer, incelemelere göre 1 santimetrekareye 1,5 kilo taşıyabilecek durumda olan güney tarafındaki zemin üzerine yapılacak binaların planını 1 santimetrekareye 0,5 kilo düşecek şekilde yaptıklarını sözlerine ekledi. Hasankale’nin güney tarafında Bayındırlık binası ve lojmanı ile Atatürk Endüstri Meslek Lisesi yanı sıra 300’ü aşkın konut bulunuyor.
En son deprem 1952’de Hasankale’de 1952’de meydana gelen Richter ölçeğine göre 5,8 büyüklüğündeki depremde 41 kişi ölürken 700 ev de yıkılmıştı. 1924 yılında Horasan’da meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremde ise 60 kişi hayatını kaybederken 380 bina oturulamaz hale gelmişti.
|
|
Yasin Çanakçı
/ Erzurum
03.08.2002
|
|
| |
Pakistan’da Efendimiz’e ait bir ayakkabı çalındı |
Pakistan’ın Lahor kentindeki bir camiden, Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (SAS) ait olduğu sanılan bir ayakkabının çalındığı bildirildi.
Lahor polis şefi Javed Noor, kimliği bilinmeyen kişilerin önceki akşam Badşahi Camii’nde bulunan ve Peygamber Efendimiz'e (SAS) ait olduğu belirtilen ayakkabıyı çaldığını belirtti. Polis şefi Noor, “Ayakkabının bulunduğu bölmenin camını kırarak ayakkabıyı çalmışlar, ancak civarındaki diğer kutsal eşyalara dokunmamışlar.” dedi. Hırsızlık olayının bir “fanatik” tarafından yapılmış olabileceğini düşündüklerini söyleyen Javed Noor, 16. yüzyıldan kalma bu camide Hz. Muhammed’e (SAS) ait olduğu sanılan yaklaşık on eşyanın korunduğunu kaydetti. Din İşleri Bakanlığı’na bağlı görevlilerce korunan camiyi günde 2 bin ile 3 bin kişi ziyaret ediyor. Lahor, aa
|
|
03.08.2002
|
|
| |
Uçak şirketleri 11 Eylül’deki seferleri azalttı |
Terörist saldırıların yıldönümü olan 11 Eylül’de ABD’ye yapacağı uçak seferlerinin üçte birini iptal eden İngiliz Havayolları (British Airways)'den sonra Fransız havayolu şirketi Air France 11 Eylül’de birer Washington ve New York seferini iptal etti.
Şirket sözcüsü, “O gün ABD’ye 80 sefer öngörüyorduk, ancak seferlerin 26’sını iptal ettik.” dedi. 10 Eylül’deki Londra–Washington uçuşuyla 12 Eylül’deki Washington–Londra uçuşunun da iptal edildiğini belirten sözcü, “Rezervasyonlar çok az. İnsanlar o gün uçmak istemiyorlar.” diye konuştu. Air France'dan yapılan açıklamada, rezervasyon azlığı nedeniyle uçuş iptalinin çok nadir olduğu hatırlatıldı. Londra, Paris, aa.
|
|
03.08.2002
|
|
| |
‘Küresel ısınma yaz ölümlerini çoğaltacak’ |
İngiltere Sağlık Bakanlığı’ndan bir grup bilim adamı tarafından yapılan araştırmaların sonuçları, küresel ısınma nedeniyle ılık geçecek kışların 20 bin daha az can alacağını ve İngiltere’deki hastanelerde hasta kabullerini de 2 milyon gün kısaltacağını gösteriyor.
Bilim adamları, buna karşılık artan yaz sıcaklarının daha çok can alacağını, yükselen sıcaklıkların cilt kanseri, beyin kanamaları ve besin zehirlenmelerinde artışlar meydana getireceğini belirtiyor. Sıcaktan kaynaklanan ölümlerin yılda 2 bin civarına yükseleceğini kaydeden bilim adamları, bu rakamın halen 800 olduğunu da hatırlatıyor. Rapora göre, gelecek 100 yıl boyunca ısınma sonucunda insanlığın hatırlayabileceği en sıcak iklim döneminin yaşanacağını belirten bilim adamları, bunun insan fizyolojisinde olumlu etkilerinin olacağını da ileri sürüyor. Londra, aa
|
|
03.08.2002
|
|
| |
Körfez’deki patlama bölgesinden kaçış başladı |
Kocaeli’nin Körfez ilçesindeki Akçagaz Dolum Tesisleri’nde, geçtiğimiz pazar günü meydana gelen yangından sonra, tesislerin bulunduğu mahallede yaşayanlar başka yerleşim birimlerine gitmeye başladı.
Körfez’de, yanıcı, yakıcı ve patlayıcı madde içerikli tesislerle iç içe geçmiş bulunan Barboros, Samsun ve Güney mahallelerinde ikamet edenler, gayrimenkullerini satmak amacıyla emlakçılara akın ediyor. Can güvenliklerinin olmadığını belirterek gayrimenkullerini satılığa çıkaran vatandaşlar, “Geceleri yatamaz olduk.” diyor. Yavuz Emlak’ın sahibi Bahri Yavuz, yangın sonrasında 11 kişinin evinin satılması konusunda kendileri ile görüştüğünü ifade ederek “Şu anda bu insanların evlerini ve arsalarını satmaya çalışıyorum. Birçok insan da mahalleyi terk ederek başka evlere taşındı. Şu anda ev kiraları 50 milyonun altına düştü. Depremden önce bu mahalledeki 120 metrekarelik kaloriferli bir daire, 15–20 milyara satılıyordu. Depremden sonra bu rakam 9–14 milyara, bu son yangından sonra ise 5–6 milyara kadar düştü. Evini ve arsasını satılığa çıkaran çok, ancak alıcı yok. Buraları fabrikaların satın alması en doğrusudur.” dedi.
Evini satılığa çıkaran Mehmet Gülyeşil, “9 yıl önce almış olduğum evimi son yangının etkisiyle satılığa çıkardım. Kiralık bir evde oturmayı düşünüyorum. Bir özel LPG dolum tesisinde çalışıyorum. Tehlikenin boyutunu çok iyi anlıyorum.” şeklinde konuştu.
Tehlikeli bölgeden kaçış, daha güvenli yerdeki 7 bin konutluk İlimtepe Kooparatifi’ne ilgiyi artırdı. Söz konusu kooperatif Körfez Belediyesi tarafından kuruldu. İlimtepe Kooperatifi 2. Başkanı Faruk Açıkel, “Daha önce çeşitli nedenlerden dolayı üyeliklerini iptal etmek isteyen birçok üyemiz, son yangından sonra geri dönmek için ayrılış müracaatlarını geri çekti.” diye konuştu.
Öte yandan Kocaeli’nin Körfez ilçesinde özellikle yerleşim alanlarına yakın olan sanayi tesislerinin denetlenmesine başlandı. Kocaeli Valiliği’nin, oluşturduğu 14 kişilik ekip, tesis yöneticileri ile görüşerek tesisler hakkında bilgi aldı. Komisyonun denetimini duyarak denetlenen tesisler önünde toplanan mahalle halkı konutların başka bir bölgeye taşınmasını istedi.
|
|
Mustafa Eranıl
/ Körfez
03.08.2002
|
|
| |
Ağaç kesimini köylü kadınlar önledi |
Bolu’ya bağlı Tokmaklar köyünde kil ocağına alan açmak için kesilmek istenen çam ağaçları köylü yaşlı kadınlar sayesinde ayakta kaldı.
Tokmaklar’daki ormanlık alandaki ağaçları kesip Bolu Çimento Fabrikası’na kil ocağı açan görevliler, köylü kadınların engeli ile karşılaştı. 50 çam ağacının kesilmesinden sonra olayı duyan köylüler, ağaçların kesildiği bölgeye traktör ve taksilerle akın etti. Köylülerle orman görevlileri arasında gerginlik artınca olay yerine jandarma ekipleri ve orman şefleri geldi. Çele Orman İşletme Şefi Hüseyin Gündüz’ün jandarma ekiplerine köylüleri dağıtması için emir vermesi gerginliği iyice artırdı. Köylü kadınlar, şefi protesto ederek, çalışanların malzemelerini yola attı. Köylüler direnince şef, ağaç kesimini bir hafta erteledi. Mehmet Güler, Bolu
|
|
03.08.2002
|
|
| |
Telekom bayileri korsan tarife uyguluyor |
Türk Telekom bayilerinin birçoğu, belirlenen standart fiyatlara uymuyor. Geçtiğimiz günlerde bir kontör ücretinin 50 binden 59 bin liraya yükseltilmesi üzerine bayilerin birçoğu kontör başına 75 veya 100 bin lira gibi yuvarlak ücretler almaya başladı.
Türkiye genelinde 2 bin 500’ü aşan Telekom bayilerinin, belirlenen tarife doğrultusunda hizmet vermeleri gerekiyor. Standart tarifenin küsuratlı olması sebebiyle bu şekilde hareket etmek zorunda kaldıklarını belirten bayi sahipleri, küsuratlı fiyat artırımı yerine kontör süresinde azaltma yoluna gidilmesini istedi. Türk Telekom Pazarlama Dairesi Başkanı Fazlı Köksal, yapılan anlaşma gereği belirlenen tarife doğrultusunda hizmet verilmesi gerektiğini, aksi durumdaki bayilerle anlaşmayı feshettiklerini vurguladı. Yeni zamlarla birlikte kontör ücretinin küsuratlı olduğunu vurgulayan Köksal, bu yüzden bayilerin tarifeye uymalarının zor olduğunu doğruladı. Habib Güler, Ankara
|
|
03.08.2002
|
|
| |
130 yıldır yapımı süren rüya yol bugün açılıyor |
Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde yapımına 130 yıl önce başlanan Taşyol Projesi tamamlandı. Erzincan’ın Kemaliye ilçesinin İstanbul ve Ankara’ya uzaklığını 230 kilometre kısaltacak olan tüneller ve yol, bugün törenle açılacak.
Taşyol Projesi’nin hayata geçirilmesi 130 yıl sürdü. 1870’li yıllarda dönemin Belediye Başkanı Ekşizade Osman Efendi tarafından insan gücü kullanılarak başlanan Kemaliye Taşyol Projesi için 1949 tarihine kadar çalışma yapılmadı. Eşsiz doğa güzelliklerine sahip ve dünyanın 2. büyük karanlık kanyonu olma özelliğini elinde bulunduran Taşyol’un inşaatı 1949’da yeniden hız kazandı. 1959’daki ekonomik imkansızlıklar sebebiyle çalışması duran yol yapımında bin 900 metrelik bir mesafe kat edildi. 1983’te yol genişletilmesi çalışmaları yeniden başladı. Dönemin Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu’nun devreye girmesi ve Köylere Destek Götürme Birliği’nin kurulması ile çalışmalar hız kazandı. 1997’de Başbakan Bülent Ecevit’in emriyle Başbakanlık Acil Yardım Fonu ile Kaymakamlık ve Köylere Hizmet Götürme Birliği’nce sağlanan gerekli mali destekle yol tamamlanabildi. 6 metre yüksekliğinde, 5 metre genişliğinde 22 adet tünel geçişi bulunan Taşyol’da tünellere Başbakan Bülent Ecevit, Hüsamettin Özkan, Ziya Aktaş, Hasan Gemici, Hasan Basri Aktan, Ali Coşkun, Erzincan eski Valisi Recep Yazıcıoğlu, yeni Vali İbrahim Altınok ve çok sayıda hayırsever işadamlarının isimleri verildi. Burhan Torunlar, Erzincan
|
|
03.08.2002
|
|
| |
Patlamada yanan bekçi kurtarılamadı |
Kocaeli’nin Körfez ilçesinde geçtiğimiz pazar günü Akçagaz LPG Dolum Tesisleri’nde meydana gelen patlamada ağır yaralanan bekçi Orhan Gedikli, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
Tanker şoförü Coşkun Yılmaz ile dolum yaparken gaz kaçağı sonucu meydana gelen patlamada vücudunun yüzde 80’i yanan bekçi Orhan Gedikli (32), önce SSK İzmit Hastanesi’ne, daha sonra da SSK Göztepe Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Durumunun ağır olmasından dolayı GATA Askeri Hastanesi’ne sevk edilen Orhan Gedikli, yapılan tüm tedavilere rağmen dün hayatını kaybetti. Akçagaz’da 5 yıldır bekçi olarak çalışan Orhan Gedikli evli ve 2 çocuk babasıydı. Gedikli’nin cenazesi Rahmiye köyünde toprağa verilecek. Fikri, Kaya, İzmit
|
|
03.08.2002
|
|
| |
Polis istihbaratında tayin üstüne tayin |
İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen giderayak hafta başında 9 daire başkanının görev yerini değiştirdi.
İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun vekaleten Elazığ Emniyet Müdürlüğü’ne atanırken yerine Polis Başmüfettişi Melih Kiter getirildi. Daire başkanının değişmesinden sonra istihbaratta tayin furyası başladı. PKK’dan sorumlu İstihbarat Daire Başkan Yardımcsı Şanmaz Demirtaş, Elazığ’a; Hizbullah’tan sorumlu Daire Başkan Yardımcısı Necmettin Emre, Muğla’ya; Arşiv Şube Müdürü Sami Uslu, Balıkesir’e atandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Vedat Yavuz’un Ankara’ya, İstihbarat Daire Başkanlığı’nda görevli Hüseyin Yüksel’in de İstanbul’a atanacağı öğrenildi. Sedat Güneç, Ankara
|
|
03.08.2002
|
|
| |
Van’da toplu mezar ortaya çıkarıldı |
Van’ın Gevaş ilçesine bağlı Yanıkçay köyünde 500 Müslüman’ın gömüldüğü toplu bir mezar ortaya çıkarıldı.
Köylüler tarafından bulunan mezar araştırılmayı bekliyor. Köylülerden Muvaffak Hakan (60), söz konusu mezarın Ermeniler tarafından katledilen Müslümanlara ait olduğunu, mezarı tellerle korumaya aldıklarını belirtti. Katliamın yapıldığı yerde dedesi ve babaannesinin bulunduğunu söyleyen Abdulkadir Ülger (86), buranın anıt mezar yapılmasını istedi. Gevaş Kaymakamı İbrahim Halil Çomaktekin, mezarın araştırılması için ilgili yerlere bilgi verdiklerini kaydetti. Çomaktekin, “Sanırım birkaç güne kalmaz ilgili araştırmacılar gelip buraları inceleyerek gerçekleri ortaya çıkaracak.” dedi. M. Alihan Hasanoğlu, Van
|
|
03.08.2002
|
|
| |
2 güvenlik görevlisi şehit edildi |
Diyarbakır’da gerçekleştirilen operasyonda, 2 terörist ölü ele geçirildi. Çatışmada, 2 güvenlik görevlisi şehit olurken, 2’si geçici köy korucusu toplam 4 güvenlik görevlisi yaralandı.
Olağanüstü Hal Bölge Valiliği’nden yapılan açıklamaya göre, Diyarbakır kırsalında sürdürülen operasyonlarda 2 terörist ölü olarak silahlarıyla birlikte ele geçirildi. Teröristlerin açtığı ilk ateş sırasında 2 güvenlik görevlisi şehit olurken, 2’si geçici köy korucusu toplam 4 güvenlik görevlisi yaralandı. Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Mardin, Siirt ve Şırnak’ta ortaya çıkarılan sığınaklarda toprağa gömüllü vaziyette 10 kaleşnikof, 11 adet uzun namlulu silah, 3 roketatar, 19 el bombası, 2 tabanca ve 1 telsiz ele geçirildi. Diyarbakır, cha
|
|
03.08.2002
|
|
| |
Türkiye, Suriye’den tazminat isteyecek |
Suriye’de haziran ayı içinde Zeyzun Barajı’nın yıkılması sonucu Hatay’da meydana gelen hasar, tazminatı gündeme getirdi.
Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel, Türkiye tarafında meydana gelen zararlarla ilgili olarak Suriye’ye bir nota verdiklerini, söz konusu notada tazminat isteme hakkının saklı tutulduğunun ifade edildiğini bildirdi. Gürel, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Ali Sezal’ın soru önergesine verdiği cevapta “Bu konuda kesin hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasının ardından bakanlığımızca yeni bir değerlendirmede bulunulacaktır. Bölgede mahsul ile ekilişleri yüzde 40’ın üzerinde hasar gördüğü belirlenen üreticilere, yardım yapılabilecektir.” dedi. Sadullah Özcan, Ankara
|
|
03.08.2002
|
|
| |
TBMM'nin karşısına AB saati asıldı |
Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyelik sürecini toplumsal tabana yaymak amacıyla oluşturulan Avrupa Hareketi 2002, dün TBMM’nin kapısına ‘AB için geri sayım saati’ astı.
Saat, Türkiye’ye müzakere takvimi verilmesi öngörülen Kopenhag Zirvesi için geriye kalan 132 günü hatırlatıyor. Ankara Sanayici ve İşadamları Derneği’nin desteğiyle Çankaya Kapısı’nın karşısına yerleştirilen saat, 12 Aralık 2002 tarihinde sıfırlanacak şekilde geriye doğru sayıyor.
Avrupa Hareketi’nin sözcüleri, saatin amacını, “AB’ye tam üyelik için kalan zamanı hatırlatmak ve ilgili tüm kesimleri tekrar göreve çağırmak” şeklinde özetliyor. Türkiye’nin Kopenhag Zirvesi’ne eli boş gitmesinin “treni kaçırmak” anlamına geldiğini belirten Avrupa Hareketi 2002 sözcülerinden ANAP MKYK üyesi Berna Türkili, “O tarihi biraz daha görünür ve ölçülebilir kılmak için bu saati astık.” dedi. Dr. Cengiz Aktar ise, Meclis’e asılan saatin “işin aciliyetine dikkat çektiğini” kaydetti.
Hareketin sözcülerinden İktisadi Kalkınma Vakfı Genel Sekreteri Şebnem Karaucak ise, İstanbul Boğaz Köprüsü’ne de 30 metreye 60 metre ebatında Türk bayrağı ile AB bayrağı sentezinden oluşacak bir bayrak asılacağını kaydetti. Ankara, Zaman
|
|
03.08.2002
|
|
| |
147 ilçe daha il olmak istiyor |
Şebinkarahisar ile gündeme gelen il olma savaşında şu ana kadar 147 ilçe vilayet olma talebinde bulundu. Bir ilçeye il statüsü verilebilmesi için ise en az 50 trilyon lira gerekiyor.
DSP Genel Başkan Yardımcısı Rahşan Ecevit’in, memleketi Giresun’un Şebinkarahisar ilçesini il yapma yönünde kararname hazırlatması yıllardır il olma mücadelesi veren ilçeleri kızdırdı. Türkiye 1987 yılına kadar 67 ile sahipti. 1987 yılından itibaren Aksaray, Bayburt, Karaman ve Kırıkkale ilçelerinin il yapılması ile birlikte bu sayı 71 oldu. 1990’da Batman ve Şırnak, 1992’de Bartın, Ardahan ve Iğdır il statüsüne alınınca rakam 76’ya yükseldi. Üç yıl aradan sonra 1995 yılında Yalova, Karabük, Kilis ve Osmaniye il yapılırken, 1999 depreminin ardından Düzce’ye verilen il statüsü ile Türkiye’nin il sayısı resmen 81 oldu.
Türkiye’de şu an toplam 850 ilçe bulunuyor. Resmi kayıtlara göre bunlardan 147’si il olma talebinde bulunuyor. Bir ilçenin il olması için asgari 50 trilyon lira gerektiği belirtilirken, Meclis’te il olma kanun teklifleri bekleyen büyük ilçelerden bazıları şöyle: Sungurlu, Fethiye, Erciş, Develi, Polatlı, Ereğli, Şereflikoçhisar, Elbistan, Kozan, Edremit, Tarsus, Suşehri, Bandırma, Şebinkarahisar, Ereğli, Çorlu, Ergani, Nazilli, Kahta, Akhisar, İnegöl, Siverek, İskenderun, Kozan, Midyat.
İl olmaları Meclis gündemine gelen ilçeler ise şunlar: Alanya, Bafra, Çorlu, Gebze, Siverek, Viranşehir, Tarsus, Zile, Beyşehir, Seydişehir, İnebolu, Lüleburgaz, Yalvaç, Muradiye, Tavşanlı, Gediz, Nizip, İslâhiye, Ünye, Fatsa, Anamur, Dinar, Salihli, Alaşehir, Turgutlu, Ödemiş, Hınıs, Erciş, Oltu, Doğubeyazıt, Pınarbaşı, Sandıklı, Bergama, Silifke, Gelibolu, Bor, Divriği, Bolvadin, Niksar, Manavgat, Bozüyük.
Yerel yönetim konusunda uzman olan Selçuk Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Akif Çukurçayır, gelişmiş Batı ülkelerinde etkin ve verimli bir yönetim için yerel idarelerin sayısının azaltıldığı bir dönemde Türkiye’de il sayısının artırılmasının popülist bir politikanın ürünü olduğunu ifade etti.
İki Almanya’nın birleştikten sonra yerel yönetimlerinin sayısını azalttığını hatırlatan Yard. Doç. Dr Çukurçayır, bir ilçenin il olmasının ne ekonomiye, ne de demokratikleşmeye katkısının bulunmadığını savundu. İlçenin il olmasının üretime bir katkısı olmazken, ülke ekonomisine maddi zararının yüksek olduğunu vurgulayan Çukurçayır, etkin bir yönetim için il, ilçe ve belde sayısının azaltılmasının şart olduğuna dikkat çekti.
Mesudiyeliler Şebinkarahisar’a direnecek
Konya Beyşehir ilçesi Belediye Başkanı Adil Bayındır ise, ilçelerinin il olmak için mücadele verdiğine işaret ederek, “İl olmak için herkes başbakan veya başbakan eşi mi çıkartmalı? Söylenecek bir şey var, yazık ve günah.” diye tepkisini ortaya koydu. Bayındır, ilçe olarak altyapı ve üstyapı dahil bütün kriterleri yerine getirdiklerine işaret ederek, ilçelerin il yapılmasında belirli kriterlerin göz önüne alınması gerektiğini, kendilerinin de bu kriterleri gerçekleştirdiklerini vurguladı.
Öte yandan çeşitli partilere mensup Giresun milletvekilleri, Şebinkarahisar’ın il olması için TBMM Başkanlığı’na yasa teklifi verdi. MHP’li Mustafa Yaman, DYP’li Burhan Kara ve Rasim Zaimoğlu, DSP’li Hasan Akgün ve SP’li Turhan Alçelik’in imzasını taşıyan teklif uyarınca, Alucra, Çamoluk ve Mesudiye ilçeleri ile ilçe yapılacak Gökçekent ve Yeşilbük, Şebinkarahisar iline bağlanacak. MHP Giresun Milletvekili Mustafa Yaman, Şebinkarahisar’ın il olmasına ilişkin hazırladığı yasa teklifini daha önce TBMM Başkanlığı’na sunmuştu. MHP Ordu Milletvekili Yener Yıldırım ise, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında Mesudiye’nin il olması önerilen Şebinkarahisar’a bağlanmasının ilçe halkının “sırtından hançerlenmesi” olacağını öne sürdü. Yıldırım, “Bizlere hiç sorulmadan kimliklerimizin değiştirilmesine karşıyız.” dedi.
|
|
Musa Taşpınar
/ İstanbul
03.08.2002
|
|
| |
Suşehri’nde halk sandığa gitmeme kararı aldı |
Sivas’ın Suşehri ilçesinde bulunan 8 siyasi parti ilçe örgütü tarafından düzenlenen “İl Olma Mitingi”nde, ilçenin il olması istendi.
Mitingde, ilçede bulunan 8 siyasi parti örgütü, tabelalarını indirerek, 3 Kasım seçimlerinde oy kullanmayacaklarını açıkladı. İlçe belediye binası önünde düzenlenen ve yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı mitingde MHP İlçe Başkanı Murtaza Argın, ANAP İlçe Başkanı Yalçın Yavuz, DSP İlçe Başkanı Şenel Karacaev, DYP İlçe Başkanı Mustafa Yüzüak, AKP İlçe Başkanı Sururi Koçali, SP İlçe Başkanı Halim Uzun, CHP İlçe Başkanı Hüseyin Çorlu ve BBP İlçe Başkanı Ayhan Özer yayınladıkları ortak deklarasyonla il olmak istediklerini belirtti.
Mitingde MHP İlçe Başkanı Argın’ın okuduğu deklarasyon kısaca şöyle: “İl kriterlerini taşıyan yegane yerleşim yeri Suşehri’dir. Bu idari boşluğun, birtakım oldubittilerle, yanlış kararlarla, Suşehri’nin elinden alınması, hükümetlerin ciddiyetlerini tartışılır hale getirecektir. Suşehri’nin il olması konusunda bugüne kadar söz veren siyasi parti liderlerini sözlerinin eri olmaya davet ediyoruz.”
Diğer yandan yıllardan beri siyasilerden il olma yolunda sözler alan Dinarlılar son günlerde il olma isteklerini tekrar başlattı. Dinar Belediye Başkanı Muhammet Yıldırım, “Ankara’daki il olma konusundaki gelişmeleri ve çalışmaları yakından takip ediyorum. Daha önce oluşturulan İl Olma Komitesi’ni toplayarak gerekli çalışmaları başlatacağız.” dedi.
‘Siverek'in neyi eksik?’
Şanlıurfa’nın merkez nüfusu 120 bini bulan Siverek ilçesinde de vatandaşlar, Şebinkarahisar’ın il olması için hazırlanan yasa teklifine tepki gösterdi. “Bizim Şebinkarahisar’dan neyimiz eksik? Belki hükümette bir damadımız yok; ama biz de il olmak için 76 yıldır mücadele ediyoruz.” diyen Siverek’i Vilayet Yapma ve Kalkındırma Derneği Başkanı Koçali Aymaz, Cumhuriyet’in ilk yıllarında il olan 120 bin nüfuslu Siverek’in 1926’da ilçeye dönüştürüldüğünü hatırlattı. Aymaz şöyle konuştu: “Sözünde durmayan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, eski SHP Genel Başkanı Erdal İnönü ve DYP Şanlıurfa Milletvekili Necmettin Cevheri’yi, Siverek’in il yapılması yönünde verdikleri sözleri yerine getirmedikleri gerekçesiyle mahkemeye verdik. Ancak, mahkeme siyasilerin seçim propagandası sırasında, sorumluluğu bulunmayacağı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.”
|
|
Mehmet Kuru - Ahmet Altuntaş
/ Suşehri-Siverek
03.08.2002
|
|
| |
10 milyon captagon ele geçirildi, Sadettin Bilgiç’in oğlu da gözaltında |
Kocaeli’nde “dünyanın en büyüğü” olarak nitelenen sentetik uyuşturucu operasyonu gerçekleştirildi.
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile İstanbul ve Kocaeli polislerinin yaptıkları ortaklaşa çalışmada, Gebze ilçesindeki sanayi sitesinde ‘sentetik uyarıcı hap’ olarak tanımlanan captagon imalatı yapan bir kimya firması ortaya çıkarıldı.
‘Kilit’ adı verilen operasyonda piyasaya sürülmeye hazır 10 milyon adet, içinde amfetamin bulunan captagon hapa el konuldu. Yakalanan 14 kişi arasında eski bakanlardan Saadettin Bilgiç’in oğlu Seyit Fahrettin Bilgiç ve ANAP eski milletvekili Halit Dumankaya’nın yeğeni Tuncer Saffet Kıraloğlu’nun da bulunduğu öğrenildi.
Captagon sentetik hapların üretiminin arkasında 1963’ten beri ilaç ve kimya sanayiinde faaliyet gösteren Promed ve Profar ilaç fabrikasının sahibi Mehmet Özdoğan Cuntay olduğu iddia edildi. İlaç fabrikasında üretimi gerçekleştirilen captagon hapların dağıtımını Mehmet Ali Yaprak, Seyit Fahrettin Bilgiç ve Tuncer Saffet Kıraloğlu’nun organize ettiği bildirildi.
Narkotik operasyonunda, sentetik hap imal edilmek üzere olan reaksiyona girmiş toz ve katı halde 580 kilogram madde ile 4 tabanca, 2 mavzer tüfek ve 10 av tüfeğinin ele geçirildiği açıklandı. İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir, Narkotik Şube Müdürlüğü’nde yaptığı basın açıklamasında, imalathanede 858 kilogram captagon adlı uyuşturucu hap ele geçirildiğini vurguladı. Olayla ilgili 14 kişinin gözaltına alındığını dile getiren Özdemir, “Bu operasyon yapılmasaydı, 10 milyon kişi zehirlenecekti.” dedi.
Basın açıklamasına, Kocaeli Emniyet Müdürü Ercüment Özbeyli ile İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Niyazi Palabıyık ve Narkotik Şube Müdürü Nihat Kubuş da katıldı. Öte yandan gözaltında bulunan zanlılar, Narkotik Şube’deki sorgu ve işlemlerinin ardından İstanbul DGM’ye sevk edildi. Mehmet Ali Yaprak’ın geçtiğimiz nisan ayında şartlı tahliyeden yararlanarak serbest bırakıldığı; ancak bu soruşturma kapsamında tekrar arandığı belirtilirken, Bilgiç’in sorgusunda, “Beni para hırsı bu duruma düşürdü. Yaptığımdan çok pişmanım. Babamın yüzüne nasıl bakacağım bilmiyorum. Ölmek istiyorum.” dediği öğrenildi.
|
|
Ercan Gün - Bülent Ceyhan
/ İstanbul
03.08.2002
|
|
| |
Kasaplar, ‘Kasap gibi biçti’ başlıklarını dava edecek |
Medya organları tarafından adli olayları haber verirken kullanılan ‘Kasap gibi biçti, kasap gibi kesti’ şeklindeki ifadeler, bundan böyle dava gerekçesi olacak.
Kasapların gazete ve televizyonlarda söz konusu sözlerle rencide edildiğini düşünen Ankara Kasaplar Odası, bundan sonra özellikle trafik canavarları için ‘kasap’ ifadesini kullanan basın–yayın organları ve kişiler aleyhine dava açma kararı aldı.
Ankara Kasaplar Odası Başkanı Fazlı Yalçındağ, çeşitli uyarılara rağmen bazı basın yayın organlarının hâlâ sorumsuz bir şekilde kendilerini rencide eden başlıklar kullandığını söyledi. Yalçındağ, “Trafik canavarının, ya da bir caninin kasapla ne ilgisi var? Bazı medya organları çok sorumsuzca ifadeler kullanıyorlar. Türkiye’deki binlerce kasap bu durumdan çok rahatsız. Bundan sonra bizi rencide edecek her ifade için dava açacağız.” dedi. İki yıl önce Reha Muhtar aleyhine açtıkları dava nedeniyle Show Tv’nin bir gün kapatma cezası aldığını hatırlatan Yalçındağ, son zamanlarda kasaplara yönelik hakaretlerin yine arttığına değindi. Fazlı Yalçındağ, ‘kasap’ kelimesinin sözlükteki tarifinin “Et ve tavuk ürünlerini temin eden ve satış becerisini gösteren nitelikli kişi.” olduğunu, hayvan kesen kişilere de kasap değil, kesici dendiğini anlattı. Yalçındağ, tüm kasapların Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilen ustalık belgesi taşımasının zorunlu olduğunu kaydetti.
|
|
Habib Güler
/ Ankara
03.08.2002
|
|
| |
Erciyes Kurultayı’na Türkmen Şöleni ilham kaynağı oldu |
MHP'nin geleneksel hale getirdiği Erciyes Zafer Kurultayı’nın, Mersin’in Erdemli ilçesinde her yıl düzenlenen ‘Türkmen Şöleni’nden esinlenilerek oluşturulduğu ortaya çıktı.
İlki 26 Ağustos 1990’da Erciyes Dağı’nın 2 bin 150 metre yüksekliğindeki Tekir Yaylası’nda gerçekleştirilen kurultayın 13’üncüsü dün Kayseri’de başladı. MHP’nin hükümet ortağı olmasıyla daha çok medyatik olan Erciyes Kurultayı’nın hikayesi 1989 yılına uzanıyor. 5 Mayıs 1989’da Mersin Erdemli Türkmen Şöleni’ne katılan MHP Kayseri İl Teşkilatı, burada ortaya çıkan fikirle Kayseri’de de bir şölen tertip etmeye karar verdi. Kurultay için en uygun yer seçimi için çeşitli alternatifler üreten tertip komitesi, birkaç seçenek içinden en uygun yer olarak Erciyes Dağı’nın Tekir yaylasını seçti. Türk tarihi özdeşleşen ve şu anda Doğu Türkistan sınırları içinde bulunan Altay Dağları’nda binlerce yıl önce yapılan kurultayları yeniden canlandırma fikri de bunda etkili oldu.
Bir yıllık bir çalışmanın ardından ilk Erciyes Zafer Kurultayı’na dönemin MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş’ın katılımıyla beklenenin üzerinde bir ilgi olması, tertip komitesini heyecanlandırdı. Gelecek yıllarda da kurultayı yapmak ve yaşatmak için bir dernek kuruldu. İlk olarak ağustos ayının son haftası olarak belirlenen takvim, dağın o zamanlarda soğuk olması ve iklim şartlarının uygun olmamasından dolayı üçüncü kurultayın ardından ağustosun ilk haftasına alındı. İlk kurultaylarda silah sıkılması olayları, Türkeş’in bu konuda yaptığı uyarılar üzerine son buldu. Başlangıçta Kayseri ve İç Anadolu etkinliği gibi görünen kurultay, zamanla ününü ülke sınırlarının dışına taşırdı. Geleneksel hale gelen Erciyes Zafer Kurultayı’na artık Türk kültür mozaiğinin sergilendiği bir Türk zirvesi gözüyle bakılıyor. Abdülmecit Avşar, Kayseri
|
|
03.08.2002
|
|
| |
Hatay Yayladağı’nda 25 hektar orman yandı |
Hatay’ın Yayladağı ilçesinde çıkan orman yangınında 25 hektar kızılçam ormanı yandı.
Kontrol altına alınmaya çalışılan yangına çevre illerden helikopterle destek veriliyor. İlçeye bağlı Kışlak beldesi ile Üçırmak köyü
arasındaki Karaçurun mevkiindeki ormanlık alanda, akşam saatlerinde, 2 ayrı noktada yangın çıktı. Kısa sürede büyüyerek yayılan yangına Hatay itfaiyesinin yanı sıra Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adana itfaiyesi de müdahale etti. Kahramanmaraş ve Adana’dan kalkan 3 helikopter de söndürme çalışmalarına destek verdi. Yangında ölen ya da yaralanan olmazken, Suriye sınırına yakın bir noktada yer alan Hamuttepe Jandarma Karakolu’nun yangından etkilendiği belirtildi. Abdullah Özyurt, Hatay
|
|
03.08.2002
|
|
| |
Bakan Aytekin’in oğlu serbest |
Çevre Bakanı Fevzi Aytekin’in oğlu Gönenç Aytekin, otomobiliyle çarptığı özürlü bir kişinin ölümüne sebebiyet vermekten çıkarıldığı mahkemede, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Tekirdağ Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, Gönenç Aytekin (21) ile avukatı Deniz Tolga Aytöre katıldı. Aytekin, sahilde ağır şekilde seyrettiğini belirterek, “Işıklar da bana yeşil, yayaya kırmızı yanıyordu. Ancak, birden önüme İsmail Uçkan atladı. Fren yapmama rağmen mesafe kısa olduğu için duramadım.” dedi. Aytekin’in avukatı Aytöre de, müvekkilinin bir aydır tutuklu bulunduğunu ifade ederek, bu durumun göz önüne alınarak, tahliyesini istedi. Mahkeme Başkanı, Gönenç Aytekin’in tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına karar vererek, duruşmayı erteledi. Gönenç Aytekin, 34 BF 0901 plakalı otomobiliyle 2 Temmuz Salı günü, Tekirdağ’da Atatürk Bulvarı ışıklı kavşakta, yolun karşısına geçmek isteyen İsmail Uçkan’a (35) çarpmış, Uçkan kazada hayatını kaybetmişti. Tekirdağ, aa
|
|
03.08.2002
|
|
|
|
|

|
Zaman'da Bugün
03 Ağustos 2002
|
|

Zaman Spor
Haberler
|
|
|
|
|